mahkeme 2025/2177 E. 2025/2203 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/2177
2025/2203
28 Ekim 2025
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/2177 - 2025/2203
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/2177
KARAR NO : 2025/2203
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/05/2025
NUMARASI : 2025/44 Esas ve 2025/571 Karar
DAVACI : ... TEKSTİL SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ
VEKİLİ : Av.
DAVALILAR : 1 -... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ
VEKİLİ : Av.
: 2 -... LİMAN İŞLETMECİLİĞİ ANONİM ŞİRKETİ
VEKİLLERİ : Av.
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ticari Nitelikteki Emanet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 28/10/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 28/10/2025
... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/05/2025 tarih, 2025/44 Esas ve 2025/571 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin liman sahasında 06.02.2023 tarihinde meydana gelen yangında müvekkili şirkete ait malların içinde bulunduğu aşağıda numaraları verilen bazı konteynerlerin içindeki ürünler tamamen yandığını, bazı konteynerlerin içindeki ürünler kısmi zarar görerek yandığını, malların yanması sebebi ile oluşan zarardan davalı şirketler tamamen sorumlu olup iş bu zararın davalılardan tazmini gerektiğini, Müvekkilinin dava konusu edilen ..., ... ve ... nolu konteynerlerin içinde yer alan mallarla yanması sonucu oluşan toplam zararı 180.560,12 USD olduğunu, belirttiği malların içinde bulunduğu konteynerin dava dışı alıcıya sevki için liman sahasında istifli halde bekletildiği sırada 06.02.2023 tarihinde davalı şirketin liman sahasında yangın meydana geldiğini, bu yangında müvekkilinin dava dışı alıcıya sevk için gemiye yükletilmek üzere davalının liman sahasında istiflenmiş halde bekleyen konteyner içindeki mallarla birlikte tamamen yandığı bilgisi davalı şirket tarafından resmi internet adreslerinde ilan edildiğini ve buna ilişkin liste paylaşıldığını, müvekkili şirket bu şekilde mallarının içinde yer aldığı konteynerin tamamen yandığı bilgisini edindiğini, müvekkili şirketin mallarının yanmasından dolayı büyük maddi kaybın yanında müşterilerine malları zamanında teslim edememesi sonucunda ticari hayatında da prestij kaybı yaşamasına neden olduğunu, müvekkili şirket iş bu maddi kaybının karşılanması için davalı şirketle çeşitli yollarla iletişime geçmiş (mail, telefon, fax vb iletişim araçları) bir çok görüşme yaptığını, bu görüşmelerde müvekkili zararların karşılanmasını davalıdan talep etiğini, ancak bu taleplerden sonuç alınamadığını, bu halıların hasar tespiti müvekkil şirket yetkilileri ve ...'unun da içinde yer aldığı heyetle birlikte yapıldığını, ve tutanak altına alındığını, taraflarca hasarlı halıların müvekkili şirkette kalması ve bunların hasarlı olarak satılması konusunda mutabık kalındığını, daha sonra müvekkilinin iş bu hasarlı halıları dava dışı üçüncü kişiye sattığını, müvekkilinin iş bu hasarlı halılarla ilgilli zararını hesaplarken hasarlı halı satışından elde ettiği meblağı (sovtaj bedeli) hasarsız bedelden mahsup ettiğini, daha sonra müvekkili şirketin zararlarının davalı yan tarafından karşılanmaması üzerine arabuluculuk başvurusu yaptığını ancak arabuluculuk sürecinde yapılan görüşmelerden de bir sonuç almak mümkün olmadığını, müvekkili şirket tarafından hasarlı halılar toplam 76.786,70 TL ( 3.869,11 USD) karşılığında dava dışı üçüncü kişiye satıldığını ve faturası kesildiğini, hasarlı halıların satışından ele edilen bu meblağ fatura tarihi olan 25.05.2023 tarihli TCMB ( 1USD =19,8461TL olarak hesaplandığında 3.869,11 USD ) dolar kuru üzerinden dolar karşılığı hesaplanmış ve hasarlı halıların hasarsız değerinden bu meblağ mahsup edilerek müvekkil şirketin zararı hesaplandığını, iş bu malların hasarsız bedelinin 16.811,00 USD olduğunu, bu bedelden (16.811,00 USD), 3.869,11 USD hasarlı halıların satışından elde edilen bedel (sovtaj) mahsup edildiğinde oluşan zarar 12.941,89 USD olarak hesaplandığını, müvekkilin dava konusu edilen, ... nolu konteynerlerin içinde yer alan malların kısmen hasarlanması sonucu oluşan toplam zararı 12.737,89 USD olduğunu, bu halıların hasar tespiti müvekkili şirket yetkilileri ve ...'unun da içinde yer aldığı heyetle birlikte yapıldığını ve tutanak altına alındığını, taraflarca hasarlı halıların müvekkili şirkette kalması ve bunların hasarlı olarak satılması konusunda mutabık kalındığını, daha sonra müvekkili iş bu hasarlı halıları dava dışı üçüncü kişiye sattığını, müvekkilinin iş bu hasarlı halılarla ilgilli zararını hesaplarken hasarlı halı satışından elde ettiği meblağı (sovtaj bedeli) hasarsız bedelden mahsup ettiğini, dava dışı alıcılara gönderilmek üzere davalı şirket limanına gönderildiğini, iş bu konteynerler gerekli işlemlerin ardından davalı şirketin liman sahasına davalı tarafça kabul edilmiş ve yükleme işleminin yapılması için davalı tarafından liman sahasında istiflendiğini, belirttiği malların içinde bulunduğu konteynerlerin dava dışı alıcıya sevki için liman sahasında istifli halde bekletildiği sırada 06.02.2023 tarihinde davalı şirketin liman sahasında yangın meydana geldiğini, Bu yangında müvekkilin dava dışı alıcılara sevk için gemiye yükletilmek üzere davalının liman sahasında istiflenmiş halde bekleyen konteynerler hasar almış ve içindeki mallarında kısmen hasarlandığı bilgisi davalı şirket tarafından verildiğini, müvekkil şirketin mallarının kısmen hasarlanmasından dolayı büyük maddi kaybın yanında müşterilerine malları zamanında teslim edememesi sonucunda ticari hayatında da prestij kaybı yaşamasına neden olduğunu, yapılan bütün girişimlere rağmen müvekkil şirketin zararları karşılanmayınca müvekkilin mağduriyetinin giderilmesi için iş bu davayı açmak zaruri hale geldiğini bu nedenle haklı davanın kabulü ile fazlaya dair her türlü talep ve hakları saklı kalmak kaydı ile 193.502,01 USD Tazminatın fiili ödeme tarihindeki TCBM'nin Efektif Satış Kuru Üzerinden 06/02/2023 tarihinden itibaren Bankalarca Uygulanan 1 Yıla Kadar En Yüksek USD mevduat faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkil şirkete verilmesine, ihtiyati haciz taleplerinin kabulü ile davalıların dava değeri ve bütün ferilerine yetecek kadar taşınır taşınmaz malları üzerine haciz konulmasına, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 06.02.2023 günü tarihin en büyük felaketlerinden birinin yaşandığını, on binlerce insanın hayatını kaybettiğini, binlerce binanın da yıkıldığını, 9 saat aralıkla meydana gelen 7.7 ve 7.6 şiddetindeki çok büyük 2 depremden ... Limanının da ciddi şekilde etkilendiğini, konteynerlerin deprem sırasında bulundukları yerlerden sürüklenerek birbirlerinin üstüne yığıldığını, bu sırada konteynerlerin sürtünme ve devrilmeleri nedeniyle başlayan yangın ve yangın söndürme-soğutma çalışmaları sırasında su/is/köpük/dumandan etkilendiğini, müvekkili Şirketin bu olağanüstü deprem felaketinden sorumlu tutulamayacağı ve depremin getirdiği olağanüstü sonuçlardan da sorumlu tutulamayacağını, mücbir sebep nedeniyle meydana gelen zararların zarar görenler üzerinde kalacağı hukuki bir gerçeklik olduğu için somut olayda da bu mücbir sebebin sonuçlarına zarar gören olarak davacının katlanması gerektiğini, deprem felaketi sebebiyle bölgemizde olağanüstü hâl ilan edildiğini ve davacı yanın deprem sonrası çıkan yangının mücbir sebep sayılmayacağı yönündeki iddiasının mesnetsiz olduğunu, müvekkili Şirketin koruma ve özen yükümlülüğünü eksiksiz şekilde yerine getirdiğini, müvekkili Şirketin hizmet tarifesinde, mücbir sebep hâlinde, limanın sorumluluğunun bulunmadığı açıkça düzenlendiğini, yangın sonrası İtfaiyecilik ve Yangın Güvenliği Uzmanı E. Sivil Savunma Amiri ... tarafından düzenlenen raporun “yangın merkezi karaya 105 ve 85 metre mesafede olup, denizden yangın merkezinin uzaklığı ise 125 metre’dir. Günümüz şartlarında ise karadan ve denizden söndürme teknolojisinde bu mesafenin tam merkezine köpükle müdahale imkânı bulunmamaktadır. Zira su ile müdahale, köpükle müdahaleden %20 daha uzak mesafeye su püskürtebilir.” 20.03.2023 tarihli İtfaiyecilik ve Yangın Güvenliği Uzmanı E. Sivil Savunma Amiri ... tarafından düzenlenen teknik tespit raporu/mütalaada yer aldığı üzere, deprem anında konteynerlerin aşırı çarpma, sürtünme, yırtılma sırasında kıvılcımlar çıkarmak ve statik elektriklenme ile birlikte zemine dökülen yağların göllenmesi neticesinde yağların tutuşma sıcaklığına ulaşarak açık alandaki yüksek oksijenle reaksiyona girerek yeterli ısı ve oksijene bağlı yağları tutuşturduğunun değerlendirildiğini, yangın raporunda özetlendiği üzere deprem nedeniyle başlayan yangının öngörülemez ve önlenemez bir hızla büyüdüğü, gerek yurt içinden gerekse yurt dışından ilgili tüm kurum ve kuruluşlarının seferber olduğu, binlerce metreküp su ve kimyasal köpük ile yangının ancak 13.02.2023 tarihinde kontrol altına alınabildiğini gerçeğinin karşısında davacı yanın müvekkili Şirketin sorumlu olduğu yönündeki iddiasının kabul edilmesinin mümkün olmadığını, sekiz gün süren yangına Liman yönetiminin oldukça profesyonel davrandığını, davanın önce usul sonra esas yönünden reddi ve davacı aleyhine takibe konu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesiyle birlikte tüm yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, yangının temel sebebinin ne olduğunun araştırılması için İtfaiyecilik ve Yangın Güvenliği Uzmanı E. Sivil Savunma Amiri ... tarafından ... Limanı’na gelinerek kapsamlı ve detaylı araştırmalar yaptığını, hazırlanan Teknik Mütalaa Raporu ile deprem ve akabinde ortaya çıkan yangının; doğası gereği üst üste istiflenen içleri genel yük dolu konteynerlerin depremin şiddetine bağlı olarak sağa ve sola savrulması nedeniyle ileri geldiğine kanaat getirildiğini, ... Limanı tarafından gerekli tüm acil durum ve yangın güvenliği önlemlerinin almasına rağmen yangının çıktığını, ortaya çıkan yangının mücbir sebep olarak değerlendirilmesi hükmüne havi olduğunu, depremin mücbir sebep kapsamında değerlendirileceği, önceden kestirilemeyen ve yenilip aşılması mümkün olmayan işbu zorlayıcı sebeplere maruz kalan tarafın sorumluluğunun doğmayacağı içtihat altına alındığını, davacının davasını ispatlayamadığını, davacının dosyaya sunmuş olduğu ekspertiz raporu tamamen varsayım ile hazırlandığını, davacının Liman işletmesi için navlun sözleşmesinden dolayı yükümlü olduğu belirttiğini ancak ...'ın ve müvekkilinin taşıyan olmadığını, olayda davalıların hiçbir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, ulusal ve uluslararası konteyner terminallerinin hepsinde konteynerlerin istifleme prensipleri üst üste konulmak üzere gerçekleştirildiğini, konteynerlerin istiflenmesinin hatalı olduğunu ve yangına sebebiyet verdiğini iddia eden davacı tarafın bu iddiasını kabul etmediklerini, davalı ..., deprem öncesinde kıyı tesisi işletme izni ve kıyı tesisi işletmecileri hakkında yönetmelik hükümleri uyarınca yasal yükümlülüklerini usulüne uygun şekilde yerine getirdiğini, deprem sonrasında ortaya çıkan yangının kontrol altına alınması uğruna tüm çabayı sarfederek gerekli müdahalelerde bulunduğunu, meydana gelen elim hadisenin mücbir sebep teşkil etmesi ve her halükarda müvekkilinin ve diğer davalının bir kusurunun bulunmaması nedeniyle davanın reddine, davacı tarafından ikame edilmiş olan davanın reddine, davacı aleyhine alacak miktarının %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ :
... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/05/2025 tarih, 2025/44 Esas ve 2025/571 Karar sayılı kararında, davacı vekilinin 23/05/2025 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğini beyan ettiği ve vekaletnamesinde davadan feragate yetkisinin bulunduğu anlaşılmakla davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tazminat istemli iş bu davayı davalılar aleyhinde 10.01.2025 tarihinde açtığını, feragat talebinin ön inceleme yapılmadan daha dilekçeler aşaması devam ederken yapıldığını, 27/05/2025 tarihinde verilen gerekçeli kararda feragat nedeniyle davanın reddine karar verdiğini, gerekçeli kararda davalılar lehine nispi vekalet ücretine hükmettiğini, gerek AAÜT ve gerekse yerleşik içtihatlarda maddi tazminat istemli davalarda ön incelemeden önce davanın feragat nedeniyle reddedilmesi halinde maktu vekalet ücretinin yarısına hükmedilmesi gerektiğini belirttiğini, AAÜT 6. Ve 7. maddeleri gereği ön inceleme yapılmadan davanın reddine karar verilmesi halinde, vekalet ücretinin yarısına hükmedilir bununla birlikte AAÜT 13. Maddenin 4 bendine göre; ''Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur '' şeklinde düzenlendiğini, bu nedenle yerel mahkemenin vekalet ücreti yönündeki hukuka ve usule aykırı kararın kaldırılması talebinde bulunduğunu, yerel mahkemenin nispi vekalet ücreti yönündeki kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/05/2025 tarih, 2025/44 Esas ve 2025/571 Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, maddi tazminat istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş ve iş bu karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT nin , davanın konusuz kalması, feragat, kabul ve sulhte ücret başlıklı 6. Maddesi uyarınca " Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur." Bu madde yargı mercileri tarafından hesaplanan akdi avukatlık ücreti sözleşmelerinde uygulanmaz." tarifenin üçüncü kısmında " Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur." şeklinde düzenlenmiştir.
Somut olayda, davacı vekili tarafından ön inceleme aşaması tamamlanmadan davadan feragat edildiği, bu durumda davada kendisini vekil ile temsil ettiren davalılar lehine karar tarihinde geçerli olan AAÜT 6. Maddesi ile ve 13/4 Maddeleri uyarınca verilecek vekalet ücretinin maktu olduğu ve ikinci kısmının ikinci bölümünde belirlenen 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin yarısı olan 15.000,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken davalılar lehine dava değeri üzerinden nisbi vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle,davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK'nun 353/1-b-2 maddesi gereğince, mahkemece kararda hata edilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden hüküm kurulmasına karar verilerek hüküm fıkrasının aşağıdaki şekilde oluşturulması uygun görülmüştür.
HÜKÜM; Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Davacı vekilinin ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/05/2025 tarih, 2025/44 Esas ve 2025/571 Karar sayılı kararına yönelik istinaf talebinin KABULÜNE;
2-... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/05/2025 tarih, 2025/44 Esas ve 2025/571 Karar sayılı kararının HMK 353/1-a/6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3-HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA,
4-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
5- Harçlar Kanunu'nun 22. maddesi uyarınca 1/3 oranında alınması gerekli 205,13 .TL harcın peşin olarak yatırılan 117.009,14 TL harçtan mahsubu ile kalan 116.804,01 TL peşin harcın karar kesinleştiğinde ve talep hâlinde davacıya İADESİNE,
6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT 6 ve 13/4 maddeleri uyarınca 15.000,00.TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ÖDENMESİNE,
8-Başvuru tarihi itibariyle Hazine tarafından karşılanan 3.120,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir KAYDINA,
İstinaf İncelemesi Yönünden;
1-Davacı tarafça yatırılan 615,40.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ve istek halinde davacıya iadesine,
2-Davacı tarafça istinaf yargılama gideri olarak yapılan 1.683,10.TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 30,00.TL tebligat gideri, 355,00.TL posta gideri olmak üzere toplam 2.068,10.TL istinaf yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
4-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleştiğinde talep halinde taraflara İADESİNE,
5-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce YAPILMASINA,
Dair, dairemizce dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda oy birliğiyle, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 bendi gereğince aynı kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 28/10/2025 tarihinde karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.