Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/80
2025/60
10 Şubat 2025
T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/80 Esas - 2025/60
T. C.
A N K A R A
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN MAHKEMEMİZCE VERİLEN KARAR
ESAS NO : ....
KARAR NO : ....
HAKİM : Dr. ...
KATİP : ....
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ....
DAVALI : ....
VEKİLİ : Av. ....
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 28/01/2025
KARAR TARİHİ : 30/01/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 10/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 20/06/2023 tarihinde sürücü ....... sevk ve idaresindeki ..... plaka sayılı araç ile kendisine yeşil ışık yandığı esnada sola dönüş yaptığı sırada sürücü Mehmet Nas sevk ve idaresindeki..... plakalı araç ile kendisine kırmızı ışık yandığı halde geçerek ..... plaka sayılı araca çarpması ve duramayarak yol kenarında bulunan DSİ'ye ait su kanalının demir korkuluklarına çarpması ve duramayarak Tarsus Vinç isimli iş yeri otopark halinde bulunan ..... plakalı yarı römorke çarptığını ve 3 araçlı, ölümlü, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonrazı tanzim edilen adli bilirkişi raporuna göre ..... plakalı otobüsün sürücüsü Mehmet NAS'ın sürücü kusurlarından olan 47/1B, 51/1A ve 51/2C kurallarının ihlal ettiğinin tespit edildiği ve %100 asli kusurlu olduğunu, bu kazanın meydana gelmesinde ..... plakalı otobüste yolcu olarak bulunan müvekkili ....'in hiçbir kusurunun bulunmadığını, kaza sonrasında müvekkilinin tedavi altına alındığını, kaza nedeniyle müvekkilinde meydana gelen sakatlanma neticesinde oluşan maddi zararının davalı sigorta şirketinden karşılanması amacıyla başvuru yapıldığını ancak davacı şirketçe herhangi bir ödeme yapılmadığını, tüm bu sebepler fazlaya dair haklarının saklı kalması kaydı ile şimdilik 100,00 TL daimi maluliyet (sakatlık), 1,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1,00 TL bakıcı gideri ve 1,00 TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri olmak üzere toplamda 103,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın dava şartı olan arabuluculuk yoluna başvurmadığını bu sebeple iş bu davanın reddinin gerektiğini, davanın zaman aşımına uğradığını bu sebeple zaman aşımı yönünden reddi gerektiğini,..... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde 16/02/2023-16/02/2024 tarihleri arasında ..... nolu ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçeye müstenit müşterek müteselsil sorumluluklarının poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, keza masraf ve vekalet ücret sorumluluklarınında bu miktara isabet eden oranlarda olması gerektiğini, kazadan sonra düzenlenen kaza tespit tutanağında sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunun açıkça tespit edildiğini, bu sebeple ATK Trafik İhtisas Dairesinden kusur durumu hakkında rapor aldırılması gerektiğini, tazminat hesabı yapılırken asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi nedeniyle davalı şirketin sorumluluğuna gidilmeden evvel söz konusu zararın Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigorta Poliçesinden karşılanması gerektiğini, sigortalı aracın hususi kullanıma özgü olması sebebiyle dava tarihinden itibaren yasal faizin hükme esas alınmasını gerektiğini,
tüm bu sebepler ile müvekkili sigorta şirketi aleyhine açılan haksız ve mesnetsiz davanın reddini, masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat miktarına ilişkindir.
Öncelikle görev konusu incelenmiş olup, davacının araçta yolcu olduğu ve somut olayda tüketici işlemi bulunduğu anlaşılmaktadır.
28.11.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un (TKHK) 2. maddesinde Kanun’un kapsamı; “bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinde ise tüketici işlemi; “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır. 6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır.
Bunun yanında Kanun'un 83. maddesinde de taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer Kanun'larda düzenlenme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanun'un görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.
Dava konusu olayda davalı sigorta şirketi ile davacı arasındaki bir sözleşme bulunmadığı, ancak davalı sigorta şirketine sigortalı araçtaki taşıma sebebiyle davacı yolcu durumunda olduğundan tüketici sıfatına sahip olduğu, 6502 sayılı yasa uyarınca taraflardan birinin tüketici sıfatına sahip olmasının tüketici mahkemelerinde davaya bakılması için yeterli olduğu, davalı tarafından sigortalı aracın taşıma işini gerçekleştirirken kazaya neden olduğundan bahisle araçta yolcu olarak bulunan davacı tarafından istem konusu edilen maddi tazminat davasında mahkememizin davaya bakmakla görevli olmadığı, davaya bakmakla 6502 sayılı yasanın 73 ve 83 maddeleri uyarınca tüketici mahkemesinin görevli olmadığı anlaşılmakla davanın şartı noksanlığı sebebiyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİ NEDENİYLE USULDEN REDDİNE,
2-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili ANKARA TÜKETİCİ MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
3-Yargılama giderlerinin görevli ve yetkili mahkemece DEĞERLENDİRİLMESİNE,
4-6100 sayılı yasanın 20/1 maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra 2 haftalık süre içerisinde taraflarca dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi için talepte bulunulmadığı taktirde, mahkememizce re'sen davanın açılmamış sayılacağına karar VERİLECEĞİNE,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren iki hafta kesin süre içerisinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.10/02/2025
Katip....
¸e-imzalıdır
Hakim....
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.