Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/88
2024/2083
11 Aralık 2024
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/88 - 2024/2083
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/88
KARAR NO : 2024/2083
KARAR TARİHİ : 11/12/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/10/2021
NUMARASI : ... ESAS ... KARAR
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVANIN KONUSU : Tazminat
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 11/12/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 11/12/2024
....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ... karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili, müvekkilinin ... marka ... 2.3 GHZ 8C/16 GB/5500M/1 TB-TUR model bir adet dizüstü bilgisayarını çıkış birimi olan ... Kargo ... Şubesi aracılığı ile alacısı "... .../... " adresinde bulunan ... Sanayi ve Dış Ticaret Ltd. Şti. Olmak üzere kargolandığını ve hatta kargolanan ürüne, ürünün pahalı bir elektronik cihaz (laptop) olması ve kargo şirketinin de bu konudaki tavsiyesi üzerine sigorta bile yaptırıldığını, kargolanın ürünün varış birimi olan ... Kargo ... ... Şubesi'ne ulaştırıldığını ve bir süre sonra da müvekkiline kargosunun, kargo şubesinden teslim alındığına ilişkin bir bilgilendirme mesajı gönderildiğini, müvekkilinin, kargolamış olduğu ürünü adrese teslim şeklinde göndermesi ancak kargonun, kargo şubesinden teslim alınması üzerine şüphelendiğini, müvekkilinin kargosunun sağ salim alınıp alınmadığı hususunu teyit etmek amacıyla dava dışı alıcı şirkette çalışan ve sürekli ticari ilişki içinde olduğu ...'i aradığını, yapmış olduğu görüşme sonrasında kargosunun asıl alıcı olan şirket tarafından teslim alınmadığını öğrendiğini, akabinde müvekkilinin ... şubesini aradığını, durumu anlattığını ve ilgili kargo şubesi tarafından kendisine alıcı ... Sanayi ve Dış ticaret Ltd. Şti'nin yetkilisi olduğunu beyan eden bir şahsa, kaşe üstüne imza karşılığında kargonun teslim edildiği bilgisini verdiklerini, alıcı şirket adresi ile kaşede yer alan adres arasında dahi bariz farklılıklar bulunduğunu, davalı taşıyıcı kargo şirketi çalışanlarının, üzerine düşün yükümlülüğe aykırı hareket ettiğini, müvekkilinin zararının meydana gelmesinde ağır kusurlu olduğunu ileri sürerek haklı davanın kabulü ile birlikte müvekkilinin uğramış olduğu 22.377,00.TL'lik zararın, zararın gerçekleştiği yanlış kişiye teslim tarihi olan 24/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı kargo şirketinden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davalı vekili, müvekkili şirketin yurt içi ve yurt dışına kargo taşıma işi ile iştigal etmekte olduğunu, şikayet edene mal satmadığını, zira, sadece taşıma işini yapan müvekkili şirket ilişkisi bulunmadığını, görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, müvekkilinin şirket sektöründe önce bir firma olup mezkur taşımada müvekkili şirkete izafe edilebilecek hiç bir kusur bulunmadığını, mahkeme aksi kanaatte ise bile olayda tam tazminata hükmedilmesini gerektiren koşulların bulunmadığını, davacının her ne kadar içeriği kabul edilmemekle birlikte davaya konu kargoyu başka bir şahsa teslim edildiğini iddia etmiş ise de bu hususun taraflarınca kabul görmediğini, zira söz konusu olayda müvekkilinin her zamanki gibi usullere uygun olarak kargo teslimi yapmadığını, söz konusu kargonun kasıtlı olarak başkasına verilmesi hususunda herhangi bir menfaati bulunmadığını, kaldı ki varsa bile böyle bir durumun burada asıl mağdurunun müvekkili şirket olduğunu beyan ederek öncelikle davanın usulden reddine, aksi halde işin esasına girilerek usule ve yasaya aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
Yerel mahkemece verilen karar ile; " davalı kargo şirketinin davacı tarafından gönderilen gönderiyi gerçek alıcısına teslim etmekle borcundan kurtulmasının mümkün olduğu, kargo şirketinin kendisine karşı gerçekleştirilen sahtecilik işlemine dayanarak yapılan işlemde bir kusurunun bulunmadığı yolundaki savunmayla zarara uğrayan davacıya ödemeden kaçınamayacağı, her ne kadar davalı tarafça kargo paketi içeriğinin kargo şirketine davacı tarafça beyan edilmediği iddia edilmiş ise de dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgelerden, davacı şirketin iştigal alanından, gönderinin ağırlığı ve tarafların iddia ve savunmalarına göre, gönderinin içeriğinde davacının iddia ettiği emtianın bulunduğu kanaatine varıldığı, davalı taşıyıcının taşınan emtianın teslim kaydına ilişkin isim ve kimlik kontrolü ile belge sunamadığı, kargonun taşıma sözleşmesi kapsamında davacıya teslim edildiğinin ispat yükünün davalıda olduğu, kargo paketinin kim tarafından alındığı davalı tarafından ispatlanamadığından anlaşıldığından, davanın kabulüne, fatura değeri üzerinden 22.377,00.TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline" şeklinde karar verilmiştir.
DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; ilk derece mahkemesince yargılama sürecinde ileri sürmüş oldukları delillerin toplanmaksızın eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğini, taşıma hukuku alında uzman bilirkişi ya da bilirkişi heyetinden iddia ve savunmaları doğrultusunda rapor alınmadığını tüm delillerin toplanmaksızın ilk celsede karar verildiğini, kargo içeriğinin davacının iddia ettiği eşya olduğu hususunun tek taraflı bir beyan olduğunu, davacının kargonun içeriğinin ne olduğu hususunda açıklama yapmadığını, kargonun önemi hususunda müvekkili kargo şirketine bilgi verilmediğini, müvekkili şirketin mezkur taşımada tazminat yükümlüğünün bulunmadığını, fatura değerinin üzerinde tazminat hükmedildiğini, tazminat hesabında TTK.882 maddesi dikkate alınması gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve beyan etmiştir.
DELİLLER :
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE :
Dava, hukuki niteliği itibarıyla taşıma esnasında gerçekleşen zayi sebebiyle "Tazminat" talebine ilişkindir.
Davacı tarafından, davalı kargo şirketi aracılığı ile alacısı dava dışı ... Sanayi ve Dış Ticaret Ltd. Şti.' ne teslim edilmek üzere dizüstü bilgisayar kargolandığı, kargolanan ürünün, davalı tarafından kargo şubesinden teslim alındığına ilişkin bilgilendirme yapıldığı, ancak, adrese teslim gönderilen kargonun alıcısı tarafından teslim alınmadığı, teslim belgesindeki kaşe üzerine atılan imzanın alıcı şirket yetkililerinden birisine ait olmadığı, davalının ağır kusurlu davranışı ile kime teslim edildiği bilinmeyen ve kaybedilen ürün için 22.377,00.TL zarara uğradığı iddia edilmiş, davalı ise, taşımada kusurlarının bulunmadığını, içeriği bilinmeyen kargonun kasıtlı olarak başkasına verilmesi hususunda herhangi bir menfaati olmadığını, tam tazminata da hükmedilemeyeceğini, davanın reddi gerektiğini savunmuş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nun 355.maddesi uyarınca istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
TTK'nun 875. maddesi uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın ziyaından veya hasarından doğan zararlardan sorumludur. Taşıyıcı aynı zamanda adamlarının görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden de kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur (TTK m.879). Somut olayda, ziyaın taşıma sırasında meydana geldiği açık bulunduğundan davalının TTK.nun 875. maddesi gereğince somut olayda meydana gelen zarardan sorumlu bulunduğu anlaşılmıştır.
TTK'nun 880/1 maddesinde "Taşıyıcı , eşyanın tamamen veya kısmen zıyaından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğunda , bu tazminat, eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamanki değerine göre hesaplanır." şeklinde hüküm bulunmaktadır.
Davalının meydana gelen zarar nedeniyle sorumluluğunun belirlenmesi amacıyla tazminata esas alınacak değer de TTK'nun 880. maddesinde belirlenmiş olup, taşıyıcının sorumluluğu kural olarak, eşyanın tamamı değerini kaybetmişse tamamının, eşyanın bir kısmı değerini kaybetmişse, değerini kaybeden kısmının, net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır (TTK m. 882/2).
Ancak, zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı yasada öngörülen sorumluluktan kurtulma hâllerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz (TTK m. 886). Davalı tarafından teslim alındığı sabit bulunan eşyanın, davacıya teslim edilmemesinin makul kabul edilmesinde olanak bulunmaması, dolayısıyla TTK'nun 886. maddesi gereğince, davalı şirketin TTK'nun 882. maddesindeki sorumluluk sınırlamasından faydalanamayacağı ve davalının, davacı tarafından ispatlanması gereken gerçek zarar ile sorumlu tutulması gerekmektedir.
Somut olayda, davacı tarafından dava dışı alıcı ... ...Ltd Şti'ne adreste teslim edilmek üzere gönderilen emtianın alıcısına ulaşmadığının iddia edildiği, davalının ise, emtianın kendilerine teslim edildiğinin kabul edildiği ve gönderinin, alıcısı tarafından kargo şubesinden teslim alındığının savunulduğu, davalının, teslim aldığı gönderiyi gerçek alıcısına teslim etmekle yükümlü olduğu, davalı tarafından sunulan teslim belgesinde dava dışı alıcı şirket kaşesinin yer aldığı, ancak teslim alana ilişkin isim belirtilmediği, davalı kargo şirketinin, kendisine karşı gerçekleştirilen sahtecilik işlemine dayanarak yapılan işlemde bir kusurunun bulunmadığı yolundaki savunmayla, zarara uğrayan davacıya ödemeden kaçınamayacağı, davalı tarafça kargo paketi içeriğinin davacı tarafından beyan edilmediği iddia edilmiş ise de, davalı şirketin, taşımaya konu emtiayı kabul ederken, gönderiye ilişkin sevk irsaliyesiyle birlikte kabul etmek zorunda olduğu, bu nedenle, davacının gönderi ile birlikte sevk irsaliyesini de verdiğinin kabulü gerektiği, aksinin ise davalı tarafından ispatlanacağı, tüm dosya kapsamından, kargo içeriğinin, davacı tarafından sunulan fatura içeriği ile aynı olduğunun kabul edilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğu, davalının, taşınan emtianın teslim kaydına ilişkin isim ve kimlik kontrolü ile belge sunamadığı, kargonun taşıma sözleşmesi kapsamında davacıya teslim edildiğinin ispat yükünün davalıda olup, kargo paketinin kim tarafından alındığının davalı tarafından ispatlanamadığı, TTK'nun 886. maddesine göre, zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcının, kanunda öngörülen sorumluluktan kurtulma hallerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacağı, somut olayda da davalının ağır kusurlu olduğu tespit edilmekle, TTK'nun 882. maddesindeki sorumluluk sınırlamasından yararlanması mümkün olmadığından, mahkemece, davanın kabulüne, fatura değeri üzerinden 22.377,00.TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğu, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin ise yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş, buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 1.528,57.TL nispi istinaf karar harcından peşin alınan 385,00.TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.143,57.TL nispi- maktu istinaf karar harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
3-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA,
4-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
5-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,
6-6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle; 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince karar tarihindeki kabul edilen dava değerinin 378.290,00.TL'nin altında olması nedeniyle kesin olmak üzere karar verildi. 11/12/2024
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.