mahkeme 2022/181 E. 2023/1404 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/181
2023/1404
28 Aralık 2023
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/181 - 2023/1404
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/181
KARAR NO : 2023/1404
KARAR TARİHİ : 28/12/2023
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ...
ÜYE : ...
ÜYE : ...
KATİP :...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 30/01/2020
NUMARASI : ... Esas, ... Karar
DAVACI : ...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ... UETS
DAVALI : ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ
VEKİLİ :Av. ...
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 28/12/2023
YAZIM TARİHİ : 28/12/2023
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/01/2020 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
İDDİALARIN ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı sigorta şirketi arasında sigorta poliçesi düzenlendiğini, müvekkilinin işyerinde 28.10.2014 tarihinde kanalizasyon borusunun yerinden çıkmış olması nedeniyle maddi hasar meydana geldiğini, davalıya durumu bildirdiklerini ve davalı şirketçe ekspertiz raporu düzenlendiği, ekspertiz raporuna göre zarar bedelinin 33.496,09 olarak tespit edildiğini, ancak bu bedelin davalı şirket tarafından müvekkiline adres değişikliği bildiriminde bulunmadığı gerekçesiyle ödenmediğini, ancak müvekkilinin adresini ilgili acenteye bildirdiğini, bu nedenle davanın kabulüne karar verilerek 33.496,09 TL'nin zarar tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının başvurusunun riziko adresi ile rizikonun gerçekleştiği ekspertiz raporundaki adresin farklı olduğu nedeniyle reddedildiğini, sigortalı tarafından riziko adresinin değişikliğinin müvekkil şirkete bildirilmiş olsaydı taşınan riskin ağırlaşmış olduğunun tespit edileceğini, bu nedenle sigorta poliçesinin hiç tanzim edilmeyeceğinin kuvvetle muhtemel olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı vekili ıslah dilekçesinde özetle; cevap dilekçelerini kısmen ıslah ederek zaman aşımı itirazında bulunduklarını, sigorta sözleşmesinden kaynaklanan taleplerin iki yılda zaman aşımına uğrayacağını bu nedenle davanın esasına yönelik cevap dilekçesindeki hususları tekrar ederek, zaman aşımı itirazları doğrultusunda davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/01/2020 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile; davacı, davalı sigorta şirketi ile arasında sigorta sözleşmesi bulunduğunu, işyerinde 28.10.2014 tarihinde kanalizasyon borusunun yerinden çıkması nedeniyle maddi hasar meydana geldiğini, davalıya durumu bildirdiklerini ve davalı şirketçe ekspertiz raporu düzenlendiği, ekspertiz raporuna göre zarar bedelinin 33.496,09 olarak tespit edildiğini, ancak davalı şirket tarafından adres değişikliği bildiriminde bulunulmadığı gerekçesiyle ödeme yapılmadığını, adres değişikliğini ilgili acenteye bildirdiğini, bu nedenle 33.496,09 TL zararın davalıdan tahsilini istediğini, "TTK'nın 1420. maddesine göre sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482 nci madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.
TTK'nın 1427/2. maddesine göre ise sigorta tazminatı veya bedeli, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her hâlde 1446 ncı maddeye göre yapılacak ihbardan kırkbeş gün sonra muaccel olur" şeklinde belirtidiğinden, davacı ile davalı arasındaki sigorta sözleşmesi, zarar sigortası olduğundan TTK'nın 1420. maddesinin uygulanacağını, davacıya ait işyerinde zararın 28/10/2014 tarihinde meydana geldiği, sigorta şirketine 29/10/2014 tarihinde ihbar edildiği, sigorta tazminatının 14/12/2014 tarihinde muaccel olduğu, 14/12/2016 tarihinde alacağın zamanaşımına uğradığı, davacının zamanaşımı süresi dolduktan sonra dava açtığı anlaşıldığından, 6100 sayılı HMK'nın 341/3. maddesi gereğince davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verildiği görülmüştür.
DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf talebi ile; müvekkili davacının talepleri yönünden alınmış raporlarda müvekkilinin haklılığının ortaya konulduğunu, davalı sigorta şirketinin itirazda bulunmasını ise kabul etmediklerini, davalı sigorta şirketi ve acentesi müvekkilin zararının doğum tarihinden beri sürekli iyiniyetle bağdaşmayacak davranışlarda bulunduğunu, davalı sigorta şirketi müvekkilin poliçesindeki primleri tahsil edip riziko doğduğunda ise bir şekilde zarar bedelini ödemekten imtina etmenin yollarını aradığını, dosyada müvekkilin, rizikonun doğduğu tarihten sonra yaptığı iş ve işlemler yazışmalar, dilekçeler, ihtarnameler tarihleri ile birlikte bulunduğunu, bu haliyle huzurdaki dava süresi içinde ikame edilmiş olup davalının dosyanın geldiği aşama itibarıyla haksız zamanaşımı iddiası sebebiyle davanın reddi kararının hukuka aykırı olup kararın bu yönüyle ortadan kaldırılması gerektiğini, yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılarak davanın kabulüne, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/01/2020 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı,
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, hukuki niteliği itibarıyla "Tazminat (Sigorta Poliçesi Kapsamında)" davasıdır.
İlk derece Mahkemesinin 30.01.2020 tarihli kararı ile dava konusu alacağın zaman aşımına uğradığı gerekçesiyle davanın reddine dair karar verildiği, bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı ile davalı arasında Kobi Paket Sigorta Poliçesi Sözleşmesi imzalandığını, 28.10.2014 tarihinde poliçe kapsamına alınan işyerini su basması sonucu içerisinde bulunan eşyalar ile birlikte işyerinin zarara uğradığını, başvuruya rağmen davalı sigorta şirketince tazminat taleplerinin red edildiğini belirterek poliçe kapsamında maddi tazminat talebinde bulunmuş olup ilk derece mahkemesince yapılan açık yargılama neticesinde yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere davanın zaman aşımından reddine dair karar verildiği işbu karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf incelemesi, istinafa başvuran tarafın istinaf başvuru dilekçesinde bildirdiği sebeplerle sınırlı ve kamu düzeniyle ilgili olarak resen yapılmıştır.
Davacı vekilinin istinaf sebepleri bakımından çözümlenmesi gereken sorun davanın zamanaşımına uğrayıp uğramadığına ilişkindir.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1420. maddesi hükmü; “(1) Sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482 nci madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. (2) Diğer kanunlardaki hükümler saklıdır.” şeklindedir.
6102 sayılı TTK'nın 1482 nci maddesine göre zamanaşımı süresi 10 yıldır.
Aynı Kanun'un 1427. maddesinin 2. fıkrasında; " Sigorta tazminatı veya bedeli, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her hâlde 1446 ncı maddeye göre yapılacak ihbardan kırkbeş gün sonra muaccel olur. Can sigortaları için bu süre onbeş gündür. Sigortacıya yüklenemeyen bir kusurdan dolayı inceleme gecikmiş ise süre işlemez" düzenlemesi bulunmaktadır.
Somut olayda, davaya konu hasarın 28/10/2014 tarihinde meydana geldiği, davalı sigorta şirketi tarafından, 29/10/2014 tarihinde davacının ihbarı sonucu hasar dosyası açıldığı, iş bu davanın ise 09/05/2017 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafça davalı sigorta şirketine hasarın 29/10/2014 tarihinde ihbar edildiği ve aynı tarihte hasar dosyası açıldığı, 45 günlük sürenin 14/12/2014 tarihinde dolduğu ve alacağın muaccel olduğu, TTK'nın 1420 maddesi uyarınca 2 yıllık zamanaşımı süresi hesabının bu tarihten itibaren yapılması gerektiği ve iş bu davanın ise 2 yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra 09/05/2017 tarihinde açıldığı anlaşıldığından, mahkemece zaman aşımından davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş, buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/01/2020 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nin 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 269,85.TL karar ve ilam harcından peşin alınan 80.70.TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 189,15.TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
3)-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4)-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
5)-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İADESİNE,
6)-6100 sayılı HMK'nin 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince YAPILMASINA,
Dair, 6100 Sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle; 6100 Sayılı HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince karar tarihindeki dava değerinin 238.730,00.TL'nin altında olması nedeniyle kesin olmak üzere 28/12/2023 tarihinde karar verildi.
Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.