mahkeme 2022/674 E. 2024/302 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/674

Karar No

2024/302

Karar Tarihi

21 Mayıs 2024

T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2022/627 Esas - 2024/266
T.C.
...
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/627 Esas
KARAR NO : 2024/266
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
.
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/09/2022
KARAR TARİHİ : 03/05/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 31/05/2024
Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının yüklenici olduğu iki farklı işte müvekkili şirketin alt yüklenici olarak iş yaptığını,
müvekkil ile davalı/borçlu şirket arasında sözleşmeler imzalandığını, işbu sözleşme konusu imalat
tutarlarının, şantiye imalatına göre belirlenen aylık hakedişlerle müvekkile ödenmesi gerektiğini, davalı ile imzalanan hakediş raporları sonucunda müvekkil şirketçe faturalar kesilmiş olup,
işlerden doğan alacaklar ve borçlar, borçlu/davalı şirket için açılan cari hesaba aktarıldığını,
müvekkil şirketin icra takibinin başlatıldığı tarih itibari ile 198.645,50-TL alacak bakiyesi gösteren cari hesap alacağının ödenmesini iyiniyetli olarak beklediğini, defalarca talepte bulunmasına rağmen anılı borcun borçlu tarafından ödenmeyeceğini anlayınca icra takibine konu edildiğini,
davalı borçlunun borca itirazları haksız ve kötü niyetli ve borcu geciktirmeye yönelik olduğunu, davalı şirketin kendisine teslim edilen hiçbir faturaya itiraz etmediğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmeye göre müvekkil şirketin üstlendiği işleri yapması sonucunda hakediş raporları oluşturulduğunu ve bu hakediş raporlarına göre müvekkil, davalı şirkete faturalar kestiğini, işbu faturalara davalı şirket tarafından TTK m. 21/2 gereği 8 gün içerisinde hiçbir itirazda bulunulmadığını ve itirazsız kabul edildiğini belirterek davalı borçlunun icra takibine itirazının iptali ile alacağın belirli ve likit olduğu gözetilerek icra inkar
tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının tacir olup olmadığı dahi belli olmadığını, bu sebeple açılmış olunan davada iş bölümü itirazlarının olduğunu, davacı tacir olmadığından ticari defterinin de bulunmadığını, olan defterlerin de delil hükmü bulunmadığını, davacının teslime yarar evrak da sunamadığını, açılmış olunan iş bu davanın reddi gerektiğini, işbu uyuşmazlığın çözümünde öncelikle iddiaya konu
faturaların konusunun ve tesliminin eksiksiz ve kusursuz ifa edildiğinin ispat külfetinin davacıya
ait olduğunu, faturaların ve faturada bahsi geçen mal ve/veya hizmetlerin ifasına/teslimine dair dava dilekçesi ekinde taraflarına herhangi bir belge sunulmadığını bu tip bir belge dosyaya girmiş ise ve teslim alan kısmında bir imza ya da kayıt var ise de bu kişinin müvekkil şirkette çalışıp çalışmadığının ve imza /mal teslimi yetkisi olup olmadığının tetkikini talep ettiklerini, dava dilekçesine ekli fotokopi niteliğinden öte gidemeyen tek taraflı olarak hazırlanıp sunulan, delil niteliği taşımayan belgelere itibar edilemeyeceğini, sunulan fotokopi niteliğindeki belgeleri ve içeriklerini kabul etmediklerini, görüntülerde yasal olarak müvekkil şirketi temsile yetkili kişilerin imzasının dahi bulunmadığının düşünüldüğünü, tek taraflı düzenlenen delil niteliği dahi taşımayan bu belgelerin
yazılı delil niteliğinde olmadığı açıkken bunlara itibar edilerek davanın ve taleplerin kabulü yoluna
gidilmesi hukuken mümkün olmadığını,
davacının öncelikli ispat konusunun eksiksiz teslim olduğunu ve davacının teslimi sunduğu belge ve
beyanlarla iddiasını ispatlayamadığını, ne ticari defterler ne de BA-BS formları tek
başlarına alacağın varlığı hususunda kesin delil olarak nitelendirilemeyeceğini, bu formlar ile
ticari defter ve faturaların alım satım tutarını ve belge adedini yansıtmakta ise de sadece bu
belgeler ile ihtilaf ispat edilmiş sayılamayacağını, fatura konusu mallara ilişkin yapılan
ödemelerin, cari hesap mutabakatının, makbuz yada banka dekontuna bakılarak doğru bir borç
ve alacak ilişkisinin belirlenmesi ve net tutarlarında bu inceleme ile tespit edilebilecek olması,
ayrıca satılan malın teslimi için irsaliye düzenlenip düzenlenmediğinin ve malın ve faturanın kime hangi tarihte teslim edildiğinin, teslim alanın teslim alma yetkisinin de tespitinin gerekli olduğunu, davacının bu yönleri ispatlar bir delil sunabilmiş olmadığından ispatlanamamış davanın reddi gerektiğini belirterek, davacı tarafından faturaya dayandırılan mal ve hizmetlerin verildiğinin davacı tarafından kanıtlanmasının ardından bilirkişi incelemesi ile varsa borç bakiyesinin belirlenmesine, davacı hakkında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, neticeten haksız açılan davanın reddi ve itirazımızın kabulü ile takibin iptaline karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı (kapatılan) ... 4. İcra Dairesi'nin (yeni ... 7. Genel İcra Dairesi'nin) 2022/9182 esas sayılı takip dosyası , tarafların ticari defter ve belgeleri ile Ba-Bs formları, taraflar arasındaki sözleşmeler ve faturalar, bilirkişi raporları ve ek raporu, dava dosyasında bulunan diğer deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davacı alacaklının cari hesap alacağının tahsili amacı ile başlattığı (kapatılan) ... 4. İcra Dairesi'nin (yeni ... 7. Genel İcra Dairesi'nin) 2022/9182 esas sayılı ilamsız icra takibine davalı borçlunun yaptığı itirazın iptali ve tazminata hükmedilmesi istemine ilişkindir.
İİK'nun ilamsız icra takibinin düzenlendiği 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz müddetinde değilse alacaklının talebi üzerine icra memuru takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder. Borçlu, borcun yalnız bir kısmına itirazda bulunmuşsa takibe, kabul ettiği miktar için devam olunur." 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemeleri yer almaktadır.
Bu hükümler çerçevesinde dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davacı alacaklının 198.645,50 TL asıl alacağın (bakiye cari hesap alacağının) tahsili amacı ile (kapatılan) ... 4. İcra Dairesi'nin (yeni ... 7. Genel İcra Dairesi'nin) 2022/9182 esas sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine ilamsız icra takibine başladığı, örnek 7 ödeme emrinin borçluya 05/06/2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin İİK'nun 62/1. maddesinde düzenlenen yedi günlük süresi içerisinde öğrenme ile 31/05/2022 tarihinde icra dairesine başvurarak, tarafları ve borç miktarı icra dosyası ile aynı olan ... 26. İcra Müdürlüğünün 2021/7301 esas sayılı dosyasına da taraflarınca itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, bu nedenle derdestlik itirazında bulunduklarını, işbu icra takibinde ise asıl alacağa ve ferilerine itiraz ettiğini beyanla icra takibine itiraz ettiği, İİK'nun 66/1. maddesi gereğince itiraz üzerine icra takibinin durduğu, davacı alacaklının İİK'nun 67/1. maddesinde gösterilen bir senelik süre içerisinde 20/09/2022 tarihinde davalı borçlunun itirazının iptali için bu davayı açtığı görülmektedir.
Tarafların gösterdiği delillerin toplanmasından sonra bilirkişi incelemesine başvurulmuş, 22/03/2023 tarihli talimat ile alınan bilirkişi raporunda, davacı ...’nin incelenen 2019-2020 takvim yıllarına ait ticari defterlerinin
sahibi lehine delil olma vasfına haiz olduğu,
davacı 2019 yılında defter beyan sistemine tabi olduğundan ödeme ve tahsilat kayıtlarının yapılamadığı, 2019 yılında davacı şirkete kesilen faturaların sisteme kaydedildiği, incelenen 2020 yılına ait resmi defter ve belgelerinde, davalı Sosyal Teknoloji İnşaat Tic. Ltd. Şti. 120 Hesap Kodu ile Alıcılar hesabında hareket gördüğü, kesilen faturalar ve yapılan tahsilatlar sonrası 2020 yılı sonu ve icra takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 569.554,70 TL alacaklı göründüğü, davacının takip ve dava konusu yaptığı 198.645,50 TL tutar dikkate alındığında farkın sebebinin, davalı tarafından yapılmış muhtemel ödemelerin davacı tarafından kayıtlanmaması olabileceği, davalı şirketçe davacıya yapılmış ve davalı tarafından kayıtlanmayan ödemelerin tespiti ile borç/alacak bakiyesi durumunun, davacı şirket ticari defterlerinin incelenmesi
neticesinde iş bu raporumuzda ki tespitlerimizle karşılaştırılarak netleştirilebileceği belirtilmiştir.
26/10/2023 tarihli bilirkişi raporunda, davacı defter kayıtlarının talimatla İncelenmesi sonucunda;
A) Davacı Tarafından 2019 yılında davalı adına KDV dahil 1.874.884,58 TL’sı tutarında 6 adet
fatura düzenlendiği, defterlerde davalının herhangi bir ödeme kaydının olmadığı,
B) 2020 yılında Davalı adına KDV dahil toplam 569.554,70 TL’sı tutarında 4 adet fatura
düzenlendiği, davalı tarafından toplam 200.000,00 TL sı ödeme yapıldığı,
C) 2020 yıl sonu itibariyle 120 Nolu hesap borç bakiyesinin (davacının alacağı) 569.554,70 TL’sı
olduğunun kayıtlı olduğu,
D) Davacı defter kayıtlarının (2019 yılındaki defter kayıt yöntemi yanı sıra 2020 yılındaki ödeme
bilgileri eksikliği ve buna bağlı olarak hesaplanan yıl sonu hesap bakiyesinin) taraflar arasındaki dava konusu 198.645,50 TL’sı ticari alacağın varlığını ve miktarını açıklamaya yeterli
olmadığı,
Davacı defter kayıtlarının incelenmesi sonucunda;
A) Davalı şirketin dava konusu işlemlerinin olduğu 2019 yıl ve 2020 larına ait ticari defterlerinin 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 64. Maddesinin 3. Fıkrası, 66. Maddesinin 2. Fıkrası madde hükümleri gereği noter açılış kapanış tasdik ve usulüne uygun olarak süresinde yaptırıldığı, diğer Kebir ve Envanter defterlerinde kapanış onaylarının zorunlu olmadığından aranmayacağı, defter kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu ve birbirini teyit ettiği,
B) Davacı tarafından düzenlenen 2019 yılında KDV dahil 1.874.884,58 TL’sı tutarında 6 adet fatura
ile 2020 yılında KDV dahil toplam 569.554,70 TL’sı tutarında 4 adet faturanın davalı defter
kayıtlarında 320.M001 Nolu Satıcılar hesabına kaydedildiği,
C) Dava ve takip tarihi itibariyle davalının davacıdan 22.328,00 TL’sı hesap bakiyesi alacağının
bulunduğunun kayıtlı olduğu,
D) Davalı tarafından Davacı adına düzenlenen 26.10.2020 tarih ve GIB2020000000033 Nolu KDV
hariç toplam 123.000,00 TL (KDV dahil 145.140,00 TL)’sı bedelli faturanın davacı kayıtlarında yer almadığı,
E) KDV dahil 145.140,00 TL bedelli bu faturanın Davalı defterlerinde ve dava dosyasında davacıya teslim edildiğine dair bir bilgi ve belgeye rastlanmadığı,
Davacının icra ve inkâr tazminatı davalının kötü niyet tazminat istemlerinin takdirinin mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir.
29/12/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda, davacı defter kayıtları (2019 yılındaki defter kayıt yöntemi yanı sıra 2020 yılındaki ödeme bilgileri eksikliği ve buna bağlı olarak hesaplanan yıl sonu hesap bakiyesinin) taraflar arasındaki dava konusu 198.645,50 TL’sı ticari alacağın varlığını ve miktarını açıklamaya yeterli olmadığı, yani davacı defter kayıtlarının taraflar arasındaki ticari ilişkinin ödeme ve tahsilat yönünü izah etmekten yoksun olduğu;
Yani davacı defter kayıtlarının 2019 ve 2020 yılında ticari ilişkinin ödemelerine ilişkin eksik ve yetersiz olduğu, 2019 yılında davalının yapmış olduğu hiçbir ödeme bilgisi ve 2020 yılında ise 2019 dan devreden bakiye bilgisi olmadığı gibi 2020 yılına ilişkin ödeme bilgilerinin eksik olduğu, bu nedenle taraflar arasındaki ticari ilişkiyi açıklamaya yeterli olmadığı;
Davalı defter kayıtlarının ise usulüne uygun tutulduğunun ve defterlerin birbirini teyit ettiğinin tespit edildiği, davacı tarafından davalı adına düzenlenen bütün faturalar ile davalıya yapılan ödeme bilgileri de ayrıntılı olarak davalı defter kayıtlarında yer aldığı;

Bu durumda mahkemenin de kararının bu yönde olması durumunda taraflar arasındaki ticari ilişkiyi açıklamak için davalı defter kayıtlarının dikkate alınması daha yerinde olacağı;
Davalı defter kayıtlarına göre; dava ve takip tarihi itibariyle davalının davacıdan 22.328,00 TL’sı hesap bakiyesi alacağının bulunduğunun kayıtlı olduğu tespit edilmiş idi ancak, Kök raporumuzda da tespit edildiği üzere ; Davalı tarafından Davacı adına düzenlenen 26.10.2020 tarih ve GIB2020000000033 Nolu KDV hariç toplam 123.000,00 TL (KDV dahil 145.140,00 TL)’sı bedelli faturanın davacı kayıtlarında yer almamasından öte bu faturanın davacıya teslim edildiğine dair bir bilgi ve belgeye ne davalı defterlerinde ne de dava dosyasında rastlanılmadığı;
Bu durumda Mahkemenin takdirinin;
Davalı tarafından davacı adına düzenlenen KDV hariç toplam 123.000,00 TL (KDV dahil 145.140,00 TL)’sı bedelli bu faturanın davacı teslim edildiği yönünde olması durumunda davalının davacıdan davalı defter bakiye alacağı 22.328,00 TL’sı olduğu,
Davalı tarafından davacı adına düzenlenen KDV hariç toplam 123.000,00 TL (KDV dahil 145.140,00 TL)’sı bedelli bu faturanın davacı teslim edilmediği yönünde olması durumunda yine davalı defter kayıtları dikkate alınmak suretiyle davalının davacıya olan borcunun (145.140,00- 22.328,00 =) 122.812,00 TL olacağı sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.

Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, mahkememizce dosya kapsamına uygun, ayrıntılı ve gerekçeli görülerek benimsenen 29/12/2023 tarihli bilirkişi ek raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı defter kayıtlarının (2019 yılındaki defter kayıt yöntemi yanı sıra 2020 yılındaki ödeme bilgileri eksikliği ve buna bağlı olarak hesaplanan yıl sonu hesap bakiyesinin) taraflar arasındaki dava konusu 198.645,50 TL’sı ticari alacağın varlığını ve miktarını ispata yeterli olmadığı; davacı defter kayıtlarının 2019 ve 2020 yılında ticari ilişkinin ödemelerine ilişkin eksik ve yetersiz olduğu, 2019 yılında davalının yapmış olduğu hiçbir ödeme bilgisi ve 2020 yılında ise 2019 dan devreden bakiye bilgisi olmadığı gibi 2020 yılına ilişkin ödeme bilgilerinin eksik olduğu, bu nedenle icra takibine konu alacağı ispata yeterli olmadığı; davalı defter kayıtlarının ise usulüne uygun tutulduğu ve defterlerin birbirini teyit ettiğinin tespit edildiği, davacı tarafından davalı adına düzenlenen bütün faturalar ile davalıya yapılan ödeme bilgileri de ayrıntılı olarak davalı defter kayıtlarında yer aldığı, bu durumda davada davalı defter kayıtlarının davacı lehine delil niteliğininde olduğu, davalı defter kayıtlarına göre ise, 26/10/2023 tarihli bilirkişi kök raporunda dava ve takip tarihi itibariyle davalının davacıdan 22.328,00 TL’sı hesap bakiyesi alacağının bulunduğunun kayıtlı olduğunun tespit edildiği belirtilmiş ise de, kök raporda tespit edildiği üzere, davalı tarafından davacı adına düzenlenen 26/10/2020 tarih ve GIB2020000000033 Nolu KDV hariç toplam 123.000,00 TL (KDV dahil 145.140,00 TL) bedelli faturanın davacı kayıtlarında yer almaması yanında bu faturanın davacıya teslim edildiğine dair davalı defterlerinde ve dava dosyasında bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, davalı tarafından davacı adına düzenlenen KDV hariç toplam 123.000,00 TL (KDV dahil 145.140,00 TL) bedelli bu faturanın davacı tarafından davalıya gönderilmediği, bu durumunda davalı defter kayıtlarına göre davalının davacıya olan cari hesap borcunun 145.140,00- 22.328,00 = 122.812,00 TL olduğu anlaşıldığından aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen kabulü ile, davalı borçlunun (kapatılan) ... 4. İcra Müdürlüğünün (yeni ... 7. Genel İcra Müdürlüğünün) 2022/9182 esas sayılı icra takibine yaptığı 31/05/2022 tarihli İTİRAZININ 122.812,00 TL'lik bölümünün İPTALİ ile takibin 122.812,00 TL asıl alacak yönünden DEVAMINA, takipten sonra asıl alacağa 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesinde belirtilen şekilde değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin itirazın iptali talebinin reddine,
2-İİK'nun 67/2. maddesi uyarınca davalı borçlunun itirazının haksız olduğu anlaşıldığından, alacağın borçlu tarafından bilinebilir ve hesaplanabilir olduğu da gözetilerek iki tarafın durumuna ve davanın tahammülüne göre, itirazının iptaline karar verilen takibe konu asıl alacak miktarı olan 122.812,00 TL üzerinden %20 oranında hesaplanan 24.562,4‬0 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3-Kabul edilen 122.812,00 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 8.389,29 TL karar ve ilam harcından 2.399,14 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 5.990,15 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

4-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvuru harcı, 2.399,14 TL peşin harç olmak üzere toplam 2.479,84 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacının karşıladığı 266,50 TL tebligat gideri, 4.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.266,50 TL yargılama giderinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 2.637,75 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan 1.628,75 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 595,53 TL'sinin davacıdan, 964,47 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 122.812,00 TL üzerinden takdir edilen 19.649,92 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 75.833,50 TL üzerinden takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,

Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine ya da bulunmadığı takdirde Asliye Hukuk Mahkemesine dilekçe verilmesi sureti ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/05/2024
Katip ... Hakim ...
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim