mahkeme 2023/202 E. 2024/142 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/202
2024/142
27 Şubat 2024
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/202 Esas - 2024/142
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/202 Esas
KARAR NO : 2024/142
HAKİM :...
KATİP : ...
DAVACI :...
VEKİLİ : Av. ....
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
İHBAR OLUNAN : ...
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 17/03/2023
KARAR TARİHİ : 27/02/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 04/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 11.09.2014 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı kamyonet ile .... istikametine seyir halinde iken ... mevkiine yaklaştığı sırada karşı yönden gelen ... sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı minibüsün yol ortasından geldiğini ifade ettiğini ancak hızını azaltmayarak devam ettiğini, ... plakalı minibüs sürücüsünün de ... plakalı kamyoneti fark etmemesi sonucu iki aracın sağ ön kısımlarından karşılıklı olarak çarpışmaları sonucu iki araçlı, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bu kazanın sonucunda ... plaka sayılı araçta sürücü konumunda olan müvekkili ...'ın yaralanmış olduğunu ve gözünde hala devam eden bir görme kaybı bulunduğunu, bu sebeple müvekkilinin geçici ve sürekli olarak iş göremez olması nedeniyle maddi açıdan mağdur olduğuna dair şüphe duymaya gerek olmadığını, kazanın oluşumunda trafik kazası tespit tutanağına göre ... plaka sayılı kamyonet sürücüsünün 2918 sayılı KTK’nın 84. maddesinde belirtilen “şeride tecavüz etme” kuralı ile yine aynı kanunun 52/1-a maddesinde belirtilen “kavşaklara yaklaşırken hızını azaltmamak” kuralını ihlal ettiğini, ... plaka sayılı minibüs sürücüsünün yine aynı kanunun “şeride tecavüz etme” kuralını ihlal ettiği görüş ve kanaatini bildirildiğini, ayrıca ..... E. sayılı dosyası kapsamında aldırılan bilirkişi raporunda ... plakalı kamyonet sürücüsü ...’ın olayda %40 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı minibüs sürücüsü ...’ın olayda %60 oranında kusurlu olduğu görüş ve kanaatinin belirtildiğini, müvekkilinin yaşı, mesleği, gelir durumu ve tüm diğer faktörler birlikte değerlendirildiğinde davalı ... A.Ş.’nin limit dahilinde zararın tümünden sorumlu olacağının aktüerya hesaplamaları sonucunda anlaşılacağını, davalı ... (...) A.Ş’ye ait ... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesine istinaden teminat limitleri içinde 8 iş günü içerisinde ödeme yapması ihtarının 27/01/2023 tarihinde tebliğ edildiğini, ... plakalı araç minibüs olduğundan ticari temerrüt (avans) faizi talep edildiğini belirterek, fazlaya ilişkin talep ve ek dava açma hakkımı saklı kalmak kaydı ile müvekkilinin geçirdiği trafik kazası sonucu yaralanması sebebiyle maddi zararlarının tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere şimdilik 100,00-TL maddi tazminat bedelinin diğer kusurlu kişilerin kusurlarına düşen sorumluluk dahil olmak üzere limit sınırları içerisinde 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 61, 2918 sayılı KTK’nın 88. ve Türk Borçlar Kanunu’nun 163. maddeleri gereği teselsül hükümleri uyarınca temerrüt tarihi olan 09/02/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte davalıdan müşterek ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; savcılık soruşturması aşamasında ya da ceza davasında uzlaşma var ise davanın reddi gerektiğini, yetki, görev, zamanaşımı, işbölümü, hak düşürücü süre, hukuki yarar yokluğu itirazlarını sunduğunu, yeni düzenlemeye göre zarar görenlerin doğrudan dava açma hakkı ortadan kaldırıldığını, dava öncesinde sigorta kuruluşuna başvuru zorunluluğu getirildiğini, haliyle başvurunun tam yapılması gerektiğini, HMK'nın 121. maddesi gereğince, davaya ilişkin delil örneklerinin taraflarına tebliğ edilmediğini, davacı yan delillerinin taraflarına tebliğ edilmesi gerektiğini, kaza ile sakatlık ve arasındaki illiyet bağının tespit edilmesi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte; müvekkil şirket, Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. maddesi ve ZMMS uyarınca sigortalısının kusuru ile 3. şahıslara verdiği zararı poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere tazmin etmekle mükellef olduğunu, kusur oranlarının tespiti için hem .... 'nden hem de ... Fen Heyetinden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmasının zorunluluk arz ettiğini, geçici iş göremezlik tazminatı taleplerinin de hem 6111 sayılı Kanun gereği hem de trafik sigortası genel şartları uyarınca tedavi teminatı içerisinde değerlendirildiğinden teminat dışında olduğunu, usul ve yasaya aykırı olarak ikame edilen huzurdaki davanın reddini, davanın, sigortalı araç sürücüsü ve araç sahibi ...'a ihbarını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Deliller toplanmış, davacının sosyal ekonomik durumuna ilişkin araştırma yaptırılmış, poliçe ve hasar dosyası, ... kayıtları, trafik kazası tespit tutanakları, ilgili hastanelerden celbedilmiş tedavi evrakları dosya kapsamına alınmış, eldeki dava ile bağlantılı .... Esas sayılı, .... Esas sayılı dava dosyaları celp edilmiş, davacının maluliyet durumuna yönelik olarak .... .'dan düzenlenen rapor dosyaya kazandırılmış, adli trafik uzmanı bilirkişi eliyle kusur durumuna, aktüer hesap uzmanı bilirkişi eliyle de tazminatın hesaplanmasına yönelik bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Davacının maluliyet durumu ile bakıcı ihtiyacının bulunup bulunmadığının tespitine dair kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümleri kapsamında düzenlenen ....'nın 01/10/2023 tarihli raporunda özetle; "...11/09/2014 tarihli trafik kazasına bağlı kişinin bedensel engel oranının %11,2 (onbir virgül iki) olduğu, sekel halini aldığı ve sürekli olduğu, ... kaza nedeniyle kişinin tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyacının 1 (bir) ay olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 3 (üç) aya kadar uzayabileceği" yönünde kanaat belirtilmiştir. Bilirkişi raporunda kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri esas alınarak davacının maluliyet durumunun belirlendiği, rapordaki tespitlere göre kaza ile maluliyet durumu arasında illiyet bağının kurulabildiği ve raporun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu, davalı tarafından sunulan itirazların ise soyut mahiyette kaldığı anlaşılmakla mazkur maluliyet raporunun hükme esas alınmasına karar verilmiştir.
Trafik kazası nedeniyle tarafların kusurlarının varlığı ile oranının dosyaya mübrez ceza dosyası ile aynı kazaya dair .... Esas ve ondan tefrik edilen ... Esas sayılı dosya içerikleri ile alınan kusur raporları da bir bütün olarak değerlendirilmesi suretiyle tespiti bakımından dosyanın tevdi edildiği adli trafik uzmanı bilirkişi tarafından sunulan 04/12/2023 tarihli raporda özetle; "...Davacı sürücü ...; kaza tespit tutanağındaki krokideki ve .... Mahkemesince olay mahallinde yapılanı keşfe dayalı bilirkişi raporundaki olay yerine ilişkin fotoğraflar ile sürücü ve yolcuların kazaya ilişkin beyanları ile seyir ve çarpışma noktaları göz önüne alındığında; olay mahalli olan 6 m genişliğindeki azami 50 km seyir hızıyla sınırlandırılmış dar iki yönlü taşıt trafiğinin kullanıldığı köy yolunda seyrine devamı sırasında; aracının seyir hizini 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 52/1-b Yönetmeliğin 101/b maddelerine uygun seyir hızıyla seyrine devam etmemesi ve yine bu seyri sırasında aynı kanunun 56/1-a-46/a maddelerine riayetle yolun sağını takiben seyrine devam etmeden yolu ortalayarak seyrine bağlı aynı kanunun 84/9 şeride tecavüz maddesine” de riayetsizliği nedeniyle karşı yol bölümünden aynı kendisi gibi kurallara uymadan seyrine devam etmekte olan dava dışı ... yönetimindeki olay tarihinde davalı eski adı ... yeni adı ... A.Ş. ile zorunlu mali mesuliyet sigortalı bulunan ... plakalı ... marka minibüsle karşılıklı olarak sağ ön kısımlarından çarpışmalarına bağlı dava konusu kendisinin ve dava dışı diğer sürücü ile her iki araçta bulunan dava dışı yolcuların yaralanmasıyla meydana gelen çift taraflı maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda .... Mahkemesince alınan 05.03.2019 tarihli ve yine ...'den alınan 26.08.2019 tarihli bilirkişi kurulu raporlarıyla da belirtildiği gibi asli %50 oranında eş değer kusurlu olduğu, ... Dava dışı sürücü ..., olay tarihinde davalı eski adı ... yeni adı ... A.Ş. ile zorunlu mali mesuliyet sigortalı bulunan ... plakalı ... marka minibüsü ile seyrine devamı sırasında krokideki ve .... Mahkemesince keşfe dayalı alınan bilirkişi raporundaki olay yerine ilişkin fotoğraflardaki mevcut yol durumu ile seyir ve çarpışma noktalarının kendisinin ve diğer davacı sürücü ile aracında ve diğer araçta bulunan dava dışı yolcuların kazaya ilişkin beyanlarının göz önüne alındığında; olay mahalli olan 6 m genişliğinde azami 50 km seyir hızının olduğu iki yönlü taşıt trafiğinin kullanıldığı dar köy yolunda; aracının seyir hizini 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 52/1-b, Yönetmeliğin 101/b maddelerine uygun seyir hızıyla seyrine devam etmemesi yanında yine bu seyri sırasında yine aynı kanunun 56/1-0a-46/a maddelerine riayetle yolun sağını takiben seyrine devam etmeden yolu ortalayarak seyrine bağlı aynı kanunun 84/9 şeride tecavüz maddesine” de riayetsizliği nedeniyle kendisi gibi kurallara riayet etmeden yolu ortalayarak seyrine devam etmekte olan davacı sürücü ... yönetimindeki ...plakalı ... marka kamyonet ile karşılıklı olarak sağ ön taraflarından çarpışmalarına bağlı dava konusu davacının ve dava dışı kendisinin ve her iki araçta bulunan yolcuların yaralanmasıyla meydana gelen çift taraflı maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda .... Mahkemesince alınan 05.03.2019 tarihli ve yine ...'den alınan 26.08.2019 tarihli üçlü bilirkişi kurulu raporuyla da belirtildiği gibi asli %50 oranında eş değer kusurlu olduğu..." yönünde kanaat bildirildiği görülmüştür. Tüm dosya kapsamı, kaza tespit tutanağında yer alan tespitler ile mahkememizce alınan bilirkişi raporunda yapılan tespitler kapsamında dosyaya mübrez teknik bulgular, olayın örgüsü ile birlikte bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davalıya sigortalı araç sürücüsünün %50 kusurlu olduğuna yönelik tespitin mahkememizce de benimsenmesine ve hükme esas alınmasına karar verilmiştir.
Tazminat hesabı yönünden aktüer hesap bilirkişisi tarafından 01/01/2023 tarihli raporda özetle; "...2024 yılı güncel asgari ücret ve TRH 2010- Progresif rant (%10 arttırım ve %10 eksiltim)
yöntemine göre yapılan hesaplama sonucunda davacı ...’ın; a-Geçici işgöremezlikten kaynaklanan tazminat tutarının 1.336,55 TL olduğu, b-Sürekli işgücü kaybından kaynaklanan tazminat tutarının 811.978,70 TL olduğu, ancak
kaza tarihinde (11.09.2014) ZMSS poliçesi ölüm ve sakatlanma teminat limit tutarının 268.000,00
TL olduğu, davacının talep edebileceği tazminat tutarının 268.000,00 TL ile sınırlı olduğu, c- Geçici bakıcı giderinden kaynaklanan tazminat tutarının ise 567,00 TL olduğu, (dava dilekçesinde talep edilmediği görülmüştür) d- Sayın Mahkeme tarafından tazminata hükmedilmesi durumunda davacı tarafın; sigorta şirketinin temerrüde düştüğü 09.02.2023’den itibaren yasal faiz yürütülerek tazminat talebinde
bulunabileceği" yönünde kanaat bildirilmiştir. Mezkur raporda bilirkişi tarafından TRH 2010 yaşam tablosu ile progresif rant sistemi esas alınarak yapılan hesaplamanın Yargıtay içtihatlarında öngörülen kriterlere uygun olduğu, raporun gerekçeli ve denetime elverişli bulunduğu da anlaşılmakla hükme esas alınmasına karar verilmiştir.
Dava; davalı sigorta şirketine Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi kapsamında sigortalı olan araç ile davacının sevk ve idaresindeki aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası neticesinde davacının yaralanması nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı, deliller ve bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; 11/09/2014 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının yaralandığı, zarara neden olarak davalıya sigortalı araç sürücüsünün %50 oranında kusurlu olduğu, denetime elverişli ve hükme esas alınabilir olduğu kabul edilen 01/01/2024 tarihli aktüer hesap bilirkişi raporu da nazara alınarak, davacının sürekli işgöremezlik dolayısıyla 811.978,70-TL, geçici iş göremezlik dolayısıyla 1.336,55-TL, geçici bakıcı ihtiyacı dolayısıyla 567,00-TL maddi zararının olduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar davalı vekili tarafından zamanaşımı defi ileri sürülmüş ise de KTK'nın 109. maddesi gereğince zamanaşımının zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenildiği tarihten itibaren başlayacağının ve davanın cezayı gerektiren bir fiilden doğması ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş bulunursa bu sürenin maddi tazminat talepleri için de geçerli olacağının açık olduğu, davaya konu olay nedeniyle davacının yaralanması sebebiyle TCK'nın 89. maddesinde öngörülen taksirle yaralama suçu için aynı kanunda öngörülen 8 yıllık zamanaşımı süresinin eldeki davaya konu maddi tazminat talepleri için de geçerli olduğu, davaya konu kazanın 11/09/2014 tarihinde meydana geldiği, davacı hakkında düzenlenen ....'nin 24/09/2014 tarihli raporunda yüzdeki sabit iz açısından olay tarihi itibariyle 6 (altı) ay sonra yeniden muayene edilmesi halinde değerlendirme yapılabileceğinin belirtildiği, buna göre davacının en erken 11/03/2015 tarihinde zararın kapsamını öğrenebileceği, yargılama sırasında alınan maluliyet raporundan da davacının yüzünde kaza nedeniyle sabit iz oluştuğunun anlaşıldığı, buna göre, 24/01/2023-22/02/2023 tarihleri arasındaki 6325 sayılı Kanun'un 18/A maddesi uyarınca arabuluculuk süreci ile 13/03/2020-15/06/2020 tarihleri arasındaki 7226 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesi ile 2480 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı uyarınca Covid-19 pandemisi nedeniyle zamanaşımının durduğu zaman aralığı da nazara alındığında 17/03/2023 tarihinde ikame edilen dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolmadığı görülmekle davalının zamanaşımı definin kabulüne olanak bulunmamıştır. Neticeten; davacının ZMMS poliçesindeki 268.000,00-TL sakatlık teminatına göre sunulan talep artırım dilekçesi de nazara alınarak 268.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı talebinde haklı olduğu; 1.336,55-TL geçici iş göremezlik tazminatı talebi bakımından ise kazadaki yaralanmadan kaynaklanan iyileşme sürecindeki geçici işgöremezlik zararından sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine (poliçedeki tedavi klozu gereği) ait olduğundan (Emsal: ....'nin 21/03/2022 tarih ve .... sayılı ilamı, .... .'nin 10/02/2015 tarih ve .... sayılı ilamı), 1.336,55-TL geçici iş göremezlik tazminatının da hüküm altına alınması gerekmiş, son tahlilde davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmasına karar verilmiştir. Temerrüt tarihinin ise KTK'nın 99. maddesi uyarınca davalıya başvuru tarihine göre 09/02/2023 tarihi olarak tespiti ile son tahlilde hükmolunan maddi tazminatın, belirlenen bu temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz üzerinden davalıdan tahsiline yönelik olarak son tahlilde aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın kabulü ile; 268.000,00-TL kalıcı iş göremezlik, 1.336,55-TL geçici iş göremezlik olmak üzere toplam 269.336,55-TL maddi tazminatın 09/02/2023 temerrüt tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Alınması gereken 18.307,08 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL ve 919,58 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 17.207,60 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 42.250,51 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça yatırılan 179,90 TL başvuru harcı, 179,90 TL peşin harç, 919,58 TL ıslah harcı, 478,00 TL tebligat, 13,00 TL müzekkere gideri, 4.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 2.980,00 TL adli tıp rapor ücreti olmak üzere toplam 8.750,38 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 27/02/2024
Katip ....
E-imzalıdır
Hakim ....
E-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.