Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/772
2025/62
10 Şubat 2025
T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/788 Esas - 2025/152
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
...
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/788 Esas
KARAR NO : 2025/152
DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/11/2024
KARAR TARİHİ : 13/03/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 14/03/2025
Mahkememize açılan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA:
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle, 25/04/2024 tarihinde ...’da meydana gelen kaza neticesinde mülkiyeti müvekkiline ait ... .... .... ... ... ... model engelli araç ile ana yol üzerinden giderken araç sürücüsü ... (müvekkilinin babası) tarafından maddi hasarlı trafik kazası gerçekleştiğini, yapılan tetkikler neticesinde sigorta şirketi tarafından aracın pert olduğuna karar verildiğini ve rayiç bedeli belirlendiğini, kaza tarihinde piyasa değeri 700.000 TL – 800.000 TL arasında olan araca sigorta şirketi tarafından 630.000 TL değer biçildiğini, belirlenen bu değer piyasa rayiç bedelinin altında olduğunu, araç ÖTV muafiyetli olması sebebiyle sigorta şirketi tarafından piyaca rayiç bedelinin tamamının ödenmesi gerekirken ÖTV harici bedel esas alınarak kısmi bir ödeme 417.640,00 TL yapıldığını, müvekkili tarafından artan araç fiyatları da dikkate alınarak daha fazla hak kaybına uğramamak maksadıyla ''fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak'' ihtirazi kayıt konulduğunu ve bu şekilde ödenen miktarın kabul edildiğini, dolayısıyla yeniden piyasa rayiç bedelinin tespit edilmesi ve müvekkiline hakkaniyete uygun bir ödemenin yapılmasının gerektiğini, müvekkilinin, araç kazası sonrasında aracın pert olduğu tespit edilene kadar ikame araç verilmesi kasko kapsamında olmasına rağmen kasko şirketi tarafından ikame araç verilmediğini ve müvekkiline ait başka bir araç olmadığından dolayı iş yerine her gün gidip gelirken farklı bir araç ayarlamak ve masraf yapmak durumunda kaldığını, şimdilik 50,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faiz ile birlikte piyasa rayiç bedelinin yeniden tespit edilerek ÖTV indirimi uygulanmaksızın tamamının ödenmesini; ÖTV indirimi uygulanarak ödenmesinde ısrar edilmesi halinde, tespit edilen piyasa rayiç bedelinden ÖTV tutarının düşülerek taraflarına ödenmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle, davacı, 25.04.2024 tarihinde uğramış olduğunu iddia ettiği araç çalınması hadisesi sebebiyle müvekkilinin şirketine başvuruda bulunmuş olduğunu, başvuru neticesinde 119868 sayılı hasar dosyası açıldığını, davacı tarafın, 25.04.2024 tarihinde gerçekleştiği iddia ettikleri kaza nedeniyle ... plakalı aracın çalındığını ve aracın rayiç değerinin ödenmesini iddia ettiğini ancak huzurda görülen davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacının dilekçesinde belirttiği ÖTV ödemesine ilişkin talebinin yersiz olduğunu, ilgili bedeller hususunda tarafların arasında anlaşma sağlandığını, davacı tarafça herhangi bir itirazda bulunulmadığını, keza söz konusu bedellerin güncel rayiç bedellere uygunluk sağladığını, akabinde, davacı tarafça pert total rayiç bedel mutabakatname, taahhütname ve ibraname imzalandığını, davacı taraf her ne kadar, fazlaya ilişkin hakların saklı tutularak ibranamenin imzalandığını iddia etse de söz konusu beyanların gerçeğe aykırı olduğunu, dosya kapsamından da görüleceği üzere, davacı tarafın "Rayiç bedelin 417.640-TL KDV dahil üzerinden değerlendirilmesini" ve " ...Sigorta A.Ş. nin poliçeden doğan mesuliyetini, her türlü hak, alacak, talep ve davadan kayıtsız şartsız kesin ve geri dönülmez bir şekilde İbra ettiğini ve başkaca bir alacağının kalmadığını" kayıtsız şartsız kabul ve beyan ettiğini, dosyaya sunulu ibranameden davacının aracının 10.07.2024 tarihinde geçirdiği kaza sonucu tam hasara uğraması nedeniyle rayiç bedelin 592.250,00 TL üzerinden değerlendirilip ödenmesini, bu tazminat bedelinin ödenmesi koşulu ile söz konusu zararın tamamen tazmin edilmiş olduğunu, bu hasar dolayısıyla müvekkilinin sigorta şirketini her türlü hak, alacak ve davadan kayıtsız şartsız ibra ettiğini beyan ve taahhüt ederek imzalandığını, müvekkilinin şirketi müdebbir bir tacir olarak genel kanunların ve poliçe genel ve özel şartlarının kendisine yüklediğini tüm yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmiş olduğunu herhangi bir temerrüdünden bahsedilemeyeceğini, davacı tarafın avans faizi talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının iddialarını kabul etmemekle birlikte, hükmedilmesi gereken faizin yasal faiz olduğunu tüm bu nedenlerle davanın reddini istemiştir.
MAHKEMEMİZİN GÖREVİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3. maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.
6502 sayılı Kanunun 73. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür.
Eldeki davada, davacıya ait aracın kasko sigortası ile davalı şirket nezdinde sigortalandığı, kaza geçiren aracın pert olduğu iddiası nedeniyle tazminat talep edildiği anlaşılmaktadır. Kaza geçiren araç davacının ticari ve mesleki faaliyetlerinde kullandığı bir araç değil özel aracıdır. Aracın trafik kayıtlarında "Hususi" araç olduğu yazılıdır. Hal böyle olunca, uyuşmazlığın kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklandığı, davanın açıldığı tarih itibarıyla 6502 sayılı kanunun yürürlükte olduğu ve bu sözleşmeler 6502 sayılı kanun kapsamında kaldığından, tüketici işlemi niteliğindeki uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülerek sonuçlandırılması gerekir. Bu nedenle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :
Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, dosyadaki kanıtlara göre;
1-Taraflar arasındaki uyuşmazlık hakkında yargılama yapmaya Tüketici Mahkemesi görevli bulunduğundan HMK'nın 114/c maddesi gereğince mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE ,
2-HMK 114/c maddesi gereğince görev dava şartı olduğundan, anılan yasanın 115/2 maddesi gereğince davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine,
3-Kararın taraflarca kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde, kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize müracaatı halinde dava dosyasının görevli ... NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE gönderilmesine,
4-Yargılama giderlerinin HMK'nın 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemece dikkate alınmasına,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/03/2025
*Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.