mahkeme 2016/320 E. 2023/674 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2016/320
2023/674
17 Ekim 2023
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2016/320 Esas
KARAR NO : 2023/674
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVALI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/07/2013
KARAR TARİHİ : 17/10/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 24/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın Türkiye'deki tek yetkili distribütörü olduğu ... ve ... markalı ürünlerin davalı şirket tarafından, üretici olmayan diğer toptancılardan ithal edilip izinsiz olarak muhtelif eczanelere satıldığını, yapılan ihtarnameye rağmen davalı şirketin haksız rekabete yol açarak satışa devam ettiğini, ürünlerin ...'na usulsüz bildirimlerle üretici dışındaki başka firmalardan ithal edildiğini, ... tarafından onaylanan "Bildirim Kabul Belgesi" ile 5324 sayılı ... Kanununa göre ve bu kanuna müsteniden yürürlüğe giren ... ve 4703 sayılı Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanun hükümleri uyarınca, söz konusu ürünlerin uygun ve güvenli olarak piyasaya arz edilmesinde tüm sorumluluğun müvekkil firmaya ait olduğunu, Davalı şirketin ithali yapılan ürünlerin içeriğindeki yüksek konsantrasyonlar sebebiyle ilaç veya ara ürün özellikleri taşıdığını ve ... şartlarına uygun formül bileşenlerini taşımadığını, ... yasasına aykırı şekilde yurda sokularak satıldığını, dolayısıyla halkın sağlığının hiçe sayılarak satışının yapıldığını belirterek, Türkiye'de tek yetkili satıcısı olan müvekkilinin satışı yaptığı aynı ürünleri usulsüz olarak ve haksız rekabetle, ayrıca kamu sağlığına ve ... Yönetmeliğine aykırı olarak satan davalı şirket hakkında haksız rekabetin tespiti ile önlenmesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 15.000 TL. maddi tazminatın yüksek avans reeskont faizi ile birlikte tahsilini, manevi tazminat yönünden de fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartıyla 10.000 TL.nin en yüksek reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ayrıca tedbir talebinde bulunmuştur.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin ...'da merkezi bulunan bir şirket olduğunu, öncelikle yetki yönünden itirazlarının bulunduğunu, esas yönünden de, müvekkili firmanın 5 yıldır ... satışı konusunda hizmet verdiğini, ...'dan çeşitli ... ürünlerinin paralel ithalatını yaparak tüketiciye düşük maliyetle ve kaliteli ürünler sunulduğunu, ürünlerin gümrükten yasal olarak ülkeye sokulduğunu, haksız rekabetin oluşması içinde davacı şirketin kusursuz bir dağıtım ağı yaratmış olması gerektiğini ve diğer firmaların veya tüketicilerin ürünü hiçbir şekilde başka bir dağıtıcıdan alamamasının sağlanması ve sözleşmeye de bu yönde hükümler konulması gerektiğini, müvekkili şirketin ...'na 08/11/2010 tarihli dilekçeyle başvurduğunu ve rekabet açısından ülkeye bu ürünleri getirebilmesi konusunda bilgi talep ettiğini, ... bu talebe olumlu cevap verdiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve ortadan kaldırılması ile haksız rekabet nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup dosya, ... Mahkemesi'nin 06/03/2014 tarih ve ... sayılı yetkisizlik kararı üzerine mahkememiz esasına kaydedilmiştir.
Mahkememizce taraflarca dayanılan tüm deliller toplanmış, davaya konu ürünlere dair ithalat beyannameleri ile ... kayıtları ve tarafların BA/BS formları celp edilmiş, uzman bilirkişiler vasıtasıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Mahkememizce dosyanın tevdi edildiği mali müşavir, nitelikli hesaplamalar uzmanı ve biyoloji bölümü öğretim üyesi bilirkişilerden oluşan üçlü bilirkişi heyeti tarafından sunulan 12/12/2017 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...davalının, davacının tek satıcılık hakkına sahip ürünleri paralel ithalat yolu ile getirtmek suretiyle satmasının hukuka aykırılık teşkil etmeyeceği; ancak haksız rekabet hükümleri varsa davalının bu hükümlere göre sorumlu tutulabilmesinin mümkün olduğu; davalının haksız rekabet fiilinin olup olmadığının tespiti için dosyada yeterli delil olmadığı, ... davalının ürünlerinin dosya içerisine eklenmesinden sonra davacının ürünleri ile karşılaştırmalı olarak bileşenlerinin incelenebileceği, ayrıca davalının ürünlerinin ithalatı ve satışa sunulması için gerekli izinlere sahip olup olmadığının tespitinin de uyuşmazlık bakımından önemli olduğu..." yönünde kanaat bildirilmiştir. Davacının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için talimatla bilirkişi görevlendirmesi gerekmiş, düzenlenen 24/05/2019 tarihli raporda özetle; "...incelenen tüm defterlerinin kendi lehine delil teşkil edecek şekilde tutulduğu açılış kapanışların yapıldığı e-deftere tabi defterlerinde mevzuata uygun olarak takip edildiği, şirketin her iki marka özelinde de önemli oranda reklam harcamasında bulunduğu, her iki marka özelinde de örgün dağıtım ağı kurmak pazarlama faaliyetinde bulunmak ve satışları arttırmak için ... ve ... markalarıyla ilgilenen marka müdürleri, marka uzmanları, depo personeli ve diğer satış ekipleri istihdam ettiği, her ne kadar söz konusu markalar özelinde reklam, satış ve pazarlama için hem önemli bir miktarda bütçe ayrılması hem de artış sağlamak amacıyla personel istihdam edilmiş olmasına rağmen davacı tarafin söz konusu markalar özelinde elde ettiği faaliyet kar marjında dalgalanmalar bulunduğu tespit edildiği, ancak söz konusu dosyanın talimat dosyası olması davalı tarafın defterlerinin tarafımızca incelenmesinin mümkün olmaması nedeniyle davalı tarafın ... ve ... markalarına ait hem tutar bazında hem de adet bazında gerçekleştirdiği ithalat ve sonrasında satış verilerine ulaşılamaması nedeniyle finansal anlamda davacı tarafa ne kadarlık bir zarar unsuru yarattığının tespil edilemediği, sayın mahkeme söz konusu fiili haksız rekabet olarak tanımlaması durumunda kaybın tespiti için davalı tarafın da defterlerinin incelenerek, ilgili markalara ilişkin ithalat ve satış tutarlarınm tespiti ile fiilin haksız rekabet olarak tanımlanması durumunda, davacı tarafın haksız flilden kaynaklanan kaybının davalı ve davacı tarafların söz konusu markaları ürünlerin satışından elde ettikleri kar marjlarıüzerinden tespitinin yapılmasının kaybın tespiti açısında yerinde olacağı" yönünde kanaat bildirilmiştir. Takiben dosya yeniden üçlü bilirkişi heyetine tevdii edilmiş, 18/02/2021 tarihli birinci ek raporda özetle; "Kök raporda varılan sonuçtan farklı bir sonuca erişmeye sebep olacak bir belge veya bilgiye dosya içeriğinden ulaşılamamış olduğundan heyetimizin kök rapordaki görüşlerini aynen koruduğu; haksız rekabetin tespiti için ... gerekli izinlerin alınıp alınmadığı hususuna ilişkin verilecek cevabın önem arz ettiği" yönünde, 28/11/2022 tarihli ikinci ek raporda ise davalının mahkememizce tayin edilen inceleme gününde temin edilebilen ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılması suretiyle özetle; "dosyadaki verilere göre haksız rekabetin varlığının kabulü halinde davacı şirketin kazanç kaybının 1.259,07-TL olduğu" yönünde kanaat bildirilmiştir. Bilirkişi raporuna yönelik itirazlar ile birlikte talimat aracılığıyla alınan 24/05/2019 tarihli bilirkişi raporunda yapılan tespitler de nazara alınarak maddi zararın tespiti bakımından sonradan celp edilen kayıt ve belgeler ile alınan bilirkişi raporlarında yapılan tespitler ile birlikte davacının ticari defter ve kayıtlarının karşılaştırmalı olarak incelenmesi bakımından dosyanın yeniden ilgili bilirkişiye tevdii gerekmiş, düzenlenen 18/07/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...28.11.2022 tarihli Bilirkişi heyeti raporunda davalı tarafın defter ve kayıtları üzerinde yapılan
incelemelerde tespit edilmiş olan 2011-2012-2013-2014 yıllarında davalı tarafından toplam 6.294,82
USD karşılığı 11.446,09 TL tutarında ürünün ithal edildiği ve bu ürünlerin satışı neticesinde meslek
komitelerinin belirlediği kar marjları dikkate alınarak tespit edilen kazanç kaybı 1.259,07 TL olarak
tespit edilmiş olduğu görülmektedir. Davacı şirketin karlılık hesaplamasına bakıldığında, kar
marjının komitenin belirlediği oranlarda olmadığı ve bunun da serbest piyasa ekonomisinde kabul
edilebilir bir durum olduğu görülmektedir. ... sektöründeki piyasa koşullarına uygun olağan
kar marjları uygulanarak satışı yapılan ürünlerde davacının kaybını hesaplarken fiili durumun dikkate
alınmasının gerektiği düşünülmelidir. Gerçekte davalı tarafından ithal edilerek satışı gerçekleştirilen
ürün tutarlarının davacının uyguladığı kar marjları üzerinden hesaplamalarının yapılmasın doğru
olacağının kabulü durumunda hesaplamalar aşağıdaki gibi olacaktır. 24.05.2019 tarihli düzenlemiş bulunduğum kök raporda detaylıca anlatıldığı üzere davacının ilgili
dönemlerdeki mali tabloları incelendiğinde uygulanan kar marjı ortalama %75 civarında olduğundan
dava konusu ürünlerin ilgili tarihlerde davacı tarafından satışının gerçekleşmesi durumunda elde
edeceği kar tutarları tabloda gösterilmiş olup, 2011 Takvim yılında 3.229,00 TL (2.049,66 USD), 2012 Takvim yılında 517,40 TL (293,11 USD), 2013 Takvim yılında 1.600,75 TL (867,92 USD), 2014 Takvim yılında : 3.237,41 TL (1.510,42 USD)
şeklinde hesaplanmaktadır.
... ithal edilen ürünlerin kar marjı ve kara etkisi de döviz üzerinden
olacağı kanaati ile hesaplamalar USD olarak yapılmış olup, nihai karar yüce mahkemenize aittir.
İlgili USD tutarının (05 Temmuz 2013) ihtarname tarihindeki TL karşılığı ise; ...ı USD Alış Kuru: 1,9474 dikkate alınarak hesaplandığında 4.721,11 USD karşılığı 9.193,84
TL olarak hesaplanmıştır."
şeklinde görüş ve kanaat bildirildiği anlaşılmıştır. Bilirkişi raporu usulüne uygun olarak taraflara tebliğ edilmiş, taraflarca bilirkişi raporuna süresinde itirazda bulunulmamıştır. HMK'nın 281/I. fıkrasında belirtilen bilirkişi raporuna itiraz süresi, hak düşürücü süre olup hak düşürücü süre içinde rapora itiraz edilmezse diğer taraf için usuli kazanılmış hak doğacaktır (Emsal: ... ., 28/03/2018 tarih ve ... sayılı ilamı). Buna göre, bilirkişi raporunda yapılan hesaplamalar taraflar yönünden kesinleşmiş olup mahkememizce de dosya kapsamına uygun, gerekçeli ve denetime elverişli olduğu değerlendirilen bilirkişi raporunun hükme esas alınması uygun bulunmuştur.
Davaya konu ürünlere ilişkin olarak mahkememizce ...'na (" ...") yazılan müzekkereye cevaben ... tarafından sunulan 01/02/2022 tarihli müzekkere cevabında özetle; ürün takip sistemine kayıtlı ... Mad, Tek. İth. İhr. Taah. Tic. Ltd. Şti. adında bir firma olmadığı ve bu firma adıyla herhangi bir bildirim yapılmadığının tespit edildiği, ürün takip sisteminde ... Şirketi adımda firma numarası ... ve ... olan iki farklı firma kaydı bulunduğu, bunlardan ... numaralı firma kaydına ait olan ürünler arasında “...” ve “ ...” markalı ürünlerin listesinin sunulduğu, ... ürünler için herhangi bir izin verilmesi söz konusu olmayıp 5324 sayılı ... Kanunu'nun 3. maddesi ve ...'nin 14. maddesi gereği ... ürünlerin “bildiriminin” yapılmasının zorunlu olduğu, bileşenlerin miktar ve oranlarının ancak bir zehirlenme bildirildiği takdirde ... tarafından şifresi kuılarak görüntülenebildiği, taraflarınca yalnızca bildirimi yapılan ürünlerin ambalajlarında belirtilen içerik listesi görüntülenebildiği açıklanmıştır.
Dava, TTK'nın 54. ve özellikle 56/1.e ve f. madde hükümleri gereğince haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve ortadan kaldırılması ile haksız rekabet nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin ilişkindir.
Davacı özetle, ... ve ...markalı ürünlerin Türkiye'deki tek distribütörü olduklarını, davalının bu ürünleri yetkisiz olarak eczanelere vs. sattığını öğrendiklerini, satılan ürünlerin Türkiye ... şartlarına uygun bileşenleri taşımadığı, ... Kanun ve Yönetmeliği'ne aykırı olarak ülkeye sokulup satışının yapıldığını, davalının eylemlerinin TTK'nın 54. ve özellikle 56/1.e ve f. madde hükümleri gereğince haksız rekabet teşkil ettiğini, müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını iddia etmiş, davalı ise distribütörlük sözleşmesinin satış yapmalarına engel olmadığını, müvekkilinin ilgili ürünleri tamamen hukuki yollardan 5 yıldır ithal ettiğini, haksız rekabetin söz konusu olmadığını savunmuştur.
TTK'nın 54/2. maddesi, "Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." hükmünü haiz olup TTK'nın 56. maddesinde ise haksız rekabet halleri örnekseme yoluyla sayılmıştır. Bunlardan TTK'nın 56/1.e. maddesi, "iş şartlarına uymamak; özellikle kanun veya sözleşmeyle, rakiplere de yüklenmiş olan veya bir meslek dalında veya çevrede olağan olan iş şartlarına uymayanlar dürüstlüğe aykırı davranmış olur." hükmünü haiz olup bu bağlamda uyulması gereken iş şartı, kanun, tüzük, yönetmelik, tebliğ vs. hükmü ile öngörülmüş olabileceği gibi, sözleşme ile veya bölgede geçerli örf veya adet hukukunda da kabul edilmiş olması mümkündür ve bunların ihlali, haksız rekabete sebebiyet verebilecektir ( ...). TTK'nın 56/1.f. maddesinde ise, "Dürüstlük kuralına aykırı işlem şartları kullanmak. Özellikle yanıltıcı bir şekilde diğer taraf aleyhine 1. Doğrudan veya yorum yoluyla uygulanacak kanuni düzenlemeden önemli ölçüde ayrılan, veya 2. Sözleşmenin niteliğine önemli ölçüde aykırı haklar ve borçlar dağılımını öngören, önceden yazılmış genel işlem şartlarını kullananlar dürüstlüğe aykırı davranmış olur." denilerek, sözü edilen fiiller, haksız rekabet halleri olarak saymıştır.
Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya gelindiğinde; davacı şirketin Türkiye distribütörü olarak ithalatını yaptığı ... ve ...markalı ürünlerin davalı şirket tarafından da ithal edilerek Türkiye'de piyasaya arz edildiği hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, 5324 sayılı ... Kanunu'nun 3. maddesi ile bu Kanun kapsamında çıkarılan ...'nin 14. maddesi gereği davaya konu ürünler gibi tüm ... ürünlerin piyasaya arzından önce ...'na bildirimde bulunulmasının zorunlu olduğu ve bu düzenlemelerin, TTK'nın 56/1.e bendi kapsamında uyulması gerekli iş şartlarından olup davacı şirket ile birlikte davalı şirket dahil piyasanın tüm aktörleri için geçerli olduğu, ne var ki ...'nun 10/02/2022 tarihli müzekkere cevabından, davacı şirketin aksine davalı şirketin piyasa arz etmiş olduğu davaya konu ürünler ile ilgili ... nezdinde ...'na herhangibir bildirimde bulunmadığı anlaşılmakla davalı şirketin kendisi hakkında da cari olan mezkur iş şartlarına aykırı davrandığı sabittir. Bu nedenlerle; davalının ... ve ...markalı ürünlerin piyasaya arzına dair dava konusu eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, davalının haksız rekabetinin men'ine, ref'ine karar vermek gerekmiştir. Davacı şirketin, davalı şirketin haksız rekabet teşkil eden eylemleri bakımından maddi zararının tespiti bakımından ise yukarıda açıklanan nedenlerle 18/07/2023 tarihli bilirkişi raporuna itibar edilmesi uygun bulunmuş, somut olarak, 9.193,84-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının manevi tazminat istemi bakımından ise; davacı tarafından davalı eylemlerinin TBK 58. maddesi gereğince manevi tazminatı gerektirecek nitelikte olduğunun kanıtlanamamış olması nedeniyle manevi tazminat isteminin de reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, davalının ... ve ...markalı ürünlerin piyasaya arzına dair dava konusu eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğunun TESPİTİNE, davalının haksız rekabetinin MEN'İNE, REF'İNE,
2-9.193,84-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine,
3-Davacının manevi tazminat isteminin reddine,
4-Maddi tazminat ile manevi tazminat dışındaki diğer talepler yönünden alınması gereken 897,89 TL harçtan peşin alınan 426,95 TL'nin mahsubu ile 470,94 TL harcın davalıdan alınarak davacıya iadesine,
5-Manevi tazminat yönünden alınması gereken 269,85 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 24,30 TL başvurma harcı, 426,95 TL peşin harcı olmak üzere toplam 451,25 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, kabul edilen haksız rekabetin tespiti, men'i ve ref'i talebi yönünden 17.900,00 TL maktu, maddi tazminat talebi yönünden 9.193,84 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, reddolunan maddi tazminat talebi yönünden 5.806,16 TL, manevi tazminat talebi yönünden 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
9-Davacı tarafından yapılan 2.241,20 TL tebligat ve müzekkere gideri, 5.250,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.491,20 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya iadesine,
10-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerilerinde bırakılmasına,
11-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.
17/10/2023
Katip ...
¸
Hakim ...
¸
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.