mahkeme 2025/669 E. 2025/571 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/669

Karar No

2025/571

Karar Tarihi

7 Nisan 2025

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/669 - 2025/571
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2025/669
KARAR NO : 2025/571

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : MERSİN 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/11/2024
NUMARASI : 2023/... ESAS 2024/... KARAR

DAVACI : ...-
VEKİLLERİ : AV....
AV....
DAVALI : 1 -... -
VEKİLİ : AV. ...
: 2 -...-
DAVANIN KONUSU : Ticari Şirket (Fesih İstemli)

İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 07/04/2025
YAZIM TARİHİ : 07/04/2025

Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/11/2024 tarih ve 2023/... Esas, 2024/... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
İDDİALARIN ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesi ile; Müvekkili davacı ... ile davalı ..., ... 'nin 1/2 ortaklı olup, her iki ortağın tek imza ve birlikte imza ile şirketi temsil yetkileri bulunduğunu, şirketin Akaryakıt istasyonu olduğunu, davalı şirketin 05.01.1989 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi ile 30 yıl süre için kurulduğunu, şirketin 30 yıllık süresi 05.01.2019 tarihinde dolduğunu, davalı şirketin ana sözleşmesine göre şirketin süresi sona ermiş olmasına rağmen, şirket ortakları şirket süresinin uzatılması konusunda bir toplantı yapmadıklarını, şirketin süresinin uzatılması konusunda bir karar da almadığını, bu arada davalı ...'nun, davacı müvekkili ve ailesine (eşine, oğluna, kardeşi ve gelinine) bir dizi saldırılarda bulunduğunu, hakaret, tehdit ve saldırılar yaptığını, ortaklığın birlikte uyum ve güven içinde yürütülmesi imkanını tamamen ortadan kaldırdığını, Erdemli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2022/... soruşturma sayılı dosyası ile Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2022/... soruşturma sayılı dosyaları, Erdemli Aile Mahkemesi'nin 2022/... D.İş sayılı dosyasından uzaklaştırma kararı ve dosya içeriği deliler,
Tarsus 8. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2023/... Esas sayılı dava dosyaları ile diğer benzer dosyalar incelendiğinde, ortaklığın birlikte uyum ve güven içinde yürütülmesi imkanını tamamen ortadan kalkmış olduğunun anlaşılacağını, bu sebeple müvekkili davacı, davalı ...'na; Mersin 12.Noterliği'nin 09.05.2022 tarih ve ... yevmiye sayısı ile noter ihtarı çektiğini, davalı ...'nun da Tarsus 2.Noterliği'nin 13.05.2022 tarih ve ... yevmiye sayısı ile bu ihtara cevap vererek şirketin tasfiye–fesih edilmesini kabul ettiğini, bu kabule rağmen tasfiyenin bu süre içinde taraflarca gerçekleştirilemediğini, bunun üzerine müvekkilinin tekrardan davalı ...'na yeniden ve son kez Tarsus 2.Noterliği'nin 17.03.2023 tarih ve ... yevmiye sayısı ihtarını çektiğini, davalının ise bu ihtara Mersin 4.Noterliği'nin 23.03.2023 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtara cevap ile şirketin feshi ve tasfiyesini rıza ile yapmaktan ve ihtara uymaktan kaçındığını, işbu anlatımlarından anlaşılacağı üzere Türk Ticaret Kanunu m.636 /f.2 . Madde ile 636/f.3 maddeleri ve ilgili mevzuat gereği işbu şirketin feshine karar verilmesinin zaruret olduğunu, daha önce davalı ...'nun davacının eşi ... ile olan davada ihtiyati tedbir kararına hükmedildiğini, Mersin 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03.01.2023 tarih ve 2022/... Esas sayılı ihtiyati tedbir kararında; şirket tüzel kişiliğini şirketin her iki müdürünün birlikte imzaları ile temsil edileceğini, alınan kararların geçerli olmasının denetim ve onay kayyumu onayına tabi tutulacağı" karara bağlandığını, HMK m. 389 çerçevesinde; davalı Şirketin 1/2 oranında ortağı ve tek imza ile de yetkileri bulunan davalı ...'nun, şirketi ve müvekkilini zarara uğratacak hukuka aykırı eylem ve işlemler ile telafisi imkansız zararların doğmasının önlenmesi için ve yaklaşık ispat kuralı gerçekleştiğinden; şirketin 1/2 ortağı ve yetkilisi ...'nun temsil yetkisinin mahkemeninin tayin edeceği bir mali müşavir yada bir avukatın kayyum tayin edilmesi şeklinde ihtiyati tedbir kararı verilmesine yada mahkemenin takdir edeceği başkaca bir tedbirin uygulanmasını, olmadığı takdirde; davacı ve davalının tek imza ile temsil yetkisinin kaldırılarak, davalı şirket tüzel kişiliğini şirketin her iki müdürü olan davacı ve davalının birlikte imzaları ile temsil edilmesine, alınan kararların geçerli olmasının denetim ve onay kayyumunun denetim ve onayına tabi tutularak onaylanması halinde hüküm ifade edeceği konusunda İhtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini, tüm bu nedenlerle ve haklı sebeplerle ; davalı ...'nin feshine- tasfiyesine, HMK m. 389 çerçevesinde; davalı şirketin 1/2 oranında ortağı ve tek imza ile de yetkileri bulunan davalı ...'nun, şirketi ve müvekkilini zarara uğratacak hukuka aykırı eylem ve işlemler ile telafisi imkansız zararların doğmasının önlenmesi için ve yaklaşık ispat kuralı gerçekleştiğinden; Şirketin 1/2 ortağı ve yetkilisi ...'nun temsil yetkisinin mahkemeninin tayin edeceği bir mali müşaviri yada bir avukatın kayyum tayin edilmesi şeklinde ihtiyati tedbir kararı verilmesine yada mahkemenin takdir edeceği başkaca bir tedbirin uygulanmasına, olmadığı takdirde, davacı ve davalının tek imaza ile temsil yetkisinin kaldırılarak, davalı şirket tüzel kişiliğini şirketin her iki müdürü olan davacı ve davalının birlikte imzaları ile temsil edilmesine, alınan kararların geçerli olmasının denetim ve onay kayyumunun denetim ve onayına tabi tutularak onaylanması halinde hüküm ifade edeceği konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacının açmış olduğu şirketin feshi davasından müvekkili ... ile birlikte %50-%50 ortağı ve müdürü olduğu ... 'nin ana sözleşmesinde yer alan şirket süresinin sona erdiğini ve ortaklığın birlikte uyun ve güven içinde yürütülmesinin imkansız olduğundan bahisle haklı sebeplerle davada taraf olmayan ...'nin feshini talep ve dava ettiğini, davacı tarafından şirketin feshi yönünden dayanılan tüm sebeplerin haksız ve mesnetsiz olduğunu, dayanılan sebeplerin şirketin feshini gerektiren sebepler olmadığını, HMK 26 maddede yer alan taleple bağlılık ilkesi gereği ve derdestlik itirazı ile huzurdaki davanın reddini talep ettiklerini, davacı yanın her ne kadar dava dilekçesinde fesih istenilen şirket olarak ... göstermiş ise de dilekçesinin talep konusu ve sonuç kısımlarında davalı ... 'nin feshine-tasfiyesine demek suretiyle müvekkilinin %50 ortağı olduğu bir diğer şirketi olan ... 'nin tasfiyesinin talep edildiğini, HMK madde 26 gereğince hakimin, tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğunu, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceğini bu sebeple iddianın genişletilmesi yasağı ile beraber davacı tarafça yapılacak herhangi bir talep değişikliğine muvafakatlerinin bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafından ... nin şirket ana sözleşmesinde yer alan hükme istinaden 30 yıl süreyle kurulduğunu, şirketin 30 yıllık süresinin 05/01/2019 tarihinde dolduğu iddialarında bulunularak şirketin feshi istenmiş ise de öncelikle söz konusu şirketin faal olarak ticari hayat içerisinde bulunduğunu, davacının bu iddialarının tamamen kötüniyetli olduğunu, aktif olarak ticari hayatını sürdüren, kazanç saylayan ve hatta yakın zamanda sermaye attırımı dahi yapılmış olan şirket olduğunu, sözleşmedeki 30 yıllık süreden sonra da ticari hayatına devam etmiş olduğundan süzleşme süresinin uzamış olduğunun izahtan vareste olduğunu, tüm bu sebeplerle tamamen kötüniyetli olarak tasfiyeye sebep oluşturmak adına şirket süresinin sona ermiş olması nedeniyle bu sebepten şirketin feshinin istenmesinin tamamen kötüniyetli olduğunu, tüm bu nedenlerle müvekkilinin şirketin %50 ortağı olduğunu, şirketin faaliyetine devam idaresi taşıdığından davacı tarafından iddia edilen haklı sebeplerin ispatlanamadığından, şirketin feshi kararının sadece ortakları değil, şirket alacaklarını, çalışanları ve hatta piyasa ekonomisini etkileyeceği de gözetilerek davacının şirketin tasfiyesi talebinin reddine, şirketin tasfiyesinin son çare olması ilkesi gözetilerek davacının bizzat kendisinin kusurlu hareketleri ile sebep olduğu haklı sebepler nedeniyle TTK 636/3 maddesi gereğince ... 'ne %50 pay sahibi olarak ortak ve müdür olan davacı ...'na payının değerinin ödenmesi ile davacı ortağın şirketten çıkarılmasına yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/11/2024 tarih ve 2023/... Esas, 2024/... Karar sayılı kararı ile; davadan feragat edilmesi sebebiyle davanın feragatten reddine dair karar verildiği görülmüştür.
DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf talebi ile; tarafların kendisine haber vermeden harici olarak anlaştıklarını, vekalet ücretine hak kazandığını ancak mahkemece lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini bu sebeple yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLER :
Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/... Esas, 2024/... Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı,
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, "Şirketin Feshi" istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince yapılan açık yargılama neticesinde davacı asil tarafından davadan feragat edilmesi sebebiyle davanın reddine dair karar verildiği, işbu karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355.maddesi gereğince ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Davacı asil ... tarafından 12/11/2024 tarihli "....taraflar arasında haricen anlaşma olması nedeniyle gelinen aşamada gördüğümüz lüzum üzerine feragat ediyoruz, İşbu nedenlerle; taraflar arasında mutabık kalınan şekilde yargılama giderlerine ilişkin herhangi bir talebimiz bulunmamaktadır. Ayrıca dosyada vekil olarak görev yapan Av. ... lehine, feragat tarihimiz itibariyle dava değeri üzerinden karşı yan vekalet ücretine hükmedilmesini talep ederiz" beyanını içeren dilekçe verildiği anlaşılmıştır.
Davalı ... vekili tarafından 12/11/2024 tarihli "....taraflar arasında haricen anlaşma olması nedeniyle gelinen aşamada davacı davasından feragat ettiğini, İşbu nedenlerle; taraflar arasında mutabık kalınan şekilde yargılama giderlerine ilişkin herhangi bir talebimiz bulunmamaktadır. Ayrıca dosyada vekil olarak görev yapan Av. ... lehine, feragat tarihimiz itibariyle dava değeri üzerinden karşı yan vekalet ücretine hükmedilmesini talep ederiz" beyanlarını içeren dilekçe verildiği anlaşılmıştır.
6100 Sayılı HMK. nın 323/ğ maddesi uyarınca vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir edilecek vekalet ücretinin yargılama giderleri kapsamında olup, yargılama giderlerinden olan vekalet ücretinin avukatın taraf olmadığı, sadece taraflardan birinin hukuki yardım amacıyla temsil ettiği davada avukat yararına değil, bizzat taraf yararına hükmedilmesi usul hukuku kurallarından kaynaklanan bir zorunluluk olduğu, yine HMK. nın yargılama giderlerinden sorumluluk başlığını taşıyan 326. maddesi uyarınca " Kanunda yazılı haller dışında yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir" hükmü uyarınca davacı tarafından davadan feragat edilip davanın reddine karar verilmesi nedeniyle mahkemece davacı vekili lehine vekalet ücreti takdir edilmemiş olması usul ve yasaya uygun bulunmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek hüküm fıkrasının aşağıdaki şekilde oluşturulması uygun görülmüştür.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1)-Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/11/2024 tarih ve 2023/... Esas, 2024/... Karar sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40.TL harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
3)-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
5)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İADESİNE,
6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce YAPILMASINA,
Dair, dairemizce dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda oy birliğiyle, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 bendi gereğince aynı kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 07/04/2025 tarihinde karar verildi.

...
Başkan
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Katip
...
¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim