mahkeme 2023/841 E. 2024/250 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/841
2024/250
16 Nisan 2024
T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO : 2023/841
KARAR NO : 2024/250
HAKİM :... ...
KATİP :... ...
DAVACI : ...
VEKİLLERİ : Av. ... -...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ... -...
DAVA : Alacak (Ticaret Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/06/2014
KARAR TARİHİ : 16/04/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 18/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak ( Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVACININ TALEBİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 24/07/2013 tarihli sözleşmenin akdedildiğini, sözleşmenin konusunun 3.1. madde uyarınca ''.... bünyesindeki 10'luk parke taşının nakliyeli olarak iş sahasında teslimi'' olarak belirlendiğini, bu sözleşme uyarınca toplam 7522 metrekarelik prefabrik beton parkenin nakliyeli olarak davalıdan satın alındığını ve müvekkilinin satın aldığı bu ürünleri, dava dışı işveren olan .... ile yapılan sözleşmeye konu yapım işinde kullanıldığını, devamında .... , projede 5 nolu yol olarak nitelendirilen bölümün 700 metrekarelik kısmında kullanılan beton parkelerin yüzeylerinin soyulduğunun ve kapak atma olarak nitelenen hasarın meydana geldiğinin tespit edilerek, bu hatalı imalatın doğru malzeme ile değiştirilmesinin müvekkilinden talep edildiğini, bunun üzerine müvekkilince davalı şirkete .... Noterliği'nden 16/09/2013 tarihli ihtarname keşide edilerek, geçici kabulü engelleyen ve gözle dahi tespit edilebilen hatalı imalatların yerinden sökülüp, teknik şartnameye uygun malzeme ile değiştirilmesinin talep edildiğini, ihtarnamenin 07/03/2014 tarihinde davalıya tebliğ edildiğini, yine ... Noterliği aracılığıyla 17/03/2014 tarihinde davalıya ihtarname keşide edildiğini, fakat davalının ihtarnameye cevap vermediğini, müvekkili ile davalı arasındaki sözleşmenin 10. maddesi uyarınca davalının sorumlu olduğunu, .... tarafından işin bitirilmesi yönünde müvekkiline yazı yazılması nedeniyle, müvekkili tarafından .... D.iş sayılı dosyasında dava konusu ayıplı malların yerinde tespitlerinin yapıldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere; şimdilik 10.000-TL zararın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ CEVABI : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını ve hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, taraflar arasında sözleşme yapıldığını ancak müvekkilinin uygulama ve montaj konusunda yükümlülüğü bulunmadığını ve tüm edimlerini ifa ettiğini, teslim edilen malların .... standartlarında olduğunu, .... de gerekli kontrol ve tesbitler yapıldıktan sonra ayıpsız olarak teslim edildiğini, davacı tarafın da müvekkiline ödeme yaptığını, davacı tarafın üstlendiği işin 100.000 m2 'lik bir iş olduğunu, müvekkilinin ise davacıya toplam işin %10'undan az miktarda beton parke sattığını, müvekkilinin sattığı beton parkenin hatalı imalatın olduğu yerde kullanıldığının ispatlanması gerektiğini, .... D. iş sayılı dosyasında yapılan tespitin usule aykırı olduğunu, bu raporu kabul etmediklerini, .... Noterliğinin 16/04/2014 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacıya cevap verdiklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
DELİLLER VE DEĞERLENDİRME:
Dava, ayıplı mal satışı nedeni ile uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Mahkememizin 070/03/2017 tarihli hükmü ile özetle; davanın niteliği gereği TTK.nun 23/1-c maddesindeki aylık ihbar süresinin incelendiği, davacı tarafın hak düşürücü sürede ayıp ihbarında bulunmadığı, satım konusu beton parkeleri ihtirazi kayıt olmaksızın teslim alıp kullandığının anlaşıldığı belirtilmiş ve hak düşürücü sürede ayıp ihbarı olmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Anılan karara karşı davacı tarafça istinaf yoluna başvurulmuş ... 16/10/2019 tarihli kararı ile davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Sonrasında davacı tarafça temyiz yoluna başvurulmuştur. ... 21/12/2021 tarih ... sayılı kararı ile özetle; " Taraflar arasında akdedilen ''.... bünyesindeki 10'luk parke taşının nakliyeli olarak iş sahasında teslimi'' konulu 24.07.2013 tarihli sözleşmenin 10. maddesinde, “... SATICI prefabrik beton parkenin (10’luk) .... şartnamelerine uygunluğunu ALICI’ya garanti eder. Sevkiyatı tamamlanmış dahi olsa ALICI’nın muhatabı İdare tarafından kabul görmeyen malzeme bedeli ödenmeyecektir. SATICI bu hususta hiçbir hak talep etmeyecektir.” denildiği, taraflar arasındaki sözleşmede, sözleşmeye konu malların, davalı tarafca davacıya ait inşaat mahallinde teslimi öngörülmüş olup, bu hüküm nedeniyle gerek taşıma gerekse teslim sırasında meydana gelen hasarlardan davalının sorumlu olduğu, sözleşme hükmü uyarınca ihale makamının 06.09.2013 tarihli yazısı ile “.... yükleme boşaltma sırasında kırıklar meydana gelmiş ve hasarlı olan bu taşlar da imalatta kullanılmıştır. Yapılan imalatlardaki kusurların giderilmesi ve hasarlı taşların kullanılmaması ...”, yine ihale makamının 12.09.2013 tarihli yazısı ile de “.... Yapılan imalatlardaki kusurların giderilmesi ve hasarlı taşların kullanılmaması ...” gerektiği davacıya bildirildiği, taraflar arasındaki sözleşmenin ifası, inşaat sahasında teslimi de öngördüğünden, somut olayda TTK’nın 23/(1)-c. maddesinde yer alan ayıp ihbar hükümlerinin uygulanmaması gerekirken, yanılgılıyla yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği " gereğine değinilerek bozulmuştur.
Mahkememizce anılan bozma kararına uyulmuş ve 05/07/2022 tarihinde davanın kabulüne karar verilmiştir. Anılan karara karşı davalı tarafça temyiz yoluna başvurulması üzerine ... sayılı ilamı ile özetle; ''Dava, davalı tarafından davacıya satılan ve teslim edilen parke taşlarının ayıplı olduğu iddiasıyla tazminat istemine ilişkindir. Davalı yargılamanın safhalarında söz konusu ayıplı malın kendisinin sattığı mal olmadığını ileri sürmüştür. Mahkemece tespit dosyasında alınan bilirkişi raporuna itibar edilerek hazırlanan bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak gerek tespit konusu bilirkişi raporunda ve tespit raporundaki değerlendirmeleri esas alan Mahkemece alınan bilirkişi raporunda gerekse dosya kapsamıyla dava konusu ayıplı malın davalıdan satın alınan parke taşları olduğu sabit değildir. Zira davacı ile davalı arasında imzalanan 30.11.2013 tarihli sözleşmede iş miktarının 90.000 metrekare olarak düzenlendiği, bu miktarın tahmini olduğunun belirtildiği, dava dilekçesinde davalıdan 7522 metrekare parke taşı satın alındığı, bu parke taşlarının dava dışı ... ile davacı arasındaki yol kaplama işinde kullanıldığı ve davacı tarafından 5 no.lu yolun kaplamasının bu parke taşlarının kullanılarak yapıldığı iddia edilmiştir. Dava dışı .... 13.03.2014 tarihli yazısından taraflar arasındaki yol kaplama işinde toplam 18 yol olduğu anlaşılmaktadır. Davaya konu 5 no.lu yolda kullanılan malzemenin davalıdan satın alınan malzeme ile yapıldığı davacı tarafından ispat edilemediğinden davanın reddi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.'' gerekçesiyle mahkememiz kararı bozulmuştur.
Bozma ilamında özetle; ayıplı olduğu anlaşılan parke taşlarının davalıdan satın alınan parke taşları olduğunun kanıtlanamadığı belirtilmiştir. İspat, bir önermenin doğruluğu hakkında kanaat verilebilmesi için bir nedenselliğin ortaya konulması olarak tanımlanmaktadır. (....)
Dosya kapsamından; .... 06/09/2013 tarihli yazısı ile davacı firmaya Yol Kaplama İşi Kapsamında 5 nolu yolda kullanılan beton parke taşlarının bir kısmında yükleme boşaltma sırasında kırıklar meydana geldiği ve hasarlı olan bu taşların imalatta kullanıldığı belirtilerek kusurların giderilmesi ve hasarlı taşların kullanılmaması istenmiştir. Aynı kurulun 12/09/2013 tarihli yazısı ile de yapılan imalatlardaki kusurların giderilerek hasarlı taşların kullanılmaması gerektiği tekrar davacıya bildirilmiştir. Bunun üzerine davacı şirket davalıya kusurlu malzemeye ilişkin 16/09/2013 tarihli noterlikçe düzelenmiş ihtarnameyi göndermiş ve sözleşmenin 3 ve 10.maddeleri uyarınca gereğinin yapılması talep edilmiştir. Sonrasında .... D.İş sayılı dosyası ile davalı aleyhine delil tespiti yapılmıştır. Delil tespiti kararı ve orada alınan rapor davalı tarafa tebliğ edilmiş davalı delil tespitine karşı herhangi bir itirazda bulunmamıştır. Mahkememizin davanın reddine ilişkin kararı üzerine ... 21/12/2021 tarih .... sayılı kararında belirtilen TTK.nun 23/1-c maddesindeki hükümlerin uygulanmaması gerektiği yönündeki tespitler de gözetildiğinde davalı tarafça davacıya satılan parke taşlarının ayıplı olduğu olgusunun davacı tarafça kanıtlandığı kanaatine ulaşılmıştır. Davalı satılan taşların ayıplı olması nedeniyle ortaya çıkan zarardan sorumuldur. Davacının uğramış olduğu zarar miktarının tespitine ilişkin 02/11/2015 tarihli bilirkişi kök raporu ile 24/02/2016 tarihli ek bilirkişi raporu hüküm kurmaya ve denetime elverişli kabul edilerek benimsenmiştir. Açıklanan nedenlerle mahkememizin 05/07/2022 tarihli hükmünde direnilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin 05/07/2022 tarihli kararında direnilmesi ile toplam 59.060,00 TL'nin 10.000,00 TL lik kısmının dava tarihi olan 15/04/2014 tarihinde 49.060,00 TL lik kısmının ise ıslah tarihi olan 17/03/2016 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gerekli 4.034,38 TL harçtan peşin ve tamamlama ile alınan 1.009,80 TL harcın mahsubu ile kalan 3.024,58 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir yazılmasına,
3-Davacı tarafından yapılan 170,80 TL peşin harç, 25,20TL başvurma harcı, 839,00TL ıslah harcı, 2.400,00 TL bilirkişi ücreti, 1.276,56 TL tespit gideri, 913,50 TL tebligat, müzekkere gideri olmak üzere toplam 5.625,06 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-AAÜT uyarınca belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-HMK 333. maddesi uyarınca artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren on beş günlük süre içinde Mahkememize ... ilgili dairesine gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.16/04/2024
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.