Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/628
2025/72
13 Şubat 2025
T.C. ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/628 Esas - 2025/72
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/628 Esas
KARAR NO : 2025/72
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/09/2023
KARAR TARİHİ : 13/02/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 17/02/2025
Mahkememize açılan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA:
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle, müvekkili ile davalı yan arasında ticari bir ilişkinin bulunduğunu bu ticari ilişki kapsamında davalı yanın 24/03/2015 tarihinde 29.462,52 TL ve yine 24/03/2015 tarihli 19.151,98 TL alacağının bulunduğunu, davalı yanın cari hesap alacağının bir kısmını ödediğini ancak kalan 10.310,00 TL'lik tutarını müvekkiline ödemediğini , bunun üzerine ... .... ... ... ... ... E. Sayılı dosyası üzerinden davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını davalı yanın takibe itiraz etmesi neticesinde takibin durduğunu beyan ederek, itirazın iptaline takibin devamına davalı yan aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı tarafa dava dilekçesi tebliğ olunmasına rağmen, davaya cevap vermemiştir.
DELİLLER :
... .... ... ... ... ... ortaklığının ilgili dönemlere ait BA, BS formları getirtilmiş, incelenmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık konuları hakkında serbest muhasebeci mali müşavir bilirkişiden alınan bilirkişi raporunda özetle,
Davacı yana ait 2022 yılı yasal defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yasal süreler içerisinde yapıldığı muhasebe kayıt işlemlerinin tek düzen muhasebe Usul ve ilkelerine uygun yapıldığı, davacı yanın 2022 yasal defterlerinin mevcut haliyle sahibi lehine delil vasfı taşıdığı,
Davacı yasal defter kayıtlarına göre ; Takip ve dava tarihi itibariyle davacı yanın davalıların oluşturduğu ... .... .... YAPI A.Ş. İŞ ORTAKLIĞI'ndan 10.310,00 TL alacaklı olduğu,
Davacı yan takip talebinde1.426,17 TL işlemiş faiz talep etmiş ise de işlemiş faiz talep edebilmesi için davalı yanın ayrıca temerrüde düşürülmesi gerekmektedir. Dosya içeriğinde davalı yanın temerrüde düşürüldüğüne dair herhangi bir belgenin bulunmadığı görüldüğünden davacı yanın işlemiş faiz talep edemeyeceği, faizin her iki yanın tacir olması nedeniyle Ticari faiz olması gerektiği, talebe bağlıklık ilkesi gereği takip talebinde davacı yanın talebine bağlı kalarak takip tarihinden başlamak üzere yıllık yasal faizi olacağı,
İcra inkar tazminatı ve kötü niyet tazminatı hususundaki takdir ve kararın sayın mahkemenize ait olduğu sayın mahkemeniz takdir ederse davacı lehine icra inkar tazminatının (10.310,00*%20) = 2.062,00 TL olacağı görüş ve kanaatini bildirmiştir.
DELİL DEĞERLENDİRME VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Dava, cari hesap ilişkisine dayalı bakiye alacağın tahsiline yönelik icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacı şirket ile davalı arasında mal satımı ve bedelinin tahsili şeklinde cari hesap ilişkisi bulunup bulunmadığı, bir cari hesap ilişkisi var ise bu ilişki kapsamında davacı şirketin davalı şirketten takip talebinde belirtilen ve davalı yanca itiraz edilen miktarda cari hesap alacağının bulunup bulunmadığı, takip tarihi itibariyle muaccel olup olmadığı,davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilip edilemeyeceğine ilişkindir.
Davacı cari hesap ilişkisine dayanmıştır. 6102 Sayılı TTK'nın 89/2. maddesinde belirtildiği üzere taraflar arasında cari hesap sözleşmesinin yazılı olarak düzenlenmesi gerekir. Bu hüküm geçerlilik şartıdır. Somut olayda yanlar arasında yazılı şekilde akdolunmuş bir cari hesap sözleşmesinin dosyaya delil olarak sunulamadığı gözetildiğinde taraflar arasındaki fatura ve ticari ilişki yönünden yönünden değerlendirme yapılması gerekmiştir.
Davacı defterlerinin incelenmesinde sahibi lehine delil vasfı taşıyan davacı yasal defter kayıtlarına göre davacının davalıya bir kısım mal satıp bedeli faturalandırdığı, davacının davalının ortağı olduğu adi ortaklıktan 10.310,00 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği bildirilmiştir. Adi ortaklığın usulüne uygun olarak defterlerini ibraz emri tebliğine rağmen defterlerini ibraz etmediğinden incelemesi yapılamamıştır. Fakat adi ortaklığın incelenen BA formlarından satışa konu faturaları defterine kaydedip vergi dairesine bildirdiği görülmüştür.
Türk Borçlar Kanun’un 638. maddesinin 3. fıkrası “Ortaklık için edinilen veya ortaklığa devredilen şeyler, alacaklar ve ayni haklar, ortaklık sözleşmesi çerçevesinde elbirliği hâlinde bütün ortaklara ait olur. Ortaklık sözleşmesinde aksine bir hüküm bulunmadıkça, bir ortağın alacaklıları, haklarını ancak o ortağın tasfiyedeki payı üzerinde kullanabilirler. Ortaklar, birlikte veya bir temsilci aracılığı ile, bir üçüncü kişiye karşı, ortaklık ilişkisi çerçevesinde üstlendikleri borçlardan, aksi kararlaştırılmamışsa müteselsilen sorumlu olurlar.” şeklinde düzenlenmiş olup ortakların kural olarak borçlar üzerinde müteselsilen sorumlu olacağı belirtilmiştir. Davacı yanca takip her iki ortağa yönelik başlatılmış olup ortaklardan davalı tarafından takibe itiraz edilmiştir. Bu halde diğer borçlunun itirazın iptali davasında davalı olarak dahil edilmemsi mümkün ve gerekli görülmemiştir.
6100 sayılı HMK'nın "Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması" başlıklı 222/3. maddesi "... şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." Hükmünü içermektedir.
Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan adi ortaklık, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. ve 222/3 maddeleri gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, davacı defterindeki kayıtlara uygunluğu mahkememizce kabul edildiğinden, davalının BA formlarında davacının alacağına konu fatura bildirilmiş olduğundan, bu halde malların teslim edilmediğini ispat yükü davalıda olacağından 10.310,00 TL asıl alacak yönünden itirazın iptaline karar vermek gerekmiştir.
Bu nedenle davalının davaya konu alacağı sabit görüldüğünden davanın kabulüne, itirazın iptaline ve alacak likit olduğundan davacı yararına icra inkar tazminatına hükmetmek gerekmiştir.
HÜKÜM :
Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, dosyadaki kanıtlara göre;
1-Davanın kabulü ile Ankara 16. İcra Dairesinin 2015/21686 sayılı dosyasına yapılan itirazın 10.310,00 TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin bu bedel üzerinden kaldığı yerden devamına,
2-Kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen %20 icra inkar tazminatı olan 2.062,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 704,28 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile noksan olan 434,43 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davacı yararına hesaplanan 10.310,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davacıya verilmesine,
5-Arabuluculuk aşamasında harcanan 3.120,00 TL giderin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
6-Davacı tarafça yatırılan 269,85 TL başvurma harcı, 269,85 TL peşin harç olmak üzere toplamı 539,70 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 3.425,00 TL tebligat/posta/müzekkere masrafı ve bilirkişi ücreti yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı , davalı tarafın yokluğunda, 6100 sayılı HMK 341/2 maddesi uyarınca kesin olmak üzere karar verildi.13/02/2025
*Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.