Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/2339
2024/2018
2 Aralık 2024
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/2339 - 2024/2018
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/2339
KARAR NO : 2024/2018
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 05/10/2021
NUMARASI : ... ESAS ... KARAR
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLLERİ : Av.
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 02/12/2024
YAZIM TARİHİ : 02/12/2024
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/10/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
İDDİALARIN ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesi ile; Borçlu davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosya ile müvekkilinin alacağının ödenmemesinden kaynaklı olarak 21.113,16.TL alacağın tahsil amacı ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun, yasal süre içerisinde borca itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, borçlu davalı itirazında haksız ve kötüniyetli olduğunu, borçlu, borca itiraz ettikten sonra 21/12/2017 tarihinde 7.500,00.TL müvekkili firma banka hesabına ödeme yapıldığını, bu nedenle takip konusu alacak miktarından yapılan ödemenin düşüldükten sonra kalan miktarı olan 13.613,16.TL üzerinden itirazın iptali ile asıl alacak miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini belirterek, borçlunun .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibine yönelik itirazın 13.613,16.TL kısmı üzerinden itirazın iptaline, borçlunun takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen yasal faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Takibe konu 3 fatura miktarı olarak toplam bir rakam yazıldığını, ancak 2 adet fatura toplamı olan 1.000,00.TL ve 9.556,58.TL'lik 26/10/2017 tarihli 2 adet "fiyat farkı faturası" içeriği ile fatura kesmiş göndermiş ancak davacıya iade faturası kesilerek bu faturaların iade edildiğini, davacı bu sefer 2 adet fatura kestiğini ve gönderdiği ve iade edilen fiyat farkı faturasının tekrar düzenleyip bu sefer tek fatura olarak 07/11/2017 tarihinde tekrar müvekkili firmaya gönderdiğini, bu fatura da iade edildiğini, daha sonra da davacı bu sefer aynı içerikli, iade idelen 3 faturayı da mükerrer olarak birleştirerek davaya konu icra takibini haksız ve kötü niyetli olarak mükerrer şekilde takibe koyup örnek 7 ilamsız takiplerde ödeme emri gönderildiğini, icra takibi de haklı olarak itiraz edilmiş ve takip durdurulduğunu, takibe itirazda da böyle bir borcun bulunmadığı belirtilerek itiraz edildiğini, davacı tarafın tek taraflı olarak kendine göre kesip gönderdiğini, itiraz edilerek kesinleşmeyen faturaları tahsil etmeye çalıştıklarını, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığını, taraflar arasında fiyat farkı alınması ile ilgili olarak bir anlaşma bulunmadığını belirterek, haksız ve kötüniyetli açılan davanın reddine, davacı aleyhine asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/10/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile; 31/12/2017 tarihi itibariyle ise her iki taraf ticari defterlerinde alacak/borç bakiyesi olarak 13.613,19 TL olduğu anlaşılmakla davanın kabulü ile; davalının .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takibine yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 13.613,16.TL asıl alacak üzerinden takipteki şartlarla aynen devamına, hükmolunan alacağın %20'si oranında 2.723,23.TL icra-inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVALI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf talebi ile; Mahkeme kararının, hatalı ve eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporu doğrultusunda verildiğini, bilirkişi tarafından sadece 2017 hesap döneminin İncelendiğini, devreden dönem 2018 yılı iade faturalarının dikkate alınmadığını, davacı tarafın aynı faturaları tarih değişiklikleri yaparak birden fazla kez müvekkil şirkete gönderdiğini, bu faturaların hepsi için davalı şirket tarafından iade faturası kesilip davacıya gönderildiğini, ilk olarak takibe konu edilen 3 fatura için; iki adet fatura toplamı olan 1.000,00.TL ve 9.556,58.TL olmak üzere 26.10.2017 tarihli 2 adet "fiyat farkı" faturası kesildiğini, bu faturaların davacıya iade edildiğini, bu iki adet fatura toplamı 10.556,58.TL, tek fatura olarak düzenlenip 07.11.2017 tarihinde tekrar müvekkili şirkete gönderildiğini, bu faturaların da iade edildiğini, bunun üzerine davacının, aynı içerikli 3 faturayı birleştirmek suretiyle haksız ve kötüniyetli olarak icra takibine konu ettiğini, faturaların tamamının dosyaya ibraz edilmiş olmasına rağmen bilirkişi tarafından incelenmeksizin ek rapor tanzim edildiğini ve raporlar bir öncekinin kopyalanması suretiyle itirazlar yönünden hiçbir inceleme yapılmaksızın verildiğini, 2018 yılı ticari defterler ve dosyaya ibraz edilen iade faturaları dikkate alınsaydı müvekkil şirketin, davacıya borcu bulunmadığının anlaşılacağını, bilirkişi raporunun kendi içerisinde birçok yönden çelişki barındırmakta olup, bu rapor doğrultusunda kurulan hükmün hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasında vade farkı alınacağına dair yazılı sözleşme veya uygulama bulunmadığını, davacı yanca davaya konu edilen faturaların hizmet karşılığı olmayıp, bekleme bedelinden kaynaklı vade farkına ilişkin olup, müvekkili firma tarafından kendilerine iade edildiğini, taraflar arasında vade farkı uygulamasına ilişkin yazılı bir anlaşma ya da süreklilik arz eden bir uygulama mevcut olmadığını, davacının vade farkı olarak kestiğini, müvekkili şirket tarafından da iade edilen fatura içeriğine istinaden müvekkilin borçlu olduğunun kabul edilemeyeceğini, bu hususların da ilk derece mahkemesi tarafından yeterince göz önünde bulundurulmadığını, bu nedenlerle öncelikle Tehir-i İcra isteminin kabulünü, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05.10.2021 tarih ... E., ... Karar sayılı kararına karşı istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılmasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLER :
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı,
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, cari hesap alacağından kaynaklı itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı tarafından, davalı ile aralarında cari hesap ilişkisi bulunduğu, davalı tarafa mal teslim edildiği, bedelin ödenmediği, bu sebeple 21.113,16 TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, takipten sonra davalı tarafından 7.500,00 TL ödeme yapıldığı, bu ödeme sonucu bakiye miktar üzerinden işbu davanın açıldığının iddia edildiği, davalı tarafından ise davacı ile cari hesap ilişkisi ile çalışmadıklarını, davacı tarafından fiyat farkı faturası düzenlendiği, bu faturanın davacı tarafa iade edildiği savunulmuş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Faturaya dayalı itirazın iptali davasında ispat yükü, alacaklı olduğunu iddia eden davacıdadır. Davacı, faturalara konu olan malları davalıya teslim ettiğini ve alacağa hak kazandığını yazılı deliller ile ispatlamak zorundadır. Mal ve hizmetin teslim edildiğinin ispatı halinde ise, borcun ödendiğini ispat yükü davalıdadır.
Somut olayda, taraflar arasında akdi ilişki bulunduğu konusunda ve malların davalı tarafa teslim edildiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Davacı tarafın usulüne uygun tutulan ticari defter ve kayıtlarına göre hazırlanan bilirkişi raporuna göre davacı tarafından davalıya düzenlenen faturaların toplam değerinin 182.470,13 TL, davalı tarafından yapılan ödemeler toplamının ise 168.856,94 TL olduğu, cari hesaba göre davacının kapanış kaydında 13.613,19 TL davalıdan alacaklı olduğunun görüldüğü, davalı defterlerinin incelenmesi sonucu defterlerin usulüne uygun tutulduğu, davalı deftere göre davacıya 13.613,19 TL borçlu olduğunun görüldüğü, fiyat farkı faturasının davalı defterde kayıtlı olduğunun görüldüğü, her ne kadar davalı taraf fiyat farkı faturasının davacıya iade edildiğini savunmuş ise de iade faturasının davacı tarafa teslimi yönünden ispat yükünün davalı tarafta olduğu, davalı tarafından iade fatura ve iade faturaya konu malların davacı tarafa teslimine ilişkin belge sunulmadığı, faturanın iade edildiği hususun davalı tarafça ispat edilmesi gerektiği ancak ispat edilemediği, bu nedenlerle, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğu bu sebeple davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda belirtilen sebeplerle ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/10/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 929,91.TL karar ve ilam harcından peşin alınan 233,00.TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 696,91.TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
3)-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde BIRAKILMASINA,
4)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
5)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İADESİNE,
6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince YAPILMASINA,
Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle; 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince karar tarihindeki dava değerinin 378.290,00.TL'nin altında olması nedeniyle kesin olmak üzere 02/12/2024 tarihinde karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.