mahkeme 2022/831 E. 2024/361 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/831
2024/361
21 Mayıs 2024
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/831 Esas - 2024/361
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/831 Esas
KARAR NO : 2024/361
...
DAVA : Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 09/12/2022
KARAR TARİHİ : 21/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 23/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile müvekkili .... kesişiminde yer alan trafik ışık kontrollü kavşakta çarpıştıklarını, meydana gelen çarpışma sonucunda maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, söz konusu kaza nedeniyle ... Esas sayılı iddianamesi ile ceza davası açıldığını ve ... taksirle birden fazla kişinin yaralanması sebebiyle yapılan yargılamada müvekkilinin kazada kusursuz bulunarak beraat ettiğini,... plakalı araç sürücüsü ...'ün ise %100 tam kusurlu bulunarak cezalandırıldığını, iş bu kaza nedeniyle müvekkiline ait ... plaka sayılı aracın ciddi şekilde hasara uğradığını belirterek söz konusu kaza nedeniyle müvekkiline ait ...plakalı araçta meydana gelen maddi hasar-zarar, munzam (aşkın) zarar, araç değer kaybı ve işbu tüm alacak bedellerinin HMK md. 107 gereği talep artırma, harç tamamlama hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00-TL'sinin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; mahkememizce talep sonucunun ayrıştırılmasına yönelik olarak kurulan 06/06/2023 tarih ve 2.nolu ara karara istinaden sunulan 31/03/2023 tarihli dilekçe ile maddi hasar-zarar bedeli olarak 80,00-TL, munzam (aşkın zarar) bedeli olarak 10,00-TL, araç değer kaybı bedeli olarak 10,00-TL talep ettiklerini açıklamıştır.
CEVAP: Davalı ...vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazanın 02/02/2017 tarihinde meydana geldiğini, dolayısıyla dava tarihi itibarıyla 2 yıllık zamanaşımı süresi geçtiğini, davacı tarafından arabuluculuk yoluna da süresi içerisinde başvurulmamış olduğundan, huzurdaki davanın zamanaşımı sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafından eksik evrak ile başvuru yapıldığını, başvurunun usulüne uygun olmadığını, iskontosuz bir şekilde hesaplama yapılmasının haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, fatura ibraz edilip edilmediği belli olmadığından KDV hariç hesaplama yapılması gerektiğini, kusur durumunun belirlenmesi gerektiğini, değer kaybının da ZMMS Genel Şartları kapsamında yapılması gerektiğini, araç mahrumiyet bedeli talep edilemeyeceğini, manevi tazminat talebinin haklı olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, çift taraflı trafik kazası neticesinde davacıya ait araçta oluşan hasar bedeli, değer kaybı ve munzam zararın diğer aracın ZMMS sigortacısı olan davalı sigorta şirketi ile araç sürücüsü olan diğer davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Tarafların göstermiş oldukları deliller toplanmış, davalı sigorta şirketinden ZMMS poliçesi ile hasar dosyası celbedilmiş, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nden davacıya ait araca ilişkin tramer kayıtları getirtilmiş, davaya konu trafik kazasına ilişkin ... Esas sayılı dosya sureti celbedilmiş ve dosya kapsamında makine mühendisi, ekonomist ve nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır.
Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen kök ve ek bilirkişi raporlarında özetle; "...meydana gelen trafik kazasında ... plakalı araç sürücüsü Murat Tüysüz’ün 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 47/b, 84/a madde bentleri ile Trafik Yönetmeliğinin 95/b ile 157/a-1 madde bentlerine aykırı hareketleri ve trafik kazasına neden olmakla %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu,...plakalı araç sürücüsü Umut Gelir'in kural ihlalinin olmaması ile olayı önlemek için alabileceği bir tedbirin bulunmaması nedeniyle kusursuz olduğu, İTÜ öğretim üyeleri tarafından düzenlenen ve ...mahkemesine sunulan ve olayda sürücü... asli kusurlu olduğu ile diğer sürücü ... kusursuz olduğu yönündeki tespitlere iştirak edildiği, ... aracın onarımı ekonomik olmamakla birlikte onarılmaya karar verilmesi halinde onarımın randımanlı olmayacağı ve aracın trafikte güvenli bir şekilde kullanılmasının mümkün olmayacağı ve her an tehlike yaratacağı, aracın 2. el bedelinden çok daha fazla hasar bedelinin olduğu, aracın onarımı yerine pert-total edilmesinin daha uygun olacağı, ... aracın rapor tarihindeki güncel piyasa 2. el değerinin 150.000,00 TL olduğu, aracın sovtaj bedelinin 40,000,00 TL olduğu, aracın rapor tarihindeki gerçek hasar bedeli 110.000,00 TL olduğu, şubat 2017 olay tarihindeki gerçek hasar bedelinin 25.567,44 TL olduğu, araç ikame kaybının olay tarihi itibariyle 3.000,00 TL olduğu, ... somut olayda munzam zarar hesabının yapılmasında önemli bir kriter olan ifa tarihi belirsiz olduğundan mütevellit munzam zarar hesabının yapılamadığı..." yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı, kayıt ve belgeler ile gerekçeli ve denetime elverişli olmakla hükme esas alınmasına karar verilen bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; ... plaka sayılı aracın davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi kapsamında 16/12/2016-2017 tarihleri arasında geçerli olmak üzere sigortalı olmakla poliçenin 02/02/2017 olan kaza tarihini kapsadığı, araç başına maddi 31.000,00-TL poliçe teminat limiti belirlendiği görülmüş olup alınan teknik bilirkişi raporları ile ortaya konulduğu üzere meydana gelen trafik kazasında davacıya ait 10 F 1080 plakalı araçta meydana gelen hasarın tamirinin ekonomik olmadığı ve pert total işlemine tabii tutulmasının gerektiği anlaşılmış, bu bağlamda sovtaj bedelinin de düşümü sonrasında davacıya ait söz konusu araçta 25.567,44-TL hasar bedelinin oluştuğu anlaşılmıştır. Davacı tarafından dava dilekçesinde araç değer kaybı da talep edilmiş ise de pert total işleminde değer kaybı söz konusu olmayacağından değer kaybı talebinin reddi gerekmiştir. Davacının dava dilekçesinde talep edilen bir diğer alacak kalemi olan munzam zarar talebi yönünden ise; aşkın (munzam) zarar alacaklısı, TBK'nın 122. maddesine dayalı olarak tazminat talebinde bulunabilmesi için öncelikle kaynağı ne olursa olsun evvela bir alacağı olduğunu, borçlunun temerrütte bulunduğunu, illiyet bağını ve bu alacağını tahsil edememesinden veya geç ödeme yapılmasından doğan ve duruma göre malvarlığında azalma veya engellenen kazançlardan oluşan zararını kanıtlamak durumundadır. Aşkın (munzam) zararın talebinde varlığı iddia olunan zararın, yine alacaklı tarafından yasal ispat vasıtalarıyla somut, inanılır ve açık bir biçimde ispatlaması gerekir. Başka bir anlatımla, alacaklı tarafça aşkın (munzam) zarar olgusu, HMK'nın 194. maddesi gereğince ispata elverişli şekilde somutlaştırılarak ileri sürülen iddianın ispatı için gerekli tüm deliller somut olarak ortaya konulmalıdır. Bu itibarla her ne kadar davacı tarafından olay tarihinden davanın açıldığı tarihe kadar geçen sürede paranın alım gücünün düşmesi, emsal bir aracın değerinde meydana gelen artışlar ve enflasyon artışı nedeniyle munzam zarar talebinde bulunulmuş ise de, salt ülkenin ve piyasanın içinde bulunduğu ekonomik olumsuzluklardan olan enflasyon, yüksek faiz, para değerindeki düşüş gibi olgulara dayalı olarak ileri sürülen aşkın (munzam) zarar talebi, alacaklının bu sebeple zarara uğradığını açık ve somut bir biçimde iddia ve ispat etmediği müddetçe, TBK'nın 122. maddesi kapsamında aşkın (munzam) zararın kanıtı olarak ileri sürülemez ve anılan şartlar sebebiyle ortaya çıkan olumsuzluklar alacaklı zararı olarak kabul edilemez. Dolayısıyla TBK'nın 122. maddesinde karşılanması öngörülen faizi aşan aşkın zararın, genel ekonomik olumsuzlukların (ülkede cari enflasyon oranı, yüksek ve değişken döviz kurları, mevduat faizleri, paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma) dışında davacının durumuna özgü somut vakıalarla ispatlanması gerekir. Başka bir anlatımla yüksek enflasyon, dolar kurundaki artış, serbest piyasadaki faiz oranlarının yüksek oluşu, paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma, davacıyı ispat yükünden kurtarmaz; ülkenin içinde bulunduğu ekonomik olumsuzluklardan hareketle ileri sürülen soyut ve varsayıma dayalı zarar iddiaları hükme esas alınamaz (... Karar sayılı ilamı). Davacı tarafından ise munzam zarar iddiası kapsamında kısaca ekonomik koşullar ileri sürülmüş, bu husus dışında yukarıda açıklanan ilkeler kapsamında davacının durumuna özgü somut vakıalarla munzam zararının varlığını ispatlar mahiyette bir delil sunulmamış olduğu gibi her durumda davacının işlemiş faizi aşan munzam zararının varlığının, ifa tarihindeki koşullara göre değerlendirilmesi gerektiği de tabii olup somut olayda dava tarihi itibariyle borcun ifa edilmemiş olduğu da gözetilerek davacının dava tarihi itibariyle munzam zararının varlığının tespitine de olanak bulunmadığından davacının dava tarihi itibariyle koşulları oluşmayan munzam zarar talebinin reddi gerekmiştir. Son olarak davacı tarafından sunulan 16/04/2024 tarihli talep artırım dilekçesi ile 3.000,00-TL araç mahrumiyet zararı da talep edilmiştir. Ne var ki, belirsiz alacak davasında dava dilekçesinde talep edilen alacağın miktarının yargılama sırasında belirlenmesi ile dava dilekçesinde talep edilen alacak kalemlerine yönelik talep sonucunun artırılması veya benzer şekilde davanın kısmen ıslahı ile davacının dava dilekçesinde talep ettiği dava değerini artırması mümkün ise de, dava dilekçesi ile talep edilemeyen tazminat kalemlerinin talep artırım veya kısmi ıslah ile talep edilmesi mümkün değildir (Emsal:.... sayılı ilamı). Bu bağlamda davacının dava dilekçesinde açıkça talep edilmeyip talep artırım dilekçesinde talep edilen araç mahrumiyet bedeli talebinin reddi gerekmiştir. Son tahlilde davanın, davalı sigorta şirketi yönünden poliçe teminat limiti içerisinde de kaldığı anlaşılan 25.567,44-TL hasar bedeli yönünden kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Temerrüt durumu bakımından; davalı ..... yönünden KTK'nın 99. maddesi uyarınca davalıya başvuru tarihine göre 20/01/2021 temerrüt tarihinin esas alınması gerekmiş, diğer davalı yönünden ise; günümüzde de uygulama alanı bulan, müşterek hukukun “gasp eden daima temerrüt hâlindedir” şeklindeki genel ilkesine göre, haksız fiilin faili daima temerrüt hâlinde bulunduğu için, zaten gerçekleşmiş olan temerrüdü sağlamak üzere alacaklının ayrıca bir ihtarda bulunması gerekmediğinden, 02/02/2017 kaza tarihinin esas alınması uygun bulunmuş ve hükmolunan maddi tazminat kalemlerine bu tarihlerden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiştir. Davalı vekilince zamanaşımı definde bulunulmuş ise de, maddi hasarlı ve yaralanmalı dava konusu trafik kazası nedeniyle KTK'nın 109/2. maddesi atfıyla TCK'nın 66/1.e bendi kapsamında somut olayda 8 yıllık uzatılmış zamanaşımının geçerli olduğu, zamanaşımının zararın varlığının öğrenilmesi ile başlayacağı, 6325 sayılı Kanun'un 18A madde hükmü gereğince arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımının duracağı, davaya konu trafik kazasının 02/02/2017 tarihinde gerçekleştiği, davacının 07/11/2022 tarihinde arabulucuya başvurduğu, 08/12/2022 tarihinde ise arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği, eldeki belirsiz alacak davasının ise 09/12/2022 tarihinde açıldığı, bu sırada zamanaşımının Covid-19 pandemisi dolayısıyla 2480 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı gereğince 13/03/2020 ila 15/06/2020 tarihleri arasında da durduğu anlaşılmakla ve HMK'nın 107 maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açılan davalarda, dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin kesileceği de açık olmakla davalının zamanaşımı definin kabulüne olanak bulunmamış, son tahlilde davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
(Her ne kadar kısa kararda istinaf kanun yolunun kapalı olduğu belirtilmiş ise de, dava belirsiz alacak davası olarak açılmış olup mahkememizce reddolunan ve yargılama sırasında tam ve kesin olarak belirlenebilir hale gelip talep artırım konusu yapılmayan munzam zarar talebine yönelik olarak istinaf kanun yolu açık olduğundan kısa kararın kanun yoluna dair kısmının, HMK'nın 304. maddesi gereğince resen tashihine karar verilerek düzeltilmesi gerekmiştir.)
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen kabulü ile;
(a) 25.567,44-TL hasar bedelinin davalı ... yönünden 02/02/2017 kaza tarihinden, davalı .... yönünden 20/01/2021 temerrüt tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
(b) Davacının dava dilekçesi ile talep edilen munzam zarar ve araç değer kaybı talebi ile talep artırım dilekçesi ile talep edilen araç mahrumiyet bedeline dair fazlaya ilişkin isteminin reddine,
2-Alınması gereken 1.746,51 TL harcın peşin alınan 80,70 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.665,81 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
3-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin 2.863,95 TL'sinin davalı ....'den alınarak hazineye gelir kaydına, 336,05 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 3.020,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,
6-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 80,70 TL peşin harç, 80,70 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 161,40 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 109,00 TL tebligat gideri, 270,50 TL müzekkere gideri, 5.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.879,50 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre belirlenen 5.262,06 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacının üzerinde bırakılmasına,
8-Davalılar tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
9-Sarfedilmeyen gider avansının talep halinde taraflara iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ... nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 21/05/2024
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.