mahkeme 2025/1827 E. 2025/1141 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/1827
2025/1141
12 Eylül 2025
T.C. ADANA BAM 4. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1827 - 2025/1141
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/1827
KARAR NO : 2025/1141
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 11/07/2025
NUMARASI : ... 2025/716
DAVACI : ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 1 -... -
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Yayımlama Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 12/09/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 12/09/2025
... Asliye Hukuk Mahkemesi ile .... Asliye Ticaret Mahkemesi arasındaki olumsuz görev uyuşmazlığının merci tayini yolu ile giderilmesi talebi sonucu Dairemize gelen dosyanın incelenmesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... idaresindeki ... plakalı araç ile müvekkili şirkette kasko poliçesi ile sigortalı olan dava dışı ...'ya ait ... plakalı aracın 25/05/2023 tarihinde kaza yaptıklarını, davalının kazada asli ve tam kusurlu olduğunu, söz konusu kazaya ilişkin olarak davacı şirket tarafından 194.650,00 TL tazminatın dava dışı sigortalıya ödendiğini, TTK'nın 1481. maddesi uyarınca ödenen tutarın davalının sorumluluğunda olduğunu, buna ilişkin olarak davalıya karşı başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini, itirazın iptali için eldeki davayı ikame ettiklerini beyanla ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
... Asliye Hukuk Mahkemesi; "Eldeki dava mutlak ticari dava olup Asliye Ticaret Mahkemesinin görev alanı içinde bulunmaktadır. Bu bakımdan davalı ile davacı arasında bir tüketici ilişkisi de bulunmadığından davalının tüketici olarak kabul edilmesi de mümkün değildir. Belirtilen nedenlerle huzurdaki dava mutlak ticari dava olup Asliye Ticaret Mahkemesinin görev alanı içinde bulunduğu" gerekçesiyle dosyayı görevli Mersin Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmek üzere tevzi bürosuna göndermiştir.
.... Asliye Ticaret Mahkemesi; " davacı sigortacının dava dışı sigortalısının aracı ile seyir halinde iken kaza yaptığı kaza sonucunda sigortalıya araçtaki hasar bedelinin ödendiği, sigorta şirketinin kazanın meydana gelmesinde davacılın kusurlu olduğunu ileri sürerek, 6102 sayılı TTK'nın 1472 (6762 sayılı TTK'nın 1301) maddesi uyarınca, sigortalısına ödenen tazminatın, davalıdan rücuan tahsili için ilâmsız icra takibi başlattığı anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında; davaya konu istemin, davacının sigortalısı ile davalı arasındaki haksız fiil ilişkisine dayandığı açıktır. Bu durumda, davanın sigorta sözleşmesinden kaynaklanmadığı, bu nedenle 6102 sayılı TTK m. 4(1)-a hükmü uyarınca mutlak ticarî dava olmadığı, davacının sigortalısı ile davalı arasındaki hukuki ilişkinin haksız fiil olduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan, haksız fiilin tarafları dava dışı sigortalı ile davalı taraf tacir olmadığından, ayrıca sigortalı ... plakalı aracın kullanım amacı da hususi olduğundan, uyuşmazlık tacirler arası haksız fiil niteliğinde de değildir; bu durumda nispî ticarî dava da söz konusu değildir. 6100 sayılı HMK m. 2(1) hükmüne göre, dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesi olduğu" gerekçesi ile karşı görevsizlik kararı vererek dosyayı merci tayin talebi ile Dairemize göndermiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Somut olayda uyuşmazlık 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 1472. maddesi uyarınca sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatın haksız fiile sebebiyet veren davalıdan rücuan tahsili isteminden kaynaklanmaktadır.
TTK'nın 1472. Maddesinde düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz'i halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nisbetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücu davası, aslında bir tazminat davası olup, aynı zamanda şahsi nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsi ve rücuu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz'i haleftir. Sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun kanuni halefi olacağı, ilke olarak 31/03/1954 gün ve 1953/18 E - 1954/11 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtilmiştir. 17/01/1972 gün ve 1970/2 E. - 1972/1 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da, sigortacının, zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı rücu davasının, kanundan doğan halefiyete dayandığı ve halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise o hakka sahip olacağı vurgulanmış; sigorta ettirenin ne hakkı varsa bunların, şartları gerçekleşince sigortacıya geçeceği; sigortacının, sigorta ettirenin bütün def'ilerini üçüncü şahsa karşı ileri sürebileceği ve Borçlar Kanununun 44. maddesine (TBK m.52) de dayanabileceği; sigorta ettirenin olayda dava hakkı yoksa, sigortacıya da bu yönde bir hakkın intikal etmeyeceği açıklanmıştır.
Öte yandan bu tip davalarda görevli mahkeme, davalı ile davacının sigortalısı arasındaki temel ilişki dikkate alınarak belirlenmelidir. Dava dışı sigortalı aracın kullanım şekli hususi olup, sigortalı da tacir olmadığından, sigortalı ile zarar verdiği iddia olunan davalı arasındaki ilişki Borçlar Kanununda düzenlenen haksız fiilden kaynaklandığından davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülerek karara bağlanması gerekmektedir. (Yargıtay 17.Hukuk Dairesi 2018/5 E. 2018/4524 K.)
Sonuç olarak, bu haliyle davacı ve davalı arasında sigorta ilişkisi bulunmadığı, dava dışı sigortalının tacir olmadığı bu sebeple uyuşmazlığın ticari nitelikte değil, haksız fiile dayalı olduğu anlaşıldığından, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılarak yargı yeri olarak belirlenmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM/: Gerekçeleri Açıklandığı Üzere;
1-... Asliye Hukuk Mahkemesinin yargı yeri olarak BELİRLENMESİNE,
2-Dosyanın davanın yeniden görülmesi için merci tayini talep eden MAHKEMESİNE İADESİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 362/1-c maddesi uyarınca kesin olarak oy birliği ile karar verildi. 12/09/2025
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.