mahkeme 2021/1470 E. 2024/819 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/1470
2024/819
17 Mayıs 2024
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/1470
KARAR NO : 2024/819
KARAR TARİHİ : 17/05/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSKENDERUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/03/2021
NUMARASI : ... ESAS ... KARAR
DAVACI : ... -...
...
DAVALI : ... ...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Faturadan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 17/05/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 17/05/2024
İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ... karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında var olan ticari ilişki nedeniyle davalı tarafın icra dosyasında mübrez olan fatura alacağı nedeniyle müvekkiline borçlandığını, davalının ticari ilişkiden kaynaklanan borcunu müvekkiline zamanında ödeyemediğini, davalı şirketten faturada yazılı alacakların tahsil edilememesi nedeni ile alacağın tahsilini teminen İskenderun İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası marifetiyle icra takibi başlatıldığını, davalı/borçlu tarafın icra takibi öncesi ve sonrasında borcunu ödememekte ısrar etmenin yanı sıra soyut ve afaki iddialarla herhangi bir borcu olmadığından bahisle derdest ilamsız icra takibine konu olan borca ve tüm ferilerine hatta imzaya itiraz ettiğinden icra takibinin durduğunu, ticari davalarda dava şartı olan arabuluculuk görüşmesinde anlaşma olmadığı için işbu davanın açıldığı, davalıya sunulan hizmete ait faturadan hizmetin davalıya karşı ifa edildiğinin anlaşılmasına rağmen davalı tarafından ödemeye ilişkin belge sunmadığını, faturaya itiraz edilmediğinden alacağın muaccel hale geldiğini, davalı tarafa verilen hizmet bedelinin defter kayıtlarına alındığını, davalı tarafın zaman kazanabilmek amacıyla takibe itirazda bulunduğunu belirtilerek, itirazın iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davalı vekili, davacı tarafın dava dilekçesinde iddia ettiği üzere müvekkili ile herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığını, taraflar arasında her hangi bir temel borç ilişkisinin bulunmadığını, faturanın muhataba noter aracılığı veya başka bir şekilde teslim edilmediğini, ödeme emrinin borcun sebebi kısmında 30.04.2016 tarihli ve A-... seri numaralı faturada her ne kadar faturanın muhatabı müvekkil şirket gibi gözükse de söz konusu kaşenin müvekkil şirket tarafından düzenlenmediğini, müvekkil şirket 01.01.2016 tarihinde e-faturaya geçtiğini, 01.01.2016 tarihinden sonraki bütün işlemlerini elektronik ortamda gerçekleştiğini, hukuki ilişkinin inkar etmiş olması ve borcun da kabul edilmemesi nedeni ile davacının davasını kanuni delillerle ispat etmek zorunda olduğunu, davacının ibraz ettiği faturanın tek taraflı düzenlendiğini, takipten önce müvekkili şirketin temerrüde düşürülmediğini belirterek, davacının iş bu davasının ve bu davadaki taleplerinin reddine, icra takibini yapmada kötü niyetli olan davacının asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatını müvekkili şirkete ödemeye mahkum edilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
Yerel mahkemece verilen karar ile; " Davacı taraf dava dilekçesinde ticari defterlere dayanmış bu sebeple kendisine ticari defter ve kayıtlarını sunması veya bulunduğu yere ilişkin beyanda bulunması hususunda ihtaratlı kesin süre verilmiş ancak verilen kesin sürede ve duruşma gününe kadar ticari defter ve kayıtlar ibraz edilmemiş ve bulunduğu yere ilişkin beyanda da bulunulmadığı, davalı tarafın incelenen ticari defter ve kayıtlarına göre davacı tarafından düzenlenen takibe konu faturanın davalı tarafın ticari defterlerine kayıtlı olmadığı, taraflar arasındaki ticari ilişkinin davalı tarafından inkar edilmiş olması nedeni ile fatura ve fatura içeriği hizmetin davalı tarafa teslim edildiğinin ispatı davacı tarafa ait olduğu ancak bu hususta dosya kapsamında belge bulunmadığı hep birlikte değerlendirildiğinde davacı taraf davalı ile aralarında olan akdi ilişkiyi ve alacağını ispat edemediğinden ve bu hususun tanıkla ispatı mümkün olmadığından davacı vekilinin tanık dinletme talebinin reddine karar verilerek ispatlanamayan davanın reddine ayrıca davacının salt alacağının kanıtlanmamış olması kütüniyet olarak kabul edilmediğinden davacı aleyhine kötü niyet tazminatı talebinin reddine" şeklinde karar verilmiştir.
DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; müvekkili şirket tarafından düzenlenmemiş faturaya dayalı kötü niyetli olarak icra takibine başlandığını, davacı tarafın müvekkili şirketten alacaklı olduğuna dair defter kaydı ve belgelerinin bulunmadığını, davanın reddi ile kötü niyet tazminatına hükmedilme koşullarının gerçekleştiği halde kötü niyet tazminat taleplerinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını beyan etmiştir.
DELİLLER :
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE :
Dava, faturadan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı tarafından, davalıya 1 adet fatura düzenlendiği ve fatura içeriğindeki hizmetin teslim edildiği, ancak davalı tarafından fatura bedelinin ödenmediği iddia edilmiş, davalı ise, davacı ile ticari ilişkisi bulunmadığını, takibe konu faturada belirtilen hizmeti teslim almadığını savunmuş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine, şartları oluşmadığından, davalının kötü niyet tazminatı verilmesine yönelik talebinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
İİK'nin 67/2 maddesinde "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahamülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." hükmüne yer verildiği, somut olayda, mahkemece ispatlanamayan davanın reddine ve şartları oluşmadığından, davalının kötü niyet tazminatı verilmesine yönelik talebinin reddine karar verildiği, davacı taraf, icra takibi başlatmakta haksız olsa da, kötü niyetli olduğunun davalı tarafından ispatlanamadığı, bu nedenle, mahkemece davalı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmemiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğu, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebinin ise yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Yukarıda belirtilen sebeplerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60.TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan 59,30.TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 368,30.TL maktu istinaf karar harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
3-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA,
4-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
5-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,
6-6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle; 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince karar tarihindeki kabul edilen dava değerinin 378.290,00.TL'nin altında olması nedeniyle kesin olmak üzere karar verildi.17/05/2024
...
Başkan
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Katip
...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.