mahkeme 2022/641 E. 2025/575 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/641
2025/575
7 Nisan 2025
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/641
KARAR NO : 2025/575
KARAR TARİHİ : 07/04/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/12/2021
NUMARASI : ... ESAS ... KARAR
DAVACILAR : 1-
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... -...-
VEKİLİ : AV. ...-
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Alım Satım)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 07/04/2025
YAZIM TARİHİ : 07/04/2025
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/12/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
İDDİALARIN ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı ... târafından müvekkili ... ve diğer müvekkiller aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nce ... takip numarası ile icra takibi başlatıldığını, tarafça yapılan her iki takip talebine de Adana İcra Mahkemesi nezdinde itiraz ederek müvekkilerin borçlarının olmadığını takibe konu senede karşılık olarak müvekkili ...'in ...'de kiralayarak pamuk ekmiş olduğu 33 dönüm araziyi bu senetli borcuna karşılık davalı, icra takibi alacaklısı ...'a vererek borcuna karşılık senedini istediğini ancak davalı senedin yanında olmadığını belirterek kendisine borç senedine karşı ürünü aldığını belgeler yazıyı karşılıklı olarak tutanak altına alarak hazırladığını ve bu sebeple borcunun kalmadığını bildirerek itiraz edildiğini, söz konusu itirazı her iki takip dosyası için Adana İcra Mahkemesi'ne yapmış olup, yargılama sonucunda davalı ... imzanın kendisine ait olmadığını iddia ederek cevap verildiğini, Adana İcra Hukuk Mahkemesi'nde 24/05/2018 tarihindeki duruşmada imzanın inkarı üzerine tarafça imzanın adli tıpa tetkike yollanması talebinin, mahkeme tarafından imza tetkikine yetkilerinin olmadığı sebebi ile ret edilmiş olduğunu, bu nedenlerle; müvekkilinin davalıya borcu olmadığının tespit edilmesine, davalının haksız ve kötüniyetli takip yapmış olması nedeni ile bonoda yazılı miktar olan 60.000,00.TL'nin % 20'si üzerinden kötüniyet tazminatına: mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini yargılama sonuçlanan kadar İİK m.72 gereğince icra takibinin tedbiren durdurulmasını talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; Davacı ... ... ile müvekkili davalı ... arasında kambiyo senedi düzenlenerek borç ilişkisi kurulduğunu, davacı borcunu ödemediği için müvekkili davalı kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlattığını, davacı borcu ödememek için .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ve .... İcra Hukuk Mahkemesi ... Esas sayılı dosyasında borcu ödediğine dair hiçbir geçerliliği ve bono ilgisi bulunmayan olmayan bir belge sunarak kötüniyetli bir şekilde borca itiraz ettiğini, davalı taraf dava konusu olayla ilgili .... İcra Hukuk Mahkemesi'ndeki açtığı davaları kaybedince bu seferde ... Cumhuriyet Savcılığı'na müvekkili aleyhine asılsız olarak tefecilikten suç duyurusunda bulunulduğunu, kambiyo senedi niteliği taşıyan bonolar sebepten mücerret kıymetli evrak niteliğinde olup, kambiyo senedine karşı ileri sürülen her türlü iddianın aynı nitelikte yazılı delillerle kanıtlanması gerektiğini, bu nedenle davacı borcun ödendiğine dair iddiasını İİK md 169/a 'da yazılan belgelerle ile ispatlamak zorunda olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacılar tarafından her ne kadar takip dayanağı senet borcuna karşılık ... İlçesi, ...'de bulunan sahibi ... olan 33 dönüm araziyi kiralayarak pamuk ektiğini, ekerek yetiştirdiği ürünü müvekkilinin aldığı iddia edilmiş ve buna ilişkin belge ibraz edilmiş ise de ibraz edilen belgeye bakılacak olursa davacıların delil olarak sunduğu belgede takip konusu bonoya mahsuben yapıldığı yönünde açıkça bir atıf bulunmadığını, takip dayanağı bono 11/01/2013 tanzim 11/10/2015 vade tarihli olmasına rağmen ödeme belgesi olarak iddia edilip ibraz edilen belgenin10/09/2010 tarihli olduğunu, dikkat edilecek olursa davacıların delil olarak sunduğu belge, müvekkili tarafından takibe dayanak olarak gösterilen bononun tanzim tarihinden dahi önceki tarihe ilişkin olup, (kabul anlamına gelmemek kaydıyla) davacıların delil olarak ibraz ettikleri belgenin takip konusu borç ile alakası dahi olmadığını, bu nedenlerle; haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, takibin devamına, kötüniyetli olarak itiraz eden davacı borçlular aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin de davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/12/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile; davacılar tarafından .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takibine konu alacaklısı ..., borçlular ... ve ... olan, 11/10/2015 ödeme tarihli, 60.000,00.TL bedelli senet borcu için, senede karşılık 10/09/2010 tarihli ödeme belgesi ile 33 dönüm pamuğun alındığının iddia edildiğini, belgedeki imzanın davalıya ait olduğunun tespit edildiğini, takip konusu bononun düzenleme ve vade tarihlerinin, ödeme belgesi olan belgeden sonra olduğunun tespit edildiğini, fakat .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile senet üzerinde düzenleme ve ödeme tarihlerinin farklı bir mürekkepli kalemle yazıldığını, senedin aldatma kabiliyetinin bulunduğunun tespit edildiğini, yazılı delil başlangıcı niteliğindeki bu ödeme belgesinin tanık delili ile kuvvetlendirildiği ve desteklendiği anlaşıldığından davacıların davaya konu senet nedeniyle borçlu olmadığına dair karar verilmiş olup, davalının bu senet nedeniyle resmi belgede sahtecilik suçundan dolayı ceza aldığı da dikkate alınarak kötüniyetli olduğu anlaşılmış olup, davanın kabulüne karar verilmiştir.
DAVALI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf talebi ile; mahkemenin açıklamaların tersine kanunda açıkça belirtilen hususun aksine imza incelemesi yaptırmış ve yine muvafakat olmamasına rağmen usule aykırı olarak tanık dinlendiğini ve senet tanzim tarihinden dahi önceki bir belgeyi ödeme belgesi kabul ederek davanın kabulüne karar verildiğini, kambiyo senedi niteliği taşıyan bonolar sebepten mücerret kıymetli evrak niteliğinde olup, kambiyo senedine karşı ileri sürülen her türlü iddianın aynı nitelikte yazılı delillerle kanıtlanması gerektiğini, bu nedenle davacının borcunu ödendiğine dair iddiasını İİK md 169/a 'da yazılan belgelerle ile ispatlamak zorunda olduğunu, İİK md. 169/a maddesinde geçen belgelerle itirazını ispatlayamadığını, bu durumun mahkeme tarafından değerlendirilmediğini, davacının Kambiyo Senetlerine Mahsus Ödeme Emrine itirazı sadece borca ilişkin olup, açıkça müvekkiline verilen senet altındaki imzaya itiraz edilmediğini, bu yönüyle de davacı tarafından borcun varlığının kabul anlamına gelmekte olduğunu, davacıların delil olarak sunduğu belgede takip konusu bonoya mahsuben yapıldığı yönünde açıkça bir atıf bulunmadığını, takip dayanağı bono 11/01/2013 tanzim 11/10/2015 vade tarihli olmasına rağmen ödeme belgesi olarak iddia edilip, ibraz edilen belgenin10/09/2010 tarihli olduğunu, dikkat edilecek olursa davacıların delil olarak sunduğu belge, müvekkili tarafından takibe dayanak olarak gösterilen bononun tanzim tarihinden dahi önceki tarihe ilişkin olup,(kabul anlamına gelmemek kaydıyla) davacıların delil olarak ibraz ettikleri belgenin takip konusu borç ile alakasının olmadığını, mahkemenin yanlış değerlendirme ile yaptırmış olduğu bilirkişi incelemesinde dahi tam bir netice elde edilemediğini, bu nedenlerle; .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10.12.2021 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı usul ve yasaya aykırı kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı,
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, hukuki niteliği itibariyle "Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)" davasıdır.
Davacılar tarafından, davacı ...'in davalıya olan borcuna karşılık dava konusu bonoyu keşide edip verdiği, avalist olarak ... ve ...'in imzasının bulunduğu, bu bonoya karşılık 10/09/2010 tarihli ödeme belgesi ile 33 dönüm pamuğun alındığının iddia edildiği, bu hususta ödeme belgesinin düzenlendiği, bono düzenlenirken tanzim ve vade tarihinin yazılı olmadığı, sonradan eklendiği, bu bonodan başka davalı ile aralarında başkaca ticari ilişki olmadığı, bonodan kaynaklanan borcu ödediği, ancak davalının bonoyu iade etmeyip icra takibine koyduğu iddia edilerek davalıya borcu bulunmadığının tespiti talep edilmiş, davalı ise, ödeme belgesinin bono ile ilgisi bulunmadığını ayrıca belge altındaki imzaya itiraz ederek davanın reddini savunmuş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer; fakat, davacıya (borçluya) düştüğü hâller de vardır; davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6). Fakat, alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/(19)11-925 - 2021/734 sayılı kararı benzer mahiyettedir.)
.... İcra Dairesinin ... esas sayılı takibine konu bono incelendiğinde; lehtarın ..., keşidecinin ..., avalist olarak ... ve ... olduğu, 11.01.2013 tanzim, 11.10.2015 ödeme tarihli, 60.000,00 TL bedelli olduğu, ...'in vefatı ile mirasçıları olan davacılar ve keşideci hakkında takip başlatıldığı görülmüştür.
Davacı tarafından ibraz edilen ve davalı tarafından imzası inkar edilen 10.09.2010 tarihli belge incelendiğinde; "Bana verilen borç senedi için #60.000 YTL# ...'de bulunan 33 dönüm pamuğu alacağıma karşılık ...'ten teslim aldım." şeklinde düzenlendiği görülmüştür.
Davalı tarafın belge altındaki imzayı inkar etmesi sebebiyle İlk derece mahkemesince alınan Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 03/06/2021 tarihli rapor ile; inceleme konusu 10/09/2010 tarihli belgede ... adına atılı imza ile ...'un mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzanın ...'un eli ürünü olduğu, inceleme konusu senette yer alan "11.10.2015", "#.....#", "#....#", "Nakden", "ADANA", "...", "11/01/2013", "..." ve "..." ibarelerinin bir kalemle yazılmış olduğu, diğer yazıların farklı fiziki evsafta ikinci bir kalemle yazılmış olduğu, inceleme konusu senette yer alan "YTL" ibaresindeki "Y" harfinin "#" işaretinin altında olduğu kanaatini bildirir rapor düzenlendiği görülmüştür.
Somut olayda, davacılar, davacı ...'in davalıya olan borcuna karşılık dava konusu bonoyu keşide edip verdiği, bu bonoya karşılık 10/09/2010 tarihli ödeme belgesi ile 33 dönüm pamuğun davalı tarafa borca karşılık verildiğinin iddia edildiği, bono düzenlenirken tanzim ve vade tarihinin yazılı olmadığı, sonradan eklendiği, bu bono haricinde davalı ile aralarında başkaca ticari ilişki olmadığı, bonodan kaynaklanan borcu ödediğini iddia ettiğinden ispat yükünün, bono bedelinin ödendiğini iddia eden davacı borçlulara ait olduğu, davacıların ödemeye ilişkin iddialarını HMK.'nun 200. maddesi gereğince yazılı delillerle ispat etmek zorunda olup, bu hususta dosyaya ödeme belgesi ibraz edildiği, davalı tarafından bu belge altındaki imza inkar edilmiş ise de imzanın davalıya ait olduğunun anlaşıldığı, her ne kadar belge tarihi senet tanzim tarihinden önce ise de mahkemece alınan Adli Tıp Kurulu raporu ile senetteki tarihlerin yazı yaşı tespit edilemeyip tarihlerin farklı bir kalemle yazıldığının belirlendiği, davalı tarafın ödeme belgesinde açıkça senede atıf olmadığından bu belgenin senetle ilgisi olmadığına yönelik savunmada bulunduğu ancak aralarında başkaca alacak borç olduğu yönünde bir delil ileri sürmediği anlaşıldığından davalı tarafından imzalanan bu belgenin dava konusu senede yönelik düzenlendiği ve bu belge ile senet borcunun ödendiği iddiası davacılar tarafından 6100 sayılı HMK madde 200 vd. uyarınca usulüne uygun yazılı deliller ile ispat edildiğinden mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olmasının ve tahsil edilen senet bedelinin yeniden takibe konulmasında davalı tarafın kötü niyetli olduğu anlaşıldığından davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmesilmesi usul ve yasaya uygun olup, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1).... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/12/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 4.098,60.TL karar harcından peşin alınan 1.025,00.TL'nin mahsubu ile bakiye 3.073,60.TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3)-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde BIRAKILMASINA,
4)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
5)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İADESİNE,
6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce YAPILMASINA,
Dair, dairemizce dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda oy birliğiyle, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 bendi gereğince aynı kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 07/04/2025 tarihinde karar verildi.
...
Başkan
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Katip
...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.