mahkeme 2022/330 E. 2023/689 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/330
2023/689
24 Ekim 2023
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/330 Esas - 2023/689
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/330 Esas
KARAR NO : 2023/689
HAKİM : ....
KATİP : ....
DAVACI : ....
VEKİLİ : Av. ....
DAVALI : ....
VEKİLLERİ : Av. ....
Av. ....
Av. ....
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 03/12/2021
KARAR TARİHİ : 24/10/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 29/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 19/11/2019 tarihinde, davacı müvekkili ...’in yolcu olarak bulunduğu dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet ile seyir halinde olan dava dışı diğer sürücü ...’nün sevk ve idaresindeki ... plaka aracın çarpışması neticesinde yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, dava konusu trafik kazasında müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, geçici ve kalıcı iş göremezliğe maruz kaldığını, bakıcı ihtiyacı doğduğunu, davalı şirketin ... plakalı aracın ZMMS sigortacısı olduğunu, bu nedenle müvekkilinin maruz kaldığı zararın tazmininden sorumlu olduğunu belirterek şimdilik, kalıcı iş göremezlik bedeli olarak 9.800,00-TL, geçici iş göremezlik bedeli olarak 100,-TL, bakıcı gideri tazminatı olarak 100,00-TL olmak üzere toplam 10.000,00-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı ... A.Ş.'den (teminat limiti ile sorumlu olmak üzere) tahsili ile müvekkili davacıya ödenmesinie, her türlü yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürelerin ve zamanaşımının dolduğunu, davacı tarafından müvekkiline usulüne uygun başvuru yapılmadığını, kaza nedeniyle imzalanan sulh protokolü kapsamında tüm zararın karşılandığını, kazanın oluşumunda müvekkiline sigortalı sürücünün kusurunun olmadığını, kazanın oluşumunda zarar görenin tam kusurlu olduğunu, hatır taşıması ve müterafik kusur indirimlerinin yapılması gerektiğini, davacının sürekli ve geçici iş göremezliğinin oluşmadığını, bakıcı ihtiyacının olmadığını, aktüer hesap yapılacaksa da güncel verilere göre yapılması gerektiğini, ...'dan ödeme yapılıp yapılmadığının sorulmasının gerektiğini, avans faizi talebinin hukuka uygun olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Deliller toplanmış, davacının sosyal ekonomik durumuna ilişkin araştırma yaptırılmış, poliçe ve hasar dosyası, ... kayıtları, trafik kazası tespit tutanakları, ilgili hastanelerden celbedilmiş tedavi evrakları dosya kapsamına alınmış, ....Esas sayılı ceza dosyası sureti getirtilmiş, kusur incelemesi yaptırılmış, davacının maluliyet durumuna yönelik olarak .....'dan rapor alınmış, aktüer hesap uzmanı bilirkişi aracılığıyla tazminatın hesaplanması bakımından bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Davacının maluliyetinin bulunup bulunmadığı ve var ise geçici ve daimi iş göremez kalınan sürenin ve bakıcı ihtiyacının bulunup bulunmadığının tespitine dair .... 'nın 11/10/2022 tarihli raporunda özetle; davacının sürekli özür oranının %27 (yirmiyedi) olduğu, 18 (üç) aya kadar geçici iş göremez halinde kaldığı, 6 (altı) ay süre ile başkasının bakımına muhtaç kaldığı yönünde kanaat belirtilmiştir. Mezkur maluliyet raporunda kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri esas alınarak davacının maluliyet durumunun belirlendiği, yapılan tespitlere göre kaza ile maluliyet durumu arasında illiyet bağının kurulabildiği ve raporun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmasına karar verilmiştir.
Davaya konu trafik kazasına ilişkin olarak adli trafik uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen 27/03/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalı şirkete sigortalı ... plakalı ... marka motosikletin eks olan sürücüsü ...'ın davaya konu trafik kazasının oluşumunda seyir hızını 2918 sayılı KTK'nın 52/1-a, Yönetmeliğin 101/a maddesine göre azaltmadan kavşağa girişi nedeniyle seyir yönüne göre yolun solundan kavşağa kontrolsüz giriş yapan ve kendi seyir yönünü kapatan ... plakalı araca çarpması suretiyle %20 oranında kusurlu olduğu, diğer araç sürücüsünün ise %80 oranında kusurlu olduğu yönünde kanaat bildirildiği anlaşılmıştır. Ceza dosyası kapsamında ...'nden alınan 15/04/2021 tarihli kusur raporunda da, ... plakalı araç sürücüsü ...'nün asli düzeyde, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın tali düzeyde kusurlu olduğunun bildirildiği görülmüştür. 6098 sayılı TBK'nın 74. maddesinde haksız eylemin “kusur” öğesi konusunda hukuk hakimine tanınan yetkiler iki bölüm olup, birincisi “kusur bulunup bulunmadığına”, öteki “kusurun derecesini ve zararın tutarını belirlemeye” ilişkindir. Maddenin ilk cümlesine göre “kusurun varlığını” araştırmada yetkileri sınırlı olan hukuk hakimi, maddenin ikinci cümlesine göre “kusurun derecesini ve zarar tutarını belirlemede” tam bağımsız kılınmıştır. 6100 sayılı HMK 266 madde hükmüne göre kusur oranlarının belirlenmesi teknik değil hukuki bir konudur. Eldeki teknik bulgulara göre hakim, kusur oranını kendisi belirleyebilir (Emsal: .....'nin 15/02/2021 tarih ve ....sayılı ilamı). Bu bağlamda kusur durumuna ilişkin olarak, tüm dosya kapsamı, mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile davaya konu trafik kazasına dair ceza dosyasında yer alan maddi vakıaya dair tespitler kapsamında dosyaya mübrez teknik bulgular, olayın örgüsü ile birlikte bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davalıya sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün %20, diğer araç sürücüsünün %80 kusurlu olduğunun kabulünün gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış, tarafların kusur durumlarının, davaya konu trafik kazasının oluşuna ve hakkaniyete uygun olduğu kabul edilen bu oran nazara alınarak hükme esas alınması uygun bulunmuştur. Müterafik kusur olgusu bakımından ise motor üzerinde yolcu olarak seyahat eden davacının kask takmadığı sabit ise de davacının sakrum kemiğinde parçalı kırık, 1. sakra omurda çökme kırığı, openbook pelvik yaralanma, sağ alt ekstremitede sinir hasarına bağlı gelişen sağ alt ekstremitede 9,5 mm uzunluk farkı, sağ kalçada iç rotasyon kısıtlılığı, sağ ayak bileğinde dorsifleksiyon kısıtlılığı, sağ ayak parmaklarında hareket kısıtlılığı, sağ alt eksttemitede motor ve duyu fonksiyon kaybı şeklindeki yaralanmaları kapsamında davaya konusu trafik kazası neticende hasar aldığı bölgeler değerlendirildiğinde kask takmamış olmasının zararın artmasına neden olmayacağı anlaşıldığından müterafik kusur indirimi yapılması uygun bulunmamıştır.
Tazminat hesabı yönünden aktüer hesap uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen kök ve ek raporları takiben tanzim edilen 06/10/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "...... plakalı aracın ZMSS sigortacısı doğa sigorta ile davacı arasında uzlaşı
sağlandığından (dosyaya davacı tarafından 13.01.2022 tarihli İbraname-feragatname sunulmuştur) hesaplama sadece davalı ... A.Ş. yönünden yapılmış, buna göre davacı ....’in; a-Geçici işgöremezlikten kaynaklanan tazminat tutarının 8.761,09 TL olduğu, b-Sürekli işgücü kaybından kaynaklanan bakiye tazminat tutarının 188.836,08 TL olduğu, c- Geçici Bakıcı giderinden kaynaklanan tazminat tutarının ise 3.431,60 TL olduğu, d- Olay tarihinde (19.11.2019) itibariyle ZMSS poliçesi ölüm-sakatlanma (klozu) teminat limit tutarının 360.000,00 TL olduğu, e- Nihai takdiri sayın Mahkemeye ait olmak üzere davacı tarafın; davalı ...
şirketinin kısmi ödeme yaptığı tarihten (temerrüde düşme) itibaren yasal faiz (...
plakalı aracın hususi araç olduğu) yürütülerek tazminat talebinde bulunabileceği" yönünde kanaat bildirilmiştir. Mezkur bilirkişi ek raporunda yapılan tazminat hesaplamasının ve uygulanan yöntemin, Yargıtay içtihatlarında öngörülen ilkelere ve dosya kapsamına uygun, gerekçeli ve denetime elverişli olduğu görüldüğünden hükme esas alınması uygun bulunmuştur.
Dava; davalı sigorta şirketine Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi kapsamında sigortalı olan ve davacının yolcu olarak bulduğu aracın karıştığı çift taraflı taraflı trafik kazası neticesinde davacının yaralanması nedeniyle maruz kaldığı belirtilen daimi iş göremezlik ve geçici iş göremezlik zararı ile bakıcı ihtiyacından doğan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı, kayıt ve belgeler ile bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; 19/11/2019 tarihinde davalıya sigortalı olan ve davacının yolcu olarak bulunduğu aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası neticesinde davacının yaralanması suretiyle %27 oranında sürekli, 18 ay süreli geçici iş göremezliğe maruz kaldığı ve 6 ay süreli geçici bakıcı ihtiyacının doğduğu, davaya konu trafik kazasının meydana gelmesinde davalıya sigortalı araç sürücüsünün %20 oranında kusurlu olduğu ve buna göre davalının poliçe teminat limitleri dahilinde davacının sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri zararlarını tazminle yükümlü olduğu, davalının davacı ile aralarında düzenlenen ibraname kapsamında 08/10/2021 tarihinde 30.825,00 TL miktarlı ödeme yaptığı görülmekle birlikte davacı tarafından ilgili ibranamede fazlaya dair hakları açıkça saklı tutulmuş olması sebebiyle, davalı tarafından savunulduğunun aksine, davacının karşılanmayan zararlarını davalıdan talep hakkının devam ettiği ve yapılan bilirkişi incelemesinden de davalı ödemesinin davacının gerçek zararını karşılamadığının anlaşıldığı ve davacının karşılanmayan ve poliçe teminat limiti içerisinde kaldığı anlaşılan, 06/10/2023 tarihli ek bilirkişi raporuna göre kural olarak, 8.761,09 TL geçici iş göremezlik zararının, 188.836,08 TL daimi iş göremezlik zararının ve 3.431,60 TL geçici bakıcı gideri zararının doğduğu anlaşılmakla beraber, olayda hatır taşımasının söz konusu olduğu ve davalının da süresinde hatır taşıması defini ileri sürdüğü görülmekle mahkememizce bu miktarlardan %20'şer oranında hatır taşıması indirimi yapılması gerekmiş ve somut olarak 7.008,88 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 151.068,87 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı, 2.745,28 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 160.823,03 TL maddi tazminat istemi yönünden davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Ancak yasadan kaynaklanan takdiri indiriminden dolayı reddedilen tazminat miktarına ilişkin davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmesine yer olmadığı sonuç ve kanaatine varılmış, yargılama giderleri de bu ilke kapsamında takdir olunmuştur (Emsal: .....'nin 16/10/2019 tarih ve .... sayılı ilamı, .....'nin 17/05/2023 tarih ve .... sayılı ilamı); temerrüt tarihinin ise, KTK'nın 99. maddesi uyarınca davalı sigorta şirketine başvuru tarihine göre, ancak davacının talebi ile bağlı kalınarak 08/10/2021 tarihi olarak tespiti ile hükmolunan maddi tazminatın, belirlenen bu temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz üzerinden davalıdan tahsiline yönelik olarak son tahlilde aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; 7.008,88 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 151.068,87 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı, 2.745,28 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 160.823,03 TL maddi tazminatın 08/10/2021 temerrüt tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine,
2-Alınması gereken 10.985,82 TL harçtan 80,70 TL peşin harç, 653 TL ıslah harcının toplamı olan 733,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 10.252,12 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği .... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 1.320,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 80,70 TL peşin harç ve 653 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 814,40 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 133,75 TL tebligat ve müzekkere gideri, 2.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 518,00 TL maluliyet rapor ücreti olmak üzere toplam 2.651,75 TL masrafın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 25.731,68 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.
24/10/2023
Katip ....
¸
Hakim ....
¸
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.