mahkeme 2021/534 E. 2023/481 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/534
2023/481
14 Haziran 2023
T.C. ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2021/534
KARAR NO : 2023/481
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... TC No:... - ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... ....
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ......
DAVA : Tapu İptali ve Tescil, Kooperatif Üyeliğinin Tespiti.
DAVA TARİHİ : 14/09/2021
KARAR TARİHİ : 14/06/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 06/07/2023
Mahkememize açılan Tapu İptali ve Tescil, Kooperatif Üyeliğinin Tespiti davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA:
Davacı vekili; müvekkilinin, davalı ...numaralı parsel üzerinde bulunan 16 numaralı bağımsız bölümü ve kooperatif üyeliğini 15/01/2015 tarihinde .... yevmiye nolu devir sözleşmesi ile aktif ve pasifleri ile beraber dava dışı kooperatif üyesi ...den 50.000.00 TL karşılığında noter senedi ile devraldığını, devirin noter kanalı ile davalıya bildirildiğini, müvekkilin 09/02/2015 tarihinde davalı ... tescilinin sağlanması ve üyelik işlemin yapılması amacı ile ... yevmiye numaralı ihtarname ile bildirildiğini, ihtarnamenin davalı kooperatife tebliğ edildiğini, fakat davalı kooperatifin hukuksuz gerekçelerle müvekkilin üyelik işlemleri ve gayrimenkulün tescil işlemlerini gerçekleştirmediğini, davalı kooperatif tarafından diğer tüm ortaklara hisselerine düşen gayri menkuller teslim edilerek, tapuları ortaklar adına tescil edilmiş olmasına rağmen, müvekkilin kooperatif ortaklar defterine kaydedilmediğini, dava konusu taşınmazın tescil edilmediğini, davalı kooperatifin ...'nin üyeliğinin ve borçlarının devam ettiğini ileri sürdüğünü ancak tapuyu ne ... ne de müvekkile devretmediğini, müvekkilin üye kaydının yapılarak, hakkı olan bağımsız bölümün müvekkile devri yapılmadığı gibi hukuka uygun olarak üyeliği devretmiş olan ...’nın, hukuksuz şekilde kooperatif üyeliğinden ihraç edildiğini, müvekkil tarafından davalı adına kayıtlı ... Iban nolu hesaba Toplam 20.410,00 TL ödeme yapıldığını, yapılan tüm ödemelerin ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile davacı tarafa bildirildiğini, yine davacı tarafından' keşide edilen 16.02.2021 tarih ve 02963 ve 02964 yevmiye nolu ...noterliğinin ihtarnameleri ile yapılan ödemelerin kabul ve ikrar edildiğini, Ancak davalı kooperatifin hiçbir haklı gerekçe olmamasına rağmen gayrimenkulün tapusunu müvekkile devretmediğini, açıklanan nedenlerle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile ...numaralı parsel üzerinde bulunan 16 numaralı bağımsız bölümün davacı müvekkil adına tesciline, Müvekkilin kooperatif üyeliğine kabulüne, üye olduğunun tespitine ve üye defterine kaydına, tescil talebi mümkün olmadığı takdirde fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydı ile gayrimenkulün bedeline mahsuben şimdilik 10.000,00 TL’nin davalıdan avans faizi ile tahsili ve müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili; davanın konusunun taşınmaza ilişkin tapu iptali ve tescil değil davacının kooperatif ortağı olup olmadığının tespiti olması gerektiğini, davacının müvekkil kooperatife ortak olduğunun belirlenmesi halinde ortaklığa bağlı hak ve borçları devraldığının da kabul edileceğini, bu nedenle kooperatife ortak olmayan davacının tapu iptali ve tescil talep hakkının bulunmadığını, davacının ikinci istemi olan kooperatif ortaklığına ilişkin uyuşmazlığın ise bu ortaklığın kaynağı ve geçirdiği hukuksal süreçten bağımsız çözülemeyeceğinden, öncelikle bu sürecin ortaya konması gerektiğini, üyelerine işyeri sağlamak amacıyla kurulmuş bir yapı kooperatifi olan müvekkil kooperatif ile dava dışı yüklenici ... arasında 83 adet işyerinin çatı kaplaması işinin yapılması konusunda 05.04.1999 tarihinde bir sözleşme imzalandığını, sözleşmeye göre, yükleniciye iş bedelinin bir kısmı taksitler halinde ödeneceği, bir kısmına karşılık ise kooperatife ait bir işyerinin devredileceğini, aynı maddede yüklenicinin 1999 Nisan ayından itibaren kooperatife aidat ödemesi gerektiği, aidat miktarının yüklenici adına borç kaydedileceği ve alacağından mahsup edileceğinin belirtildiğini, yüklenicinin sözleşme gereği üstlendiği işi zamanında bitiremediği gibi ekonomik sıkıntıları nedeniyle işin aksamaması için kendisine ek ödemelerin yapıldığını ve kooperatife borçlandığını, çatı kaplama işini bitirdiğinde kooperatife borçlu durumda olduğunu, ülkedeki ekonomik krizi göz önüne alarak iyiniyetli davranan müvekkilin, işyerlerinin demir doğrama işlerinin yapımını da yükleniciye verdiğini, ve hem borcunu, hem de aidatlarını ödemesine olanak sağlamak istendiğini, ancak yüklenicinin her iki işi de gereği gibi yapmadığını, hatalı imalat ile işi yarım bıraktığını, bu arada, yüklenici ... olarak üstlendiği demir doğrama sözleşmesinden kaynaklanan hak ve yükümlülüklerini kurucu ortağı olduğu ...'ne devir ettiğini, kooperatif ortaklığının çatı kaplama sözleşmesinin bedeline karşılık oluşturulduğu için ...'nın ortaklık hak ve yükümlülükleri devam ettiğini, ancak, sözleşme uyarınca Nisan 1999 ayından itibaren alacağından mahsup edilerek tahsil edilmesi gereken aidatların ...'nın Kooperatiften herhangi bir alacağı olmadığı için mahsup edilemediğini ve aidat borçlarının biriktiğini, borçlarını ödememesi nedeniyle kendisine 27. madde uyarınca birinci ve ikinci ihtarnameler gönderilerek ortaklıktan ihraç edildiğini, ancak ihraç işlemlerinde usul hatası yapılmış olması nedeniyle ihraç kararlarının iptal edildiğini, yargılamalar devam ederken, ... tarafından kooperatife, Yenimahalle 5. Noterliğinde düzenlenen 05.01.2015 Tarihli Kooperatif Hisse Devir Sözleşmesi gönderildiğini, Sözleşmede; ..., Kooperatif ortaklarından ...'nın ... parseli üzerinde bulunan 16 bağımsız bölüm no'lu üyelik hak ve hissesinin tamamını kooperatifin kayıtlarını inceleyerek ve kendisine ait olduğunu bilerek tüm aktif ve pasifi ile birlikte 50.000,00 TL bedelle satın aldığının belirtildiğini, kooperatif yönetim kurulunun 19.01.2015 tarihli kararında ortaklığa kabul talebi ret edilip sonuun ...yevmiye numaralı ihtarname ile ...'e bildirildiğini, Yönetim Kurulunun bu kararının 02.05.2015 tarihinde yapılan Kooperatif Olağan Genel Kurulunda oy birliğiyle onaylandığını, ihtarnamenin tebliğinden sonra kooperatifin banka hesabına: "....tan alınan 19474 ada 8 parselin aidat ödemesi" açıklaması ile 14.735.00 TL aidat, aynı açıklama ve bilgi ile 1.575,00 TL şerefiye adıyla ödeme yapıldığını, dekontta yer alan kimlik numarasının ...'e ait olduğunu, ...'e ... yevmiye numaralı ihtarnamede bildirildiği gibi hisse devri kabul edilmediği için kooperatif ortaklığının bulunmadığı, yaptığı ödemenin iade edilmek üzere emanet hesabına alındığı, ihtarnamenin tebliğinden itibaren 7 gün içinde paranın iade edileceği hesap numarası bildirmesi aksi halde mahkeme kanalıyla tevdi mahalli tayin ettirilip paranın bu hesaba yatırılacağının bildirildiğini, ...'nın hisse devrinin kabul edilmediğini, hakkında alınmış ihraç kararlarının iptaline ilişkin mahkeme kararının kesinleşmesinin hemen ardından yapılan hisse devrinin, yaklaşık 335.000,00 TL borcu ödemekten kurtulmak amacıyla, muvazaalı olarak yapıldığını, 05.01.2015 Tarihli Kooperatif Hisse Devir Sözleşmesinin muvazaa nedeniyle geçersiz olduğunu ve müvekkil kooperatif tarafından kabul edilmediğini, .... Noterliği'nden gönderilen... sayılı ihtarnameye karşın borcunu ödemeyen ... hakkında 07.07.2021 tarihinde bir kez daha ihraç kararı alındığını ihraç kararının... Noterliği'nden gönderilen 07.07.2021 tarih - ... yevmiye numaralı ihtarname ile tebliğ edilmesi üzerine bu kez aynı hatayı yapmamak için ...’nın kararın iptali davası açmadığını, ...’in huzurdaki bu davayı açtığını, davacının, Kooperatifler Kanunu'nun 14. maddesi gereği ortaklığı devralan kişinin ortaklık niteliklerini taşıması halinde, bu kişiyi ortaklığa kabul edilmesi gereği devralan kişi ile ilgili olup devretmek isteyen ortak yönünden olmadığını, müvekkil kooperatif, davacının devralma hakkına değil ortak ... 'nın devretme hakkına karşı çıktığını, zira ortaklığın devrine izin verilmesi durumunda devralan kişi sadece devredenin üyelikten kaynaklanan yükümlülüklerinden sorumlu olacağını, oysa müvekkilin devri kabul etmeme gerekçesi davacının üyelik yükümlülükleri dışındaki borçlarından kaynaklandığını, müvekkil kooperatifin, kendi alacağını tahsil etmeden ortak ...'nın tek malvarlığı olan kooperatif hissesi ve bu hisseye karşılık tahsis edilen işyerine ilişkin devri kabul etmeme hakkı bulunduğunu, TMK'nun 950 ve devamı maddeleri uyarınca ...'nın Kooperatif hissesi üzerinde müvekkil Kooperatifin hapis hakkı bulunduğunu, Davacının tapu iptali ve tescil istemine konu taşınmaz ...'ya yüklenici olarak yaptığı işlere karşılık oluşturulan ortaklık hissesi nedeniyle özgülenen taşınmaz olduğunu, devrin kabul edilmemesinin gerekçesi olan borçların, ortaklık yükümlülükleri dışındaki çok büyük kısmı yüklenici olarak üstlendiği işlerin eksik ve ayıplı imalatı, sigorta borcu gibi sözleşmeden kaynaklanan borçlar olduğunu, müvekkilin, sözleşmeden kaynaklanan alacaklarını tahsil etmeden sözleşme ile edinilen ortaklığın devrine izin vermeye, kendi alacağını tahsil etmeden, tahsil olanağını tümüyle ortadan kaldıran hisse devrini kabul etmeye zorlanamayacağını, bu davanın sonucuna bağlı olarak müvekkilin, ... 'nın üyeliğin tasfiyesi veya icra satışı yoluyla alacaklarını tahsil edebileceğini, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ GEREKÇE:
Dava, devir sonucu kooperatife üye olduğunun tespiti, üyeye tahsis edilen bağımsız bölüme ilişkin tapunun iptali, devralan üye adına tesçili, bunun mümkün olmaması halinde taşınmaz bedeline mahsuben şimdilik 10.000,00 TL'nin faiziyle birlikte davalı kooperatiften tahsiline yöneliktir.
Davacının kooperatif üyesi olup olmadığı, kooperatife borcunun bulunup bulunmadığı, diğer üyelere bağımsız bölümün tesliminin yapılıp yapılmadığı, tescil talebinin şartlarının oluşup oluşmadığı, tescil talebi mümkün olmaz ise davacının taşınmaz bedelini talep edip edemeyeceği üzerinde toplanmakla tarafların davaya ilişkin delil ve belgeleri toplanılmış, 29/03/2022 tarihli celsede kooperatif kayıtları üzerinde inceleme yapılıp kooperatif inşaatının bulunduğu yerde inceleme yapma yetkisi tanınarak dosya kooperatif uzmanı ile gayrimenkul değerlendirme uzmanı bilirkişilere tevdi edilerek alınan 26/11/2022 tarihli raporda;
"...Davacının terditli olarak iki talebinin olduğu görülmüştür.
Bunlardan ilki tapu iptal ve tescil davasıdır. Davacının adına tescilini talep ettiği taşınmaz dava tarihi itibarıyla davalı kooperatif üzerine kayıtlıdır. İş yerleri OSB içerisinde yer almakla birlikte davalı kooperatif tarafından ortaklarına işyeri edindirmek amacıyla üretilmiş bir işyeridir. Davalı 1163 sayılı yasaya göre kurulmuş, bu yasa kapsamında ortak kaydı yapmış ve kooperatifçilik ilke ve prensiplerine göre işyeri üretip ortaklarına teslim etmiş bir kooperatiftir. Davacı dışındaki ortaklarına işyeri tapularını vermiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık evvelemirde ortaklığın olup olmadığı konusundadır. Davacı taraf dava dışı Rıza Kamışlıya ait ortaklık hissesini bütün aktif ve pasifleri ile birlikte ...’dan devir aldığını, kooperatifin ortaklık ilişkisinden kaynaklı alacaklarını ödemeyi kabul ettiğini, banka hesabı bildirilmesi halinde ortaklık ilişkisinden kaynaklı tüm borçları derhal ödeyeceğini davalı kooperatife noter aracılığı ile bildirmiştir.
Davalı kooperatif devir talebini kabul etmemiştir. Gerekçe olarak ta ...’nın ortaklık işleri dışında kooperatife mahkeme kararı ile kesinleşmiş 226.919,00 TL borcu bulunduğunu, bu borca karşılık bu işyeri üzerine ortaklar kayıt defterinde haciz uyguladıklarını ve kooperatif alacaklarının tahsilinde bir güvence olarak uhdelerinde tuttukları işyerini devir etmeyeceklerini ileri sürmüşlerdir.
Dosya kapsamındaki kayıtlara ve tarafların birbirlerine gönderdikleri ihbarnamelere göre davalı kooperatifin taşınmazın ait olduğu ortaklık hissesinden 31.12.2014 tarihi itibarıyla 72.213,80 TL alacağı olduğu görülmektedir. Bu borcun 226.919 TL’si ortaklık dışı eser sözleşmesinden kaynaklı borçtur.
Davalı kooperatif bu alacakların hiçbirini dava dışı Rıza’dan tahsil edememiştir. Dava dışı Rıza’yı ortaklıktan ihraç etmekle de tahsil bağlamında başarı sağlayamamıştır. ... ihraç kararlarını mahkemeden usulü eksikler nedeniyle iptal ettirmiştir.
Davacı devir işleminin kabulü halinde ...’nın ortaklıktan doğan tüm borçlarını ödemeye hazır olduğunu beyan etmişse de davalı kooperatif yönetimi eser sözleşmesinden kaynaklı alacağını alabilmek için başka bir güvencesi olmadığı için devir işlemini kabulden kaçınmıştır.
Bu durumda, davalı kooperatifin ortaklık hissesinin devrini kabulden kaçınıp kaçınamayacağının irdelenmesi gerekmektedir. 1163 sayılı yasanın 14/2 maddesinde; “Ortaklık devir edilebilir. Yönetim Kurulu ortaklığı devir alan kişinin ortaklık niteliklerini taşıması halinde bu kişiyi ortaklığa kabul eder.” Hükmünü havidir.
3476 sayılı kanunun 3'üncü maddesiyle KK'nın 14'üncü maddesinin ikinci fıkrasında yapılan bir değişiklikle, YK'nın, ortaklığı devralan kişinin ortaklık niteliklerini taşıması halinde, bu kişiyi ortaklığa kabul etmesi zorunluluğu geti¬rilmiş, ancak ortaklık devrinin nasıl yapılacağına ilişkin hüküm getirilmemiştir. Kanunun 8'inci maddesiyle ortaklığa giriş için yazı ile kooperatif yönetim kuruluna başvurulması zorunluluğunun getirildiği dikkate alındığında, ortaklığın devri sırasında da devreden ile devralanın yazılı olarak kooperatif yönetim kuruluma başvurmaları gerekli görülmektedir. Bu başvurular; devreden ve devralan için ayrı ayrı yazılarla yapılabileceği gibi), tek bir yazı ile yapılması da mümkündür. Ancak muhtemel anlaşmazlıklara sebebiyet verilmemesi için devir işleminin noter senedi ile yapılmasında fayda vardır.
İki taraf arasında bir devir sözleşmesi yapılması, kooperatife bildirilmediği ve YK tarafından kabul edilmediği sürece hukuki bir değer taşımaz. Devir işlemi YK kararı ile hüküm ifade eder.
Ortaklığın devrinden önce, devir alacak kimsenin kooperatif nezdinde araştırma yaparak, devredecek kimsenin gerçekte kooperatifin ortağı olup olmadığını, borcu bulunup bulunmadığını, hakkında çıkarılma kararı alınıp alınmadığını, ortaklık şartlarını taşıyıp taşımadığını, araştırması da kendi yararına olacaktır. Çünkü; ortak olmayan birinden ortaklık payı aldığını ileri süren bir kimsenin, iyi niyetli bile olsa "ortaklık sıfatını" kazanması söz konusu olamaz, kooperatiften herhangi bir hak talep edemez. Ancak, dolandırıldığı iddiasıyla karşı taraf hakkında dava açabilir ve ödediği paranın iadesini isteyebilir. Keza, hakkındaki çıkarılma kararı kesinleşmeyen ortakların, ortaklığı devam ettiğinden (KK m. 16, f. 5), ortaklığını bir başkasına devir etme hakkı varsa da bu durumdaki ortaklardan hisse devralmak isteyen kimselerin çıkarılma kararının kesinleşmesini beklemeleri de kendi yararlarına olacaktır. Buna rağmen, çıkarılma işlemi başladıktan sonra ve fakat çıkarılma işlemi kesinleşmeden önce ortaklık devri yapılmışsa, çıkarılma işlemleri kaldığı yerden devralan yeni ortak aleyhine devam eder. Yine, devirle bütün hak ve yükümlülükler yeni ortağa geçeceğinden devreden ortağın kooperatife borcu varsa, bu borç yeni ortaktan istenecektir. Devralan ortak eski ortağın bu borçlarını ödemekten kaçınamaz.
Kanun maddesinde "yönetim kurulu, ortaklığı devralan kişinin ortaklık niteliklerini taşıması halinde, bu kişiyi ortaklığa kabul eder" denilmektedir. Madde metninden YK üyelerinin hem ortaklığın devri konusunda karar alma zorunluluğunun ve hem de ortak olmak için başvuranların ana sözleşmede gösterilen ortaklık şartlarını taşıyıp taşımadıklarını araştırma yükümlülüğünün bulunduğu sonucuna varılmaktadır.
Keza, KK m. 8, f.2'ye göre yönetim kurulu başvuru sahibinin ortaklık şartlarını taşıyıp taşımadığını da araştırmak zorundadır. Dev¬ralan kimse ortaklık şartlarını taşıyor ise, ortaklığın devrinin kabulü yönünde YK'da karar alınır, aksi halde devir talebi reddedilir (KK m. 14, f. 2). Eğer, ortaklığı devralan kişinin ortaklık şartlarını taşımasına rağmen, yönetim kuru¬lunca ortaklığın devrinin reddi yönünde karar alınmışsa, YK'nın bu kararı aleyhine dava açılması mümkün olmayıp, bu konuda genel kurula itirazda bulunulmalıdır.
Genel kurulca da devir talebi reddedildiği takdirde kooperatif aleyhine dava açılabilir. Hiç şüphesiz ki, burada itiraz ve dava hakkı ortaklığını devretmek isteyen ortağa aittir.
Somut olayda devir işlemi noter sözleşmesi ile yapılmış ve hem devreden hem devir alan devir işlemini noter aracılığı ile davalı kooperatife bildirmiştir. Davalı kooperatif yönetim kurulu 19.01.2015 tarihli kararında devreden ...’nın kooperatife olan borcunu ödememek ve mal kaçırmak amacıyla devir yapmak istediği nedeniyle devir talebinin reddine karar vermiştir. Yönetim kurulunun ret kararı 02.05.2005 tarihli genel kurulun onayına sunulmuş ve gündemin 9. Maddesinde ret kararı oy birliği ile onaylanmıştır.
Genel kurul kararına karşı devreden ... tarafından iptal davası açılmamıştır.
Davalı taraf cevap dilekçesinde devir işleminin muvazaalı olduğunu, bunun davacı hissenin sahibi olmasına karşın kooperatifle ilgilenmediği, genel kurullara gelmediği, devir işleminin ret edilmiş olmasına rağmen kooperatife ödeme yaptığı gibi durumlardan görülebileceğini iddia etmiştir.
Dosya kapsamındaki iddia, savunma itiraz ve kararların değerlendirilmesinde, devir engel olan temel olayın, davalının dava dışı ... ile yapmış olduğu eser sözleşmesinden kaynaklı alacağını Rıza’dan tahsil edilememesi, Rıza’nın kendisinden mahkeme kararı ile varlığı ispatlanmış borcunu ödememesi veya ödeyememesi nedeniyle davalı kooperatifin alacağın teminat altına alınması amacıyla devir işleminden kaçınması olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda davalının yaptığı işlemin doğru olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Yasanın 14/2 maddesi hükmü emredici bir hüküm olmasına karşın aksi durumdaki süreçte takip edilecek yol açık olarak belirlenmemiştir. Yönetim kurulunun ret kararına karşı davacının doğrudan dava açma veya genel kurula itiraz hakkının bulunup bulunmadığı konusu sayın mahkemenin takdirinde olmakla beraber davacının bu yolda yaptığı bir işlem bulunmamaktadır.
Keza dava dışı ...’nın ortak sıfatıyla karara yaptığı bir itiraz ve genel kurul kararına karşı açtığı bir dava da bulunmamaktadır.
Konuya ilişkin Yargıtay kararlarına bakıldığında kooperatif yönetim kurullarının ortağın para kaçırma veya borç ödememe saiki ile yaptığı devirleri kabul etmemesinin uygun olduğuna karar verildiği görülmektedir....
Nihai takdir ve hukuki değerlendirme Sayın Mahkemeye ait olmak üzere bilirkişi kurulumuz davalı kooperatifin devir talebini kabul etmemekte hukuka aykırılık bulunmadığı, dolayısıyla davacının davalı kooperatifin ortaklığı sıfatını kazanmadığı kanaatindedir.
Davaya konu edilen taşınmazın değeri 2.300.000, - TL olarak tespit edilmiştir.
Ayrıntıları yukarıda açıklandığı ve nihai takdir ve hukuki değerlendirme Sayın Mahkemeye ait olmak üzere;
Davalı kooperatifin devir talebini kabul etmemekte hukuka aykırılık bulunmadığı, dolayısıyla davacının davalı kooperatifin ortaklığı sıfatını kazanmadığı,
Davaya konu edilen taşınmazın değerinin 2.300.000,- TL olarak tespit edildiği..." yönünde görüş bildirmişlerdir.
Bilirkişi raporuna karşı taraf vekillerinin beyan ve itirazları alınmış, davacı vekili tarafından bağımsız bölümün müvekkili adına tapusunun iptali ile müvekkili adına tapuya kayıt ve tescili de talep olunduğundan ve bilirkişiler tarafından da taşınmazın değeri 2.300.000,00 TL olarak belirlendiğinden bu değere göre davacı vekili tarafından harç ikmal olunmuş, dava tek hakim tarafından görüldüğünden dava değeri heyet sınırına girdiğinden dosya heyete tevdi edilmiş, 29/03/2023 heyet duruşmasında daha önce rapor düzenleyen bilirkişilerin yanına nitelikli hesaplama uzmanı da katılarak hem taraf itirazlarının karşılanması hem de davacının kooperatif ortağı olup olmadığı, kayıtlara göre kooperatife borcu olup olmadığı, kooperatifin taşınmazı devir borcu doğup doğmadığı, tescil talebinin yerinde olup olmadığı, tescil talebi kabul olunmaz ise davacının taşınmazın değerini isteyip isteyemeyeceği yönünde dosya bilirkişilere tevdi edilmiş, bilirkişi kurulundan alınan 29/05/2023 tarihli raporda;
"...Davacının, dava dışı ... yevmiye numaralı Kooperatif Hisse Devir Sözleşmesi ile 50.000 TL bedel ile bütün aktif ve pasifleı ve davalı kooperatife devir sözleşme: naden ortaklık başvurusunda bulunduğu, ayrıca kooperatif hesabına toplam 20.410,00 TL ödeme yaptığı,
-Davalı kooperatifçe davacının ortaklık başvurusunun, davacıya ortaklık hissesini devreden ...'nın aidat borcunun ve ayrıca eser sözleşmesi kapsamında borcunun bulunduğu ve ödenmediği gerekçesiyle kabul edilmediği ve ayrıca davacının kooperatif hesabına yatırdığı 20.410,00 TL”nın kabul edilmeyerek emanet hesaba alındığı,
Anasözleşmenin 17/11 maddesinde “Yönetim kurulu bu şekilde ortaklığı devralan - kişiyi ortaklığa kabulden kaçınamaz.” denilmiş ise de Yargıtay uygulamasında istisnai olarak kooperatife olan aidat veya başka bir borcun tahsilini şemeresiz kılmak için yapılan devirler yönünden yönetim kuruluna hisse devrini kabulden kaçınabileceğine cevaz verildiği,
Somut olayda ise devreden ...'nın, kooperatifçe ihraç prosedürü çerçevesinde gönderilen ihtarnameye nazaran 31.12.2020 tarihi itibarıyla 14.465,00.TL. aidat ve 38.561,79.TL. gecikme faizi, 1.575,00.TL. şerefiyle ve 9.314,71.TL. gecikme faizi olmak üzere toplam 63.916,50.TL. borcunun ve ayrıca davalı kooperatif savunmasına ve yukarıda anılan mahkeme ilamına nazaran ...'nın eser sözleşmesinden kaynaklı borcu da bulunduğunun anlaşıldığı,
Kooperatifin taşınmaz devri borcunun doğup doğmadığı, tescil talebinin yerinde olup olmadığı hususunun Sayın mahkemenin takdirinde bulunduğu,
Tarafların diğer iddia, savunma ve itirazları ile yine davalı kooperatifin muvazaa iddiasının Sayın Mahkemenin takdirinde bulunduğu..." yönünde görüş bildirmişler, ek rapora karşı da taraf vekillerinin beyan ve itirazları alınmıştır.
Davalı kooperatifle dava dışı ... arasında çatı kaplama işine yönelik eser sözleşmesi imzalanmış, işin kesin kabulü yapıldığında kooperatife ait işyeri belirlenen bedel ile devir suretiyle ödeme tamamlanacaktır. Yüklenici ... edimlerini yerine getirmediğinden hakkında 24/09/2021 tarihinde ihraç kararı alınmış, bu kararın iptali istemiyle... esas sayılı dosyasıyla dava açılmış, bu dava sürerken ortaklık hak ve yükümlülüklerini yerine getirmeyen ... hakkında 20/07/2004 tarihinde ikinci kez ihraç kararı alınmış, bu karara karşı da ... esas sayılı dosyasında dava açılmış, her iki dava birleştirilmiş, 2014 yılında bu davalar... esas, 2014/713 karar sayılı ilam ile ihraç kararları iptal edilmiştir. Yargılamalar devam ederken davacı tarafından kooperatif hissesinin 05/01/2015 tarihinde ...'dan devralındığı bildirilmiş, kooperatif yönetim kurulunun 19/01/2015 tarihli toplantıda hisse devrine onay verilmemiş, 02/05/2015 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında da yönetim kurulu kararı kabul edilmiştir. Muvazalı devrin kabul edilmemesi üzerine borçlarını ödemeyen ... aleyhine tekrar ihraç süreci başlatılmış, 02/05/2018 tarihinde ... yeniden ihraç edilmiş, ... esas sayılı dosyasından ihraç kararı emlak vergisi borcunun ihraca konu edilmediği gerekçesiyle iptal edilmiş, karar kesinleşmiştir. Biriken borçlarını ödememesi üzerine ... hakkında tekrar ihraç kararı başlatılmış, 07/07/2021 tarihinde yeniden ihraç kararı alınmış, karar tarihi itibariyle bu ihraç kararına karşı açılan herhangi bir iptal davası bulunmamaktadır.
... tarafından 05/01/2015 tarihinde hisse devri yapılmış fakat kooperatif tarafından devredenin borcu olduğundan bu devir kabul edilmemiştir. Kabul edilmemesinden sonra ihraç kararının iptali yönünde dava açılmış ve devreden ... lehine sonuçlanmıştır.
1163 sayılı Kooperatifler Yasası'nın 8.maddesine yönetim kurulu ortaklar ile ortak olmak için müracaat edenlerin ana sözleşmede gösterilen ortaklık şartlarını taşıyıp taşımadıklarını araştırmakla zorunlu olduğu, aynı yasanın 13.maddesinde ise ortaklığın devredilebileceği, yönetim kurulunun ortaklığı devralan kişinin ortaklık niteliklerini taşıması halinde bu kişiyi ortaklığa kabul edeceği, ana sözleşmenin 17.maddesinde ise ortaklığın yazılı olarak yönetim kuruluna bildirmek suretiyle ortaklık şartlarını taşıyan kişilere devredilebileceği hükümleri mevcut olup somut olayda ise davacının kooperatif hissesini devraldığı .... karar sayılı ilamlarında yazılı alacaklar ile 03/12/2020 tarihi itibariyle 14.465,00 TL aidat, 38.561,79 TL gecikme faizi, 1.575,00 TL şerefiye ve 9.314,71 TL gecikme faizi olmak üzere toplam 63.916,50 TL borcu bulunduğundan 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun ilgili maddeleri ve ana sözleşmenin 17.maddesi ile emsal Yargıtay kararları göz önünde bulundurulduğunda kooperatif yönetim kurulu hisse devrini kabul etmeyebilir.
Toplanan delillere göre davacı açmış olduğu işbu dava ile hisse devri nedeniyle kooperatife üye olduğunun tespiti ve üyeliğe tahsis edilen taşınmazın müvekkili adına tapuya kayıt ve tescilini, bu mümkün olmadığı takdirde bedelin tahsili yönünde işbu davayı açmış ise de; davacının üyeliği devraldığı ...'nın kooperatife ait yapılacak inşaatın bir kısmını yüklenici olarak üstlendiği, ...'nın eser sözleşmesinden kaynaklanacak alacağına karşılık işyeri verildiği, dosyaya sunulan mahkeme kararlarına göre de ...'nın eser sözleşmesinden kaynaklanan borcu olduğu gibi, üyelik borcunun da bulunduğu, bu durumda da kooperatif hissesinin devri konusunda açık kapı ilkesinin bulunmasına rağmen yönetim kurulunun devri kabul etmeyeceği, devirden sonra da ihraç kararının iptali yönünden açılan dava da göz önünde bulundurulduğunda kooperatif hissesi davacıya geçmediğinden davacının hisse devrinin tespiti yönündeki dava ile tapu iptali ve tescil, bu mümkün olmadığı takdirde taşınmazın değerine yönelik açılan dava yerinde olmadığından davanın tümden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, dosyadaki kanıtlara göre;
1.-Davanın reddine;
2.-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 179,90 TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 59,30 TL ve tamamlama harcı olan 39.218,95 TL toplamı 39.278,25 TL'den mahsubu ile arta kalan 39.098,35 TL'nin kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya iadesine,
3.-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davalı yararına hesaplanan 214.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davalıya verilmesine,
4.-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
5.-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ...yolu açık olmak üzere 14/06/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.