Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/2460
2025/273
18 Şubat 2025
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/2460
KARAR NO : 2025/273
KARAR TARİHİ : 18/02/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : MERSİN 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/10/2020
NUMARASI : 2019/6 ESAS, 2020/462 KARAR
DAVACI : ... - TCK NO:..., ...
VEKİLLERİ : Av. ...,
Av. ...
DAVALI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ..., ...
DAVANIN KONUSU : Tapu İptali Ve Tescil (Satış Vaadi Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 18/02/2025
YAZIM TARİHİ : 18/02/2025
Dairemizin 09/11/2023 tarih, 2021/340 Esas ve 2023/1013 Karar sayılı kararının temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 04/11/2024 tarih, 2024/1978 Esas, 2024/3745 Karar sayılı ilamı ile bozulması üzerine duruşmalı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2000 yılından itibaren davalı kooperatif üyesi olduğunu, kooperatife karşı yükümlülüğünü yerine getiren müvekkilinin 18.12.2016 tarihli genel kurul toplantısında noter huzurunda yapılan kura çekimi sonucu ... nolu bağımsız bölümün hak sahibi olduğunu, kooperatifin bu güne kadar kooperatif üyesi olan 8 kişiye isabet eden bağımsız bölümün tapularını sahiplerine teslim ettiğini, 3 Ocak 2018 tarihinde tapuda yapılan araştırmada .... nolu bağımsız bölümün tapusunun kooperatif üzerine çıkarıldığının tespit edildiğini, kooperatif başkanı ...' in müvekkile isabet eden bağımsız bölümü satmak için müşteri getirdiğini, kooperatif üyeleri arasında eşit işlem kuralı geçerli olduğunu belirterek neticede davanın kabulü ile kooperatif üzerindeki tapuya satılamaz kaydının konulmasını, taşınmazın devir ve temlikinin önlenmesi için tapu kaydına tedbir şerhi konulmasını, kooperatif üzerinde bulunan dava konusu taşınmazın tapusunun iptali ile müvekkilinin adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davalı vekili, öncelikle davaya konu edilen bağımsız bölümün davacıya ait olmadığını, her ne kadar kooperatif konutlarının ortaklar adına tahsisi amacı ile noter huzurunda çekilen kurada davaya konu... nolu bağımsız bölümün davacıya tahsis edilmiş ise de, davacının kooperatife verdiği dilekçede adına tahsisli daire ile kooperatifle ait ... nolu daireyi değiştirmek (takas etmek ) istediğini bildirdiği ve bu talebine istinaden yönetim kurulu üyesi olarak kendi imzasının da bulunduğu 27.04.2017 tarih ve ... sıra nolu yönetim kurulu kararı ile davaya konu dairenin kooperatife kalması, davacıya da ... nolu dairenin verilmesinin kabul edildiğini, bu nedenle davacının davaya konu ... nolu daire üzerinde herhangi bir hakkının kalmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
Yerel mahkemece verilen karar ile; " davacının, davalı kooperatifin üyesi olduğu ve 18.12.2016 tarihli kooperatif genel kurul toplantı tutanağına göre yapılan kura sonucunda kooperatif bünyesindeki ... nolu bağımsız bölümün davacı ...' e tahsis edildiği, ancak davacı tarafından yapılan müracaata rağmen bağımsız bölüm tapusunun davacıya verilmediği gerekçesi ile eldeki davanın açıldığı, bununla birlikte dosyaya sunulan 25.04.2017 tarihli dilekçe ile davacının kura sonucu kendisine isabet eden ... nolu bağımsız bölümün kardeşi ...' e isabet eden ... numaralı bağımsız bölüm ile değiştirilmesini talep ettiği, akabinde kooperatif tarafından alınan 27.04.2017 tarihli ve ... sıra numaralı karar ile talebin kabul edildiği, kararda davacının da imzasının bulunduğu, davacı her ne kadar 25.04.2017 tarihli dilekçe altındaki imzaya itiraz etmiş ise de, mahkememizce alınan 10.07.2020 tarihli ATK raporuna göre dilekçedeki imzanın davacının eli ürünü olduğunun tespit edildiği, ayrıca davacı tarafından bahsi geçen yönetim kurulu kararındaki imzaya itiraz edilmediği, davacı vekilinin 03.07.2019 tarihli dilekçe içeriğine göre davacının 24.07.2017 tarihinden itibaren toplantılara katılmadığı ve 15.08.2018 tarihinde görevinden istifa ettiği, bu hali ile gerek alınan rapor, gerekse yönetim kurulu kararındaki imzaya itiraz edilmemesi hususları birlikte değerlendirildiğinde davacının kura sonucu kendisine isabet eden dava konusu daireyi kardeşi ile takas ettiği, bu nedenle dava konusu dairenin tapusunun iptalini istemekte aktif husumeti ve hukuki yararının bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine" şeklinde karar verilmiştir.
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; müvekkilinin dava konusu taşınmazı kardeşi ... ile takas etmediğini, takas işleminin ... tarafından kardeşi ...'e verilmiş vekalet ile yapıldığı beyan edildiğini ancak vekaletin olmadığını, takas yapılması için şartların mevcut olmadığını, Türkiye Noterler Birliğinden teyit olunacağı üzere müvekkilinin kardeşi ...'e hiçbir zaman herhangi bir vekalet vermediğini, müvekkilinin hiçbir surette kura sonucu kendisine çıkan taşınmazı henüz inşasına dahi başlanmamış ve kooperatife ait olmayan bir daireye takas etmek, mevcut dairesini kooperatife bırakmak ve bu dairenin satılarak parasının kooperatifin yöneticilerinin tasarrufunda olacak şekilde kooperatifin kasasına bırakılmasını istemediğini, yargılamaya konu olay tamamen bahsi geçen ve zimmet suçundan hüküm alan kooperatif başkanı ... ve başkan yardımcısı ... 'ın kendilerine menfaat sağlama amaçlarıyla müvekkilinin iradesini sakatlayarak birtakım belgelere okutmadan imza attırmaları neticesinde gerçekleştiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve beyan etmiştir.
DELİLLER :
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri, bilirkişi raporu, ve tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE :
Dava, kooperatif üyesi tarafından açılmış tapu iptali ve tescil davasıdır.
Davacı tarafından, davalı kooperatifin üyesi olduğu, 18.12.2016 tarihli genel kurul toplantısında noter huzurunda yapılan kura çekiminde, ... nolu bağımsız bölümünün kendisine çıktığı, davalının, diğer bağımsız bölümlerin tapularını hak sahiplerine teslim etmesine rağmen, kendisine ait bağımsız bölümün tapusunun devredilmediği iddia edilerek, davalı kooperatif adına kayıtlı taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tapuya tesciline karar verilmesi talep edilmiş, davalı ise, davacının çekilen kura sonucu kendisine düşen dairenin, ... bağımsız bölüm ile değiştirilmesi için dilekçe verdiğini ve bu dilekçeye istinaden 27.04.2017 tarih ve ... sıra nolu yönetim kurulu kararı ile davaya konu dairenin kooperatife kalması, davacıya da ... dairenin verilmesinin kabul edildiğini, bu nedenle davacının dava konusu daire üzerinde herhangi bir hakkının kalmadığını savunmuş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Dairemizce verilen 09/11/2023 tarih ve 2021/340 E. ve 2023/1013 K. Sayılı karar ile; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Dairemizce verilen karara karşı davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay 6. HD'ne ait 04/011/2024 tarihli, 2024/1978 E. Ve 2024/3745 K. Sayılı ilamla; "....Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş ise de; bölge adliye mahkemesi tarafından ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirildiği, bu durumda yeniden karar verilmesi gerektiği halde istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru olmamış, ilk derece mahkemesi kararı ile bu karara karşı istinaf isteminin reddi kararı usul ve yasaya aykırı görülmüştür. " gerekçesiyle dairemize ait kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Dairemizce, Yargıtay Bozma ilamı taraflara tebliğ edilmiş, 18/02/2024 tarihli duruşmada Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin bozma ilamına aynen uyulmasına karar verilmiştir.
Tüm dosya kapsamından, davacının, davalı kooperatifin üyesi olduğu,18.12.2016 tarihli Kooperatif Genel Kurul Toplantısında Noter huzurunda yapılan kura çekiminde, ... nolu bağımsız bölümünün davacıya,... nolu bağımsız bölümün ise dava dışı ...'e isabet ettiği, kura çekiminin genel kurul tarafından onaylandığı, davacı tarafından kooperatife sunulan 25/04/2017 tarihli dilekçe ile kura sonucu kendisine isabet eden ..., 3 nolu bağımsız bölümün ... numaralı bağımsız bölüm ile değiştirilmesi, ayrıca kardeşi ...'e düşen... nolu bağımsız bölümün, ... numaralı bağımsız bölüm ile değiştirilmesinin talep edildiği, kooperatif tarafından alınan 27/04/2017 tarihli ve 330 nolu karar ile talebin kabul edildiği, kararda davacının da imzasının bulunduğu, davacı tarafından 25.04.2017 tarihli dilekçe altındaki imzaya itiraz edildiği, mahkemece alınan 10.07.2020 tarihli ATK raporuna göre, dilekçedeki imzanın davacının eli ürünü olduğunun tespit edildiği, davacı tarafından bahsi geçen yönetim kurulu kararındaki imzaya ise itiraz edilmediği, davacı tarafından, takasa konu olan ... nolu dairenin inşaatının tamamlanmadığı, bu taşınmazın sözleşme ile yükleniciye bırakıldığı, bu nedenle, kur'adan sonra yapılan takas işleminin geçersiz olduğu ve hayatın olağan akışına uygun olmadığı iddia edilmiş ise de, kooperatif ve ortakları arasında konutların karşılıklı olarak değiştirilmesinin mümkün olduğu, bu hususta alınan yönetim kurulu kararı ile davacı ortağın kurada kendisine düşen daire üzerinde hak sahipliğinin son bulacağı, davacı tarafından, takasa konu edilen ... numaralı bağımsız bölümün tapuda dava dışı arsa sahipleri adına kayıtlı olup, tapu kaydında, taşınmazda, davalı kooperatif lehine tesis edilmiş 28/04/1994 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi bulunduğuna yönelik şerh olduğu, 28/04/1994 tarihli Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinde ise, B blokta yapılacak dairelerin, kooperatife ait olacağına dair hüküm bulunduğu, takasa konu olan bu dairenin henüz tamamlanmamış olmasının, takasın geçerliliğine etkisi olmadığı, bu hususun, takas talebinde bulunan davacı tarafından ileri sürülmesinin ise hakkın kötüye kullanılması olarak nitelendirilebileceği, davacının, tapu iptali tescil talepli açılan davada aktif husumetinin ve hukuki yararının bulunduğu, sonuç olarak, mahkemece hüküm fıkrasında, davanın reddine karar verilmiş olması sonuç itibariyle doğru ise de, ilk derece mahkemesince verilen kararın gerekçesinde, davanın aktif husumet ve hukuki yarar yokluğundan reddine karar verildiğinin belirtilmesine rağmen, hüküm fıkrasında davanın esastan reddine karar verilmiş olmasının hatalı olduğu anlaşıldığından, ilk derece mahkemesince verilen kararın gerekçe yönünden kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle,Yargıtay, 6. Hukuk Dairesi'nin ilamına uyulmuş olmakla; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına ve davanın reddine karar vermek gerekmiş, buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1)-Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 04/11/2024 tarih, 2024/1978 esas ve 2024/3745 karar sayılı ilamına uyulmuş olmakla;
YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA,
a)-Davanın REDDİNE,
b)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40.TL maktu karar harcından peşin alınan 170,78.TL harcın mahsubu ile bakiye 444,62.TL karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
c)-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
d)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince davalı duruşmada vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT hükümleri gereğince hesaplanan 21.346,66.TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
İstinaf incelemesi yönünden;
1)-Davacı tarafından yatırılan 54,40.TL istinaf karar harcının ve 427,60.TL temyiz karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davacıya İADESİNE,
2)-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafça yapılan 148,60.TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 2.107,80.TL temyiz kanun yoluna başvurma harcı, 48,50.TL istinafa dosya gönderme ücreti, 320,00.TL yargıtay'a dosya gönderme ücreti,776,50.TL istinaf kanun yolu ve temyiz kanun yolu tebligat masrafları olmak üzere olmak üzere toplam 3.401,40.TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3)-Yargıtay bozma ilamı gereği zorunlu olarak duruşma açıldığından Hukuk Genel Kurulu'nun 04/03/2021 tarih, 2021/2-96 esas, 2021/205 karar sayılı ilamı uyarınca taraflar lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
4)-6100 Sayılı HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde peşin alınan ve kullanılmayan gider avansının İADESİNE,
5)-Kararın dairemizce taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, taraf vekillerinin yokluğunda, istinaf duruşması sonucunda, kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar usulen okunup açıkça anlatıldı.18/02/2025
...
Başkan
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Katip
...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.