Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/2402

Karar No

2025/46

Karar Tarihi

10 Ocak 2025

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/2402
KARAR NO : 2025/46
KARAR TARİHİ : 10/01/2025

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 26/09/2024
NUMARASI : 2024/318 ESAS 2024/877 KARAR
DAVACILAR : 1-... - ...-...
2-... - ...-...
VEKİLİ : Av. ...- ....
DAVALI : 1 -... -...- ...
VEKİLİ : Av. ...- ......
DAVALI : 2 -... -...- ...
VEKİLİ : Av. ...-.......
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 10/01/2025
YAZIM TARİHİ : 10/01/2025

Adana 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/318 esas 2024/877 karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili, müvekkillerinin Adana İli ..... İlçesi ..... Mahallesi .... Ada, ..... Parselde ve 249.831,76 dönüm tapu alınanda bulunan yaklaşık 1.000 Ton Star Ruby ve 500 ton Henderson cinsinde greyfurt meyvelerini götürü usulü ile davalılardan 2.000.000,00.TL bedel ile satın aldıklarını, taraflar ödeme noktasında sözleşme uyarınca 500.000,00.TL, 500.000,00.TL ve 1.000.000,00.TL olmak üzere 3 yaprak çek şeklinde ödeneceği hususunda anlaştıklarını, ödemelerin ise sırasıyla 02.02.2024, 01.03.2024 ve 17.05.2024 tarihleri olduğunu, çeklerin ilk ikisinin ödendiğini, üçüncü çekin ise vadesi gelmediğinden ödenmediğini belirterek davalıların sözleşmeye karşılık gelen çekin vadesinin gelmesi ve derhal haksız olarak icra kanalıyla tahsiline gidilebileceğinden söz konusu çekin dava kesinleşinceye kadar ödenmemesi için çek üzerinde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALILARIN SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davalı ... vekili; açılan davanın reddine, davacıların davayı açmakta kötü niyetli olması sebebiyle %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili; görev ve yetki itirazlarının kabulü ile açılan davanın reddine, davacıların davayı açmakta kötü niyetli olması sebebiyle %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
Yerel mahkemece verilen karar ile; " davacı ...'in Adana Vergi Dairesine yazılan müzekkereye 31.05.2024 tarihinde verilen cevabi yazıda mükellefiyet türü bakımından işletme esasına göre defter tuttuğu, davacı ...'ın mükellefiyet kaydının bulunmadığı, davalı ...'ın Cizre Vergi Dairesine yazılan müzekkereye 23.05.2024 tarihinde verilen cevabi yazıda potansiyel mükellef (gelir getirici kazanç olmaksızın bazı iş ve işlemlerde kullanılan potansiyel vergi numarasına haiz mükellef olduğu) Şırnak Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Başkanlığına yazılan müzekkere cevabında davalı ...'ın sicil kaydının bulunmadığını, Bakanlar Kurulu Tebliğinde VUK 177. maddesi yönünden belirtilen hadlerin altında esnaf olarak faaliyet gösterdiği ve esnaflık sınırını aşmadığı anlaşılmıştır. Dava nispi ticari dava olmayıp, davaya bakmakla görevli mahkeme 6100 sayılı HMK’nın 2. maddesi gereğince genel görevli Asliye Hukuk Mahkemesidir." şeklinde karar verilmiştir.
DAVALI ... TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı ... vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile;husumet ve yetki itirazında bulunduklarını, müvekkili yönünden tefrik talebinde bulunduklarını, mahkemece öncelikle dava şartı olan husumet yokluğu ve tefrik talebi ile yetkisizlik konusunda karar vermesi gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını beyan etmiştir.
DELİLLER :
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE :
Dava, kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Somut olayda ihtilaf, Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nun 3. maddesi hükmüne göre bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir. Bir işin ticari veya adi olması, farklı kuralların uygulanmasını gerektirir. Bir işin ticari olup olmadığını kanunda öngörülen kurallar uyarınca saptamak gerekir. Eğer iş ticari ise özel ticari kuralların uygulanması zorunlu olur. Ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işler, yani, haklı veya haksız fiil yahut işletmeyi ilgilendiren her iş ayrık durumlar dışında, ticari iş sayılır. Bu işler, eğer bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari iş sayılmazlar (ERİŞ Gönen, Gerekçeli- Açıklamalı- İçtihatlı 6335 Sayılı Kanunla Güncellenmiş Yeni TTK Hükümlerine Göre Ticari İşletme ve Şirketler Ticaret Sicili Yönetmeliği ve İlgili Tebliğler, Seçkin Yayınevi, 1. Baskı, Mart 2013, 1. Cilt, Sh, 323).
Ticari davalar ise aynı Kanunun 4/1 maddesinde tanımlanmıştır. Bu maddeye göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın Türk Medenî Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde; fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta; borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde ve bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez.
Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
6335 sayılı Türk Ticaret Kanunu İle Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü Ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 2. maddesi ile değişik TTK’nın 5/1. maddesinde, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın, asliye ticaret mahkemesinin tüm ticarî davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli olduğu belirtilmiştir. Buna göre, asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki hukuki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir. Bu nedenle, asliye ticaret mahkemesinin bakması gereken davalarda, asliye hukuk mahkemesi görevli sayılamaz. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olup mahkemelerce ve temyiz incelemesi aşamasında Yargıtayca re'sen dikkate alınır. Bu kuralın tek istisnası, 6335 sayılı Kanun’un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı TTK'nın 5/4. maddesinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye göre, yargı çevresinde ayrı bir asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde, asliye hukuk mahkemelerine açılan davalarda görev kuralına dayanılmamış olması görevsizlik kararı verilmesini gerektirmez.
Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.09.2015 gün ve 2014/15-1026 E. 2015/1765 K. sayılı kararında da aynı ilkeler benimsenmiştir. (HGK'nın 16/09/2015 tarih ve 2015/15-440 Esas, 2015/1769 Karar)
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava olabilmesi için uyuşmazlığın her iki tarafının da tacir olması ve ticari işletmeleriyle ilgili hususlardan doğmuş bulunması veya anılan yasa maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan olması gerekli ve yeterlidir. TTK'nın 5/2. maddesine göre ticari davalara ayrı Asliye Ticaret Mahkemesi olan yerlerde o yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinde bakılır.

6102 sayılı TTK'nın 12. maddesinde "(1) Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir.
(2) Bir ticari işletmeyi kurup açtığını, sirküler, gazete, radyo, televizyon ve diğer ilan araçlarıyla halka bildirmiş veya işletmesini ticaret siciline tescil ettirerek durumu ilan etmiş olan kimse, fiilen işletmeye başlamamış olsa bile tacir sayılır.
(3) Bir ticari işletme açmış gibi, ister kendi adına, ister adi bir şirket veya her ne suretle olursa olsun hukuken var sayılmayan diğer bir şirket adına ortak sıfatıyla işlemlerde bulunan kimse, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı tacir gibi sorumlu olur." hükmü yer almaktadır.
6102 sayılı TTK'nın 15. maddesinde "(1) İster gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11.inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır. Ancak, tacirlere özgü 20 ve 53 üncü maddeler ile Türk Medenî Kanununun 950 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmü bunlara da uygulanır.
" hükmü yer almaktadır.
Buna göre 6102 Sayılı TTK’nın 12. maddesinde gerçek kişi tacir, 15. maddesinde ise esnaf tanımlanmıştır. Buna göre esnaf, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedeni çalışmasına dayanan ve geliri TTK’nın 11. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişidir.
21 Temmuz 2007 Cumartesi günü ve 26589 nolu Resmi Gazete'de yayınlanan 18/06/2007 tarih ve 2007/12362 sayılı kararnamenin 1/a maddesinde yer alan " a) Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunun tespit edeceği ve Resmî Gazete’de yayımlanacak esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedeni çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunanlardan 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 177 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) ve (3) numaralı bentlerinde yer alan nakdi limitlerin yarısını, (2) numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve sanatkâr sayılmaları ile esnaf ve sanatkâr siciline ve dolayısıyla esnaf ve sanatkarlar odalarına kaydedilmeleri, " hükmünde de esnaf tanımı yapılırken "ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedeni çalışmasına dayandırma ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olma" şeklinde iki koşul bir arada öngörülmüştür.
Dolayısıyla bir kişinin esnaf sayılabilmesi için 6102 Sayılı TTK’nın 15. maddesi kapsamında iki koşul aranmaktadır.
1-Ekonomik faaliyetin sermayesinden fazla bedeni çalışmasına dayanma,
2-Gelirin 6102 sayılı TTK’nın 11. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırın aşılmaması"dır.
Bu iki koşulun birinin bulunması yeterli olmayıp her iki koşulun da bir arada bulunması gerekmektedir. (Yargıtay 19. HD'nin 15/02/2018 tarih ve 2016/15705 Esas, 2018/675 Karar)
Somut olayda, taraflar arasında yaklaşık 1.500 ton narenciyenin 2.000.000,00.TL bedelle götürü usulü satışı konusunda sözleşme yapıldığı, davacılar tarafından, bu sözleşme kapsamında edimin yerine getirilerek, dava konusu 2.000.000,00.TL bedelli çeklerin davalılara verildiği, sözleşme gereği, narenciye ağaçlarının bakımının davalılara ait olduğu, ancak davalıların ağaçların bakımını sözleşmeye aykırı olarak yapmayıp, satmayı taahhüt ettikleri narenciyenin değerinin kaybolmasına neden oldukları ileri sürülerek, sözleşme bedelinde bu eksikliğe karşılık gelen 1.000.000,00.TL'lık çekten kaynaklanan borçtan sorumlu olmadıklarının tespitine karar verilmesi talep edilmiş olup, tarafların, 1.500 ton narenciye alım satımı yaptıkları, davalıların ticari amaçla narenciye üretimi yapıp satan kişiler olduğu, satım sözleşmesine konu narenciyenin miktarı ve değeri dikkate alındığında, tarafların emeğinden çok sermayesi ile faaliyetlerini sürdürmekte oldukları, dolayısıyla tarafların 6102 Sayılı TTK’nın 15. maddesi kapsamında yukarıda zikredilen koşullardan "ekonomik faaliyetin sermayesinden fazla bedeni çalışmasına dayanma" koşulunu gerçekleştirmediğinden esnaf ve çiftçi değil, tacir oldukları, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, tacir olan tarafların ticari işletmesi ile ilgili ve dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan TTK'nın 4. maddesi uyarınca nispi ticari dava niteliğinde olduğu ve Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu, bu nedenle mahkemece, işin esasına girilip, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, görevsizlik kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına ve dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1)-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2)-Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/318 esas ve 2024/877 karar sayılı kararının kararının HMK.'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3)-Dava ile ilgili deliller toplanıp esas hakkında bir karar verilmek üzere dosyanın Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,
4)-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak alınan 427,60.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davalı ...'a İADESİNE,
5)- Davalı ... tarafından istinaf için yapılan yargılama giderinin esas hüküm ile birlikte ilk derece mahkemesince karara BAĞLANMASINA,
6)-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesi'ne İADESİNE,
7)-İnceleme dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
8)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a/6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle kesin olmak üzere 10/01/2025 tarihinde karar verildi.

...
Başkan
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Katip
...
¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim