Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/63
2024/751
10 Aralık 2024
T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2023/63 Esas - 2024/751
T.C.
...
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/63 Esas
KARAR NO : 2024/751
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
DAVA : İtirazın İptali (Taşınmaz Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/06/2022
BİRLEŞEN ... 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN
2022/885 ESAS SAYILI DAVASINDA
... 7. İcra Dairesi : 2021/9652
DAVA : Alacak (Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/06/2022
KARAR TARİHİ : 10/12/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 17/01/2025
Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA : Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili .... .... .... Kiralama Sözleşmesi ve 17/10/2018 tarihli Kamyonet Kiralama Sözleşmesi imzalanmış olduğunu, anılan sözleşme hükümlerine göre müvekkili şirketin edimini yerine getirdiğini ve araçları tam ve eksiksiz olarak teslim etmiş olduğunu, davalı borçlunun ödemeleri gerçekleştirmediğini, müvekkilince düzenlenen 01/03/2021 tarihli 6182021000000010 no'lu 38.292,00 TL, 01/03/2021 tarihli 6182021000000008 no'lu 55.420,88 TL, 01/03/2021 tarihli 61B2021000000009 no'lu 39.767,00 TL tutarlı toplam 133.479,88 TL tutarlı faturaların davalı borçluya gönderilmiş olmasına rağmen ödeme yapılmamış olduğunu, taraflarınca 3 adet fatura toplamı 133.479,88 TL olan alacağın tahsili amacıyla .... .... ... E. sayılı dosyası ile ilamsız takibe geçildiğini, davalı borçlunun icra takibine ve takibe konu borcun tamamı ile fer'ilerine itiraz ederek takibi durdurmuş olduğunu, haksız ve hukuka aykırı itiraza ilişkin ticari uyuşmazlıklarda arabulucuya başvurulduğunu, görüşmeler olumsuz sonuçlandığından anlaşamama tutanağı düzenlendiğini, itiraz edilen icra takibinin, borçluya düzenlenen faturalar ve sözleşmeye dayandığını, yapılan ödenen/ödenmeyen faturaların müvekkil şirket ticari defter ve kayıtları ile sabit olduğunu, alacağın varlığı ve miktarının ticari defter kayıtları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi sonucunda sabit olacağını, takip konusu alacağın likit fatura alacağı olduğunu, bu durumda likit alacağa haksız olarak itiraz eden borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerekeceğinin Yargıtay kararlarıyla da sabit olduğunu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 14/06/2006 tarihli 2006/19-347 E. sayılı ve 2006/377 K. sayılı ilamında "alacak, başta bilinebilir (likit) nitelikte okluğundan, davacı yararına icra ve inkâr tazminatına da hükmedilir." şeklinde hüküm tesis edilmiş olduğunu, bu nedenle Davalının likit alacağa yaptığı haksız itiraz nedeniyle İİK m. 67/2 gereğince Davalı aleyhine takip konusu tutar üzerinden %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin ticari defter, faturalar ve banka hesap kayıtları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi sonucunda davalarının haklılığının ortaya çıkacağını, açıkladıkları sebeplerle itiraza uğrayan alacakları için iş bu itirazın iptali davasını açmak ve davalı aleyhine kötü niyetli itirazı nedeniyle yüzde 20 icra inkâr tazminatı talep etme zarureti hâsıl olduğu beyanla, fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla davalı-borçlunun icra takibine itirazının iptaline, takip konusu alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle takibin devamına karar verilmesine, likit alacağa haksız ve kötü niyetli itiraz eden borçlu aleyhine dava konusu miktarın %20'sinden aşağı olmamak üzere lehlerine icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili ile davalı borçlu arasında 05/10/2019 tarihli iş makinesi kiralama sözleşmesi imzalandığını, davalı borçlunun ödemeleri gerçekleştirmediğini, müvekkilince fatura kesilerek davalı borçlu şirkete gönderildikten sonra davalı-borçlu şirket GIB2021000000001 Fatura numaralı 11/03/2021 tarihli 39.999,80 TL fatura bedelini hiç ödemediğini, taraflarınca 1 adet fatura bedeli olan toplamda 39.999,80 TL alacağın tahsili için yetkili ... 7. İcra Müdürlüğünün 2021/9652 E. sayılı dosyası ile ilamsız takibe geçildiğini, davalı borçlu bu kez de icra takibi ile talep olunan borcun tamamına, fer’ilerine ve yetkiye itiraz ederek takibi durdurduğunu, bu nedenlerle davalı borçlunun itirazının iptalini, takip konusu alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle takibin devamına karar verilmesini, likit alacağa haksız ve kötü niyetli itiraz eden borçlu aleyhine dava konusu miktarın %20’sinden aşağı olmamak üzere lehlerine icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
CEVAP : Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde, davaya konu edilen, davacı ile müvekkili şirket arasında akdedilen sözleşmelerin yalnızca taşınır kira sözleşmesinden ibaret olmadığını, "şoförlü araç kiralama sözleşmesi" olduğunu, davacının sunduğu faturalardaki "operatör hizmeti" adı altında yansıtılan bedelden de sözleşmenin bu nitelikte olduğunun anlaşıldığını, bu nedenle huzurdaki uyuşmazlığın kira sözleşmesi niteliğinde değerlen öncelikle davacının tacir olup olmadığı tespit edilerek, tespit edilecek sonuca göre davacının tacir olması halinde .... .... ... Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesi gerektiğini, davacının ... 7. İcra Müdürlüğü 2021/9653 E. Sayılı icra dosyası ile müvekkiline karşı 01/03/2021 tarihli 55.420,88 TL, 01/03/2021 tarihli 39.767,00 TL, 01/03/2021 tarihli 38.292,00 TL bedelli faturalar olmak üzere toplamda 133.479,88 TL'nin tahsili talebiyle icra takibi başlatmış olduğunu, müvekkilince süresinde takibe itirazı üzerine, itirazın iptali için huzurdaki davanın ikame edilmiş olduğunu, müvekkilinin Botaş A. Ş.'nin iş sahibi olduğu "Doğalgaz Boru Hattı Yapım İşinin" yüklenicisi olduğunu, bu kapsamda Giresun Espiye/Bulancak hattında imalatlar yaptığını, şantiye sahasında kullanmak üzere davacıdan şoförlü araç kiralama hizmeti aldığını, ancak müvekkilinin yüklenicisi olduğu işin başlangıç tarihi 28/02/019 olmakla birlikte geçici kabul tarihinin 19/10/2020 olduğunu, geçici kabul yapıldıktan sonra şantiye sahasında iş makinesi kullanılmasını gerektirmeyecek küçük çaplı işler yapılmış olduğunu, bu nedenle 2021 yılı Aralık, Ocak ve Şubat aylarına istinaden kesildiği anlaşılan ve iş bu davaya konu edilen faturalar nedeniyle müvekkilinin davacıdan hiçbir hizmet almamış olduğunu, dolayısıyla davacının müvekkiline yapmadığı bir iş için fatura kesmesi ve bu bedeli talep etmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin söz konusu dönemlerde davacıdan hiçbir hizmet almadığı halde müvekkilinden alacak talebi olan Davacının müvekkil aleyhinde icra takibi ve dava ikame etmesinin haksız olduğunu, müvekkilinin, davacıdan dava konusu fatura dönemlerinde herhangi bir hizmet almadığını, aldığı tüm hizmetlere karşılık gereken ödemeyi ise zamanında yaptığını, müvekkili ticari defter kayıtları incelendiğinde bu hususun açığa çıkacağını, bu nedenle huzurdaki davaya konu alacak talebinin reddi ile bu kapsamda haksız nitelikteki icra inkâr tazminatı talebinin de reddi gerektiğini, öğretiye ve Yargıtay uygulamasına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklının kötüniyetli kabul edildiğini, davacının müvekkilinden yapmadığı bir işin karşılığını istemesinin açıkça hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, davacının alacağının bulunmadığını bilmediğini iddia ettiğini, davacının müvekkilinden yapmadığı bir işin karşılığını istemesinin de hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu nedenle müvekkili lehinde alacağın yüzde yirmisinden az olmamak şartı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesini beyan ederek, mahkememizin görevsizliğine, davanın reddine, alacağın %20'sinden az olmamak şartıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde, davaya konu edilen, davacı ile müvekkili şirket arasında akdedilen sözleşmeler yalnızca taşınır kira sözleşmesinden ibaret olmayıp ''şoförlü araç kiralama sözleşmesi" niteliğinde olduğunu, davacının sunmuş olduğu fatura suretlerinde ''operatör hizmeti'' adı altında yansıtılan bedelden de sözleşmenin bu nitelikte olduğu anlaşıldığını, bu nedenle kira sözleşmesi olarak nitelendirilemeyeceğini, bu nedenle işin esasına girilmeden davanın görev yönünden reddinin gerektiğini, müvekkilince davalıya bahsi geçen fatura ödemesine istinaden 25.06.2021 tarihli Vakıfbank ... Şubesi 0045111 seri numaralı ve 40.000,00 TL bedelli çek teslim edildiğini, davacının düzenlediği faturaya tekabül eden bu bedel süresinde ödendiğini, müvekkilinin davacıya aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklanan başkaca hiçbir borcu bulunmadığını, müvekkilinin ticari defter kayıtları da incelendiğinde fatura bedeline karşılık gelen bedelin çek vasıtası ile davacıya ödendiğinin anlaşılacağını, davacının davasının haksız olduğunu, bu nedenlerle mahkememizin görevsizliğini, haksız davanın reddini, müvekkili lehine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER : Asıl ve birleşen davada arabuluculuk son tutanakları, (kapatılan) ... 7. İcra Müdürlüğünün 2021/9653 esas (yeni ... 7. Genel İcra Müdürlüğünün 2023/196213 esas) sayılı takip dosyası, ... 7. İcra Müdürlüğünün 2021/9652 esas sayılı takip dosyası, tarafların ticari defter ve belgeleri ile Ba-Bs formları, kiralama sözleşmeleri, bilirkişi ve bilirkişi kurulu raporu, dava dosyasında bulunan diğer deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Asıl dava, davacı alacaklının kiralama sözleşmesinden kaynaklı üç adet fatura alacağının tahsili amacı ile başlattığı ... 7. Genel İcra Dairesi'nin 2023/196213 esas (kapatılan ... 7. İcra Müdürlüğünün 2021/9653 esas) sayılı ilamsız icra takibine davalı borçlunun yaptığı itirazın iptali ve tazminata hükmedilmesi, birleşen dava kira sözleşmesinden kaynaklı 39.999,80 TL bedelli fatura alacağının tahsili amacı ile başlatılan ... 7. İcra Müdürlüğünün 2021/9652 esas sayılı ilamsız icra takibine davalı borçlunun yaptığı itirazın iptali ve tazminata hükmedilmesi istemine ilişkindir.
İİK'nun ilamsız icra takibinin düzenlendiği 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz müddetinde değilse alacaklının talebi üzerine icra memuru takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder. Borçlu, borcun yalnız bir kısmına itirazda bulunmuşsa takibe, kabul ettiği miktar için devam olunur." 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemeleri yer almaktadır.
Asıl davada icra dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklının davalı şirkete düzenlediği 01/03/2021 tarihli 55.420,88 TL, 39.767,00 TL ve 38.292,00TL tutarlı toplam 133.479,88 TL bedelli 3 adet faturadan kaynaklı alacağın tahsili amacı ile (kapatılan) ... 7. İcra Müdürlüğünün 2021/9653 esas (yeni ... 7. Genel İcra Müdürlüğünün 2023/196213 esas) sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine ilamsız icra takibine başladığı, örnek 7 ödeme emrinin borçluya 17/08/2021 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin İİK'nun 62/1. maddesinde düzenlenen yedi günlük süresi içerisinde 17/08/2021 tarihinde icra dairesine başvurarak, müvekkilinin böyle bir borcu bulunmadığını, borcun tamamına, faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz ettiğini beyanla icra takibine itiraz ettiği, İİK'nun 66/1. maddesi gereğince itiraz üzerine icra takibinin durduğu, davacı alacaklının İİK'nun 67/1. maddesinde gösterilen bir senelik süre içerisinde 22/06/2022 tarihinde davalı borçlunun itirazının iptali için bu davayı açtığı;
Birleşen davada icra dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklının 39.999,80 TL asıl alacağın tahsili amacı ile ... 7. İcra Müdürlüğünün 2021/9652 esas sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine ilamsız icra takibine başladığı, örnek 7 ödeme emrinin borçluya 17/08/2021 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin İİK'nun 62/1. maddesinde düzenlenen yedi günlük süresi içerisinde 17/08/2021 tarihinde icra dairesine başvurarak, müvekkilinin böyle bir borcu bulunmadığını, borcun tamamına, faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz ettiğini beyanla icra takibine itiraz ettiği, İİK'nun 66/1. maddesi gereğince itiraz üzerine icra takibinin durduğu, davacı alacaklının İİK'nun 67/1. maddesinde gösterilen bir senelik süre içerisinde 22/06/2022 tarihinde davalı borçlunun itirazının iptali için bu davayı açtığı görülmektedir.
Tarafların gösterdiği delillerin toplanmasından sonra bilirkişi incelemesine başvurulmuş, 17/06/2023 tarihli bilirkişi raporunda;
-Faturaların 10.03.2021 tarihli 0013 yevmiye ile 120.02 Ana-Kent Planlama Yapı Yatırım Tek.Dan.Tur. Enerji San. Ve Tic. A.Ş. ye ait Alıcılar hesabına kayıt edildiği toplam fatura tutarının 133.479,88 TL olarak cari hesaba kaydının yapıldığı,
-31.12.2021 tarihli 0079 yevmiye kaydında 120.02 Ana-Kent Planlama Yapı Yatırım Tek.Dan.Tur. Enerji San. Ve Tic. A.Ş. ye ait Alıcılar hesabı ile 102.01 Bankalar hesabı arasında kayıt yapılarak toplam tutarın 133.479,88.-TL bakiyenin kapatıldığı,
-31.12.2021 tarihli 0093 yevmiye kaydı incelendiğinde Ana-Kent Planlama Yapı Yatırım Tek.Dan.Tur. Enerji San. Ve Tic. A.Ş. ye ait devreden bir alacak kaydının olmadığının tespit edildiği bildirilmiştir.
22/02/2024 tarihli bilirkişi kurulu raporunda;
Asıl davada, davacı şirket ticari defterlerini asıl dava yönünden inceleyen S.M.M.M. Sinan DUMAN tarafından sunulmuş 17.06.2023 tarihli bilirkişi raporunda, davaya ve takibe konu edilen 01.03.2021 tarihli ve toplamı 33.479.88 TL olan faturalar nedeniyle alacaklı gözükmediği, ancak Davalı şirket ticari defterlerine göre davacı şirketin 87.479,88 TL alacaklı gözükmesi nedeniyle, Davalı şirketin takibe itirazının iptali, takibin devamı ve davacı icra inkâr tazminatı ve Davalı şirket kötü niyet tazminatı taleplerinin Sayın Mahkemenin takdirlerinde olduğu,
Birleşen davada, davalı şirket 2021 yılı ticari defterlerinin birleşen dava yönünden incelenmesinde, davacı şirketin takibe ve davaya konu ettiği 39.999,80 TL tutarlı faturanın ticari defterlere davacı alacağı olarak kayda alınmış olduğu, anılan faturalardan kaynaklanan borca mahsuben çekle 40.000,00 TL ödeme yapılmış olması nedeniyle davalı şirketin borçlu gözükmediği, bu nedenle Davalı şirketin takibe itirazının iptali, itirazın iptali ve kötüniyet tazminatı taleplerinin Sayın Mahkemenin takdirlerinde olduğu bildirilmiştir.
Faturaya tebliğ tarihinden itibaren sekiz gün içinde (mücerret) itiraz edilmemiş olması hâli, sadece o faturanın -miktar ve fiyat yönünden- münderecatını kabul anlamını taşır, yoksa o faturada yazılı malın alıcıya mutlaka, daha önce teslim edilmiş olduğu anlamına gelmez; satıcının faturada yazılı malı alıcıya veya kanuni temsilcisine teslim ettiğini ayrıca ispat etmesi zorunludur. Kısaca, ticari işletmeye ilişkin olarak ve belli faaliyetlerde bulunma hâlinde tacirler tarafından o faaliyetle ilgili olan karşı taraf adına düzenlenmesi gereken ticari bir belge niteliğindeki fatura, sözleşmenin yapılması ile ilgili değil; taraflar arasında yapılmış bir satım, hizmet, istisna ve benzeri sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belgedir... Faturayı alan kişi 8 gün içinde faturaya itiraz etmezse, faturanın dayandığı temel borç ilişkisinin bulunmadığının faturayı alan kişi tarafından ispat edilmesi gerekir. Ancak, faturayı alan kişi, öngörülen süre içinde faturaya ve bununla birlikte temel borç ilişkisine de itiraz ederse, genel hükümler çerçevesinde ispat yükü faturayı düzenleyen tacire ait olacaktır. Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdi ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Ancak, eğer fatura, alıcının ticari defterlerinde kayıtlı değilse, satıcı alacak iddiasını diğer delillerle ispat etmelidir (Yargıtay HGK'nun 14/05/2019 tarih ve 2017/19-823 esas, 2019/553 karar sayılı kararı).
TTK'nun 21/2. maddesi "Bir faturayı alan kimse aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde münderecatı hakkında bir itirazda bulunmamışsa münderecatını kabul etmiş sayılır" şeklinde düzenlenmiş olup, buna göre fatura tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz ise de ticari defterlere kaydedilmiş olması malın teslim alındığı ve içeriğinin kabul edildiğine karine teşkil eder. Yine aynı madde uyarınca, faturanın içeriğine Kanunda öngörülen süre içerisinde itiraz edilebilir (Yargıtay HGK'nun 30/05/2019 tarih ve 2017/1655 esas, 2019/638 karar sayılı kararı).
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 04/10/2023 tarih ve 2022/3245 esas, 2023/5599 karar sayılı kararında "davalının takip konusu faturaları ticari defterlerine kaydettiği, BA formu ile Vergi Dairesine bildirdiği, faturaların ticari defterlere kayıt edilmesinin malın teslimi anlamına geldiği, davacının ticari kayıtlarına göre fatura tutarı kadar alacaklı olduğunun anlaşıldığı, faturaya süresinde itiraz etmeyen ve ticari defterine kaydeden davalının artık faturaya konu malı teslim aldığının kabulü gerektiği, malı teslim aldığı kabul edilen davalının ise teslimin gerçekleşmediğini ya da satış bedelini ödediğini kesin deliller ile ispatlayamadığı, bu nedenle ilk derece mahkemesince asıl alacak yönünden davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya uygun bulunduğu" belirtilmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 17/05/2023 tarih ve 2022/2715 esas, 2023/1877 karar sayılı kararında, faturanın süresinden sonra iade edildiği, davalının kayıtlarında bedelinin ödendiğine ilişkin bir kaydın yer almadığı, davalı taraf hizmeti almadığını iddia etmekte ise de süresi içerisinde faturaya itiraz etmediği, artık mal veya hizmetin teslim edilmediğin ispat yükünün davalıda olduğu ve bu faturanın ödendiğinin davalı tarafından ispatı gerekir ise de herhangi bir ödeme belgesinin sunulmadığı, davalının iddiasınının ispatlanamadığı belirtilmiştir.
Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davacı şirketin ticari defterlerini asıl dava yönünden inceleyen SMMM bilirkişi Sinan Duman tarafından düzenlenen 17/06/2023 tarihli bilirkişi raporunda, davaya konu edilen 01/03/2021 tarihli 55.420,88 TL, 39.767,00 TL ve 38.292,00 TL tutarlı faturaların ticari defterlere davalı şirkete borç olarak kaydedilmiş olduğu, 31/12/2021 tarihli yevmiye kaydı ile söz konusu faturalardan kaynaklanan alacağın banka kaydı ile tahsil edildiği ve yılsonu itibariyle davalı şirketten alacaklı gözükmediği şeklinde kaydın yer aldığı, asıl dava yönünden davalı şirketin 2021 yılı ticari defterlerinin incelenmesinde, davalı şirketçe düzenlenmiş 01/03/2021 tarihli 55.420,88 TL, 39.767,00 TL ve 38.292,00 TL tutarlı faturaların ticari defterlere davacıya alacak olarak kayda alınmış olduğu, anılan faturalardan kaynaklanan borca mahsuben Albaraka Türk 2080048 seri numaralı çekle 50.000,00 TL ödenmiş olduğu ve anılan faturalar nedeniyle 31/12/2021 tarihi itibariyle 83.479,88 TL borçlu gözüktüğü, birleşen dava yönünden davalı şirketin 2021 yılı ticari defterlerinin incelenmesinde, davacı şirketin takibe ve davaya konu ettiği 39.999,80 TL tutarlı faturanın ticari defterlere davacıya alacak olarak kayda alınmış olduğu, anılan faturalardan kaynaklanan borca mahsuben Vakıfbank 0045111 numaralı çekle 40.000,00 TL ödeme yapılmış olduğu ve davacı şirketin takibe konu ettiği anılan fatura nedeniyle davalı şirketten alacağının olmadığı, sonuç itibarı ile asıl davaya konu 3 adet, birleşen davaya konu 1 adet faturanın her iki tarafın ticari defter ve belgelerine kayıtlı olması, davalı tarafından faturalara itiraz edilmemesi ve iade faturası düzenlenmemesi nedeni ile kiralama hizmetinin tam veya gereği gibi yerine getirilmediğinin ispat yükünün davalıda olduğu, ancak bu hususun davalı tarafından ispat edilemediği, ancak davalının defter ve kayıtlarında göre asıl davada toplam 133.479,88 TL 3 adet fatura bedelinin 50.000,00 TL'sinin Albaraka Türk 2080048 seri numaralı çekle ödenmiş olduğundan davacının 83.479,88 TL bakiye alacağının bulunduğu, birleşen davada ise 39.999,80 TL fatura bedelinin Vakıfbank 0045111 numaralı çekle 40.000,00 TL olarak ödenmesi nedeni ile davalının davacıya borcunun bulunmadığı anlaşıldığından aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A) Mahkememizin 2023/63 esas sayılı asıl davasında;
A1) Davanın kısmen kabulü ile, davalı borçlunun (kapatılan) ... 7. İcra Müdürlüğünün 2021/9653 esas (yeni ... 7. Genel İcra Müdürlüğünün 2023/196213 esas) sayılı icra takibine yaptığı 17/08/2021 tarihli İTİRAZININ 83.479,88 TL'lik bölümünün İPTALİ ile takibin 83.479,88 TL asıl alacak yönünden DEVAMINA, takipten sonra asıl alacağa yıllık %16,75 oranını geçmemek üzere 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesinde belirtilen şekilde değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
A2) İİK'nun 67/2. maddesi uyarınca davalı borçlunun itirazının haksız olduğu anlaşıldığından, alacağın borçlu tarafından bilinebilir ve hesaplanabilir olduğu da gözetilerek iki tarafın durumuna ve davanın tahammülüne göre, itirazının iptaline karar verilen takibe konu asıl alacak miktarı olan 83.479,88 TL üzerinden %20 oranında hesaplanan 16.695,97 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
A3) İİK'nun 67/2. maddesi uyarınca davacı alacaklının takipte kısmen haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığından, takibe konu asıl alacak miktarının reddedilen bölümü olan 50.000,00 TL üzerinden %20 oranında hesaplanan 10.000,00 TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
A4) Kabul edilen 83.479,88 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 5.702,51 TL karar ve ilam harcından 2.279,51 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 3.423,00 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
A5) Davacı tarafından yatırılan 37,00 TL başvuru harcı, 2.279,51 TL peşin harç olmak üzere toplam 2.316,51 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
A6) Davalının karşıladığı 160,00 TL tebligat giderinden ibaret yargılama giderinin, red / talep oranına göre hesaplanan 59,93 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, geri kalan 100,07 TL yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
A7) 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 494,46 TL'sinin davacıdan, 825,54 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
A8) Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 83.479,88 TL üzerinden takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
A9) Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 50.000,00 TL üzerinden takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
B) Birleşen ... 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/885 esas sayılı davasında;
B1) Davanın (itirazın iptali talebinin) reddine,
B2) İİK'nun 67/2. maddesi uyarınca davacı alacaklının takipte haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığından, takibe konu asıl alacak miktarı olan 39.999,80 TL üzerinden %20 oranında hesaplanan 7.999,96 TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
B3) Alınması gereken 427,60 TL maktu harcın, 683,10 TL peşin harçtan düşümü ile artan 255,50 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana geri verilmesine,
B4) Davalının karşıladığı 150,00 TL yazışma giderinden ibaret yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
B5) 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
B6) Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 39.999,80 TL üzerinden takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
C1)Davacının asıl ve birleşen davalarda karşıladığı 104,75 TL tebligat gideri, 204,00 TL yazışma gideri, 4.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.808,75 TL yargılama giderinin, asıl ve birleşen davaların talep oranlarına göre asıl dava için hesaplanan 3.367,72 TL'nin, kabul/talep oranına göre 2.106,21 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan 1.261,51 TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, birleşen dava için hesaplanan 1.441,03 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
C2)Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine ya da bulunmadığı takdirde Asliye Hukuk Mahkemesine dilekçe verilmesi sureti ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/12/2024
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.