Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/336
2025/77
12 Şubat 2025
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/336 Esas - 2025/77
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO : 2021/336 Esas
KARAR NO : 2025/77
HAKİM : .....
KATİP : .....
DAVACI : .....
VEKİLİ : Av. .....
DAVALI : .....
VEKİLLERİ : Av. .....
Av. .....
Av. .....
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/11/2020
KARAR TARİHİ : 12/02/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 25/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında davalıya ait bir kısım kumlama işinin yapılması konusunda 10.07.2019 tarihli teklif listesinin kabulü üzerine sözleşme imzalandığını, sözleşme gereği davacının edimini yerine getirdiği halde davalının ödeme yapmadığını, davalı borçlu aleyhine .....Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takibe davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, sözleşmenin bitimine 1 gün kala davacı müvekkilinin personeli davalı tarafça sahadan zorla çıkarıldığından işin %95 seviyesinde tamamlandığını, davalıdan işin %90 bedelinin talep edildiğini, takibe de bu bedel üzerinden girişildiğini ileri sürüp itirazın iptaliyle takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Yetki itirazında bulunarak yetkili mahkemenin ..... olduğunu, ..... Esas sayılı dosyasında, davacı tarafından davalı aleyhine 27.11.2019 tarihinde başlatılan ilamsız icra takibinde, 9.027 TL asıl alacak istendiği, takibin dayanağının 16.07.2019 - 04.08.2019 tarihleri arasında yapılan işin %90'ı tamamlanmış iş bedeli olarak gösterildiğini, ödeme emrinin davalıya 03.12.2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 11.12.2019 da yetkiye, borca, ferilerine ve faize itiraz ettiğini, söz konusu iş taahhüt edilen şekil ve zamanda tamamlanmamış olup taraflar arasındaki iş ilişkisi herhangi bir ödemeye hak kazanılmayacak şekilde sona erdiğini, dava konusu işi dava dışı Keskin Kumlama şirketine yaptırdığını belirterek davanın reddini savunmuş, %20 kötüniyet tazminatı istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, eser sözleşmesi kapsamında düzenlenen faturaya dayanarak davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalının itirazı üzerine açılan itirazın iptali isteğine ilişkindir.
Dosyanın ..... sayılı Görevsizlik ilamı ile mahkememize geldiği ve bu esas üzerinden yargılamaya devam olunduğu görülmüştür.
Taraflarca dayanılan tüm deliller toplanmış, .....'ne, .....'ne yazılan müzekkere cevaplarının geldiği, .....Esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden geldiği. Davalı ... AŞ'nin ticari defterlerinin incelenmesi için ..... Mahkemesi'ne yazılan talimat yoluyla bilirkişi raporu alınıp, dosyamız arasına kazandırıldığı görülmüştür.
..... Esas sayılı dosyasında; " Davacı tarafından davalı aleyhine 27/11/2019 başlatılan ilamsız icra takibinde; 9.027,00 TL asıl alacak istendiği, takibin dayanağının 16/07/2019-04/08/2019 tarihleri arasında yapılan işin %90'ı tamamlanmış iş bedeli olarak gösterildiği, ödeme emrinin davalı ... Aş'ye 03/12/2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafça 04/12/2019 tarihinde yetkiye, borca, ferilerine ve faize itiraz edildiği, söz konusu iş taahhüt edilen şekil ve zamanda tamamlanmamış olup taraflar arasındaki iş ilişkisi herhangi bir ödemeye hak kazanılmayacak şekilde sona erdirilmiştir, dendiği ve bu sebeple takibin durdurulduğu görülmüştür." görülmüştür.
..... Talimat sayılı dosyası ile SMMS ...'e aldırılan 12/09/2021 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Açıklanan nedenlerle,
1- Dava konusunun; davacının, davalı ile olan uyuşmazlığının, davalı-borçlunun ..... E. sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebinden ibaret olduğu,
2- Davalı; defterlerini 6102 sayılı TTK.m.64/3, VUK. M.182 uyarınca tutulması zorunlu olan 2019- 2020-2021 yıllarında E-Defter sistemine tabi olduğu, E-Defter sisteminde sadece Envanter Defterinin noter tasdikine tabi olduğu, davalının 2019-2020-2021 yılları envanter defteri açılış tasdikinin yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, bu itibarla HMK 222 md. ve 6102 sayılı TTK 64/3 madde gereğinde mevcut haliyle davalının 2019-2020-2021 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu,
3- Davacı ... İnş. Res. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından davalı şirkette karşı takibe konu 9.027,00 TL bedelli 16.07.2019 — 04.08.2019 tarihleri arasında yapılarak %90 apos tamamlanmamış iş bedeline istinaden borç/alacak kaydının davalının yasal defter ve kayıtlarında (aktif ve pasif karakterli hesaplarında) yer almadığı, takip tarihi (27.11.2019) itibariyle, davalının davacıya alacaklı ve/veya borçlu olduğu yönünde bakiyesinin bulunmadığı,
4- Davalının ticari defterlerine göre; dava dışı ... - ... firmasının 22.08.2019 tarih ... seri sıra no.lu “beton santrali parçaları kumlama yapılarak astar uygulaması yapılıp teslim edilmiştir” açıklamalı KDV dahil 7.080,00 TL bedelli faturayı davalı ..... A.Ş.'ne düzenlediği, ilgili faturanın davalının ticari defter kayıtlarında yer aldığı, Sonuç ve Kanaatine varılmıştır.
Delillerin değerlendirilmesi ve nihai takdiri ile hukuki tavsif 6100 sayılı HMK'nın 266/c.2 hükmü gereği tamamen Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere, beş (5) sayfadan ibaret görüşüme havi iş bu raporumu saygılarımla arz ve talep ederim."
Tarafların bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçeleri verdikleri görülmüştür.
Mahkememizce davalı tarafından delil listesinde belirttiği tanıkları Mahkememizce dinlenmiştir.
Mahkememizin 02/02/2022 tarihli celsede davalı ...'nun duruşmadaki beyanında; "Ben davalı şirkette satın alma sorumlusu olarak çalışmaktayım, davacı şirketin sahibi olduğunu bildiğim ..... ile kendisini fabrikaya davet ederek görüştük, sahayı gösterdik, bir hafta içerisinde işi yapacağını söyledi, kendi ekipmanları ve elemanlarını getirecekti, çalışmalar 08.30'da başlayacaktı ancak mesaiye uyulmadığı gibi her gün bir iki kişi olarak iş yapılmaya başlandı, verilen 7 günlük süre içinde işin yapılmadığı gibi bir hafta on gün sonra tahminen işe başlamadan sonra on beşince yada on altınca gün ..... bir araçla gelerek oradaki personelini alıp gittiğini biz bilahare öğrendik, ayrıca işin anlaşıldığı şekilde yapılmaması sebebi ile arada ..... ulaşmaya çalıştık, ancak kendisine ulaşamadık, ... tarafından işçilerin götürüldüğü sırada şirkete herhangi bir bilgi verilmemiştir. Diğer tanık üretim müdürü olarak çalışmakta olup sahada davacı personelinin bulunmadığı görülüp sorulduğunda ..... personeli alıp gittiği öğrenilmiştir. Daha sonra kendisine ulaşılamamıştır. İş bırakıldığında işin çoğu yapılmamış vaziyetteydi, daha sonra biz ... isminde bir firmaya bir hafta süre içerisinde işi yaptırdık Davacı taraf işin yapılması için gerekli olan bütün ekipmanlarını getirmişti, bununla ilgili herhangi bir sıkıntı yoktu, ayrıca ... tarafından elektrik ve basınçlı su davacı tarafa verilmiştir. Bu konuda herhangi bir sıkıntı yoktu. Davalı tarafça davacının sahadan zorla çıkarılması gibi bir durum kesinlikle yaşanmamıştır, ayrıca; kendi personelinden davacının başka bir yerde büyük bir iş aldığını ve elemanlarını o taraf kaydırdığını kendilerinden duyduk" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizin 27/04/2022 tarihli celsede davalı ...'ın duruşmadaki beyanında; "Ben davalı şirkette üretim müdürü olarak çalışmaktayım, davacıya fabrikada yapacağı işi kendisine gösterdik, 7 gün içerisinde bitireceğini söyledi ve işi kendisi aldı, ancak işi 7 gün içerisinde bitiremedi, dava konusu iş kumlama ile ilgiliydi, revize için bize getirilen ana şasenin malzemelerinin kumlama yöntemi ile ürendeki boyaları ve üstündeki beton artıklarını temizleyip yüzey temizliği yapacaktı, kumlama buna ilişkindi, ancak ana şase çok parçalı olup sadece belli bir kısmının kumlamasını yaptı, yarıdan fazlasının kumlaması kaldı, bu nedenle başka bir şirkete yaptırmak zorunda kaldık, normalde dört kişi çalışmaları gerekirken iki kişi çalıştı, son günde bir kişi geldi, 16 Temmuz'dan 1 Ağustos'a kadar bu şekilde çalışıldı, iş yerine sokmama gibi bir durum sözkonusu değildir. Son gün bir kişi çalışmaya gelmiş ancak öğlen bize haber vermeden işyerini terk etmiştir. Telefonla da kendilerine ulaşamadık, ayrıca şantiye elektriği ve basınçlı suyu biz kendimiz temin ettik, bu konuda herhangi bir uyuşmazlık yoktur dedi. İş yerinden ayrılırken bize haber veren olmamıştır. Ayrıldıktan sonra satın alma süreci yeniden başlatılarak Keskin Kumlamaya dava konusu işi yaptırdık, ayrıca son gün gelen işçinin öğlen vakti iş yerinde olmadığını fark edince güvenliğe sorduğumuzda bir aracın kendisini alıp gittiğini bize söyledi, sonrasında ulaşmaya çalıştık, ancak telefonları açan olmadı." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tanıkları için gerekli iş ve işlemlerin yapıldığı ancak davacı tarafın tanıklarının davacı tarafça hazır edilmediği gibi, davetiye tebliğine ve ihzar müzekkerelerine rağmen gelmedikleri için dinlenilmediği görülmüştür.
Taraflar arasında imzalanan 10.07.2019 tarihli sözleşme 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi niteliğinde olup, uyuşmazlığın bu hükümlere göre çözümlenmesi gerekmektedir. Eser sözleşmesi, karşılıklı edimleri içermekte olup yüklenicinin edimi eseri meydana getirmek ve iş sahibine teslim etmek, iş sahibinin karşı edimi ise, teslim edilen eserin bedelini ödemektir. Eser sözleşmesinin varlığı halinde, ... işi sözleşme, fen ve sanat kurallarıyla iş sahibinin beklediği yararı gözeterek imal edip teslim ettiğini, iş sahibi ise iş bedelini ödediğini ispat etmek zorundadır.
Eser sözleşmesi; yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir (TBK m. 470; mülga BK m. 355). Eser sözleşmesinde ..., üstlendiği edimleri iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır. Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğun belirlenmesinde benzer alandaki işleri yüklenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken mesleki ve teknik kurallara uygun davranış esas alınır. ... kararlaştırılan eseri aksine bir düzenleme yoksa kendisi veya kendi yönetimi altında başka bir kişiye yaptırabilir (TBK m. 473). ..., sözleşmede kararlaştırılan sürede işe başlamak ve bitirmek zorundadır. ..., eserdeki açık ve gizli ayıplardan dolayı iş sahibine karşı sorumludur (TBK m. 474). Sözleşmede kararlaştırılan niteliklerin veya dürüstlük kuralları gereğince bulunması gereken lüzumlu vasıfların eserde bulunmaması ayıp olarak nitelendirilir. Açık ayıp, eserin iş sahibine teslim anında kolaylıkla görülebilen ve fark edilebilen ayıplardır. Buna karşılık gizli ayıp, eserin tesliminden sonra ve kullanım sırasında ortaya çıkan ayıplardır. İş sahibi, eseri teslim alır almaz işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz eseri gözden geçirmesi ve varsa ayıpları yükleniciye bildirmekle yükümlüdür. Önemle ifade etmek gerekir ki, eserin ayıplı olması, yüklenicinin açıkça yaptığı ihtara karşın, işsahibinin verdiği talimattan doğmuş bulunur veya herhangi bir sebeple işsahibine yüklenebilecek olursa işsahibi, eserin ayıplı olmasından doğan haklarını kullanamaz. (TBK m. 476)
Takip ve dava konusu faturanın ve alacağın eser sözleşmesinden kaynaklandığı , bu nedenle fatura konusu bakiye alacağın karşılığı işin davacı tarafından yapılıp davalıya teslim edildiğinin ispatı yükünün davacıya ait olduğu ve dosyaya sunulan belgeler üzerinde HMK 266 ve de gereğince davanın çözümü için bilirkişi incelemesi gerektiği nazara alınarak bilirkişi incelemesi için gerekli ücretin dosyaya yatırılması için HMK 94/2 maddesi gereğince davacı vekiline kesin süre verildiği halde, verilen sürede ücreti yatırmamıştır.
Tüm dosya kapsamında, davacının davasını ispatla mükellef olduğu ve davanın çözümü için bilirkişi incelemesi gerektiği, davalının incelenen ticari defterleri üzerinde davacıya herhangi bir borcu olduğunun tespit edilemediği, bu nedenle davacının defterlerinin incelenebilmesi için HMK nun 324 maddesi gereğince delil avansı niteliğindeki bilirkişi ücretini verilen kesin süreye rağmen yatırması gerektiği halde yatırmadığından ve de dosya kapsamı delillerde davasını ispat edemediğinden açılan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İspatlanamayan davanın reddine,
2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alan 135,74 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 479,66 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan başvurma harcının üzerinde bırakılmasına,
4-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği ..... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen iki taraf için iki saatlik ücret tutarı karşılığı olan 1.320,00-TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince belirlenen 10.590,77 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan toplam 264,60 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Talep halinde artan avansın iadesine,
Dair davalı vekilinin e duruşma yüzüne karşı, miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 12/02/2025
Katip .....
e-imzalı
Hakim .....
e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.