mahkeme 2021/250 E. 2023/1529 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/250
2023/1529
29 Aralık 2023
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/250
KARAR NO : 2023/1529
KARAR TARİHİ : 29/12/2023
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/06/2020
NUMARASI : 2018/720 ...
DAVACI : ... - -...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... - -...
...
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 29/12/2023
YAZIM TARİHİ : 08/01/2024
... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/06/2020 tarih...Esas ... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNLARININ ÖZETİ :
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkilinden çeşitli zamanlarda mal satın aldığını, ancak ödeme yapmadığını, bu nedenle ... 8. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas saylı dosyasına davalı borçlu ... tarafından sunulan itiraz dilekçesi ile aralarındaki cari hesap ilişkisinin mevcut olduğunu ve ikrara dayalı beyanda bulunduğunu, ancak ödeme yaptığına dair dosyaya belge sunamadığını, haksız ve kötü niyetli olarak yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, alacakları yönünden ihtiyati haciz konulmasını, davalının %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalının cevap dilekçesinde özetle, davanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılması gerektiğini, görevsizlik nedeniyle reddinin gerektiğini, arabuluculuğa gidilmediğinden dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğini, defterler üzerinde inceleme yapıldığı takdirde borcunun olmadığının tespit edilebileceğini, bu nedenlerle haksız davanın reddini, yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ :
Yerel mahkemece verilen karar ile; davalının ödeme iddiasında bulunduğu ancak bu hususu yazılı delil ve diğer deliller ile ispatlayamadığı, yemin hakkının hatırlanmasına rağmen bu hakkını da kullanmadığı, davalının ödeme iddiasının ispatlayamaması dikkate alınarak; Mali Müşavir Bilirkişi ... ... tarafından düzenlenen 22/08/2019 havale tarihli rapor ile davacı işletmenin inceleme konusu ticari defterlerine göre davalıdan cari hesap olarak 20/07/2018 tarihi ile 135.305,12.TL alacağı mevcut olduğunu, bilirkişi raporuna itibar edilmiş ve davalının davacıya takibe konu alacak nedeniyle borçlu olduğu anlaşıldığı, davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; yokluklarında ön inceleme duruşmasının yapıldığını, taraflarına delilerini bildirmek üzere 2 haftalık kesin süre verildiğini, kesin sürenin Adli Tatile denk geldiğini, yasal süre beklenmeden ve cevap dilekçelerindeki deliler toplanmadan dosyanın bilirkişiye tevdi edildiğini, bilirkişinin sadece davacının ticari defterlerini incelediğini, bu nedenle eksik ve hatalı bir rapor düzenlendiğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, taraflarına deliller toplanmadan yemin deliline dayanıp dayanılmayacağı hususunda kesin süre verildiğini, eksik deliller neticesinde yemin deliline dayanmaları halinde, gerekli araştırmalar yapılmadan, tanık beyanları alınmadan davacının yalan yere yemin etmesi halinde davanın kesin delille sonuçlanmış olacağını, verilen kararın haksız olacağını, maddi vakıalar ise kesin delille ispatlanmış sayılacağını, bu maddi vakıalarla ilgili istinaf yoluna başvurma haklarının olmayacağını, yerel mahkemece verilen kararın eksik inceleme ve hatalı değerlendirme sonucu verildiğini dolayısıyla hukuka aykırı kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLER İLE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, alım-satımdan kaynaklanan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesi ile, davalının davacıdan çeşitli zamanlarda mal satın aldığını, ancak ödeme yapmadığını, davalı borçlu tarafından sunulan itiraz dilekçesi ile aralarındaki cari hesap ilişkisinin mevcut olduğunu ve ikrara dayalı beyanda bulunduğunu, ancak ödeme yaptığına dair dosyaya belge sunamadığını, haksız ve kötü niyetli olarak yapılan itirazın iptali ile takibin devamınına karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüş, davalı ise, defterler üzerinde inceleme yapıldığı takdirde borcunun olmadığının tespit edilebileceğini, bu nedenlerle haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş ve iş bu karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Taraflar arasında mal alım-satımına ilişkin bir hukuki ilişkinin var olduğu konusunda bir çekişme bulunmayıp, uyuşmazlık, davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı dairesinde vücut bulmaktadır. Davalı yan, yokluğumuzda ön inceleme duruşması yapıldığını ve taraflarına delillerini bildirmek için 2 haftalık kesin süre verildiğini, verilen sürenin Adli Tatile denk geldiğinin, davanın ise, mahiyeti icabı adli tatilde görülecek dava ve işlerden olmadığından delil bildirme süresinin adli tatil sonrası bittiği halde, yasal delil bildirme süresi beklenmeden davaya cevap dilekçesinde, davacı şirketin cari hesap ekstresi, davacıya borcun ifası için verilen çekleri, banka hesaplarını, davacı makbuz ve diğer belgelerini delil olarak bildirmiş olmalarına rağmen, davacı delil listesinde de; cari hesap ekstresi, banka kayıtları, tanık beyanları, sipariş ve teslim fişleri, isticvab ve yemin deliline dayanılmış olduğu halde, bu deliller dahi toplanmadan dosyanın bilirkişiye tevdi edildiğini savunmuştur.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "hukuki dinlenilme hakkı" başlıklı 27. Maddesinde: "Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Bu hak; yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içerir." hükmü düzenlenmiştir.
Anılan yasal düzenlemeye göre; bir davadaki taraflar hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, açılan davadan taraflar haberdar edildikten sonra taraflar arasındaki dilekçeler teatisi tamamlandıktan, taraflarca sunulan deliller topladıktan sonra davanın esasına ilişkin değerlendirme yapılması gerekmekte olup bunun aksinde yapılan bir uygulama, tarafların hukuki dinlenilme hakkını ihlal niteliğindedir.
Açılan dava ve ön inceleme duruşması tarihi dikkate alındığında 6100 sayılı HMK'da yapılan 22/07/2020-7251/14 md. kapsamı öncesinde değerlendirmek yapılmak zorundadır.
6100 sayılı HMK ile yazılı yargılama usulünde ilk derece yargılaması beş aşamadan oluşmaktadır. Bunlar, davanın açılması ve karşılıklı dilekçelerin verilmesi, ön inceleme, tahkikat, tahkikatın sona ermesi ve sözlü yargılama ile hükümdür.
Davanın açılması üzerine dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra ön inceleme yapılır. Ön incelemede öncelikle dava şartları (HMK md.114-115) ve ilk itirazlar incelenir. (HMK.md.116-117) Dava şartları mevcutsa ve ilk itirazlar yerinde değilse iddia ve savunma içinden tarafların uyuşmazlık noktalarının neler olduğu belirlenir. Hazırlık işlemleri ile tarafların delillerini sunmaları ve delillerin toplanması için gereken işlemler yapılır. Mahkeme, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği davalarda onları sulhe veya arabuluculuğa teşvik eder ve bu hususları tutanağa geçirir. (HMK. md. 137/1)
Mahkeme, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verir; gerektiği takdirde kararını vermeden önce, bu konuda tarafları ön inceleme duruşmasında dinleyebilir. (HMK.md.138)
Mahkeme HMK'nun 139. maddesi uyarınca tarafları ön inceleme duruşmasına davet eder. Hakim, ön inceleme duruşmasında, dava şartları ve ilk itirazları hakkında karar verebilmek için gerekli görürse tarafları dinler; daha sonra tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları tek tek tespit eder. (HMK.140/1.) Uyuşmazlık konularının tespitinden sonra hakim, tarafları sulhe veya arabuluculuğa teşvik eder; bu konuda sonuç alamayacağı kanaatine varırsa, bir defaya mahsus olmak üzere yeni bir duruşma günü tayin eder. (HMK.md.140/2.) Ön inceleme duruşmasının sonunda, tarafların sulh veya arabuluculuk faaliyetinden bir sonuç alıp almadıkları, sonuç almadıkları takdirde anlaşamadıkları hususların nelerden ibaret olduğu tutanakla tespit edilir. Tahkikat bu tutanak esas alınmak suretiyle yürütülür. (HMK.md.140/3) Ön inceleme duruşmasından sonra mahkemece hak düşürücü süreler ve zamanaşımı hakkında itiraz ve def’iler incelenerek karara bağlanır. (HMK.md.142)
Mahkeme ön inceleme aşamasından sonra tahkikat işlemine gerek olmaması halinde nihai bir karar verebilir. (HMK.md.138-142) Ancak mahkemenin ön inceleme aşamasında nihai karar verebilmesi için dava şartlarından birinin bulunmaması, ilk itirazların yerinde olması, hak düşürücü sürenin geçmiş olması veya zamanaşımı def’inin dinlenebilir olması gerekir. Mahkemece bu nedenler dışında işin esasına girilerek delillerin değerlendirilmesi sonucu bir karar verilecekse, HMK.nun 143. ve devamı maddeleri uyarınca tahkikat aşamasına geçilmeli ve özellikle HMK.nun 147. maddesi uyarınca taraflar tahkikat için duruşmaya davet edilmeli, tarafların tahkikatın tümü hakkındaki açıklamalarından sonra, tahkikatı gerektiren bir husus kalmadığı durumda, tahkikatın bittiği taraflara tefhim edilmelidir. (HMK md.184) Mahkemece, tahkikatın bittiğinin tefhim edildiği duruşmada, taraflardan bir kısmının hazır olmaması veya hazır olan taraflardan biri ya da tamamının, mahkemeden sözlü yargılama için duruşma günü tayin edilmesini istemeleri halinde, sözlü yargılama için HMK'nın 186. maddesine uygun olarak duruşma günü belirlenerek bu durumun duruşmada olmayan taraflara meşruhatlı davetiye ile tebliğ edilerek belirlenen gün ve saatte mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde yokluklarında hüküm verileceği hususu bildirilmelidir. Tahkikatın bittiğinin tefhim edildiği duruşmada, tarafların tamamının hazır ve sözlü yargılama için yeni duruşma günü verilmesini istemediklerini beyan etmeleri halinde, bu husus duruşma tutanağına yazıldıktan sonra, sözlü yargılamaya geçilerek sözlü yargılamada taraflara son sözleri sorulup, hüküm verilmelidir. (HMK.md.186) 6100 sayılı HMK. ile öngörülen yargılama kesitlerine kanunda belirtilen sebepler dışında uyulmadan karar verilemez.
Somut olayda, mahkemece yapılan 10/07/2019 tarihli ön inceleme duruşmasında davalı tarafın hazır olmadığı, mahkemece, ön inceleme aşaması tamamlandığından tahkikat aşamasına geçildiği ve ... nolu ara kararında ise, taraflara henüz sunmadıkları belgeleri mahkemeye sunmak üzere 2 haftalık kesin süre verildiği, ... nolu ara kararında, ... nolu ara karar yerine getirildikten sonra dosya üzerinde inceleme yapılarak rapor tanzimi için Mali Müşavir bilirkişiye dosyanın tevdiine karar verildiği, ancak, mahkemece, tahkikat aşamasına geçildiğini belirten ön inceleme duruşma tutanağının, duruşmada hazır bulunmayan davalıya tebliğ edilmediği, dolayısıyla tarafların delil bildirme sürelerinin dolmadığı dikkate alınmadan dosyanın bilirkişiye tevdii ile rapor aldırıldığı, taraf delilleri toplanmadan tahkikat işlemi olan bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmesi ve yargılamaya devam olunarak hüküm kurulmuş olması, savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olup, bu hususun adil yargılanma hakkı ile hukuki dinlenilme hakkına aykırılık teşkil ettiği anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, mahkemece ön inceleme duruşma tutanağındaki süreler çerçevesinde taraf delillerinin tamamı toplanmak suretiyle ve yukarıda belirtilen yargılama kesitlerine uyulmak suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davanın kabulüne karar verilmiş olmasının yerinde olmadığı anlaşıldığından, HMK 353/1-a/6 maddesi uyarınca davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın kaldırılarak, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1-Davalının İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2-... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/06/2020 tarih...Esas ... karar sayılı kararının HMK.'nin 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3-Dava ile ilgili deliller toplanıp değerlendirilmeden ilk derece mahkemesince karar verildiği anlaşıldığından 6100 sayılı HMK.nin 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,
4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin alınan 2.182,77.TL istinaf karar harcının istinaf eden davalıya talep halinde İADESİNE,
5-Taraflarca istinaf için yapılan yargılama giderinin esas hüküm ile birlikte ilk derece mahkemesince karara BAĞLANMASINA,
6-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
7-6100 Sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesi'ne İADESİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nin 353/1-a/6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle KESİN olmak üzere 29/12/2023 tarihinde karar verildi.
...
Başkan
...
e-imzalıdır.
...
Üye
...
e-imzalıdır.
...
Üye
...
e-imzalıdır.
...
Katip
...
e-imzalıdır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.