mahkeme 2024/458 E. 2024/620 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/458

Karar No

2024/620

Karar Tarihi

28 Ekim 2024

T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/458 Esas - 2024/620
T. C.
A N K A R A
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN MAHKEMEMİZCE VERİLEN KARAR

ESAS NO : 2024/458 Esas
KARAR NO : 2024/620

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/07/2024
KARAR TARİHİ : 28/10/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 30/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 25/09/2023 tarihinde .... .... .... plakalı araçta yolcu olarak bulunduğunu, meydana gelen kaza sebebi ile müvekkilinin yaralandığı ve malul-sakat kaldığını, kazanın ... plakalı aracın kusuru ile gerçekleştiğini, müvekkilinin kaza neticesinde vücudunun çeşitli yerlerinden ağır şekilde yaralandığını, tedavilere rağmen eski sağlığına kavuşamadığını, tüm bu sebepler ile davanın kabulü ile, şimdilik 100,00 TL geçici iş göremezlik, 100,00 TL geçici bakım tazminatı ve 500,00 TL sürekli iş göremezlik olmak üzere toplam 700,00 TL malullük-sakatlık (geçici ve daimi iş göremezlik, geçici bakıcı tazminatı) tazminatının davalı tarafın temerrüt tarihinden itibaren işletilecek ticari temerrüt faizi-avans faizi ile birlikte tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından müvekkil sigorta şirkete başvurunun yapıldığını ancak başvurununu usulüne uygun bir başvuru olmaması nedeni ile başvurucudan eksik olan evrak talep edildiğini ancak tamamlanmadığını, davacı tarafça yapılan başvurunun geçersiz başvuru olması sebebi ile KTK md. 97 uyarınca davanın usulden reddinin gerektiğini, davaya konu trafik kaza yerinin ve davacının ikametgahının Konya ili olduğunu ve müvekkil sigorta şirket merkezinin İstanbul olduğunu, bu sebeple davanın İstanbul (Anadolu) Asliye Ticaret Mahkemelerinde açılması gerektiğini, geçici işgöremezlik ve bakıcı gideri taleplerinden davalının sorumlu olmadığını, davacının müterafik kusuru bulunduğunu, faiz talebinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İ.... .... .... Başkanlığına müzekkere yazıldığı görüldü.
Dava, trafik kazası nedeni ile meydana gelen yaralanmadan ötürü açılan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Kaza yapan araca ait trafik kayıt bilgileri, hastane kayıtları, kaza tespit tutanağı ve diğer belgeler dosyada mevcuttur.
Davalı sigorta vekilinin süresinde vermiş olduğu cevap dilekçesinde; İstanbul Anadolu Mahkemelerinin yetkili olduğunu belirterek yetki itirazında bulunmuşlardır.
Davacı taraf vekili dilekçelerinde ve duruşmadaki beyanında yetki itirazının reddi gerektiğini bildirmiştir.
6100 Sayılı HMK 'nun 6/1. maddesinde; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişiliğin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." hükmü yer almaktadır. Bu hüküm aksine kesin yetki kaydı olmayan tüm davalar için genel yetki kaydıdır.
Trafik kazası aynı zamanda haksız fiil teşkil eden bir eylem olduğundan 6100 Sayılı HMK'nun 16. maddesinde ise; "Haksız fiilden doğan davalarda haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesidir yetkilidir" hükmü yer almaktadır.
Uyuşmazlık Karayolları Trafik İhtiyari Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinden kaynaklandığından 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 110. maddesinde diğer bir yetki kuralı da yer almakta olup, "Motorlu araç kazalardan dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar sigortacının merkez veya şubesinin, veya sigorta sözleşmesini yapan acentanın bulunduğu yer mahkemelerinin birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir" hükmü ile sigortanın merkez ve şubeleri, sigorta sözleşmesini yapan acenta veya kazanın meydana geldiği yerin yetkili olduğu kabul edilmiş, İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartlarında da aynı hüküm tekrar edilmiştir.
Bir davada birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa davacı bu mahkemelerden birinde dava açma hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa o zaman seçme hakkı davalı tarafa geçmektedir, (aynı yönde Yargıtay 17.Hukuk Dairesi'nin 23/09/2013 tarih 2013/9042 Esas 2013/12620 Karar)
Dava konusu uyuşmazlıkta davacı, davalı sigorta şirketinin ...’da bölge ve şube müdürlüğü bulunduğu iddiasına dayanmıştır.
Somut olayda yukarıda belirtilen yetki kuralları tek tek değerlendirildiğinde; öncelikle HMK'nun 6. maddesi gereğince davalı sigorta şirketinin yerleşim yerinin İstanbul olduğu anlaşılmıştır.
6102 Sayılı TTK'nun 40. maddesi gereğince, "Her tacir ticari işletmenin açıldığı günden itibaren 15 gün içinde, ticari işletmesini ve seçtiği ticaret unvanını işletme merkezinin bulunduğu yer ticaret siciline tescil ve ilan ettirilir. Merkezi Türkiye'de bulunan ticari işletmelerin şubeleri de bulundukları yerin ticaret siciline tescil ve ilan olunur." hükmü yer almaktadır.
Bu kapsamda davalı sigorta şirketinin HMK'nun 6.maddesi anlamında yerleşim yeri olarak İstanbul ticaret siciline kayıtlı olduğu ve yetkili mahkeme olarak İstanbul Anadolu Adliyesine bağlı olduğu anlaşılmaktadır.
Diğer yetki kuralı ise: haksız fiile ilişkin 6100 Sayılı HMK'nun 16. maddesinde yer alan haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi kuralı dikkate alındığında, dosyada mevcut kaza tespit tutanağına göre trafik kazası Konya'da meydana geldiği anlaşılmakla, kazanın meydana geldiği yere göre yetkili mahkeme Konya mahkemeleridir.
Yine dava dilekçesine göre davacının yerleşim yerinin Konya adresi olup bu kayda göre de yetkili mahkeme Konya Mahkemeleri olacaktır.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110/2. maddesinde düzenlenen yetki kuralına göre de; Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir. Bununla birlikte sigorta şirketine karşı açılan dava davalının bölge müdürlüğünün bulunduğu yerde de açılabilecektir. (bkz. Yargıtay HGK, 2017/17-1078 E., 2020/125 K. sayılı ve 11/02/20202 tarihli ilamı)
Dolayısıyla yukarıda anlatılan yasal hükümlere ve kanunda belirlenen yetki kurallarına göre: davacının ikametgahı yetki kuralına göre yetkili mahkeme Konya Mahkemeleri, kazanın meydana geldiği yer bir başka deyişle haksız fiilin meydana geldiği yer kuralına göre yetkili mahkeme Konya Mahkemeleri, davalı tüzel kişi sigorta şirketinin yerleşim yeri yetki kuralına göre yetkili mahkeme İstanbul Anadolu Mahkemeleri, davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen sigorta poliçesini düzenleyen acentenin bulunduğu yere göre Konya mahkemelerinin yetkili olduğu anlaşılmıştır.
Tüm bu nedenlerle dava konusu uyuşmazlıkta, davacı taraf davalı sigorta şirketinin ...’da bölge müdürlüğünün bulunduğunu belirterek ... mahkemelerinde dava açmış ise de davalının ...'da bölge müdürlüğünün bulunmadığı, HMK'nun 16. maddesi gereğince dava haksız fiilden kaynaklandığından zarar görenin yerleşim yeri mahkemesinin Konya olduğu, yine aynı maddeye göre kazanın meydana geldiği yer mahkemesinin Konya olduğu, HMK'nun 6. maddesi gereğince davalının ikametgahı mahkemesinin İstanbul olduğu, Karayolları Trafik Kanununun 110. maddesine göre sigortacının merkezinin bulunduğu yerin İstanbul olduğu, poliçeyi düzenleyen acentanın Konya'da bulunması nedeniyle Konya mahkemeleri olmak üzere kanunen belirlenen tüm yetki kurallarına uyulmadan tüm bu yetki kuralları bertaraf edilerek kanunen belirlenen yetkili mahkemelerden hiçbirinde dava açılmadığı anlaşıldığından davalı tarafın yetki itirazının kabulü ile seçim hakkı davalıya geçtiğinden davalının seçtiği yer olan İstanbul Anadolu Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğu anlaşıldığından davanın mahkememizin yetkisizliği nedeni ile usulden reddine (bkz. aynı konuda ... BAM. 26. HD.'nin 2018/2750 esas 2018/1373 karar sayılı 15.10.2018 tarihli ilamı) süresinde ve istek halinde dosyanın İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı tarafın yetki itirazının kabulü ile, Mahkememiz davaya bakmakla yetkili olmadığından davanın USULDEN REDDİNE,
2-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İSTANBUL ANADOLU ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
3-Yargılama giderlerinin görevli ve yetkili mahkemece DEĞERLENDİRİLMESİNE,
4-6100 sayılı yasanın 20/1 maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra 2 haftalık süre içerisinde taraflarca dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi için talepte bulunulmadığı taktirde, mahkememizce re'sen davanın açılmamış sayılacağına karar VERİLECEĞİNE,

Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/10/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim