mahkeme 2021/740 E. 2024/306 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/740

Karar No

2024/306

Karar Tarihi

21 Mayıs 2024

T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/740 Esas - 2024/306
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
...
ON İKİNCİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
K A R A R

ESAS NO : 2021/740
KARAR NO : 2024/306

DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/12/2021
KARAR TARİHİ : 21/05/2024
G. KARAR YAZIM TARİHİ : 14/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri ... Camc Engineering Co. Ltd. Merkezi Çin Halk Cumhuriyeti olan şirketin ... Merkez Şubesi ile IC İçtaş İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin, " Tuz Gölü Yeraltı Doğal Gaz Depolama Tesisi" (“Santral”) için tasarım, tedarik ve montaj çalışmalarını birlikte yürütmek üzere anlaştıkları ve 25 Mart 2019 tarihinde ... Camc Engineering Co.Ltd. - IC İçtaş İnşaat San. ve Tic. A.Ş. nin Adi Ortaklığını kurduklarını, müvekkilinin 16/04/2020 tarihli ve 20-022 sayılı Sipariş Formu ve 20/04/2020 tarihli ve 20-022-1 sayılı Sipariş Formu ile davalı Skala Teknik Mühendislik Enerji Makina Tasarım Yazılım Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden (“Skala Teknik”) boru ve boru bağlantı ekipmanlarını sipariş ettiklerini, sipariş formları üzerinde yer alan hükümlerde, müvekkili Adi Ortaklık'a Ekipman'ın tesliminde gecikilen her gün için toplam sipariş bedelinin %0,33 ü oranında cezai şart ödeneceğinin açıkça kararlaştırıldığını, söz konusu ekipmanın, müvekkili Adi Ortaklık'ın tüm uyarılarına rağmen Skala Teknik tarafından mutabık kalınan teslim tarihleri 15 Temmuz 2020 ve 29 Haziran 2020 da teslim edilmediğini, 27 Ağustos 2020 tarihinde Skala Teknik'e gönderilen yazıda, bütün yasal hakları saklı tutularak, ekipmanların sipariş formu hüküm ve koşullarında göre zamanında teslim edilmediği, daha fazla gecikmenin önlenmesi adına Skala Teknik tarafından tüm aksiyonların alınması ve teslim tarihleri hakkında müvekkili Adi Ortaklık'ın bilgilendirilmesinin istendiği, söz konusu yazı üzerine Skala Teknik tarafından gönderilen 28.08.2020 tarihli yazıda söz konusu gecikmenin gerek geç aksiyonlarda, gerek de çalışılan imalatçı firmadan kaynaklandığının açıkça kabul edildiği ve birtakım aksiyonlar alınacağı belirtildiği, ancak gelinen noktada söz konusu ekipmanların liman/tren garına varışı Skala Teknik tarafından sipariş formlarında taahhüt edilen tarihlerden çok sonra ve en son 17.10.2020 tarihlerinde gerçekleştiğini, 6 konteynerlik tren taşımasına konu ekipman DSV (tren acentesi) firması tarafından 21/09/2020 tarihinde gerçekleştirildiğini, ekipmanların Köseköy/ İzmit tren garına akşam varış yaptığı tren acentesi tarafından Skala Teknik'e bildirildiği, Skala Teknik bu gecikmedeki kusurunu yazılı olarak kabul etmek suretiyle bildirdiğini ve bu bildirim sonrası da 20-022 sayılı sipariş formu ile sipariş edilen mallar bakımından 94 günlük bir gecikme yaşandığını, söz konusu gecikme nedeni ile sipariş formunda yer alan günlük gecikme cezası üzerinden toplamda 62.283,20 Amerikan Doları gecikme cezası tahakkuk ettiğini, 20-022-1 sayılı sipariş formu ile sipariş edilen mallar bakımından ise 110 gün gecikme söz konusu olup söz konusu gecikme nedeniyle sipariş formunda yer alan gecikme cezası oranı üzerinden 83.490 Amerikan doları olmak üzere toplamda 145.773,10 Amerikan Doları tahakkuk ettirildiğini, tahakkuk ettirilen gecikme cezası ve maruz kalınan maliyet, Skala Teknik'e Sultanhanı Noterliği'nin 17/12/2020 tarihli ve 000498 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bildirilerek talep edildiği, Skala Teknik tarafından bu ihtarnameye hiçbir surette cevap verilmediği belirterek, ekipmanların geç teslim edilmiş olmaları nedeniyle sözleşme uyarınca tahakkuk eden 145.773,10 Amerikan doları tutarındaki cezai şartın(cevaba cevap dilekçesiyle) yasal faiziyle tahsilini, yine Çin’den gelen ekipmanların bir kısmının bulunduğu ve brandalarının mühürsüz olduğu bu durumun liman işletmesinin 18.10.2020 tarihli tutanağı ile kayıt altına alındığı gibi bir kısım boru ve ekipmannı kullanım aşamasında iş veren yetkilileri tarafından çekilen filim/ uygunsuzluk raporlarından ayıplı olduğunun anlaşılması üzerine karşı tarafa e maili olarak durumun bilidirildiği ve işin yürümesi için üçüncü kişi firmalarada yeni mal alınması gerektiğinden gerek üçüncü kişide mal alımı nedeniyle gerekse kusursuz dava konusu satış dışındaki üçüncü kişide alınan ekipmanı kaynak sonrası birleştirilmesi nedeniyle artık kullanılamaz hale gelen malzeme nedeniyle ödenen bedeller ile iş kaybı zararı vs zararlarının doğduğunu ve TBK nun 227. Maddesi gereğince alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkına düzenlendiği ve bu hakka dayanılarak TBK'nun 112. Maddesi uyarınca, borcu gereği gibi ifa etmeyen borçludan ayıplı ekipmanlar dolayısıyla uğranılan zararlarının ayıplı ekipmanların satış bedeli, iş
gücü kaybı ve ayıplı ekipmanlar yerine tedarik edilen diğer malzemelerin fatura bedelleri
olan müspet zararlarının HMK'nun 107. Maddesi uyarınca belirsiz alacak olarak ve fazlaya ilişkin haklarının saklı tutarak şimdilik 1.000,00 Amerikan Dolarının işleyecek yasal faiz ile birlikte, bu miktarı aşan zararın ise mahkemece tespiti ve talep artırımının akabinde davalıdan tahsili ile müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacılar vekili 29/04/2024 tarihli ıslah / bedel arttırım dilekçesiyle; dava dilekçesinde direkt ve endirek kusurlu ekipman yönünden zararın 1000 Amerikan doları olarak belirsiz alacak şeklinde talep edildiğinin, bilirkişi raporunda zararın 319.517,80 American doları olarak tespit edildiğinden zararın 318.517,80 American Doları daha arttırılarak, 319.517,80 American dolarının arabuluculuk tarihinden itibaren 3095 saylı kanunu 4/a maddesi uyarınca işleyecek faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davacının ayıplı ekipman iddiasına dayalı müspet zarara ilişkin taleplerinin belirsiz alacak olarak dava edilemeyeceğini, taraflar arasında yazılı, geçerli ve uygulanabilir bir sözleşmenin bulunmadığını, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin davacı tarafın sipariş fişinde liste halinde bildirdiği malzemelerin satışından ibaret olduğunu, davacılardan IC İçtaş İnş. San. ve Tic. A.Ş. adına imal ve ithal edilen dava konusu malzemelerin, sipariş fişinde belirtildiği üzere "CIF İSTANBUL" kaydıyla İstanbul gümrük teslimli olarak satış işleminin gerçekleştirildiğini, gümrükte dava konusu malzemelerin davacı şirket tarafından ihtirazi kayıtsız olarak teslim alındığını, bu andan itibaren müvekkil şirketin sorumluluğu sona erdiğini, aksine müvekkiline sorumluluk yüklenen bir sözleşmenin bulunmadığını, müvekkilinin, siparişleri davacı ithalatçı firmanın belirlediği şekilde ve zamanında davacı ithalatçıya teslim ettiğini, davacının gecikme tazminatı talebinin yazılı bir dayanağının bulunmadığını, davacı şirketlerin ihalesini aldığı Tuz Gölü Yeraltı Doğal Gaz Depolama Tesisi (“Santral”) Tasarım, Tedarik ve Montaj İşi ile ilgili müvekkilinin hukuki hiç bir bağı ve sorumluluğunun olmadığını, müvekkilinin sorumluluğunun davacı tarafın sipariş fişinde bildirdiği malzemelerin satış ve tesliminden ibaret olduğunu, davacı İçtaş şirketinin bizzat imalatları Çin Halk Cumhuriyeti'nde test ettirdiğini, davacının TTK' nun 23/c maddesi uyarınca süresinde ayıp ihtarında bulunmadığını ve başvuru hakkını yitirdiğini, dava öncesi aldırılan tespit bilirkişi raporunun hatalı ve yanlış olduğunu, alınan raporu kabul etmediklerini, davacı tarafın cezai şart/gecikme tazminatı talebinin; öncelikle taraflar arasında geçerli uygulanabilir bir sözleşme bulunmadığından davacı tarafın talebinin hukuki dayanağının olmaması nedeni ile ayrıca gecikme iddiasının gerçeği yansıtmadığını, mevcut teslim tarihinin davacının peşinat ödeme tarihi ve talepleri doğrultusunda gerçekleştiğinden müvekkil şirkete herhangi bir kusur atfedilemeyeceğini ileri sürerek davanın reddini, ayıplı malzemeler nedeniyle de, öncelikle TTK'nun 18/3 maddesinde öngörülen vasıtalarla ve TTK'nun 23/c maddesinde düzenlenen 2 ve 8 günlük yasal ihbar süresinde ayıp ihbarında bulunmadığından davanın reddine, aksi halde ise ayıp iddiasında müvekkili şirketin kusurunun ispat edilememesi, davacının zararı ile taraflar arasındaki ticari satış arasında illiyet bağın bulunmaması nedeniyle reddine karar verilmesini talep ve cevap etmiştir.
DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, menkul satış sözleşmesinden kaynaklı, geç teslim nedeniyle gecikme cezası ve gizli ayıplı teslim nedeniyle TTK 'nun 112. maddesi kapsamında müspet zarar tazmini istemine ilişkindir.
Davacılar vekili delil olarak; 25/03/2019 tarihli adi ortaklık sözleşmesine, 16/04/2020 tarihli ve 20-022 sayılı sipariş formuna, 20/04/2020 tarih ve 20-022-1 sayılı sipariş formuna, e-mail yazışmalarına, limana varışı gösterir varış ihbarlarına, Sultanhanı Noterliği'nin 17/12/2020 tarih ve 00 0498 yevmiye sayılı ihtarnamesine, Aksaray 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/7 Değişik İş Esasa ve 2021/8 karar sayılı dosyasında alınan bilirkişi heyet raporuna, şartnameye, 15/07/2020 tarihli NCR-042 uygunsuzluk raporuna ve 01/06/2021 tarihinde kalite güvence mühendisi Merve Şener tarafından gönderilen e-maile, 12/11/2020 tarihli NCR-066 sayılı uygunsuzluk raporuna ve 01/06/2020 tarihinde kalite güvence mühendisi Merve Şener tarafından gönderilen e-maile...... Uygunsuzluk raporlarına ve kalite güvence mühendisinin gönderdiği e maillere, ödeme dekontlarına, ... Çelik Boru San. A.Ş. Tarafından kesilen faturaya, Mazlum Mangtay Boru tarafından kesinlen faturalara, Gürgen İnşaat... tarafından kesinlen faturaya, taraflar arasındaki yazışmalara, faturalara, tarafların ticari defter kayıtlarına, bilirkişi, tanık, isticvap, keşif ve yemine, davalı vekili ise; gümrük ve ithalat belgelerine, gümrük müdürlüğünden celp edilecek bilgi belgelere, müvekkiline ait ticari defter ve kayıtlara, cari hesap ekstrelerine, ödeme belgelerine, davacının taraf olduğu ihaleye ilişkin hakkediş raporlarına, teknik şartname , bilirkişi incelemesi ve yemine dayanılmıştır.
Davacılardan ... Camc Engineering Co. Ltd. Merkezi Çin Halk Cumhuriyetinde bulunan ve ... da Merkez Şubesi olan yabancı şirketi olduğu gibi Türkiye devleti ile Çin Devleti arasında 5718 sayılı MÖHUK 48. Maddesi kapsamında yabancılık teminatında muafiyete ilişkin adli yardım konusunda sözleşme olduğundan yabancılık teminatı alınmamıştır.
Yine davacı tarafından TTK nun 5/A maddesinde belirtilen zorunlu arabuluculuğa başvurulduğu ve anlaşamamaya dair son tutanağın sunulduğu görülmüştür. Ayrıca davacılar arasında 25/03/2019 tarihli düzenlenen adi ortaklığın, Tuzgölü Yeraltı Doğalgaz Depolama Tesisi Tasarım, Tedarik ve Montaj çalışmaları için oluşturulmuş, sözleşmenin 10. Maddesinde Türkiye Cumhuriyeti yasaları ve Türkiye Cumhuriyeti ... Mahkemelerinin yetkili kılındığı anlaşılmıştır.
16/04/2020 tarihli 20-022 numaralı Satın Alma Emri /Sipariş formunda: satıcının Skala Teknik, alıcının ...... Ltd.-İC İctaş İnş. San. ve Tic. Adi ortaklığı olduğu ve liste halinde sıralanan boru bağlantı elemanlarının, adet, miktar ve niteliklerinin yer aldığı, toplam satış bedelinin KDV hariç 200.784,00 USD olduğu, teslimat tarihinin İstanbul/TÜRKİYE ve 15/07/2020 tarihi olduğu, yine garanti geçerlilik süresinin 3 yıl 1 ay olduğu, günlük gecikme cezasının sözleşme bedelinin %0,33 ü ve üst sınırının sözleme bedelinin %10 'uyla sınırlı olduğu, sözleşmenin yürürlük tarihinin imzalanma tarihi olduğu, yine 20/04/2020 tarihli 20-022-1 numaralı Satın Alma Emri/Sipariş formun da; aynı şekilde boru alımına ilişkin olduğu, boruların vasıfları, miktarları, birim fiyatlarının belirtildiği, toplam fiyatın KDV hariç 230.000,00USD ve teslim takviminin 15/07/2020 İstanbul/TÜRKİYE olduğu, yine aynı şekilde garanti geçerlilik süresinin 3 yıl 1 ay olduğu, günlük gecikme zararının sözleşme bedelinin %0,33'ü ve maktu zarar ve ziyan üst sınırının sözleşme bedelinin %10'uyla sınırlandırıldığı, sipariş tarihinin satın alma emrinin imzalandığı tarihte geçerli olduğunun belirtildiği, bu haliyle Sipariş formlarının menkul satış sözleşmesi niteliğinde olduğu anlaşılmıştır.
Söz konusu sipariş formlarına konu davalı firma tarafından satışı yapılan malzeme için
8 adet toplam 3.325.983,72 TL (430.784,00 USD) bedelli fatura düzenlendiği, ve banka havalesiyle toplam 3.325.983,72 TL (430.784,00 USD) olarak
ödeme yapıldığı, görülmüştür.
Davacılar adi ortaklığı tarafından Skala Teknik'e gönderilen 27 Ağustos 2020 tarihli yazıda; bütün yasal hakları saklı tutularak, ekipmanların sipariş formu hüküm ve koşullarına göre zamanında teslim edilmediği, daha fazla gecikmenin önlenmesi adına Skala Teknik tarafından tüm aksiyonların alınması ve teslim tarihleri hakkında Adi Ortaklık'ın bilgilendirilmesinin istendiği, iş bu yazılı uyarıya Skala Teknik tarafından gönderilen 28.08.2020 tarihli cevapla; gecikmenin gerek şirketin geç aksiyonlardan, gerekse çalışılan imalatçı firmadan kaynaklandığının kabul edildiği ve bir takım aksiyonlar alınacağı belirtilmiştir.
Davacı alıcı adi ortaklığını Sultanhanı Noterliği'nin 17/12/2020 tarih ve 000498 yevmiye numaralı davalı satıcı Skala'ya gönderilen ihtarnamesiyle; sipariş formları ile sipariş edilen ekipmanlara ilişkin olarak malların teslim tarihlerinin 15/07/2020 ve 29/06/2020 olduğu halde, teslim edilmediği ve gönderilen 27/08/2020 tarihli yazıda bütün yasal hakların saklı tutularak ekipmanların teslimi talep edilmesine karşılık, gönderilen 28/08/2020 tarihli cevabi yazıda, gecikmenin şirketinizin geç aksiyonlarından vede çalıştığınız imalatçı firmadan kaynaklandığı açıkça kabul edilmiş olup, bir takım tedbirler alınacağı belirtildiği halde, malların tesliminin 17/10/2020 tarihinde gerçekleştiği bu nedenle her iki teslimat için sözleşmeden kararlaştırılan ve tahakkuk ettirilen toplam 145.773,20 USD gecikme cezasının ve yine 144 metre borunun ekli raporda belirtilen şekilde uygun nitelikte olmaması sebebiyle kabul edilmediği ve ekli sipariş formunda görüleceği üzere başka bir firmadan sipariş edilmek zorunda kalındığı, bu nedenle 85.000,00USD ek maliyetleri ve zarar kalemleri oluştuğu belirterek ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak en geç 5 iş günü içerisinde adi ortaklığın belirtilen banka hesaplarına zararların yatırılması, aksi halde her türlü haklarının saklı tutulacağının bildirildiği ve söz konusu ihtarnamenin 20.12.2020 de tebliğ edildiği görülmüştür.
Davacı tarafından satış konusu malların imalatta kullanılması aşamasında asıl işveren firmaca çektirilen 14 adet (15/07/2020-28/05/2021 tarihleri arasında alınan) Uygunsuzluk raporlarının da süreleri içinde e-mail olarak davalı tarafa bildirildiği ve sözleşmeden belirtilen 3 yıllık garanti süresi içinde iş bu gizli ayıpların öğrenildiği ve ihbarda bulunulduğu, anlaşılmıştır.
Aksaray 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/7E. 2021/8 K. D.İŞ sayılı dosyasında, adi ortaklığın, ayıplı malzeme üzerinde inceleneme yapılarak rapor alınması talebi üzerine, Metalurji ve malzeme Mühendisi Öğretim Üyesi Bilirkişi Prof. Dr. Bilgehan Öğel, Metalurji ve Malzeme Mühendisi Uluslararası Kaynak Mühendisi Tahribatsız Muayene uzmanı Dr. Koray Yurtışık ve İnşaat Mühendisi Tahir Erdem Öztürk ten oluşan heyettin, Aksaray ili, Sultanhanı ilçesinde bulunan BOTAŞ tesisinde ayıplı boru ve ekipmanları üzerinde 01.07.2021
tarihinde, yaptığı keşif inceleme ve tespiti sonrasında hazırladıkları 23.08.2021 tarihli delil tespit raporunda; 60” borulara ait iç ve dış yüzey kaplamalarında ve imalat
kaynaklı birleştirmelerinde kusurlu olan boruların montaj işlemine dahil edilmediği ve sahada
izole edildiği, diğer kaynaklı birleştirmelerin yüzeylerinde bulunmayan ve görsel
muayene ile tespit edilemeyecek hacimsel kusurları olan borular ve boru bağlantı elemanları
(32” dirsek) ise; bir boru tesisatını oluşturmak gerekli olan dirsek, redüksiyon, flanş gibi
bağlantı elemanları ile kaynak marifetiyle montajlandığı, sonrasında radyografik muayeneler
sırasında bu hacimsel kusurlar tespit edilebilir hale geldiği, kaynaklı birleştirmelerde radyografik muayenelerde tespit edilen hacimsel kusurlar, kusurun bulunduğu boru elemanını işlevsiz hale getirdiği gibi (direkt kusurlu eleman), kusurlu boruya kaynaklanan kusursuz bağlantı elemanlarını ve kusurlu bağlantı elemanlarının kaynaklandığı
kusursuz boruları işlevsiz hale getirdiğinin(endirekt/dolaylı kusurlu eleman) tespit edildiğini, boru kaplama ve boru birleştirme kaynağı
kusurları ve boru imalatında oluşan kaynak hatalarının olduğunun tespit edildiğini, boruların dış
yüzeylerindeki polietilen kaplama şeklinde verilen boru siparişlerinin soğuk kaplama yapılarak
teslim edildiği ve iç yüzeylerindeki epoksi kaplamalardaki kusurlar ile boruların
spiral veya düz kaynaklı birleştirme dikişlerindeki yüzeyde kusurlar tespit edildiği, boruların spiral veya düz kaynaklı birleştirme dikişlerinde ayrıca hacimsel kusurlar mevcut olduğu, hacimsel kusurların ve bu kaynaklı dikişlerin röntgen filmlerinin de heyet tarafından incelendiği ve durumun teyit edildiği, sahasında incelenen imalat kaynaklarında,
yüzeyde tespit edilebilen vede kaynaklı birleştirmenin içinde olup ancak radyografik veya
ultrasonik muayene ile tespit edilebilecek kusurların mevcut olduğu, söz konusu kusurların ekseriyetle hiçbir
uluslararası standardın tolerans tanımadığı ergime ve nüfuziyet noksanlıkları, yetersiz kaynak
dolgusu ve sıralı gözenek grupları kusurları olduğu, bu kusurların boru imalatı tamamlandığında
son kullanıcıya ulaşmadan, fabrika sahasında uygulanan ultrasonik ve radyografik
muayenelerde önceden tespit edilmiş olması, tespit edildikleri takdirde, kusurun büyüklüğüne
ve yapısına bağlı olarak ya kaynak yöntemiyle tamir edilmiş olması ya da reddedilmiş olmasının gerektiği, Nitekim davacı Adi Ortaklık’a ulaşan boru elemanlarının, EN 10204 standardı Sınıf 3.1’e
göre malzeme sertifikaları mevcut ve tahribatsız muayenelerin uygulandığının rapor edildiği, fakat bu sertifikalar ile giriş kabulleri yapılmış boru elemanlarında, tamir kaynağı uygulanmış
olduğu gözle fark edilen bölgelerine veyahut montaj kaynağı sonrasında prosedür gereği
uygulanan radyografik muayeneler neticesinde, imalat kaynaklarında ve imalat tamir
kaynaklarında kusurlar olduğunun tespit edildiğini, fakat onaylanabilir ve müşteriye iletilebilir
boru elemanlarının, kaynaklarında bu tür kusurların bulunmaması gerektiği, belirtilmiştir. Yine Tuz Gölü Yeraltı Doğal GazDepolama Tesisi sahasında karşılaşılan kaplama ve kaynaklı birleştirmelerde kusurlarının tüm uluslararası standartların dışında olduğunu, kaynaklı birleştirmelerde radyografig muayenelerde tespit edilen hacimsel kusurların bulunduğu, bunun boru elemanını işlevsiz hale getirdiğini, imalatçı sertifikalara göre kabulü gerçekleşmiş bu direkt kusurlu ekipmanların ilk etapta kusursuz olan ekipmanla montajı nedeniyle kusursuz ekipmanın da endirekt şekilde işlevsiz hale gelmesine neden olduğu, kusursuz olan ekipmanın kusursuz olan ekipmanla kaynak yapılarak montajlığında, kusurlu ekipmandan kesilmek suretiyle ayrılmasında orjinalini kaybedecek olduğundan, hurda vasfını kazanacağını, siparişe konu olan ve kusurlu olan ekipmanların, kusur durumları, nicelikleri ve bedelleri ile birlikte tablo halinde listesinin verildiği ve sipariş formları ile ödeme dekontları birlikte nazara alındığında, kusurlu ekipman için delil tespit talep eden firma tarafından toplam 319.517,00 USD'lik bir bedelin ödendiğinin tespit edildiğini, bildirilmiştir.
Tarafların bildirdiği deliller toplandıktan sonra, inşaat bilirkişisi Davut Yılmaz, muhasebe bilirkişisi Levent Kurtay, gümrük müşaviri Nevin Namazcı, metalurji mühendisi Mustafa Akkaş ve nitelikli hesap bilirkişisi Zeyenep Doğandan oluşan heyetten dosya üzerinde alınan 25.01.2023 tarihli raporda; uygunsuzluk raporları ve delil tespit raporu ışığında, dosya kapsamı belge ve bilgiler nazara alınarak yapılan
değerlendirmede; davacı tarafça hazırlanan ve davalı tarafça da imzalanarak kabul edilen, sipariş formlarının
Sözleşme vasfını aldığı, davalı tarafından gönderilen 28.08.2020 tarihli yazıyada, gecikmenin gerek geç
aksiyonlardan, gerek de çalışılan imalatçı firmadan kaynaklandığının açıkça kabul edildiği, bu
nedenle, sözleşme yerine geçeceği değerlendirilen sipariş formlarındaki gecikme cezası ile ilgili kısmın tarafları bağladığı ve bu iki adet sipariş formu ile davacı tarafça talep edilen ürünlerin geç tesliminden
kaynaklanan ve gecikilen beher gün için sipariş bedelleri üzerinden %0,33 oranında cezai şart
ödeneceği hükmü nedeniyle, 20-022 sayılı Sipariş Formu ile sipariş edilen mallar bakımından
94 günlük bir gecikme yaşandığı ve söz konusu gecikme nedeni ile 62.283,20 USD, 20-022-1
sayılı Sipariş Formu ile sipariş edilen mallar için ise 110 günlük bir gecikme yaşandığı
ve söz konusu gecikme nedeni ile 83.490 USD olmak üzere toplamda 145.773,20 USD gecikme
cezasının tahakkuk ettiği, davacı tarafından verilen sipariş esnasında, davalı’ya sipariş edilen boru ve boru bağlantı
ekipmanları için, ticari ilişki amacıyla bir standart ve/veya teknik şartname verilmesi
gerekirken, sipariş formunda belirtilen ürün isimleri haricinde herhangi bir teknik doküman
verilmediği, davacı tarafından yapılan ilk incelemelerde ayıplı olduğu tespit edilen ekipmanlar olduğu
beyan edilmiş olmasına rağmen bunların kabulünü yapması ve iade etmemesi nedeniyle davacı’nın kusurlu olduğu, yine ilk bakışta ayıplı olup olmadığı tespit edilemeyip, satın alınanın niteliği gereği
ancak kullanım ve montaj esnasında ortaya çıktığı beyan edilen diğer ekipmanlar için de ilgili
Delil Tespiti Raporu’nda da belirtilen radyografik ve ultrasonik muayeneleri,satın alınan tüm
malzemeler için kullanmadan önce %100 olarak yaptırılmadığından davacı’nın kusurlu olduğu, davacının söz konusu ayıpların ortaya çıkmalarının hemen akabinde toplam 14 adet detaylı uygunsuzluk raporunun davalı’ya
bildirildiği ve davalı tarafça herhangi bir düzeltici faaliyet yapılmadığı ve önlem almadığı, dava konusu malzemelerin IC İçtaş İnş.san. Ve Tic.a.ş. Adına İmal Ve
ithal Edildiği, sipariş fişinde belirtildiği üzere “CIF İSTANBUL” kaydıyla gümrüğe
teslimli olarak satış işlemi gerçekleştirildiği, gümrükte dava konusu malzemelerin davacı şirket
tarafından ihtirazı kayıtsız olarak teslim alındığı,
Çin’den gelen ekipmanların bir kısmının bulunduğu ve brandalarının mühürsüz olduğu
liman işletmesinin 18.10.2020 tarihli tutanağı ile kayıt altına alınan konteynerlerin içinde bulunan eşyanın davacı şirket olan İthalatçı
tarafından teslim alınmaması gerektiği, bu eşyanın uluslararası taşımasından satıcı,
taşıyıcı ve alıcının (İthalatçı) sorumluluğunun bulunduğu,
Alıcının (İthalatçı) Gümrük Mevzuatı uyarınca eşya ile ilgili olarak, ithale konu eşyanın
istenilen evsafta gönderilip gönderilmediğinin belirlenmek için kendisi ya da temsilcisi
tarafından, Beyandan Önce Eşyanın Muayenesi olarak tanımlanan Küşat
hakkı’nı kullanabilmesi mümkün iken bu hakkını kullanıp kullanmadığı dosya muhteviyatı
belgelerden anlaşılamadığını, yine uygunsuzluk raporları, delil tespit raporu ve davacı beyanları incelendiğinde, ayıplı
malzemelerin, davacı’nın, dava dışı 3. kişilerden aynı mahiyette satın aldığı malzemeler
olduğunu destekleyecek herhangi bir hususa rastlanmadığı, davacı’nın dava dışı 3. kişilerden (... Çelik Boru San.A.Ş., Mazlum Mangtay Boru
A.Ş. vd.) aynı mahiyette satın aldığı toplam 188.006,80 USD bedelinde malzeme ile projeye
devam etmesinin zarara uğramak olarak değerlendirilemeyeceği, davalı tarafın TBK’nın 225. maddesi uyarınca ayıbın kendisine süresinde bildirilmediğini
öne sürmekte ise de davacı tarafça davalı’ya gönderilen Uygunsuzluk Raporları ile süresinde
bildirim yapıldığı, Aksaray 2. Sulh Hukuk Mahkemesince ODTÜ’lü akademisyenlerden oluşan bilirkişi heyetinden alınana Delil Tespit
Raporu’na davalı tarafça itiraz edilmediği ve kesin delil niteliğine haiz olabileceği,
Delil Tespiti Raporuna belirtildiği şekilde, ekipmanlarda uluslararası toleransların kabul edilemeyeceği ölçüde imalat hataları olduğu,
Kusurlu/Ayıplı ekipmanlar için, davacı tarafından 319.517,00 USD’lik bir bedelin davalı’ya ödendiği ve bilirkişi heyeti tarafından bu miktarın davacı’nın zararına tekabül ettiği yönünde ki rapora katılmadıklarınnı, “Direkt Kusurlu Ekipmanlar”ın bedelinin
178.514,00 USD olduğu, “Endirekt Kusurlu Ekipmanlar”ın bedelinin ise 141.003,80 USD
olduğu, ancak bu direkt kusurlu
malzemelerin %100 muayene edilmiş olması halinde ayıplı ekipmanlarla ayıplı olmayan ekipmanların
kaynaklı birleştirmesinden önce montaj edilmeden ayıplı ürünlerin tespit edilebileceği, böylelikle
sağlam ürünlerin kullanılamaz hale gelmeyeceğinden davacının sadece “Direkt Kusurlu
Ekipmanlar”ın bedeli olan 178.514,00 USD’nin yi talep edebileceği, endirek kusurlu ekipman bedelinin isteyemeyeceği, bu zararın davacının kusurunda yani kusurlu ekipmanı muayenesinin yapıp tespit ettirmediğinden kusuru ile zarar neden oduğundan, ayrıca 25.03.2019 tarihli Adi Ortaklık Sözleşmesinin ilgili kısımları ile
20-022 sayılı Sipariş Formu ve
20-022-1 sayılı Sipariş Formu
Belgeleri ile muhtelif tarihli uygunsuzluk raporlarının türkçe tercümelerinin dosyaya sunulması istenmiştir.

Tarafların rapora itirazları ve tercüme belglerinin sunulması üzerine aynı heyetten alınana 18.05.2023 tarihli ek raporda ise; Uluslararası taşımacılıkta malzemelerin bulunduğu konteynerlerin açılmış ve mühürsüz olmasının açık ayıp olarak değerlendirilmesi gerektiği, ayıp tanımının sadece malzemeyi değil, ona ait olan ambalajını, brandasını, mührünü (varsa ve gerekliyse), hatta taşınma şeklini de içereceğini, Çin’den gelen ekipmanların bir kısmının bulunduğu ve brandalarının mühürsüz olduğu18/10/2020 tarihli tutanak ile kayıt altına alındığı, fakat yine de konteynerlerin içinde bulunan eşyanın davacı şirket olan İthalatçı tarafından teslim alındığı, bu eşyanın uluslararası taşımasından satıcı, taşıyıcı ve alıcının (İthalatçı) sorumluluğu bulunduğu, Küşat hakkı, mal sahiplerinin, beyannamelerini düzenleyebilmek için beyandan önce eşyalarını muayene etme, numune alma ve tartma hakkı olup, ortada konteynerlerin açık ve mühürsüz olması gibi uygunsuz bir durum varsa, bu konuda hak iddia edebilmesi amacıyla isteğe bağlı olarak kullanabileceği bir hak olduğu, ve sadece açık ayıp niteliğinde olan malzemelerin teslim alınmaması gerektiği, malzeme kusurlarının olağan bir gözden geçirme ile ortay çıkmayacak türden ayıp (gizli) oldukları fakat davacı tarafından %100 veya örnekleme yöntemiyle uygun muayene yöntemleriyle ortaya çıkartılabileceğinin aşikar olduğunu, bu nedenle de gizli ayıbın varlığı halinde Davacı'nın satılanı kabul ettiği gibi bir sonuç çıkartılmadığı, ancak radyografik muayene işlemi birleştirme işlemi öncesinde yapılsaydı aynı hacimsel hatalar yine fark edilebilecekti ve endirekt kusurlu ekipman olarak tanımlanan malzemeler oluşmayacağı, bu şekilde, kaynaklı birleştirme yapılan malzemenin montaj öncesinde ayıplarının tespit edilebileceği ve edilmesi gerektiği, dava dışı 3. kişilerden satın aldığı ekipmanların aynı mahiyette olduğu davacı tarafından belgelenmediği, davacı’nın dava dışı 3. kişilerden (... Çelik Boru San.A.Ş., Mazlum Mangtay Boru A.Ş. vd.) aynı mahiyette satın aldığı toplam 188.006,80 USD bedelinde malzeme ile projeye devam ettiği, davalı taraf ile arasında dava konusu olan işbu dosyada ayıplı durumdaki malzeme ve ekipmanların tazminin gerektiği, davacı projeyi tamamlamak için çözüm ürettiği ve dava dışı 3. kişilerden aynı mahiyette malzeme satın alarak projeyi ilerlettiği, davalı tarafça eksik veya yanlış verilen bir ürünü tamamlamadığı, bu nedenle, dava dışı 3. kişilerden satın aldığı aynı mahiyetteki malzeme ile projeye devam etmesinin zarara uğramak olarak değerlendirilmesinin mahkemeye ait olduğunu, yine sipariş formunda kusur sorumluluğu süresinin, malların alıcı tarafından teslim alınmasının gerçekleştiği tarihten itibaren 3 yıl olacağı kararlaştırıldığı ve yine garanti geçerlilik süresinin "3 yıl ve 1 ay " olarak belirlendiği, Garanti şartı olması halinde, satıcı ihbar zorunluluğu olmaksızın garanti süresi içinde ortaya çıkan açık ve gizli ayıplarla ilgili satıcıdan ayıpların giderilmesini isteyebileceği kabul edileceği, Yani garanti şartı ile garanti eden satıcı, garanti süresi içinde satılan malın dayanıklılığı konusunda garanti verdiği ve garanti süresi içinde ortaya çıkan hasar ve zararları giderme yükümlülüğünü kabul ettiğini, bu kapsamda davalı vekilinin "TTK' da ayıp bildiriminin 2 ve 8 günlük süreye tabi tutulmuş iken davacı tarafından yapılan bildirimlerin süresinde olduğunun kabul edilemeyeceğini, davanın her iki tarafı da tacir olduğundan TTK hükümlerine tabi ticari dava olduğunu, davacı tarafın beyanlarının ve bilirkişi raporunda 6098 sayılı yasaya atıfla değerlendirme yapılmasının yersiz ve mesnetsiz olduğu..," yönündeki itirazı ile ilgili sipariş formundaki garanti şartının geçerliliği ve koşullarının nazara alındığından yerinde olmadığı, Sipariş formunda "gecikilen beher gün için toplam sipariş bedelinin %0,33 oranında cezai şart ödeneceği"nin kararlaştırıldığı, davalı vekili ihtirazi kayıtsız ifanın kabul edilmiş olması halinde cezai şartın istenemeyeceğini itiraz olarak ileri sürdüğünü, diğer yandan davacı alıcı 27.08.2020 tarihinde (gecikmiş ifadan önce) davalı satıcıya gönderdiği yazıda bütün yasal haklarını saklı tuttuğu, teslim sırasında cezai şart isteme hakkının saklı tutulduğuna ilişkin dosya kapsamında bir belge ve bilgiye rastlanılmadığının, ancak teslimden önce davalı satıcıya gönderilen ihtarnamede bütün yasal hakların saklı tutulduğunun cezai şart isteme hakkını da kapsadığı ve fiili teslimden önce cezai şart isteme hakkının saklı tutulduğunun davalıya bildirilmiş olmasının davacının cezai şart isteyebileceği, yine itirazda belirtilen "...formlarda "Liquidated Damages" (zarar tazminat üst sınırı) olarak belirlenen %10'luk sınırın cezai şart için uygulanması gerektiğini, buna göre davacının talep edebileceği cezai şartın sınırının sipariş bedelinin %10'undan ibaret olduğu" hususunda takdirin, mahkemede olduğunu, davacı tarafından verilen sipariş esnasında, davalı’ya sipariş edilen boru ve boru bağlantı ekipmanları için, ticari ilişki amacıyla bir standart ve/veya teknik şartname verilmesi gerekirken, sipariş formunda belirtilen ürün isimleri haricinde herhangi bir teknik doküman verilmediği, fakat sipariş edilen ürünlerin isim ve kısaltmaların uluslararası platformda tek bir karşılığının olduğu, Uygunsuzluk Raporları, Delil Tespit Raporu ve Davacı beyanları incelendiğinde; ayıplı malzemelerin, davacı’nın dava dışı 3. kişilerden aynı mahiyette satın aldığı malzemeler olduğunu destekleyecek herhangi bir hususa rastlanmadığı ve aksinin tarafları zan altında bırakmak olacağı, dava konusu malzemelerin, ayıplı ve sağlam olan ekipmanlar da dahil olarak, davacı tarafça davalı'ya iade edilmesinin uygun olacağı ve bu nedenle herhangi bir hurda maliyetinden bahsedilemeyeceği, mahkeme farklı görüşte ise hurda değeri olarak normal ham demir fiyatının %50'sinin dikkate alınabileceği, belirtilmiştir.
Yine itirazları üzerine aynı heyetten alınan tarihli ikinci ek raporda, önceki görüşlerinde bir değişiklik olmadığı belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamı, dava , cevap, cevaba cevap, ikinci cevap , sipariş formları, taraflar arasındaki yazışmalar, gümrükte tutulan 18.10.2020 tarihli tutanak , noter ihtarı , mal teslimi , faturalara, ödeme dekontları, uygunsuzluk raporları, bu raporların karşı tarafa iletilmesine ilişkin e-maillere, Aksaray Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/7 E ve 2021/8 K sayılı tespit dosyasında mahallinde ayıplı malzeme başında yaptırılan teknik bilirkişi incelemesi sonrası hazırlanan rapor ile mahkememizce dosya üzerinde aldırılan rapor hep birilikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında boru ve boru ekipman malzemesi alımı satımı konusunda iki adet sipariş formu ile satış ve teslim konusunda anlaşıldığı, 16/04/2020 tarihli 20-022 numaralı sipariş ile liste halinde belirtilen toplam 200.784,00 USD bedelli boru ve ekipmanın, yine 20/04/2020 tarihli 20-022-1 numaralı Satın Alma Emri/Sipariş formu ile listelenen boruların toplam KDV hariç 230.000,00USD bedelle ve 15/07/ 2020 tarihinde İstanbul/TÜRKİYE de tesliminin kararlaştırıldığı, teslimde gecikme halinde günlük gecikme cezasının sözleşme bedelinin %0,33'ü olacağı ve gecikme cezasının her halükarda sözleme bedelinin %10 unu aşmayacağı, yine malzeme için 3 yıl 1 aylık garanti süresinin kararlaştırıldığı, iş bu sipariş formlarını menkul satış sözleşmesi niteliğinden olduğu, anlaşılmıştır.
İş bu sözleşmelerin yürürlüğünde sonra satıcının 15/07/2020 ve 29/06/2020 olarak kararlaştırılan teslim tarihlerinde sonra 17/10/2020 tarihinde teslimi edilmiştir. Davacı alıcının bu teslimden ihtirazı kayıt ileri sürmeden malzemeyi teslim almış ise de, bu teslim den önce gecikmeden kaynaklı haklarının saklı tutarak 27/08/2020 yazı ile malzemenin teslimini talep ettiği, satıcı davalının gönderdiği 28.08.2020 tarihli cevabi yazıda, kendilerinden kaynaklı aksiyonlarındaki gecikme ve imalatçı firmadan kaynaklı gecikme nedeniyle teslimi zamanında yapamadığını belirterek, bilaharen malzemeleri 17/10/2020 tarihinde gecikmeli teslimi etmiştir. İş bu sözleşmede kararlaştırılan geç teslimden kaynaklı ceza, ifaya ekli ceza niteliğinde olu, 6098 sayılı TBK nun 179.maddesi gereğince teslim sırasında yada öncesinde bu hakkın saklı tutulması gerektiği, alıcı davacının bu hakkını teslim öncesi gönderdiği yazıda saklı tuttuğu görülmekle , davacı tarafından talep edilen ve bilirkişilerce tespit edilen 20-022 sayılı Sipariş Formu ile sipariş edilen mallar bakımından
94 günlük gecikme nedeni ile 62.283,20 USD, yine 20-022-1
sayılı Sipariş Formu ile sipariş edilen mallar için 110 günlük gecikme cezasının 83.490 USD olmak üzere toplam 145.773,20 USD olarak hesap edilmiştir. Ancak aynı sözleşme hükümünde iş bu gecikme cezası miktarının, toplam sözleşme bedellerinin %10 nunu aşmaması yönünde sınırlama getirildiğinden 200.784,00 USD + 230.000,00USD =430.784,00 USD satış bedelinin %10 u olan 43.078.40 USD ye kadarını talep edebileceği ve bu bedele ihtarname tebliği ve verilen süreye göre olaşan temerrüt tarihi 28/12/2020 tarihinden itibaren yabancı paraya uygulanacak yasal faizi işletilerek tahsilinin talep edilebileceği anlaşılmıştır.
Davacının ayıplı mal satışı nedeniyle direk ve endirek zarar istemi yönünde ki talebinin öncelikle HMK nu 107. Maddesinde düzenlenen belirsiz alacak davası nitelemesiyle açmış ise de ; iş bu madde hükmünde düzenlenen belirsiz alacak davasının, zarar miktarının talep edence belirlenmesi ve hesabının beklenemeyecek derecede zor olması yada mümkün olmaması şartına bağlı tutulduğu, davacının tacir olduğu ve talep konusu yaptığı ayıplı mallar için ödediği bedeller ile bunların yerine yeniden üçüncü kişilerde sipariş ettiği ve bunlara ödediği bedelleri vede ayıplı bu boru ve ekipmanla kullanım için kaynak yapılması neticesinde kullanılamaz hale gelen üçüncü kişilerde alınan ve bu satış kapsamında bulunmaya ekipman vs yönünde ödediği para/ endirek zararını tespit ve hesap edebileceği anlaşılmakla, yine bedel arttırım davasında da direk ve endirek zararları için arttırım yaptığı belirtildiği, ancak davanın nitelendirilmesi yani hukuki tavsifinin mahkemeye ait olduğu nazara alınarak, davanın kısmi dava olarak açılmış olduğu kabul edilmiştir.
İş bu ayıplı menkul satışı yönünde tarafların tacir olması nazara alınarak TTK nun 23 maddesinde düzenlenen, ticari mal satışındaki ayıpta, ayıbın açıkça belli olması halinde teslimden itibaren 2 gün, açıkça belli olmaması halinde ise malın teslim alınmasında itibaren 8 gün içinde ayıp ihbarında bulunması gerektiğine dair kural, ayıpları gözle yada basit bir inceleme yaptırılarak anlaşılacağı durumda uygulama yeri bulacağı, ancak bu vasıfta olmayan kullanımla ortaya çıkan gizli ayıplar yönünden ise aynı maddenin atfı ile uygulama yeri bulan 6098 sayılı TBK da ki menkul mal satımı için özel olarak düzenlenen 209 ve devanı maddeleri uygulama yeri bulacaktır. Bu kapsamda menkul satışındaki satıcının ayıp sorumluluğunun, " satılanda lüzumlu vasıflarının olmaması veya zikir ve vaat edilen vasıfların bulunmaması" hususunda, aynı kanunu (“TBK”) 219. ve 231. Maddeleri arası hükümlerin nazara alınacağı , anılan yasanın 223 . Maddesinde; satılandan olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkacak ayıp için özel ayıp ihbarı süresi düzenlendiği ve alıcının imkan bulur bulmaz inceleme yapmayı, ancak satılandan olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkmayacak ayıpta bunun uygulanmayacağı belirtilmiştir. Yine alıcının ayıptan doğan seçimlik hakları düzenleyen 227. Maddesi 2. bendinde, alıcıya özel hükümlerde yararlanmak istememesi halinde, genel hükümlere göre tazminat isteme hakkın saklı olduğu da belirtilmiştir.Yine 231. maddesinde; ayıplı menkul satımından kaynaklı alacaklı hak ve davaları için özel zamanaşımı süresi öngörmüş, bu hükümde satıcı daha uzun bir süre için üstlenmedikçe satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü davasını, satılanda ki ayıbın daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinde başlayarak 2 yıl geçmesiyle zamanaşımına uğrayacağı, ancak alıcının bu iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan defi hakkının bu sürenin dolmasıyla ortadan kalkmayacağı, yine satıcının, satılanı devirde ağır kusuru olması halinde bu iki yıllık zamanaşımı süresinde yararlanamayacağı, görülmüştür.
Bu hükümler ve dosya kapsamı nazara alındığında; söz konusu satışlarda teslimden itibaren 3 yıl 1 aylık garanti süresinin ön görüldüğü dikkate alındığında, iki yıllık ayıp ihbarı vede zamanaşımı sürenin dosyamızda uygulanmayacağı, yine söz konusu ayıpların imalattan kaynaklı ve kullanımla ortaya çıkan gizli ayıp niteliğinde olduğu ve 3 yılık süre içinde uygunsuzluk raporları ile yazışmalarla ayıp ihbarların usulünce ve süresinde yapıldığı, ayrıca söz konusu malın "EN 10204 standardı Sınıf 3.1’e
göre malzeme sertifikaları mevcut olduğu ve tahribatsız muayenelerin uygulandığı hususlarının " sertifikyla rapor edildiği , alıcının buna güvenerek malı yaptığı işin imalatında kullandığı ve ayıpsız ekipmanla kaynak yaparak monte ettiği, ancak akabinde yapılan imalat kontrolü sırasındaki radyografi filmlerle ayıp durumunun ortay çıktığı, bu haliyle satıcının ağır kusuru bulunduğu da anlaşılmakla, bu iki yıllık zamanaşımının uygulanmayacağı, kabul edilmiştir.
Ayrıca, davacının, TBK nun 227. Maddesinin 2. bendi kapsamında, alıcı davacının genel hükümlere göre zarar tazmini talep ettiği ve de ayıp ihbarlarını süresinde yapıldığı nazara alınarak, TBK nun 146. Maddesinde öngörülen, sözlemeden kaynaklı alacak ve tazminat istemlerinde uygulama yeri bulan 10 yıllık zamanaşım süresi içinde bu zararlarının talep edebileceği gözetilerek, gerek dava gerekse ıslah dilekçesinde talep edilen miktarlar yönünde zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı, anlaşılmıştır.
Davacı alıcının kendisine satılan ve teslim edilen ayıplı malzeme başında mahallinde yapılan inceleme ve sayım ile gerekse de ticari defter ve kayıtlar incelenerek tespit edilen davalıdan satın alınan ayıplı malzeme yönünden uğranılan
178.514,00 USD ile yine ayıplı malzeme kaynak yapılan ve bu nedenle uğranılan endirekt zarar 141.003,80 USD olmak üzeren toplam 319.517,80 USD zararı talep edebilecektir. Ancak bu ayıplı malzeme davacıdan kaldığından bilirkişilerce tespit edilen hurda değeri 71.319,22 USD nin mahsubu gerekmiş ve neticede( 319.517,80- 71.319,22=) 248.198,58 USD zararı olduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar mahkemeye rapor sunan bilirkişi heyeti, alıcının satım konusu malzemenin kullanılmadan önce radyografik filmlerini çektirerek muayenesini yapmış olması halinde, endirek zararın doğmayacağını, bu zararın kendi kusurundan kaynaklandığı belirtilerek, satıcıdan talep edemeyeceği belirtilmiş ise de; yukarıda belirtildiği gibi iş bu satım konusu malzemenin "EN 10204 standardı Sınıf 3.1’e"
göre malzeme sertifikaları ile tahribatsız muayenelerin uygulandığı belirtilerek teslim edildiğinden, alıcı davacının artık bu ürünler için yeniden kullanımdan önce tahribatsız muayene yaptırmasına ve radyografik filim çektirmesine gerek olmadığı gibi mecburda değildir. Bu muayenenin imalatçı fabrikasında yapıldığı ve 3 yıl içinde ortaya çıkacak her türlü ayıp sorumluluğunun garanti edildiği, bu durumda davacını muayene yapmadan malzemeyi kullanması ve sonrası da ayıplı olduğunun anlaşılmasında, her hangi bir kusurunun bulunmadığı nazara alınarak, davacının ayıplı menkul satışında kaynaklı direkt ve endirek zararlar ile geç teslimde kaynaklı sözleşmeden öngörülen gecikme cezası talebinin kısmen kabulü ve kısmen reddi yönünde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Yine gecikme cezası yönünde noter ihtarının 20/12/2020 tebliği edildiği ve ödeme için 5 iş günü verildiğinden 28.12.2020 de dolduğu görülmüştür.Ayıptan kaynaklı zarar kapsamında ise direk ve endirek malzeme zararının davacılar tarafından tespiti mümükün olduğundan belirsiz alacak davası olarak açılamayacağı davacının dilekçesinde belirisiz alacak gösterilmişi ise de hukuki tavsif hakime ait olup, Mahkememizce iş bu davanın kısmi dava vasfında olduğu kabul edilerek, işin esası incelenmiş ve ayıplı mal satımından kaynaklı 6098 sayılı TBK 112 .maddesi kapsamında oluşan ayıptan kaynaklı zarar kapsamında temerrüt ihtarı bulunmadığı da nazara alınarak , dava dilekçesinde istenen 1000 USD ye bu tarihde, bakiyesinin ise ıslah tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesinde belirtilen şekilde USD cinsinde yabancı paraya uygulanacak faiziyle tahsili yönünde aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının Kısmen Kabulü ile;
A) Gecikme cezası istemine ilişkin alacak kaleminden 43.078,40USD'nin 28/12/2020 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a. Maddesi kapsamında devlet bankalarınca 1 yıl üzerinde açılan USD mevzuata uyguladığı en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bu kalemde fazlaya ilişkin istemin reddine,

B)Ayıplı ürün teslimi nedeniyle uğranılan zarar kalemi nedeniyle 248.197,78USD'nin; 1.000,00USD'sine dava tarihinden, bakiyesi 247.197,78USD sine ıslah tarihi olan 29/04/2024 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a. Maddesi kapsamında devlet bankalarınca 1 yıl üzerinde açılan USD mevzuata uyguladığı en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bu kalemde fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Kabul edilen tutar üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 589.166,86 TL karar ve ilam harcından 34.364,38 TL peşin harç, 179.114,41 TL ıslah harcı toplamı olan 213.478,79 TL harcın düşümü ile eksik kalan 375.688,08 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacılar tarafından yatırılan 59,30 TL başvuru harcı, 34.364,38 TL peşin harç, 8,50 TL vekalet harcı, 179.114,41 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 213.546,59 TL harcın davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
4-Davacıların karşıladığı 2.415,25 TL yazışma gideri, 37.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 39.915,25 TL yargılama giderinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 27.809,27 TL'sinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, geri kalan 12.105,98 TL yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 400,35 TL'sinin davacılardan, 919,65 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden takdir edilen 390.248,99 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğindenu, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen miktar üzerinden takdir edilen 314.638,13 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
8-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,

Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı oy birliği ile verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.21/05/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim