mahkeme 2025/1898 E. 2025/1653 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/1898
2025/1653
8 Eylül 2025
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/1898
KARAR NO : 2025/1653
KARAR TARİHİ : 08/09/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI : 2025/467 ESAS
DAVACI : ... -
VEKİLİ : Av. ...-
DAVALI : ... - ...-
VEKİLİ : Av. ...-
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 08/09/2025
YAZIM TARİHİ : 08/09/2025
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin tarih, 2025/467 Esas sayılı ara karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Dava, hukuki niteliği itibarıyla "Menfi Tespit " talebine ilişkin olup istinaf incelemesine konu uyuşmazlık, ihtiyati tedbire itirazın reddi kararının kaldırılması talebine ilişkindir.
İlk derece Mahkemesi'nce 28/11/2024 tarihli ara karar ile İİK 72. Maddesi gereği icra takibinden sonra açılan menfi tespit davalarında icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi şeklinde karar verilebileceğinden telafisi mümkün olmayan zararların önüne geçmek için takip miktarı olan 50.000,00.TL'nin %15'i olan 7.500,00.TL teminat ya da teminat mektubu ibraz edilmesi halinde, .... Genel İcra Müdürlüğü'nün 2023/7575 Esas sayılı dosyasında davacı tarafından icra veznesine girecek olan paranın alacaklıya ödenmemesine ilişkin tedbir kararı verildiği, davalı tarafından ihtiyati tedbire itiraz edildiği İlk derece mahkemesince 17/02/2025 tarihli ara kararla davalı vekilinin ihtiyati tedbire itirazının reddine karar verildiği, işbu ara karara karşı davalı ... Varlık Yönetim Anonim Şirketi vekilince istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 Sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Geçici hukuki korumalar; ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz, yürütmeyi durdurma, tutuklama, el koyma gibi çeşitli hukuk dallarında düzenlemiş olan etkin hukukî koruma önlemlerine ilişkin üst kavramdır. Buna karşılık kesin hukuki koruma ise ancak açılan bir dava üzerine yapılan yargılama sonucunda verilen karar ile sağlanabilir. Bu nedenle dava, “kesin hukuki koruma” olarak nitelendirilmektedir. Dava konusu uyuşmazlığın esasını çözümleyecek veya böyle bir sonuç doğuracak biçimde ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği konusunda açık bir kanun hükmü bulunmamakla birlikte, Yargıtay ve öğreti tarafından böyle bir görüşün kabul edilmesi geçici korumanın niteliğinden kaynaklanmaktadır. İhtiyati tedbir ise ileride açılacak bir davanın veya açılmış bir davanın sonucunun etkisiz veya anlamsız kalmasını önlemeye yarayan geçici hukuki korumadır.
İİK’nun 72’nci maddesinin 2’nci ve 3’üncü fıkralarına göre, “İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir.” Bu hükümde, icra takibinden önce açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla icra takibinin durdurulabileceği, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ise ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesine giren paranın takip alacaklısına ödenmemesine karar verilebileceği öngörülmüştür. Menfi tespit davasının amacının belli bir borçtan dolayı borçlu bulunmadığına ilişkin kesin hüküm ve dolayısıyla kesin hukuki koruma temin etmek olduğu göz önüne alındığında, takibin durdurulması veya icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi şeklindeki ihtiyati tedbirin asıl uyuşmazlığı çözecek veya kesin hukuki korumayı ikame edecek nitelikte bulunmadığı açıktır. Bunun ötesinde, somut olaydaki gibi kanunda açıkça tedbir kararı verilebileceğinin öngörüldüğü hâllerde, verilecek tedbirin uyuşmazlığın esasını çözer nitelikte olup olmadığı tartışma konusu yapılamaz ve bu nedenle tedbir istemi reddedilemez. Aksi hâl kanunun açık hükmüne aykırı karar verilmesi anlamına gelir. [Yargıtay (Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 'nin 05.11.2013 tarih, 2013/12464 Esas 2013/17238 Karar sayılı ilamı da aynı yöndedir]
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı; davacılar tarafından, davalılara borçlu olunmadığı gerekçesiyle eldeki menfi tespit davasının açıldığı, mahkemece dava değerinin % 15 oranında teminat karşılığı icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmesinin tedbiren durdurulmasına karar verildiği, İİK'nin 72/3 maddesinde yer alan düzenleme, HMK'nin 389 vd. maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbir ile ilgili düzenlemeye benzer, ancak kendine özgü özellikleri de olan ve borçluya tanınan bir hak olup, borçlunun, gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebileceği, menfi tespit davasının davalılara karşıda açıldığı, bu durumda, mahkemece davacının ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygun olduğu bu sebeple davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından HMK'nın 353/1-b-1 md. gereğince ihtiyati tedbir kararına itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince davalı vekilinin ilk derece mahkemesi'nin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40.TL maktu istinaf karar harcının başlangıçta yatırıldığından davalıdan yeninden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan harcamaların kendi üzerine BIRAKILMASINA,
4-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,
5-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme dosya üzerinden yapıldığından lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 Sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
...
Başkan
... ¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
... ¸e-imzalıdır
...
Katip
... ¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.