mahkeme 2019/509 E. 2024/81 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2019/509
2024/81
9 Şubat 2024
T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2019/509 Esas - 2024/81
T.C.
ANKARA
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2019/509 Esas
KARAR NO : 2024/81
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI :....
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 1- ....
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 2- ...
VEKİLLERİ : Av. ..
Av. ....
DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25.09.2019
KARAR TARİHİ : 09.02.2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 20.02.2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı ile davalılar arasında 12.02.2019 tarihinde 2.800.006,92 TL bedelli ".... Yerleşkesine Ait kalan imalatların tamamlanması ile ilave tesislerin yapılması işi, Kaba Yapım İşlerinin" yapılması hususunda anlaşıldığını, dava konusu iş ile ilgili yer teslim tutanağının 14.02.2019 tarihinde davalılar bünyesindeki firmalarca imzalanarak müvekkiline yer tesliminin yapıldığını, sözleşme konusu iş ile ilgili ilk hakediş raporunun hazırlandığı, eksikte olsa davalılarca kısmi ödemenin yapıldığı, dava konusu işin 2. hakedişine karşılık gelen işin yapılarak teslim edildiğini, bir çok imalatın ve masrafın yapıldığı, sözleşme konusu işin devam edecek olması sebebiyle personel alımının yapıldığını, davalıların şantiyeye gelen müvekkilinin çalışanlarını haklı gerekçe göstermeksizin şantiyeye almadığını, sonuç olarak işe konu sözleşmenin, davalılarca süresinden önce sona erdirildiğini ve davalıların haksız eylemleri sonucunda dava konusu işin devamı ve ifasının müvekkili açısından imkansız hale geldiğini, davalıların haksız eylemleri sonucu müvekkilinin işine son verilmesi anına kadar müvekkili tarafından yapılan ve hakedilen iş bedelinin müvekkiline ödenmediğini, hakedilen toplam bedelinin tespitinin yapılması ve inceleme sonucu ortaya çıkan bedelin tahsilini talep ettiklerini, bir bütün olarak anlaşılan dava konusu iş, davalılarca süresinden önce sona erdirildiğinden, müvekkili tarafından harcanan ancak davalılarca ödenmeyen genel gider, personel maaşı, vergiler ve ... masraflarının tespitinin yapılması ve inceleme sonucu ortaya çıkan bedelin tahsili için .... Noterliği'nin ... Y.N. İle ihtarname gönderildiğini ancak davalılarca ödeme yapılmadığını belirtilen nedenlerle tüm hakediş bedelinin tespit edilerek toplam iş bitirme bedelinden şimdilik 5.000,00-TL'nin; genel gider, personel, ..., vergi ve faturalardan kaynaklanan maddi zararlar için şimdilik 5.000,00-TL'nin; işin bedeli dikkate alınarak mahrum kalınan kar bedelinden şimdilik 5.000-TL'nin temerrüt tarihi olan 15.02.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle : ; Davacının dava dilekçesinde talep ettiği bedellerin neyden kaynaklandığını net bir şekilde açıklayamadığını, toplam iş bitirme bedeli başta olmak üzere maddi zararlar ve mahrum kalınan bedellerine dair iddia ettiği zararları açıklamadığını, bu durumun HMK 106, 107, 109 ve sair hükümlerine aykırı olduğunu, alacağın belirsiz olması halinde kısmi dava açılmasının söz konusu olmadığını, çünkü kısmi davanın bir eda davası olduğu, bu davada da her eda davasının içeriğinde olduğu gibi tespit davası özelliğinin bulunduğunu, ancak buradaki tespitin, belirsiz olan alacağı belirgin hale getirmek özelliğini taşımadığını, buradaki tespitin talep edilen kısmi alacağın var olup olmadığını saptamak için yapıldığını, kısmi davanın yani talebin dışında kalan kısmın tespitinin yapılamayacağını, davacının, talep konusunun tamamının ne olduğunu bilmesine rağmen alacağın belirli bir kısmını dava konusu yaptığını, halbuki belirsiz alacak ve tespit davasında, davacının, alcağını bilmemekte ve bilmesi olanağın da bulunmadığını, davacı şirketin belirsiz alacak davası açması gerekirken kısmi dava açmak suretiyle HMK'ya aykırı hareket ettiğini, Sözleşmenin "Teminatlar" başlıklı 7. Maddesine göre "Yüklenici, sözleşmenin imzasıyla birlikte KDV hariç Sözleşme Bedelinin %5'ine karşılık gelen 140.000,35 TL tutarında 2 yıl süreli kayıtsız, şartsız, gayrikabili rücu ilk talepte ödenecek bir Kesin teminat Mektubunu, İşveren'in uygun göreceği muteber bir bankadan ekli örneğe uygun formda temin edecek ve İşverene teslim edecektir..." hükmünün kabul edildiğini, sözleşmenin 7. Maddeye ek olarak Sözleşmenin "Yüklenicinin Yükümlülüklerini Yerine Getirmemesi, Sonuçları ve Fesih" başlıklı 33. Maddesinin 33.1.1.b hükmünün taraflarca kabul edildiğini, müvekkilinin tüm alt yüklenicilerinin çalışanlarının maaş ve ... primleri olmak üzere tüm işçilik hak ve alacaklarında müteselsil sorumlu olması ve gerekse de taşeronların garanti yükümlülükleri olsun tüm işlerini garantiye alınması için taşeronlardan bir güvence yani teminat mektubu isteme hakkının bulunduğunu, Sözleşmenin "İşverenin Sözleşmeyi Tek Taraflı Olarak Sona Erdirme Hakkı" Sözleşmenin "İşlerin Askıya Alınması ve Durdurulması" başlıklı 24.2 maddesi" ve TTK'nın 18/3. Maddesi gereğince; sözleşmenin feshedilebilmesi için Davacı şirkete bir fesih ihtarnamesinin noter veya iadeli taahhütlü posta yolu ile gönderilmesi gerekirken, davacı şirkete gönderilmiş bir fesih ihtarnamesi veya sair bir belgenin bulunmadığı, bu noktada sözleşmenin feshine ilişkin bir irade beyanı yokken feshin haksız yapıldığının iddiası gerçeklerle bağdaşmadığını, belirtilen nedenlerle sözleşmenin feshedilmediği, durdurulduğu, müvekkilinin (i) Teminat mektubu getirilmemiş olması sebebi ile haklı gerekçe ile Sözleşmeyi fesih hakkı olmasına ve (ii) Tek taraflı fesih hakkı olmasına ve her iki durumdada davacı şirketin hiçbir talep hakkı olmamasına karşın sözleşmenin feshedilmediği, davacı şirketinde dava dilekçesi eki ve delil listesinde 10 numaralı belgesinde yer alan e posta yazışmalarında bulunan davacı şirket yetkilisi ... tarafından 29.04.2019 tarihli e-postasında; "... Firması olarak işimiz tarafınızca durdurulmuştur..." ve .."İşin durdurulması sebebi ile..." diyerek, sözleşmenin feshedilmediğini, sadece durdurulduğunu kabul ettiğini, müvekkilinin Sözleşmenin 24/2 maddesinde yer alan hakkını kullandığını, davacı şirketin durdurmaya itiraz etmediğini, davacı şirket yetkilisi tarafından gönderilen 29.04.2019 tarihli e-postasında durdurma sebebi ile işçilerin ödemelerinin yapılmasının talep edildiği ve yine davacı şirket yetkilisi tarafından gönderilen 19.04.2019 tarihli e-postada ise işçilerin çıkış işlemlerinin yapılacağı, bir takım taleplerinin dikkate alınmasının talep edildiği, müvekkilinin sadece Kamulaştırma işlemleri bitene kadar sözleşmeyi durdurma, işlemler tamamlanınca işe tekrar başlama niyeti olduğu, buna karşın davacı şirketin işçileri sahadan çıkarmak, ... dosyasını kapatmak ve şantiyeden ayrılmak istediklerini, dava dilekçesinde yer verilen işçilerin şantiyeye alınmadığı şeklindeki eylemelerinin hiçbirinin müvekkil şirketince yapılmadığını, aksine şantiyeden çıkmak davacı şirket tarafından talep edildiği, hatta son işçilerin 19.04.2019 tarihinden ayrıldığı, ... dosyası ise 24.04.2019 tarihinde kapatıldığı, şeklinde belirtilerek davanın reddini ve dava giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir .
Davalı ... Anonim Şirketi cevap dilekçesinde özetle : Husumet itirazlarının olduğu, davacı şirket ile yahut dava konusu uyuşmazlık ile hiçbir hukuki bağı bulunmayan müvekkili şirket hakkında hüküm kurulmasının mümkün olmadığı, müvekkilinin bu davada pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı bu nedenle müvekkili hakkında husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının sadece ticari ilişki kurduğu ... Üretim ve Tic. A.Ş.'ye açması gerekirken, müvekkili şirket ile hiçbir ticari ilişkisi olmaksızın "... A.Ş." ne husumet yöneltecek şekilde açmasının hukuka aykırı olduğunu, davacı şirketin eğer bir alacağı var ise bu alacağın hangi şirketle olan ticari ilişkisinden kaynaklanıyor ise davasını bu şirkete yöneltmesi gerektiği, Zira ... Üretim ve Tic. A.Ş ile müvekkili şirketinin ortakları, defterleri ve hesaplarının farklı olduğunu, müşterek ve müteselsil sorumluluğun bu tarz ticari uyuşmazlıklarda geçerli olmadığını, bu sebeple müvekkili yönünden davanın reddi gerektiğini, ticaret şirketlerinin kanun gereği bağlı ortaklık kurmakta serbest olduğu, fakat bu durumun bu şirketlerin farklı tüzel kişilikler olmasını, hesaplarının, bütçelerinin, bilançolarının, mal varlıklarının ve işletme konularının ayrı olmasını engellemediğini, müvekkili şirket ile ... Üretim ve Ticaret A.Ş.'nin farklı tüzel kişiliklere sahip olduğunu, davacı şirket ile müvekkili arasında hiçbir ticari ilişkinin bulunmadığı, müvekkilinin hiçbir şantiye kurmadığını, inşaat işi yapmadığını, İşveren-Yüklenici ilişkisi kurmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesini ayrıca yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava; Davacı ile ... arasında akdedilen eser sözleşmesinin ... tarafından işin devamı sırasında haksız olarak sona erdirildiği iddiası ile toplam iş bitirme bedelinden şimdilik 5.000,00- TL nin, işin süresinden önce feshedilmesi nedeniyle genel gider, personel, ..., vergi ve faturalardan kaynaklanan maddi zararlar için 5.000,00- TL nin mahrum kalınan kar bedeli olarak 5.000,00- TL nin temerrüd tarihinden itibaren avans faizi ile davalılardan tahsili davasına ilişkindir.
09.09.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile kar mahrumiyeti talebi, 88.466,10-TL'ye, hak ediş bedeli talebi 118.136,14-TL'ye yükseltilmiştir.
.... Esas sayılı dosyaları UYAP sistemi üzerinden mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
.... Esas sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
.... Esas sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden mahkememiz dosyası arasına alınmıştır .
.... esas sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden gönderilmiş ve mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
Taraflar arasında akdedilen yapım sözleşmesi, ekleri, hak ediş tutanakları, ihtarname, faturalar, tutanaklar olmak üzere taraf delilleri dosyamız arasına alınmıştır.
Dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş olup kök ve ek rapor dosyamız arasına alınmıştır.
Bilirkişi kök ve ek raporlarında özetle; Davalının işi haksız feshettiği kanaatinin oluşması halinde davacının kar mahrumiyeti olarak 88.466,10 TL bedeli davalıdan talep edebileceği, davacının 77.644,95 TL cari hesaptan kaynaklı, 40.491,19 TL nakit teminat kesintisinden kaynaklı olmak üzere toplam 118.136,14 TL davalıdan alacaklı olduğu, davalının ise davacı nam ve hesabına gerçekleştirmiş olduğu ödemeler neticesinde davacıdan 168.430,41 TL tutarında alacaklı olduğu, bu tutara .... E. sayılı icra dosyası ve .... E. sayılı dosyası kapsamında yapılan ödeme ile .... E. sayılı icra dosyası ve .... E. sayılı dosyası kapsamında yapılan ödemenin dava ve icra dosyalarının dava dosyasına kazandırılmamış olması nedeni ile dahil edilmediği, davacının davalıdan 118.136,14 TL mahrum kalınan kar + 88.466,10 TL hakediş alacağı olmak üzere toplam 206.602,24 TL tutarında alacaklı olduğu, bu tutardan davacı nam ve hesabına yapılan ödemeler toplamı olan 168.430,41 TL'nin mahsubu sonucu 38.171,83 TL alacaklı olacağı yönündeki kanaatini belirtmiştir. Bilirkişi raporunun denetime açık hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmıştır.
Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir. Bu kapsamda her ne kadar sözleşme serbestliği çerçevesinde davalıya tek taraflı fesih hakkı verilerek, her hangi bir tazminat talep edilemeyeceği belirtilmiş ise de sözleşmenin yürütümü sırasında hukukun genel ilkelerinden olan Türk Medeni Kanunun 2. Maddesi gereğince, hak ve borçların kullanımı ve ifasında iyiniyet uyulması gerekmektedir. Bir hakkın sırf başkasına zarara sokacak şekilde kullanılmasını kanun himaye etmez.
Sözleşmelerin nispiliği ilkesi gereği sözleşme, kural olarak o sözleşmede taraf olanları bağlar. Sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıklarda davanın tarafları da sözleşmenin taraflarıdır. ... içtihatlarında ve öğretide bu durum taraf sıfatı olarak adlandırılmaktadır.
Taraf sıfatı, bir başka deyişle husumet ehliyeti, dava konusu hak ile kişiler arasındaki ilişkiyi ifade eder. Sıfat, bir maddi hukuk ilişkisinde tarafların o hak ile ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi anlamına gelir. Davacı sıfatı, dava konusu hakkın sahibini, davalı sıfatı ise dava konusu hakkın yükümlüsünü belirler. Uygulamada davacı sıfatı, aktif husumeti, davalı sıfatı ise pasif husumeti karşılayacak şekilde değerlendirilmektedir. Dava konusu şey üzerinde kim ya da kimler hak sahibi ise, davayı bu kişi veya kişilerin açması ve kime karşı hukuki koruma isteniyor ise o kişi veya kişilere davanın yöneltilmesi gerekir. Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının tayininde olduğu gibi maddi hukuka göre belirlenir. Taraf sıfatının bu anlamda önemli özelliği ise, def'i değil itiraz niteliğinde olması nedeniyle taraflarca süreye ve davanın aşamasına bakılmaksızın her zaman ileri sürülebileceği ve taraflar ileri sürmemiş olsalar bile mahkemece re'sen nazara alınmasıdır.
12.02.2019 tarihli yapım sözleşmesinin davalı ... Şirketi ile davacı arasında akdedildiği anlaşılmakla sözleşmelerin nispiliği ilkesi gereği davanın davalı ... A.Ş yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Somut olayda, Davacı ile davalı ... şirketi arasında 12.02.2019 tarihinde 2.800.006,92 TL bedelli "....Yerleşkesine Ait kalan imalatların tamamlanması ile ilave tesislerin yapılması işi, Kaba Yapım İşlerinin" yapım sözleşmesi akdedildiği, davalı tarafça 1. Hak ediş tutanağının tanzim edildiği, dosya arasına alınan bilgi, belgeler ve taraflar arasındaki mail yazışmaları değerlendirildiğinde tanzim edilen 2. Hakediş alacağına davacının hak kazandığı anlaşılmaktadır. Diğer taraftan tüm dosya kapsamı ve taraflar arasındaki mail yazışmaları dikkate alındığında, davalı tarafından davacının tüm çalışanlarının ... dosya çıkışlarının yapılmasının istenilmesi, ... kapama yazının tanzim edilmesi ve diğer şartlar gerçekleştiğinde eksiklik bulunmaması halinde hakediş ve kesin teminat iadelerine karar verileceğinin bildirildiği anlaşılmakla davalının isteminin sözleşmenin feshi niteliğinde olduğu anlaşılmakla davacının 88.466,10-TL kar mahrumiyetine, 77.644,95-TL cari hesap alacağına ve 40.491,19-TL nakit teminat kesintisi alacağı olmak üzere toplam 206.602,24-TL alacaklı olduğu anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan davalı tarafça, dava dışı davacı çalışanlarına ödemiş olduğu işçilik alacaklarının davacı nam ve hesabına yapıldığından dolayı mahsup talep etmiştir. Aynı sözleşmeden kaynaklanan alacakların mahsuplaşma olarak kabul edilmesi gerekir. Mahsup talebi ise itiraz olup, savunmanın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın her aşamasında ileri sürülebilir. Taraflar arasında akdedilen sözleşme genel şartları uyarınca (m.11.3.8, 21.3) işçilik alacaklarına dair tüm tazminatlardan davacı yüklenici sorumludur. Bu kapsamda davalının mahsup itirazı dikkate alınarak, ilgili icra dosyaları ve iş mahkemesi dosyaları dosyamız arasına alınmış olup, anılan iş mahkemeleri dosyalarında, dava dışı işçilerin dava konusu sözleşme kapsamında yüklenici davacı çalışanı oldukları, davalıların davacı ve davalı ... şirketi olduğu, davalı tarafın ödemiş olduğu bedellerin davacı alacağından mahsup edilmesi gerektiği, 17.07.2023 tarihli ek raporda davalı tarafça ödemeler toplamı olan 168.430,41-TL'nin mahsubu sonrası davacı alacağının 38.171,83-TL olduğunun hesaplandığı, dosyamız arasına alınan .... esas sayılı icra dosyasına yapılan ödeme (.... esas sayılı dosyası kapsamında ilamların icrası) ve .... esas sayılı icra dosyasına yapılan ödeme (.... esas sayılı dosyası kapsamında ilamların icrası) dikkate alınarak davacının 13.645,21-TL bakiye alacağının bulunduğu anlaşılmakla aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın ... A.Ş yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE;
2-Davalı ... Şirketi yönünden davanın KISMEN KABULÜ ile 13.645,21-TL'nin 17.06.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine ,
3- 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 932,10-TL harçtan, dava açılışında alınan 256,17-TL peşin harç ile yargılama sırasında yatırılan 3.358,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 3.614,17-TL harcın düşülmesi ile fazla yatırıldığı anlaşılan 2.682,07-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin, 1.167,53-TL'sinin davacıdan; 152,47-TL'sinin davalı ... Şirketinden alınarak hazineye irat kaydına,
5- Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 44,40-TL başvurma harcı, 257,40-TL tebligat ücreti, 4.400,00-TL bilirkişi ücreti, toplamı 4.701,80-TL'nin davanın kabul oranı dikkate alınarak hesaplanan 543,08-TL'si ile iade sonrası kalan 932,10-TL harç toplamından oluşan 1.475,18-TL yargılama giderinin davalı ... Şirketinden alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama gideri tutarının davacı üzerinde bırakılmasına,
6- Davacının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 13.645,21-TL vekalet ücretinin davalı ... Şirketinden alınarak davacıya verilmesine,
7- Davalı ... A.Ş yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-Davalı ... Şirketi yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8- Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı ... Üretim A.Ş vekilinin yüzüne karşı diğer davalı tarafın yokluğunda HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren Mahkememize Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile iki haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09.02.2024
Katip ...
¸ e-imzalıdır
Hakim ...
¸ e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.