mahkeme 2021/1655 E. 2025/1753 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/1655

Karar No

2025/1753

Karar Tarihi

31 Aralık 2025

T.C. ADANA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/1655 - 2025/1753
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/1655
KARAR NO : 2025/1753
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I

Başkan :
Üye :
Üye :
Katip :

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : MERSİN 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/06/2021
NUMARASI : 2020/... Esas - 2021/... Karar

DAVACI : ... -
VEKİLİ : Av.

DAVALI : ...Petrol Ürünleri Gıda Nak. İnş. Oto. San. ve Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av.

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/07/2020
İSTİNAF TALEP TARİHİ : 21/07/2021
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 31/12/2025
KARARIN YAZIM TARİHİ : 06/01/2026
Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/06/2021 tarih ve 2020/... Esas-2021/... Karar sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusu ile ilgili yapılan incelemede:
DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Müvekkilinin iş yerinde bilgisayar ve yazılım vb ile kamera ve güvenlik sistemleri satışı yaptığını, davalı şirketin müvekkilinden iş yerleri için güvenlik kamerası ve görüntü sistemi kurulmasını talep ettiğini, müvekkilinin davalının taleplerini usule uygun şekilde yerine getirdiğini ancak herhangi bir ödeme alamadığını, bu nedenle Mersin 8 İcra Müdürlüğünün 2019/... esas sayılı dosya ile icra takibi açtıklarını, davalının borca ve takibe itirazı nedeniyle takibin durdurulduğunu, davalıya düzenlenen 11/01/2016 tarihli faturaların davalı tarafından ödenmediğini, davalının itirazı üzerine arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, müvekkili ile davalı şirket arasında hukuki ve ticari ilişkinin mevcut olduğunu, davalının müvekkilinden mal ve hizmet aldığını ancak ödeme yapmadığını, buna rağmen yaptığı itirazın yerinde olmadığını, zaman kazanmak amacıyla, likit olan borçlarına ilişkin icra takibine karşı hukuken geçerli bir gerekçe göstermeksizin ve hiç bir belgeye de dayanmaksızın yapılan borca yönelik itirazlarının tamamen haksız, yersiz ve kötü niyetli olduğunu ve bu durumun müvekkilinin mağduriyetine yol açtığını belirterek, davanın kabulü ile itirazın iptali ve takibin devamına, davalı aleyhine %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
DAVALI VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Davacı ile müvekkili şirket arasında mal ve hizmet alışverişi olduğunu ve alınan mal/hizmet karşılığında bedelin, müvekkili tarafından peşin olarak ödendiğini, davacının buna rağmen haksız ve kötü niyetli olarak müvekkili aleyhine icra takibi yoluna başvurduğunu, takibe haklı olarak itiraz edildiğini, davacının sonrasında haksız olarak bu davayı açtığını belirterek, haksız ve hukuka aykırı davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: "Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi için taraf defterlerinin incelenmesi yoluna gidildiğini fakat taraflar ticari defterlerini mahkemece verilen kesin sürede ibraz etmediğini, dosyada bulunan fatura örneği incelendiğinde kapalı olarak tanzim edildiği görüldüğünü, ticari teamüle göre kapalı fatura teslim edilen mal veya hizmetin bedelinin peşin ödendiğine karine teşkil ettiğini, karinenin aksini ispat yükü faturayı düzenleyen tarafta olduğunu, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2017/... E. 2018/... K. sayılı ilamında da bu hususun altı çizilmiş olup ispat yükü üzerinde bulunan ve ticari defterlerini ibraz etmeyen davacı tarafa delil listesinde bulunan yemin delili hatırlatıldığını ve davacı yemin hakkını kullanıldığını, 23.06.2021 tarihli 3 nolu celsede davalı taraf yemine davet edildiğini ve alınan beyanında dava konusu fatura karşılığı mal ve hizmet bedellerini peşinen ödediğini davacıya herhangi bir borcu olmadığını beyan ettiğinden bahisle davacının davasını ispatlayamadığına kanaat getirilmekle davanın reddine ilişkin" karar verildiği anlaşılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili 21/07/2021 UYAP kayıt tarihli istinaf dilekçesinde:
Yerel mahkemece dava konusu faturaların kapalı fatura olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, davalı taraf ödeme iddiasınında bulunduğu için bunu ispatla mükellef olduğunu, davalının dava konusu borç miktarını VUK gereği banka kanalı ile gönderilmesi gereken tevsiki zorunluğu kapsamında olduğunu bu nedenle ödemeyi bankadan yaptığını ispat etmesi gerektiğini,
Sonuç olarak: İlk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili davacı tarafın istinaf dilekçesine cevap dilekçesinde: davacı taraf ile aralarında mal ver hizmet alışverişi olduğunu buna karşılık bu bedelin müvekkili tarafından peşin ödendiğini, zaten dava konusu faturanın da kapalı olarak düzenlendiğini bunun aksini iddia edenin bunu ispatla mükellef olduğundan bahisle davacı tarafın istinaf itirazlarının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER : İstinaf incelemesine esas:
Yerel mahkemenin dosyası içerisinde bulunan belge ve kayıtlar.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, hukuki niteliği itibariyle eser sözlemesinden kaynaklanan itirazın iptali isteğidir.
Davacı dava dilekçesinde, davacı müvekkilinin davalı işyerine güvenlik kamerası ve görüntü sistemi kurduğunu, müvekkili tarafından edimin eksiksiz yerine getirildiğini, bu hizmet karşılığı dava konusu faturaları düzenlediğini, fakat davalı tarafça bu faturalara istinaden bir ödeme yapılmadığını, bu faturalardan kaynaklanan alacağının tahsili için müvekkili tarafından davalı aleyhine Mersin 8. İcra Müdürlüğünün 2019/... E. sayılı ile icra takibine başlandığını, davalının icra takibine haksız olarak itiraz ettiğinden bahisle haksız itirazın iptalini talep ettiği görülmüştür.
Bilindiği üzere ispat hakkı, yargılamanın temeli olup adil yargılanma ve hukuki dinlenilme hakkının bir gereği olduğundan yasalarımızda düzenlenmiştir. İspatın konusu, uyuşmazlığın çözümünde etkili olan, tarafların anlaşamadığı ve çekişmeli olan vakıalardır. Herkesçe bilinen vakıalar ile ikrar edilmiş olan vakıalar ise, çekişmeli olmadığından ispat konusu değildir. Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesine göre "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 190. maddesi gereğince de, "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. Somut olayda, taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu olmayan ticari ilişki içerisinde alacaklı olduğu iddia eden davacı taraftadır.
Takibe dayanak yapılan ve de davalı tarafından da varlığı inkâr edilmeyen faturalar incelendiğinde, davacı tarafından davalı şirket adına düzenlenen 11/01/2016 tarih ve 3.540,00 TL meblağlı ve 05.12.2015 tarih ve 6.195,00 meblağlı faturaların davacı şirkete ait kaşe ve imza faturanın alt kısmında olduğundan kapalı fatura niteliğinde olduğu görülmektedir. Bilindiği üzere satıcının, düzenlediği faturanın alt kısmına kaşe ve imza koymasına faturanın kapatılması (akide edilmesi) denir ve bu durum ticari bir örf ve adet kuralı olarak bedelin tahsil edildiğine karine teşkil eder. Bunun aksi fatura bedelinin ödenmediğini iddia eden tarafa düşer. Bu nedenle davacının kapalı olarak tanzim ettiği faturaların varlığına rağmen fatura bedellerinin kendisine ödenmediğine ilişkin ispat yükünün karinenin aksini iddia eden davacıda olduğunun kabulü gerekir. Davacı taraf alacağını ilk derece mahkemesince ticari defterlerini kesin sürede sunmadığından ticari defterleri ile, kapalı faturanın fatura bedelinin ödendiği karinesini aksini ispatlayamamıştır. Yine her ne kadar davalının dava konusu ödemelerin banka kanalıyla yapması zorunlulu olduğunu belirtmiş ise de bu yöndeki istinaf itirazını, ödemenin banka kanalıyla yapılması yönündeki düzenlemenin sadece vergisel bir yükümlülük olduğu, davalı tarafın ödemeyi banka kanalı ile yapmamasının davalı tarafça ödeme yapılmadığını ispatlamayacağı, sonuçla dosya kapsamı itibariyle davacı taraf kapalı olarak düzenlenen faturanın aksi yönde fatura bedellerin ödenmediği yönünde bu hususu ispata elverişli delil sunamadığı gibi mahkemece davacı tarafa yemin delili hatırlatılmış ve davacı tarafça sunulan yemin metnin davalı şirket yetkilisince eda edilmiş olduğundan mahkemece davanın reddine karar verilmesi mahkememizce yerinde görülmüştür. (Yargıtay HGK.'nun 22.04.2015 tarih ve 2013/... Esas-2015/... Karar sayılı kararı, Yargıtay HGK.'nun 01.07.2020 tarih ve 2017/... Esas- 2020/... Karar sayılı kararı ve Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 2017/... Esas - 2018/... Karar sayılı içtihatları benzer mahiyettedir.)
Sonuçla; davacı tarafın takibe dayanak faturaların davacı tarafça ödenmediğini usule uygun deliller ile ispatlayamamış olduğundan bu nedenle de, ilk derece mahkemesince ispatlanamayan davanın reddine yönelik kararı usul ve yasaya uygundur.
Davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde değildir.
Sonuç İtibariyle: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekili istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b.1 maddesi gereğince davacı vekili İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine,
2-İstinaf yoluna başvuran davacıdan alınan 59,30 TL maktu istinaf karar harcı ile 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
3-İstinaf masraflarının, başvuran davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
5-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 359/4. maddesi uyarınca, kararın ilk derece mahkemesi tarafından TARAFLARA TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-a bendi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 31/12/2025

Başkan Üye Üye Katip
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

" Bu Belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununa Göre Elektronik Olarak İmzalanmıştır."

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim