Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/2383
2024/2014
2 Aralık 2024
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/2383
KARAR NO : 2024/2014
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/09/2021
NUMARASI : ... ESAS ... KARAR
DAVACI : ... -... ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ....
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 02/12/2024
YAZIM TARİHİ : 02/12/2024
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/09/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
İDDİALARIN ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili ..., tarafları ... İnş.San.T.C A.Ş ve ... Bankası A.Ş arasında imzalanan 1.500.000,00.TL meblağlı Genel Kredi Sözleşmesi'ne kefil olduğunu, müvekkilinin kefil olduğu Genel Kredi Sözleşmesi'ne müvekkiline ait ... Mah...., ... Ada, 2 parsel, 8169 m² 1 adet 22 katlı 2 adet 17 katlı 1 adet 3 katlı betonarme apartman ve arsası olan taşınmaz üzerinde ... Mahallesi'nde 78/8169 arsa paylı, C blok, 14 kat 27 nolu bağımsız mesken üzerinde ipotek tesis edildiğini, müvekkilinin yalnızca 1.500.000,00.TL tutarındaki sözleşme bakımından ... İnş.San.T.C A.Ş'ye kefil olduğunu, bu krediye ilişkin borcun taksitlerini de müvekkil tarafından muhtelif zamanlarda ödendiğini, müvekkilinin bilgisi dışında banka tarafından kullandırılan kredilerle müvekkilinin bağının bulunmadığını, bu yüzden takibe konu değerin müvekkili bakımından gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin yalnızca imzalamış olduğu sözleşmede belirtilen miktar bakımından sorumlu tutulması gerekirken, asıl borçlunun daha sonra çekmiş olduğu kredilerden sorumlu tutulmaması gerektiğini, ilgili kredinin kapanmasından sonra, yeniden kullandırılan kredi hakkında müvekkilin bilgisi olmayıp, müvekkilinin kefil olmadığı krediden sorumluluğuna gidilemeyeceğini belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile davanın kabulünü, dava sonuçlanıncaya kadar takibin ve satışın teminatsız, mahkeme aksi kanaatte ise uygun görülebilecek bir teminat karşılığında tedbiren durdurulmasına karar verilmesini, oluşabilecek hak kayıpları göz önünde bulundurularak bahsi geçen taşınmaz üzerindeki ipoteğin fekkine karar verilmesini, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak kaydı ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava'nın yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkil banka ile dava dışı ... İnş.San.T.C A.Ş arasında 11/02/2015 tarihinde 10.000.000,00.TL tutarında Genel Kredi Sözleşmesi imzaladıklarını, sözleşmede kefil sıfatı ile ... ve ... borçlu olduğunu, her ne kadar davacı taraf dilekçesinde kendisinin kefil olduğunu iddia etse de yalnızca ipotek veren sıfatıyla ... İli ... İlçesi ... Mah. ... Ada 2 parsel, C blok kat:14 No:27'de kayıtlı taşınmazın 1.5000.000,00.TL limitli ipotek verdiğini, buna ilişkin olarak borç süresinde ödenmediğinden ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine geçildiğini, bu takipte davacı ... ipotek veren sıfatıyla borçlu konumunda olup, banka tarafından kendisine karşı başlatılmış başkaca icra takibi bulunmadığını, banka nezdinde borçlu ya da kefil sıfatıyla imzaladığı herhangi bir kredi sözleşmesi de bulunmadığını, her ne kadar davacı taraf borcu ödediğini iddia etse de bu husus kesinlikle doğru olmadığını belirterek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine ve davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/09/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile; İpotek senedinde davacıya ait taşınmazın ... İnş.San.Tic. A.Ş'nin ... Bankası A.Ş'den kullandığı ve kullanacağı tüm nakdi ve gayr-i nakdi kredilerin teminatı olacağının öngörüldüğünü, dosyada bulunan ... Noterliğinin 8 Ocak 2018 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamede dava dışı şirketin 830.380,08 TL nakdi borcunun ve 10.920,00 TL gayri nakdi borcunun bulunduğunun anlaşıldığını, davacının rehin veren sıfatıyla davalı banka karşısında sorumlu olduğu, TMK.m.883 ve 884 hükmü uyarınca ipoteğin fekki koşullarının mevcudiyetinin tespit edilemediği anlaşılmış olup, davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf talebi ile; Müvekkili'nin kefil olduğu bu Genel Kredi Sözleşmesi'ne müvekkiline ait ... Mahallesi, ... pafta,... Ada, 2 parsel, 8169 m2 1 adet 22 katlı, 2 adet 17 katlı, 1 adet 3 katlı betonarme apartman ve arsası olan taşınmaz üzerinde ... mahallesinde 78/8169 arsa paylı, C Blok, 14 Kat, 27 nolu bağımsız mesken üzerinde ipotek tesis edildiğini, müvekkilinin yalnızca 1.500.000,00.TL tutarındaki sözleşme bakımından ... İnş. San. Tic. A.Ş.'ne kefil olduğunu, bu krediye ilişkin borcun taksitlerinin de hesap ekstresinde de görüleceği üzere müvekkili tarafından muhtelif zamanlarda ödendiğini, bundan sonra müvekkilinin bilgisi dışında banka tarafından kullandırılan kredilerle müvekkilinin olmadığını, takibe konu değerin müvekkili bakımından gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin yalnızca imzalamış olduğu sözleşmede belirtilen miktar bakımından sorumlu tutulması gerektiğini, asıl borçlunun daha sonra çekmiş olduğu kredilerden sorumlu tutulmaması gerektiğini, ilgili kredinin kapanmasından sonra, yeniden kullandırılan kredi hakkında müvekkilinin bilgisi olmayıp, müvekkilinin kefil olmadığı krediden sorumluluğuna da gidilemeyeceğini, ilk derece mahkemesince eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulmuş olup, kararın açıkca hukuka aykırı olduğunu, dava niteliği itibari ile Menfi Tespit davası olup, dosya da tarafça Bilirkişi raporuna yapılan tüm itirazlara rağmen dosya hesap raporu alınmadığını ve müvekkilin sorumlu olacağı net meblağın belirlenmediğini, dava dilekçesinde yer alan hususları karşılar rapor alınması gerekirken, dosya hesap raporu ve müvekkilin sorumlu olacağının net meblağı belirleyen rapor alınmadan dosyanın karara çıkmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu, işbu nedenle, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı kararının kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi için istinaf kanun yoluna başvurulduğunu, bu nedenlerle; .... Asliye Ticaret Mhakemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı kararının kaldırılmasını, talep ve itirazlar doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı,
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, menfi tespit ve ipoteğin fekki istemine ilişkindir.
Davacı tarafından, dava dışı asıl borçlu ... İnş. San. ve Tic. A.Ş. ile davalı banka arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredi borcuna 1.500.000,00 TL bedelle müteselsil kefil olarak imza attığını, bu kefalet sözleşmesi kapsamında bir adet taşınmazına davalı banka tarafından ipotek konulduğunu, kefil olunan sözleşmeye ilişkin kredi borcunun ödenmek suretiyle kapatıldığını, dava dışı asıl borçlu ile davalı banka arasında yeni bir genel kredi sözleşmesi imzalandığını, bu kredide kefaletinin bulunmadığını ancak davalı banka tarafından kefil olunan kredi borcu ödenmesine rağmen ipoteğin fek edilmediğini ileri sürerek menfi tespit ve ipoteğin fekkini talep etmiş, davalı taraf ise asıl borçlu ile aralarında 11.02.2015 tarihli 10.000.000,00 TL bedelli Genel Kredi Sözleşmesi bulunduğunu, başkaca bir kredi bulunmadığını, davacının da bu sözleşmede kefil değil ipotek veren olduğunu, sözleşmede dava dışı kefiller bulunduğunu, kredi borcunun ödenmemesi sebebiyle ipotek maliki davacı hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi suretiyle takip başlatıldığını bu sebeple açılan davanın haksız olduğunu savunmuş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Harçlar Kanunu'nun 32. maddesi gereğince eksik harç tamamlanmadan müteakip işlemler yapılamaz. Yargı harçları, maktu ve nispi olmak üzere iki çeşittir. (492 Sayılı Kanun m.15,21). Bu anlamda davanın maktu veya nispi harca tabi olup olmaması, kural olarak dava konusunun para ile değerlendirilebilir olup olmamasına göre değişmektedir. Nispi harç, konusu belli bir değerle (para veya para ile değerlendirilebilen bir şey) ilgili davalarda, hüküm altına alınan değer üzerinden tarifedeki belli nisbete göre alınan harçtır ( 1 Sayılı Tarife, madde III/1-a). Maktu harç ise, konusu belli bir değerle tespit edilemeyen davalarda ve davanın reddine ilişkin kararlardan alınan harçtır ( 1 Sayılı Tarife, madde III/2-a). Harçlar Kanunu'nun 16/1. maddesinde değer ölçüsüne göre harca tabi işlerde (1) sayılı tarifede yazılı değerlerin esas alınacağı öngörülmüştür.
492 Sayılı Harçlar Kanunu harcın alınmasını veya tamamlanmasını tarafların isteklerine bırakmayıp, anılan hususun mahkemece kendiliğinden gözetileceğini düzenlemiş ve buyurucu nitelikteki 32. maddesinde yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağını öngörmüş ise de; tarafların üzerinde uzlaşamadıkları durumlarda, harca esas alınacak dava değerinin uzman bilirkişiler aracılığıyla keşfen saptanmasında zorunluluk vardır. (Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 06.06.2016 tarih 2014/18159 E., 2016/6901 K. Sayılı kararı bu yöndedir.)
Somut davada; ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; davalı banka tarafından davacı hakkında 832.140,00 TL yönünden ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığı, takibe itiraz edilmemesi sebebiyle takibin kesinleştiği, davacı taraf bu takip sebebiyle davalı bankaya borcunun bulunmadığını iddia ederek 500.000,00 TL dava değeri belirlemiştir.Bu durumda mahkemece, menfi tespit talebine konu icra takip dosyası üzerinden eksik kalan nispi harç tamamlatılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu eksiklikler tamamlatılmadan davanın esası hakkında bir karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Esasa ilişkin olarak ise; davacı, yalnızca kefil olarak imzası bulunan kredi sözleşmelerine istinaden kullandırılan kredilerden sorumlu olup, kefil olarak imzası bulunmayan kredi sözleşmelerine dayalı olarak kullandırılan kredilerden sorumlu tutulması mümkün değildir. (Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 20/11/2019 tarih ve 2017/5383 E., 2019/5234 K.sayılı kararı)
Davacı taraf dava dışı asıl borçlu ... LTD.ŞTİ ile davalı banka arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredi borcuna 1.500.000,00 TL bedelle müteselsil kefil olarak imza attığını, bu kefalet sözleşmesi kapsamında bir adet taşınmazına davalı banka tarafından ipotek konulduğunu, kefil olunan sözleşmeye ilişkin kredi borcunun ödenmek suretiyle kapatıldığını, dava dışı asıl borçlu ile davalı banka arasında yeni bir genel kredi sözleşmesi imzalandığını, bu kredide kefaletinin bulunmadığını ancak davalı banka tarafından kefil olunan kredi borcu ödenmesine rağmen ipoteğin fek edilmediğini ileri sürerek menfi tespit ve ipoteğin fekkini talep etmiş, davalı taraf ise asıl borçlu ile aralarında 11.02.2015 tarihli 10.000.000,00 TL bedelli Genel Kredi Sözleşmesi bulunduğunu, başkaca bir kredi bulunmadığını, davacının da bu sözleşmede kefil değil ipotek veren olduğunu, sözleşmede dava dışı kefiller bulunduğunu, kredi borcunun ödenmemesi sebebiyle ipotek maliki davacı hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi suretiyle takip başlatıldığını savunmuştur.
İlk derece mahkemesince hükme esas alınan 02.07.2021 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde bilirkişiler arasında alanında uzman bankacı bilirkişinin bulunmadığı, dosya üzerinden rapor düzenlendiği, davacının iddia ettiği gibi taraflar arasında başkaca bir kredinin bulunup bulunmadığının anlaşılamadığı ayrıca davacının borçlu olduğu iddia edilen kredi borcuna ilişkin hesap özetleri, geri ödeme planı gibi evrakların dosya içerisinde bulunmadığı, davacının borç miktarının neye göre hesaplandığının belirlenemediği bu sebeple raporun denetlemeye elverişli olmadığı görülmüştür.
Bu durumda ilk derece mahkemesince alanında uzman bankacı bilirkişiye davalı banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yetkisi verilerek taraflar arasında bulunan tüm kredi sözleşmeleri incelenerek davacının iddia ettiği gibi davacının kefaleti bulunan 1.500.000,00 TL bedelli bir kredi sözleşmesinin veya başkaca bir kredi sözleşmesi bulunup bulunmadığı, davacının bu sözleşmelerde kefaletinin olup olmadığı varsa miktarı, yine davacının hangi kredi veya krediler için ipotek verdiği, birden fazla kredi sözleşmesi var ise krediler arasında bağlantı bulunup bulunmadığı ve davacının sorumluluğu hususları incelenerek davacının sorumlu olduğu miktar ve faiz oranları hususunda denetime elverişli bilirkişi raporu aldırılarak menfi tespit ve ipoteğin fekki talebi yönünden sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
Açıklanan tüm bu nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, mahkemece öncelikle yukarıda belirtildiği şekliyle harç ikmali yapılıp ardından belirtilen eksikliklerin tamamlanmak üzere yeniden görülmesi için dosyanın yerel mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak hüküm fıkrasının aşağıdaki şekilde kurulması uygun görülmüştür.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/09/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/09/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararının HMK.'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3)-Dava dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere .... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,
4)-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin alınan 59,30.TL istinaf karar harcın istinaf eden davacıya İADESİNE,
5)-Davacı tarafından istinaf için yapılan yargılama giderinin esas hüküm ile birlikte İlk Derece Mahkemesince karara BAĞLANMASINA,
6)-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesi'ne İADESİNE,
7)-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
8)6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince YAPILMASINA,
Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle; 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere 02/12/2024 tarihinde karar verildi.
...
Başkan
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Katip
...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.