Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/233
2024/875
10 Aralık 2024
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/233 Esas - 2024/875
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/233 Esas
KARAR NO : 2024/875
HAKİM : .....
KATİP : .....
DAVACI : .....
VEKİLİ : Av. .....
DAVALI : .....
VEKİLİ : Av. .....
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/03/2023
KARAR TARİHİ : 10/12/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 09/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıdan elektrik ve elektronik mal almak üzere iletişime geçtiğini, davalı tarafından da 17/11/2022 tarihli teklif mektubunun sunulduğunu, yapılan teklifin uygun bulunması üzerine anlaşma sağlandığını, teklif mektubunda siparişte %30 nakit ve 60-90-120 gün vadeli çekler ile ödeme yapılacağı, ödeme tarihinden itibarne 2-8 hafta içerisinde malın teslim edileceğinin kararlaştırıldığını, buna göre 16/12/2022 tarihinde 50.000,00-TL ödendiğini, ... AŞ. ... Şubesi ... çek nolu düzenleyen ..., lehtar ... Şirketi keşide yeri ... 28/02/2023 tarihli 150.000,00-TL bedelli, ... AŞ. ... Şubesi ... çek nolu düzenleyen ..., lehtar ... Şirketi Keşide yeri ..., 31/03/2023 tarihli, 150.000,00-TL bedelli, ... AŞ. ... ... Şubesi ... çek nolu düzenleyen ... Şirketi, lehtar ... AŞ. ciranta ... keşide yeri ... 15/04/2023 tarihli 124.000,00-TL bedelli çeki verdiğini, ancak buna rağmen davalının üzerine düşen sorumluluğu süresi içerisinde yerine getirmediğini ve teslim etmesi gereken malları süresi içerisinde teslim etmediğini, müvekkilinin davalı şirket ve şirket görevlilerine telefon, mail ve whatsapp uygulaması üzerinden taleplerini iletmiş olsa da karşı taraf davalı şirketten herhangi bir sonuç alamadığını, bunun üzerine 14/02/2023 tarihinde ihtarname göndererek davalı şirket ile arasında bulunan anlaşmayı fesih ettiklerini ve bu sebeple çekler ile nakit ödemenin iade edilmesini talep ettiklerini, .... Noterliği 14/02/2023 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin davalı şirketin e-tebliğ adresine 14/02/2023 tarihinde e-tebligat yönetimi ile tebliğ edildiğini, buna rağmen iade edilmediğini belirterek,
davanın kabulü ile, menfi tespit davasına konu edilen ... AŞ. ... Şubesi ... Çek Nolu düzenleyen ..., lehtar ... Şirketi Keşide yeri ..... 31/03/2023 tarihli 150.000,00-TL bedelli çek ile ... AŞ. ... ... Şubesi ... çek nolu düzenleyen ... Şirketi lehtar ... AŞ. ciranta ... keşide yeri ... 15/04/2023 tarihli 124.000,00-TL bedelli her iki çek yönünden davacı müvekkili ...'in davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine ve davalı şirkete verilen her iki çekin iptaline karar verilmesini, şayet davaya konu edilen iki ayrı çek davalı şirket ya da üçüncü kişiler tarafından haksız yere tahsil edilir ise davaya istirdat davası olarak devam edilmesini ve davacı müvekkilinden haksız yere tahsil edilen tutarların davacı müvekkiline istirdatına, davaya konu edilen her iki çek yönünden davalı şirketin %20'den az olmamak kaydı ile tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalıya dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edildiği, yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, kambiyo senedine dayalı menfi tespit ve istirdat talebine ilişkindir.
Mahkememizce taraflarca dayanılan deliller toplanmış, BA/BS formları, davaya konu çeklere dair banka kayıtları celp edilmiş, talimat yoluyla tanık dinlenmiş, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılması bakımından ticari defter ve kayıtlarını mahkememize sunmak üzere taraflara verilen süreyi takiben davacı tarafından gerekli bildirimler yapılmış ise de davalı tarafından bildirim yapılmamıştır. Buna göre; davalı tarafından ticari defter ve kayıtlarının ibrazından kaçınılmakla HMK'nın 222/3. maddesi gereği davacının usulüne uygun tutulan ticari defterlerindeki kayıtların davacı lehine delil teşkil edebileceği hukuki sonucuna ulaşılmıştır.
Davacının ticari defter ve kayıtlarının ... ilinde olduğunun bildirilmesi sebebiyle talimatla alınan 10/12/2023 tarihli mali müşavir bilirkişi raporunda özetle; "...davacı ...'in Vergi Usul Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu'na göre şirketlerin kayıt altına alması gereken bilgilerin tutulduğu defterlerin dijital versiyonu olarak tanımlanan e-defter mükellefi olduğu, ticari defterlerinin açılış ve kapanış onayına ilişkin e-defter beratlarının mevcut olduğu ve bu doğrultuda defter ve defter kayıtlarının kesin delil vasfına haiz olduğu ... davacının ticari defterlerinde; davalı adına açılmış olan "... Şirketi" muhasebe cari hesabı kayıtlarına göre davalının, davacıya 109.132,24-TL borçlu olduğu, davalı adına açılmış olan "... Şirketi" muhasebe avans hesabı kayıtlarına göre davalının, davacıya 312.645,13-TL borçlu olduğunun tespit edildiği, dava konusu düzenleyen ... olan ... çek nolu 31/03/2023 tarihli 150.000,00-TL bedelli çek ile düzenleyen ... Şirketi, lehtarı ... A.Ş. cirantası ... olduğu beyan edilen ... çek nolu 15/04/2023 tarihli 124.000,00-TL bedelli çeklerin davalıya verildiğine ilişkin muhasebe kayıtlarının mevcut olduğu..." yönünde, aynı bilirkişi tarafından düzenlenen 23/09/2024 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; "...davacının ticari defterlerinde; davalı adına açılmış olan "... Şirketi" muhasebe cari hesabı kayıtlarına göre davalının, davacıya 109.132,24-TL borçlu olduğu, davalı adına açılmış olan "... Şirketi" muhasebe avans hesabı kayıtlarına göre davalının, davacıya 312.645,13-TL borçlu olduğunun tespit edildiği, 320 satıcılar muhasebe hesabının işletmenin faaliyet konusu ile ilgili her türlü mal ve hizmet alımlarından kaynaklanan senetsiz borçların izlendiği hesap olduğu, 159 verilen sipariş avansları muhasebe hesabının ise yurt içinden ya da yurt dışından satın alınmak üzere sipariş edilen stoklarla ilgili olarak yapılan avans ödemelerinin izlendiği hesap olduğu, dava konusu çeklerin davalıya verildiğine ilişkin muhasebe kayıtlarının mevcut olduğunun kök raporda Tablo-4'de tespit edildiğini, davacının BA formları ile birlikte değerlendirmek üzere dosya içeriğinde yapılan incelemede, taraflar arasında meydana gelen ticari ilişkiden kaynaklı 2022 yılında davacı tarafından KDV hariç toplam tutarı 1.252.973,36-TL olan 10 adet belge (fatura) kaydının bulunduğu, 2023 yılında ise herhangi bir belge olmadığı (bu 10 adet faturanın kaydının tespitinin kök raporda yer verilen Tablo-4'de görüldüğü..." yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı, kayıt ve belgeler ile alınan bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında 17/11/2022 tarihli teklif mektubu kapsamında yapılan anlaşma gereğince " ....." kurulumunun, siparişin teyidi ve ödeme tarihinden itibaren 2-8 hafta içerisinde teslim edileceğinin, ödemenin siparişte %30 nakit, 60-90-120 gün vadeli çekler çekler ile peşin yapılacağının kararlaştırıldığı, buna göre de davacı tarafından 16/12/2022 tarihinde banka kanalıyla ve " ....." açıklamasıyla 50.000,00-TL ödeme yapıldığı, dava konusu çeklerden ... .../... Şubesi'nin ... seri no.lu 31/03/2023 tarihli 150.000,00-TL miktarlı çekin 15/12/2022 tarihli, ... .../... Şubesi'nin ... seri no.lu 15/04/2023 tarihli 124.000,00-TL miktarlı çekin ise 17/12/2022 tarihli tahsilat makbuzları ile davalıya teslim edildiği anlaşılmıştır. Davacının HMK md. 222/3. maddesi gereğince kendi lehine kesin delil niteliğini haiz olan ticari defter kayıtlarında, davacı ile davalı arasında 2022 yılında süregelen bir ticari ilişkinin mevcut olduğu anlaşılmakla beraber 17/11/2022 tarihli teklif mektubunun, ödeme tarihinden itibaren 2-8 hafta içerisinde malın teslim edileceğine dair 4. maddesi bağlamında, 16/12/2022 tarihinden sonra davalıdan mal veya hizmet alındığına dair bir kaydın bulunmadığı, aksine davacının gerek yukarıda belirtilen ödeme tarihleri gerekse dava tarihi itibariyle davalıdan alacaklı olduğu görülmüş olup buna göre davacının dava konusu çekleri mevcut bir borcun tediyesi amacıyla verdiğinin veya ilgili çekler nedeniyle davalı tarafından davacıya bir mal teslim edildiğinin kabulüne olanak bulunmadığı ve buna göre ilgili çeklerin bedelsiz olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Ne var ki mahkememizce celp edilen ilgili banka kayıtlarından dava konusu çek bedellerinin vadesinde bankaya ibraz ile tahsil edildiği anlaşılmakla, İİK'nın 72/6 maddesi gereğince eldeki menfi tespit davası istirdat davasına dönüşmüş olup bu nedenle; ... .../... Şubesi'nin ... seri no.lu 31/03/2023 tarihli 150.000,00-TL miktarlı çek yönünden 150.000,00TL'nin 31/03/2023 ödeme tarihinden, ... .../... Şubesi'nin ... seri no.lu 15/04/2023 tarihli 124.000,00-TL miktarlı çek yönünden 124.000,00TL'nin 15/04/2023 ödeme tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiştir. Davacının kötüniyet tazminatı talebi bakımından ise İİK'nın 72/5. maddesi, "Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebiyle uğradığı zararın da alacaklısından tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz" hükmünü haiz olup somut olayda bu hükümde belirtilen koşulların gerçekleşmediği ve davalının kötüniyetinin varlığı da kanıtlanamadığı görüldüğünden davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN KABULÜ İLE; 150.000,00-TL'nin 31/03/2023, 124.000,00-TL'nin 15/04/2023 ödeme tarihlerinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Davacının koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı isteminin reddine,
3-Alınması gereken 18.716,94-TL harçtan peşin alınan 4.679,24-TL harcın mahsubu ile bakiye 14.037,70-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 43.840,00-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafça yatırılan 179,90-TL başvuru harcı, 4.679,24-TL peşin harç, 709,00-TL tebligat, 3,75-TL müzekkere gideri ve 3.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.571,89-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ..... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 10/12/2024
Katip .....
¸e-imzalıdır.
Hakim .....
¸e-imzalıdır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.