mahkeme 2024/258 E. 2024/800 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/258

Karar No

2024/800

Karar Tarihi

29 Kasım 2024

T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/258 Esas - 2024/800
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/258 Esas
KARAR NO : 2024/800 Karar

HAKİM : ....
KATİP :....

DAVACI : ....
VEKİLİ : Av. ....
DAVALI :....
VEKİLİ : Av. ....

DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/04/2024
KARAR TARİHİ : 29/11/2024
YAZIM TARİHİ : 11/12/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilİ davalı ile 1 adet Ø323*1200 mm Gübre Helezon, 1 Adet Yem Karma Makinesi Helezon ve bıçakları (.... ), 1 adet Gübre Sıyırma Makineleri Şase ve Tambur Saç Aksamları (.... ) ürünlerinin satışında anlaşıldığını, buna istinaden davalı 31.01.2022 tarihli ... numaralı fatura düzenlenmiş, anılan fatura karşılığı olan 110.000,00-TL (Yüzonbin) 31.01.2022 tarihinde Müvekkilin ... Şubesi .... numaralı IBAN hesabından Davalının ....
numaralı IBAN hesabına "Ekipman Karşılığı" açıklamasıyla ödendiğini ancak davalı bu bedelin karşılığı olarak anlaşılan malları müvekkile teslim etmediğini, HMK m.109 uyarınca fazlaya ilişkin her türlü haklarımız saklı kalmak kaydıyla müvekkil alacağına ilişkin şimdilik kısmi olarak 100,00-TL'nin temerrüt tarihinden itibaren tahsil tarihine kadar işleyecek ticari faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte, ayrıca temerrüt nedeniyle oluşan zararlara ilişkin kısmi olarak 100,00-TL'nin temerrüt tarihinden itibaren tahsil tarihine kadar işleyecek ticari faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek taraflarına ödenmesine, yargılama giderlinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle : Davacı davayı kısmi dava olarak açtığını, bu tür davalar kısmi dava olarak açılamayacağını, davacıya düzenlenen fatura tarihinden yaklaşık 11 ay sonra haksız şekilde ihtarname gönderdiğini, müvekkil şirkette çalışan personellerin davaya konu ürünlerin davacıya teslim edildiğine şahit olduklarını, davacıya kısmi dava açamayacağından harcı tamamlamak üzere kesin süre verilmesini, yapılacak yargılama neticesinde davaya konu faturalardan ve ödeme dekontundan görüleceği üzere 31/01/2022 tarihinden 13/03/2024 tarihine kadar davacının davaya konu faturalarla ilgili hukuki işlem yapmaması, müvekkil tarafından davacıya teslim edilen ürünlere ilişkin vergilerin ödemesi davacının haksız kazanç ve sebepsiz zenginleşmek için davayı açtığından dolayı davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine talep etmiştir .
YARGILAMA VE GEREKÇE:
Davanın; Taraflar arasındaki satım ilişkisinden kaynaklı davalının edimlerini ifa etmediği iddiası ile davacı tarafça ödenen bedelin iadesine ilişkin kısmi dava olduğu anlaşıldı.
... cevabı yazısı mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
6102 sayılı TTK'nun 4. maddesine göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için ya uyuşmazlık konusu iş tarafların her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olmalı ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır.
TTK. nun 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmış ve sayılmış olup bu maddeye göre her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmemiz yargı işleri tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın ticari dava sayılır. Ayrıca TTK.nun da düzenlenen hususlar ile Medeni Kanun ve Borçlar Kanunuda düzenlenen bazı dava türlerinin ticari dava olduğu belirtilmiştir. TTK. nun 5. maddesinde ise ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu düzenlenmiş ve Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi arasındaki ilişkinin görev ilişkisi niteliğinde olduğu belirtilmiştir Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmesiyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez.
6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanunun 83. maddesinde de taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.
T.T.K.nun 14. Maddesine göre ''bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.'' Yasanın 17. Maddesi hükmünce de; ''iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir.'' Yine Yasanın 1463. Maddesinde de, önce 17. Maddeye gönderme yapılarak, 507 S.K. Hükümlerinin saklı tutulduğu belirtildikten sonra Bakanlar Kurulunun bu konuda kararname çıkarması halinde onlarda gösterilen miktardan aşağı gayrisafi geliri bulunan sanat ve ticaret erbabından başka hiç kimse kanunun 17. Maddesinde tarif edilen esnaftan sayılamaz denmek suretiyle tacir veya esnafın hangi kriterlere göre saptanacağı açık bir biçimde gösterilmiştir. Gerçekten, 19/02/1986 tarih 19024 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 25/01/1986 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile T.T.K.'nun 1463. Maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. Buna göre;
1-Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usulde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre, defter tutanlardan iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi usul Kunununun 177. Maddesinin 1. Fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar,
2-Vergi Usul Kanunu'na istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır.
Davacının gelen kayıtlar kapsamında gelir vergisi, gelir geçici ve katma değer vergisi yönünden mükellefiyet kaydının bulunmadığı, tacir olmadığı, esnaf kabul edileceği anlaşılmaktadır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir.
Taraflar arasındaki dava,araflar arasındaki satım ilişkisinden kaynaklı davalının edimlerini ifa etmediği iddiası ile davacı tarafça ödenen bedelin iadesine ilişkin kısmi dava olduğu, davacının tacir sıfatını taşımadığından davanın mutlak yada nispi ticari dava olmadığı anlaşılmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşıldığından 6102 sayılı Kanunun 4.maddesi ile HMK 114/1-c ve 115/2. maddeleri gereğince mahkememizin görevli olmadığı ve Asliye Hukuk Mahkemeleri görevli oluğuna aynı yasanın 114/1-c maddesi gereğince görev dava şartlarından olup yargılamanın her aşamasında dikkate alınacağından ve dava şartı gerçekleşmediğinden görev yönünden davanın usülden reddi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Gerekçesi açıklandığı üzere;
.1-Mahkememizin görevsiz olduğu anlaşılmakla 6100 sayılı HMK 114/1-c 115/2 maddeleri gereği davanın usulden REDDİ ile mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE ,
2-Kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde müracaat halinde dosyanın görevli .... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine ,
3-Kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde dosyanın görevli .... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi için talepte bulunulmadığı taktirde HMK 20/1 hükmü uyarınca davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin taraflara ihtarına ,
4-Harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin HMK 331 gereği görevli ve yetkili mahkeme tarafından değerlendirilmesine
Dair, tarafların yokludğunda HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren Mahkememiz Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile iki haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Katip ....
e-imzalıdır

Hakim ....
e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim