mahkeme 2021/728 E. 2023/414 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/728

Karar No

2023/414

Karar Tarihi

25 Mayıs 2023

T.C. ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/728 Esas - 2023/414
TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.
ANKARA
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMES
GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2021/728
KARAR NO : 2023/414

DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 05/12/2021
KARAR TARİHİ : 25/05/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 31/05/2023

Mahkememize açılan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA:
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirket tarafından herhangi bir kusuru ve sorumluluğu bulunmaksızın ... K. Sayılı ilamı uyarınca Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi hesabına ödeme yapıldığını, söz konusu davada müvekkili şirketin değil ...'ın sorumlu olduğunu, dava ikame edilmeden önce söz konusu tutarların ...'tan yazılı talep edildiğini ancak sonuç alınamadığını, arabulucu huzurunda anlaşılamadığını, müvekkili şirket ile ... arasında akdedilen İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi uyarınca müvekkili şirketin ödediği bedele gerekçe olarak istirdat bedelinin sorumluluğunun ...'a ait olduğunu, 1970 yılında 1312 sayılı Türkiye Elektrik Kurumu Kanunu yürürlüğe girerek Türkiye Elektrik Kurumu'nun kurulduğunu, bu sayede imtiyazlı şirketlerin görev bölgeleri ve belediye sınırları dışında tüm yurtta elektriğin üretim, iiletim, dağıtım ve satış hizmetlerinin TEK bünyesinde toplandığını, ...'ın hissedarı olan Uludağ Elektrik'in Bursa merkez olmak üzere Balıkesir, Çanakkale ve Yalova il sınırlarında faaliyet göstermek üzere 01.03.2005 tarihinde kurulduğunu, 24.07.2006 tarihinde ... ile Uludağ Elektrik arasında İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi akdedildiğini, , 01.09.2010 tarihinde Hisse Alım Sözleşmesi imzalanarak Uludağ Elektirk'in hisseleri satılmak suretiyle özelleşetirme sürecinin tamamlandığını, müvekkili şirketin 2006 yılı itibari ile işletme hakkını devraladığını, bu dönemden önce gerçekleşen işlemler bakımından müvekkili şirketin sorumluluğunun olmadığını, müvekkili şirketten tahsil edilen rücu bedelinin mevzuat ve akdedilen sözleşme kapsamında ...'tan tahsilinin gerektiğini, dava dışı Sağlık Bakanlığı tarafından müvekkili şirket aleyhine ikame edilen davaların konusunun 2006 yılı öncesine tekabül eden faturalandırma işlemleri olduğundan Sağlık Bakanlığı ve ... arasında akdedilen protokole istinaden yapıldığı dikkate alındığında müvekkili şirketin söz konusu tarihlerde gerçekleştirilen işlemler bakımından sorumlu tutulamayacağının sözleşme hükümleri ile sabit olduğunu, yerleşik uygulama halini almış Yargıtay İçtihatları ile de sabit olduğu üzere Sözleşmenin akdedilmesinden önce gerçekleştirilen işve işlemler bakımından ...'ın sorumluluğu bulunduğunu, sözleşmede yer alan ihbar yükümlülüğünün müvekkili şirket tarafından yerine getirildiğini, ...'ın dava dışı Sağlık Bakanlığı tarafından Bursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde ikame edilen davaya ihbar olunan olarak eklendiğini, Enerji Piyasası Düzenleme Kururlu Mevzuatına tabi bir şirket olan müvekkili şirketin 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu kapsamında da bir sorumluluğu bulunmadığını belirterek fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla 14.264,56 TL’nin, ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...’tan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, zaman aşımı itirazı ile birlikte, huzurdaki davaya dayanak ... K. Sayılı kararının konususnun "... Resmi daire statüsünde bulunan hastaneye resmi sağlık kuruluşları tarifesi uygulanması gerekirken ticarethane için belirlenen birim fiyatın uygulanması sebebiyle uğranılan zararın tahsili talebi " olduğunu davacı vekilinin dayanak davada hastaneye İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi öncesi kesilen fatura bedellerinin tahsilini iş bu dava ile talep etmekte ise de kendi bilançosundan kalan hatalı kalemi dayanak dava ile ödediğini, dolayısıyla müvekkili kurumun bir kusurunun olmadığını, bölgede faaliyet gösteren ayrı bir tüzel kişiliğe sahip Elektrik Dağıtım Müesseselerinin tüzel kişiliklerinin sonlandırılarak İl Müdürlüklerine dönüştürüldüğünü ve tüm hak ve borçları ile birlikte Uludağ EDAŞ'a bağlandığını, bu nedenle İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi öncesindeki dağıtım faaliyetlerinden doğan sorumluluğun müvekkili ... Genel Müdürlüğüne ait olacağı iddiasının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, 01.03.2005 tarihinden önce dağıtım faaliyeti bölgesinde ... Genel Müdürlüğünün değil ayrı tüzel kişiliğe sahip Elektrik Dağıtım Müesseselerinin yetkili ve sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER :
Bursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden 2012/220 esas sayılı dosya getirtilmiş, incelenmiştir.
T.C. Ziraat Bankası A.Ş. Genel Müdürlüğü'nden ödeme dekontları ve ödemeye esas alınan verilere ilişkin belgeler getirtilmiş, incelenmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık konuları hakkında nitelikli hesaplama bilirkişisinden alınan bilirkişi raporunda özetle, davacının davalı adına ödediği 2.191,32 TL tutarındaki ödemeyi dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsilini talep edebileceği görüş ve kanaatini bildirmiş, bilirkişi raporuna beyan ve itirazlar sonucu alınan ek rapordan özetle, mahkemece davacının rücu isteminin kabulü halinde davacının davalı ... adına Bursa 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/220 E.sayılı dosyası kapsamında 22.09.2020 tarihinde toplamda 224.658,04 TL tutarında ödeme yapıldığı anlaşılmakla bu tutarın 14.084,56 TL'lik kısmının davacının sorumlu olduğu 24.07.2006 tarihinden önceki döneme ilişkin olduğunun tespiti ile davacının talebi ile bağlı kalınarak 14.264,56 TL'lik kısmının rücu edebileceği görüş ve kanaatini bildirmiştir.
DELİL DEĞERLENDİRME VE HUKUKİ GEREKÇE:
Dava dava dışı şahsın açtığı dava sonucu ilgiliye ödenen bedelin taraflar arasındaki İşletme Hakkı Devir sözleşmesi, ihale şartnamesi ve hisse devir sözleşmesi hükümlerine rücu istemine ilişkindir.
Davalı yan zamanaşımı itirazında bulunmuş olup, taraflar arasındaki hukuki ilişki sözleşmeye dayandığından bu sözleşme için zamanaşımı süresine ilişkin ayrık bir hüküm bulunmaması nedeniyle 6098 sayılı TBK 146. Maddesine göre 10 yıllık zamanaşımı ödeme tarihinden itibaren dolmadığından zamanaşımı definin reddine karar verilmiştir. (Aynı yönde Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 20.02.2017 tarih 2016/8129 E ve 2017/479 K sayılı ilamı)
Taraflar arasındaki 24.07.2006 tarihli “İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi”nin 7.4. Maddasi, “Dağıtım Faaliyeti’nin ... tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyetin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirilen her türlü iş ve işlemlerin bütün sorumluluğu ...’a aittir. ... tarafından yürütülmüş bulunan bu faaliyetler nedeniyle üçüncü kişiler tarafından ileri sürülecek her türlü talebin muhatabı ...’tır. Bu talepleri konu alan icra takibi ve davalar ... tarafından yürütülür ve sonuçlandırılır. Bu takip ve davalardan doğacak her türlü mali yükümlülük ... tarafından karşılanır.” hükmünü, 7.5. maddesi “Dağıtım Faaliyeti’nin Şirket tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyet kapsamında gerçekleştirilen her türlü iş ve işlemlerin bütün sorumluluğu Şirket’e aittir. Şirket tarafından yürütülmüş bulunan bu faaliyetler nedeniyle üçüncü kişiler tarafından ileri sürülecek her türlü talebin muhatabı Şirket’tir. Bu talepleri konu alan icra takibi ve davalar Şirket tarafından yürütülür ve sonuçlandırılır. Bu takip ve davalardan doğacak her türlü mali yükümlülük Şirket tarafından karşılanır.”, hükmünü, 7.6. “Sözleşmenin imza tarihinden önce Dağıtım tesisleri ile Dağıtım Tesisleri’nin işletilmesinden kaynaklanan her türlü hukuki ve cezai sorumluluk ...’a aittir. Bu dönemde yürütülmüş bulunan bu faaliyetler nedeniyle üçüncü kişiler tarafından ileri sürülecek her türlü talebin muhatabı ...’tır. Bu talepleri konu alan icra takibi ve davalar ... tarafından yürütülür ve sonuçlandırılır. Bu takip ve davalardan doğacak her türlü mali yükümlülük ... tarafından ödenir.” hükmünü, "Alıcının Taahhütleri" başlıklı 9. Maddesi; 3. bendi; “Alıcı, basiretli bir tacir gibi davranmak suretiyle Şirketler ile ilgili gerekli gördüğü her türlü teknik, hukuki, finansal, vergisel ve diğer bütün incelemeleri yaparak ve Şirketler'in sözleşme tarihi itibariyle mevcut ve fiziki durumunu bilerek hisseleri devir ve teslim aldığını, Şirketler hakkında kendisine verilen bilgilerin gerçek durumu yansıtmadığını veya benzer iddiaları ileri sürmeyeceğini, hisseler'in devrinin gerçekleşmesinin ardından, ayıba ve zapta karşı tekeffül hükümleri başta olmak üzere yürürlükteki mevzuat kapsamında herhangi bir fiili ve/veya hukuki nedene dayanarak, İDARE' den veya ...'tan talepte bulunmayacağını kabul ve taahhüt eder." hükmünü, 4. bendi; “Alıcı, ihale konusu hisseleri devraldığı tarihten önceki döneme ilişkin olarak işletme hakkı devir sözleşmesindeki hükümler aklı kalmak kaydıyla şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden, kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi Şirketlerin sorumlu olduğunu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak kendisinin veya şirketlerin idareyi ve ...’ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve rücu hakkının bulunmadığını kabul, taahhüt ve garanti eder.” hükmünü içermektedir.
İşletme devir hakkı sözleşmesinin 24.07.2006 tarihinde imzalandığı bu itibarla bu tarihten sonraki dönemde davacının sorumluluğunun bulunmadığının kabulü gerekir. Bursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/220 Esas sayılı dosyasında 2006 yılına ait faturaların ihtilaf konusu olduğu nazara alındığında 2006 yılının hangi aylarına ait faturalarda uyuşmazlık bulunduğunun tespiti gerekmektedir. Bursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/220 Esas sayılı dosyasında alınan 01.05.2003 tarihli ek rapor ekinde yer alan fazla ödeme içeren aylara ilişkin faturalar incelendiğinde 24.07.2016 tarihinden önceki fatura dönemleri ve fazla ödeme tutarlarının bilirkişi raporunda irdelenmiş olup davacı tarafın devir tarihinden önceki dönemde sorumluluk tutarı 14.084,56 TL olarak bilirkişi raporunda hesaplanmış ise de 267,35 TL lik ödeme bilirkişi raporuna 287,35 TL olarak değerlendirildiğinden hata mahkememizce resen nazara alınmış ve toplamın 14.064,56 TL olması gerektiği kanaatine ulaşılmıştır. Tüm bu nedenlerle davanın kısmen kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :
Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, dosyadaki kanıtlara göre;
1-Davanın kısmen kabulü 14.064,56 TL'nin 22/09/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Fazlaya ilişkin istemin reddine,
3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 960,75 TL nispi karar ve ilam harcın, peşin alınan 243,61 TL'nin mahsubu ile noksan olan 717,14‬ TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davacı yararına kabul miktarına göre hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davacıya verilmesine,
5-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davalı yararına red miktarına göre hesaplanan 200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davalıya verilmesine,
6-Arabuluculuk aşamasında harcanan 1.320,00 TL giderin kabul ve red oranına göe 1.301,38 TL'sinin davalıdan,18,62 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
7-Davacı tarafça yatırılan 243,61 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
8-Davacı tarafından yapılan 59,30 TL başvuru harcı, 1.796,50 TL tebligat/posta/müzekkere masrafı, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.855,80 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre 1.829,63 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bıkarılmasına, kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı, 6100 sayılı HMK 341/2 maddesi uyarınca kesin olmak üzere karar verildi. 25/05/2023

*Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim