mahkeme 2022/632 E. 2024/365 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/632
2024/365
21 Mayıs 2024
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/632 Esas
KARAR NO : 2024/365
...
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/09/2022
KARAR TARİHİ : 21/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 07/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ile müvekkil şirket arasındaki reklam karşılığı hizmet ilişkisi uyarınca; 07.01.2021 tarihli 5.250,00 TL tutarındaki fatura, 04.02.2021 tarihli 5.000,00 TL tutarındaki fatura, 05.03.2021 tarihli 5.000,00 TL tutarındaki fatura, 06.04.2021 tarihli 5.000,00 TL tutarındaki fatura, 03.05.2021 tarihli 5.000,00 TL tutarındaki fatura, 04.06.2021 tarihli 5.000,00 TL tutarındaki fatura, 05.07.2021 tarihli 5.000,00 TL tutarındaki fatura, 02.08.2021 tarihli 5.000,00 TL tutarındaki fatura toplamı olan 55.327,20 TL vadesi gelmiş olmasına rağmen müvekkil şirket tarafına ödenmediğini, verilen hizmetlere karşılık müvekkili şirket tarafından fatura tanzim edildiğini ve 02.08.2021 tarihinde davalı şirkete gönderildiğini, davalı şirket ile müvekkili şirket arasında gerçekleştirilmiş olan e-mail konuşmasında da görüleceği üzere bahse konu hizmet ilişkisinin mevcudiyetini gösterir karşılıklı irade beyanları mevcut olduğunu, davalı şirketin düzenlenen faturalarının içeriğine sekiz gün içerisinde herhangi bir itirazda bulunmamış olması sebebiyle faturaların içeriğini kabul ettiğinin aşikar olduğunu, ... Esas sayılı dosyası ile yukarıda belirtilen toplam 55.327,20 TL'lik borcun tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin 17.02.2022 tarihinde davalı tarafa tebliğ edildiğini ancak söz konusu ilamsız takip davalı yanın yapmış olduğu itiraz ile durduğunu, davalı tarafın basiretli bir tacir olma yükümlülüğü altına olmasına rağmen, serbest iradesi ile müvekkil şirketle arasındaki hizmet ilişkisinin taraflı olarak üzerine düşen yükümlülüklere aykırı olarak fatura bedellerini ödemediğini ve bu yükümlülüğünü yerine getirmeyerek temerrüde düştüğünü, açıkça ve kötü niyetli olarak taraflarınca başlatılan icra takibine itiraz ettiğini, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, takip konusu alacağın varlığının ve miktarının faturalar ile kesin ve belirli olduğunun açık olduğunu, takip konusu alacağın likit bir alacak olduğunu, bu durumda likit alacağa haksız şekilde itiraz eden borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekeceğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın hukuki dayanaktan yoksun olup icraya konu edilen fatura bedelinin taraflarınca kabulü mümkün olmadığını, davacı tarafın dava dilekçesinde müvekkili şirket ile davacı şirket arasındaki reklam karşılığı hizmet ilişkisi uyarınca toplamı olan 55.327,20 TL tutarlı faturaların vadesi gelmiş olmasına rağmen müvekkil şirket tarafından ödenmediğini ileri sürdüğünü, taraflar arasında dava konusu hizmete yönelik akdedilmiş herhangi bir sözleşme ilişkisi mevcut olmadığını, bununla birlikte müvekkili şirketin davacı şirketten almış olduğu iddia edilen hizmetin süregelen bir hizmet ilişkisi olmadığınında açık ve ortada olduğunu, genel anlamda reklam karşılığı hizmetlerde müvekkil şirket ile ilgili haberlerin yayınlanması, sosyal medya hesaplarında post olarak paylaşımların yapılması beklendiğini, ancak davacı şirket yalnızca dava dilekçesine ek olarak sunmuş olduğu hizmetler kapsamında yalnızca 2 adet dergi reklamını ileri sürdüğünü ve rağmen 8 ay boyunca hizmet ilişkisinin mevcudiyetini iddia ettiğini, dergi ilanı dışında sosyal medya hesaplarında da reklama yönelik hiç bir paylaşım yapılmadığını, tüm bu nedenlerle davacı yanın iddialarının iyiniyetten yoksun olduğu sabit olup süreç içerisinde müvekkili şirkete yönelik herhangi bir hizmet verilmediğini, bu sebeple davacı faturada belirttiği alacak kalemlerinde hak kazanamadığını, davacı şirketin yukarıdaki fatura bedelleri toplandığında dahi toplam borç miktarının 55.327,00 TL olmayıp 40.250,00 TL olduğunu, davacı şirketin muavin defter kayıtlarına bakıldığı taktirde 2020 yılında müvekkili şirkete ait borç devrettiğinin görüldüğünü, müvekkili şirketin 2020 yılı kapsamında almış olduğu hizmetlere yönelik tüm ödemelerini davacıya eksiksiz gerçekleştirilmiş olup 2021 yılında davacı taraftan taahhüt edilen nitelikle hizmet almadığını, müvekkilinin davacı tarafa icra takibinde talep edildiği kadar borcu bulunmadığının ortada olduğunu, iş bu ödeme dekontları dilekçeleri ekinde sunulduğunu, davacı şirketin ödeme almış olmasına rağmen haksız yere icra takibi başlattığının sabit olduğunu, müvekkili şirketin faturaya itiraz için belirlenen 8 günlük süreyi geçirmiş bulunması hususu tek başına fatura içeriğinin kabulü anlamına gelmediği gibi faturanın kesinleşmesini de sağlamadığını, asla kabul manasına gelmemekle birlikte davacının, müvekkili şirkete fatura edebileceği bir işin varlığının söz konusu olması halinde mevcut fatura bedeli kadar iş ve hizmetin yapılıp yapılmadığı, hizmetin süresinde ve ayıptan ari yapılıp yapılmadığının tespiti ile taraflar arasındaki alacak-borç miktarının bu hususa göre belirlenmesi gerektiğini belirterek reddine, müvekkil leline reddedilen miktarın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraflarca dayanılan deliller toplanmış, davanın dayanağı olan ... sayılı takip dosyası celp edilmiş, dosya mahkememizce mali müşavir, reklamcı, nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişilerden oluşan heyete tevdi edilerek taraflarca sunulan ticari defter ve kayıtlar ile tüm dosya kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Davacının ticari defter ve kayıtlarının yeri itibariyle dosyanın tevdi edildiği mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen 30/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Davacı şirketin incelenen 2019, 2020 ve 2021 yılları ticari defterlerinin yevmiye,
kebir ve envanter defterlerinin noter açılış tasdiklerinin süreleri içinde
yaptırıldığı, yevmiye defterlerinin noter kapanış tasdiklerinin ise yaptırılmadığı,
davacı şirketin ticari defterlerine göre, 10/08/2021 tarihi itibarı ile davalıdan
55.327,20-TL tutarında alacaklı olduğu, ilk ödemelerin en eski borçdan
başlayarak borç tasfiyesine yönelik (ilk giren ilk çıkar yöntemi) olduğu
düşünüldüğünde bakiye 55.327,20-TL olduğu bu tutarın bir bölümünün icraya konu olan ve toplamı 40.250,00-TL’lık faturaları da kapsadığının anlaşıldığı, diğer bir deyişle davacı vekili dava dilekçesinde sadece 2021 yılında düzenlemiş
olduğu 8 adet fatura bilgilerini vererek 55.327,20 TL tutarında alacağı olduğunu
belirtmiş ise de, gerek icra takibinde gerekse dava dilekçesindeki alacak talep
tutarının kaynağının 2019 yılından süregelen cari hesap alacağından
kaynaklandığı, ayrıca davacının ticari defterlerinde davalı tarafından yapılan ödemelerin
ekstrenin alacak sütununda yer aldığı ve 2019-2021 yılları arasında davalıdan
50.095,20-TL tutarında tahsilat gerçekleştirdiği, davalı vekili tarafından dilekçe
ekinde sunulan ödeme dekontlarının toplam tutarı da 50.095,20-TL olarak tespit
edildiği ve davacının ticari defterlerine işbu ödemelerin işlenmiş olduğu, davacının davalıya düzenlemiş olduğu faturalara ilişkin hizmetin verilip
verilmediği hususlarında nihai takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, sonuç itibarı ile davacının davalıdan alacağını iddia ettiği 55.327,20-TL alacağının
defterlerinde cari hesap bakiyesi olarak kayıtlı olduğu..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Mahkememizce dosyanın tevdi edildiği mali müşavir, reklamcı, nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 20/11/2023 tarihli kök, 05/03/2024 tarihli ek bilirkişi raporu ile özetle; "...davacı şirket tarafından davalı adına düzenlenen ve davalı tarafından yasal defterlerine işlenmesine rağmen bedeli ödenmeyen fatura tutarının, 40.113,60-TL olduğu, bu
miktardan dergide reklamı yayınlanmadığı kök raporda tespit edilen Şubat 2021 dönemine ait
04/02/2021 tarih ...no.lu faturaya konu 5.000,00-TL tenzil edildiğinde, davacı şirketin davalının defterlerine kayıtlı faturalar sebebiyle takip tarihi itibarıyla 35.113,60-TL alacaklı
olduğunun anlaşıldığı, davacı şirket tarafından davalı adına düzenlenen fakat davalının yasal defterlerine işlenmemiş
faturaların ise 15.213,60-TL olduğu, Şubat 2021 dışındaki tüm faturalara konu reklamlar yayınlandığından, davacının davalı şirketin
defterlerine işlemediği 15.213,60-TL tutarındaki faturalar yönünden de alacaklı olduğunun değerlendirildiği,
netice itibarıyla, davacı şirketin takip tarihi itibarıyla alacaklı olduğu miktarın 35.113,60-TL + 15.213,60-TL = 50.327,20-TL olarak hesaplandığı, davalı şirket kayıtlarında takip tarihinden sonra 35.250,00-TL ödeme yapıldığı görünmekle birlikte, ek
rapor aşamasında da ödeme belgesi ibraz edilmediğinden 35.250,00-TL’lik ödemenin dikkate alınmadığı, buna paralel olarak, takipten sonra fakat davadan önce ödeme bulunmadığından, yalnızca takip tarihi itibarıyla hesap yapıldığı, ... ... E. sayılı dosyasında takip tarihi itibarıyla istenebilecek asıl alacağın 50.327,20-TL olarak hesaplandığı, takipten önce temerrüt gerçekleşmediğinden, takip öncesi için faiz
istenemeyeceğinin değerlendirildiği..." yönünde kanaat bildirildiği anlaşılmıştır.
Dava, cari hesap alacağının tahsili için girişilen icra takibine yönelik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 67. maddesine dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dosya kapsamından taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı, ancak dosyanın tetkikinden taraflar arasında reklam hizmetine dayalı, 2019 yılından beri süre gelen bir ticari ilişkinin olduğu, davacının da bu ticari ilişki çerçevesinde düzenlenen faturalardan kaynaklı cari hesap bakiyesine dayalı olarak 55.327,20-TL asıl alacak, 4.646,35-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 59.973,55-TL üzerinden ... sayılı dosyasında 09/02/2022 tarihinde davalı aleyhine ilamsız icra takibine giriştiği ve davalı şirketin itiraz ederek takibi durdurduğu ve yasal sürede eldeki itirazın iptali istemli davayı ikame ettiği anlaşılmıştır.
Davacı tarafından reklam hizmetine dayalı olarak düzenlenen fatura alacakları nedeniyle ödenmeyen 55.327,20-TL alacağının bulunduğu iddia edilmiş, davalı tarafından ise takibe konu faturalar nedeniyle bir borcunun bulunmadığı savunulmuştur.
Kanunda aksine bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her birinin, hakkın dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olması (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafın ispat yükü altında olması (HMK 190) nedeniyle davacı taraf; teslim olgusu ile alacağının varlığını kanıtlama yükümü altındadır.
Somut olayda; dosyaya mübrez bilirkişi raporları ile de ortaya konulduğu üzere davacı şirketin davalının defterlerine kayıtlı faturalar sebebiyle takip tarihi itibarıyla 35.113,60-TL alacaklı
olduğu, davacı şirket tarafından karşılığı olan hizmetin verilip davalı adına düzenlenen fakat davalının yasal defterlerine işlenmemiş fatura miktarının ise 15.213,60-TL olduğu, buna göre davacının davalıdan bakiye cari hesap alacağının 50.327,20-TL kadar olduğu hususu tüm dosya kapsamı ile tarafların ticari defter ve kayıtlarından anlaşılmaktadır. Bu bağlamda davacı, teslim olgusunu kanıtlamış; davalı tarafından ise ödeme olgusunun ispatına elverişli bir delil sunulmamış olup bu nedenle davanın 50.327,20-TL asıl alacak yönünden kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Temerrüt durumu bakımından ise; davacı vekili tarafından icra takibinde işlemiş faiz de talep edilmiş ise de dava dilekçesinde harca esas değer 55.327,20-TL olarak gösterilmiş ve bu miktar üzerinden harç yatırılmıştır. Harç yatırılan miktar takip talebindeki asıl alacağa karşılık geldiğinden ve sonradan harç ikmâli de yapılmadığından eldeki davanın takip talebindeki asıl alacakla sınırlı olarak açıldığının kabulü ile takibin yukarıda belirtilen asıl alacak üzerinden devamına karar vermek gerekmiştir... sayılı ilamı). Ancak her durumda, davalının takipten önce, alacak miktarını gösterir ve ödeme talebini içerir mahiyette ihtarla usulüne uygun temerrüde düşürüldüğünün ispat olunmadığı, fatura tebliğinin de temerrüt ihtarı olarak kabul edilemeyeceği değerledirilerek (... sayılı ilamı), bu yönüyle de işlemiş faiz isteminin yerinde olmadığı değerlendirilmiştir. Davacının icra inkar tazminatı istemine gelince; itirazın iptâli davasında İİK'nın 67/2. maddesi hükmünce borçlunun icra inkâr tazminatı ile sorumlu tutulabilmesi için alacağın likit ve borçlunun itirazının da haksız olması gerekir. Mevcut hukuki durum karşısında davalının takibe itirazının haklı olmadığı ve takibe konu alacağın muayyen ve likit nitelikte bulunduğu değerlendirilmekle davacı lehine asıl alacağın %20'si üzerinden hesaplanan 10.065,44-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesi, davacının reddolunan kısım yönünden takipte kötü niyetli olduğu kanıtlanamadığından koşulları oluşmayan davalının kötüniyet tazminatı isteminin gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak, davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-Davanın kısmen kabulü ile davalının ... sayılı takibe itirazının 50.327,20-TL üzerinden iptaline, takibin bu miktar üzerinden aynı koşullarda devamına, fazlaya dair istemin reddine,
2-Hükmolunan alacağın %20’si olan 10.065,44-TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Koşulları oluşmadığından davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine,
4-Alınması gereken 3.437,85 TL harçtan peşin alınan 939,73 TL harcın düşümü ile eksik kalan 2.498,12 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan toplam 1.020,43 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 1.560,00 TL arabulucu ücretinin 1.404,00 TL'sinin davalıdan, 156,00 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince belirlenen 5.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Davacı tarafından yapılan toplam 283,50-TL tebligat ve posta gideri ile 5.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.283,50-TL yargılama giderinden 4.796,93-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacının üzerinde bırakılmasına,
10-Davalı tarafından yapılan masraf olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
11-Talep halinde ve karar kesinleştiğinde artan avansın iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ...nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 21/05/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.