mahkeme 2025/1501 E. 2025/1870 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/1501
2025/1870
15 Eylül 2025
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1501 - 2025/1870
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/1501
KARAR NO : 2025/1870
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
Başkan :
Üye :
Üye :
Katip :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSKENDERUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/12/2024
NUMARASI : 2024/... Esas, 2024/... Karar
DAVACILAR : 1) ... - ---
2) ... - ---
VEKİLİ : Av. ----
DAVALI : 1) ... - ---
VEKİLİ : Av. ----
DAVALI : 2) ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ - ----
DAVA : Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ : 15/09/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 15/09/2025
İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24.12.2024 tarih ve 2024/... Esas, 2024/... Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin birlikte 25.06.2022 tarihinde geçirdikleri trafik kazası sonucu ağır bir şekilde yaralandıklarını ve müvekkili Acip adına kayıtlı bulunan ...plaka sayılı aracın kaza sonucu pert olduğunu, kazaya karışan ve kusurlu olan ... plakalı araç sahibi Furkan İpek ile sigortalayan ... Sigorta AŞ aleyhine açmış bulunduğu davanın İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesinde 2023/... Esasına kayıtlı derdest olduğunu, davalı sigorta şirketinin poliçe şartları dahilinde sorumlu tutulmasını, müvekkillerinin her birisi için manevi tazminatın davalılardan ve poliçelerin kapsaması durumunda Sigorta Şirketlerinden de sorumlu tutulmalarının talep edildiğin, Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı 2022/... Soruşturma sayılı kaza soruşturmasında davalı Anıl'ın kaza mahallinden kaçıp kimliği ve araç plakası tespit edilmeyince, müvekkillerinin ilk şikayetleri nedeniyle 2023/... Soruşturma numarası ile soruşturma yapılarak davalının kimliği tespit edilmediğini, gerek Cumhuriyet Başsavcılığının ceza yönünden arabuluculuk girişimi ve gerekse hukuk yönünden arabuluculuk girişiminin olumsuz sonuçlandığını, bu nedenle, maddi manevi tazminat davası açma gereği doğduğunu, işbu davanın tensip ile derdest olan İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/... Esas sayılı dava ile birleştirilmesinin ve yargılamanın 2023/... Esas sayılı dava üzerinden devamına, müvekkillerinin kazada pert olan ...plaka sayılı aracının bilirkişi vasıtasıyla belirlenecek değeri ile maddi tazminat talebinin bilirkişi raporu ile berilenecek miktara artırıp dava ıslah hakkı saklı kalmak üzere şimdilik 15.000,00 TL maddi tazminat ile her müvekkil için 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsil tahsiline karar verilmesinin talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın öncelikle usulden reddine karar verilmesini talep ettiğini, ortada gerçekten 3. bir araç olup olmadığı ve kazanın bu araç sebebi ile olup olmadığını, araç var ise bu kazaya sebebiyet veren aracın kime ait olduğunun tespit edilmesi gerektiğini, müvekkili veya aracının kaza ile bir ilgisi olmadığını, kaza, 25.06.2022 tarihinde gerçekleştiğini, müvekkilinin o tarihte Ukrayna'da olduğunu, Hatay İl Emniyet Müdürlüğü Pasaport Şube Müdürülüğünden müvekkilinin yurda giriş çıkış kayıtlarının getirtilmesini talep ettiğini, belirtilen tarihte müvekkilinin değil Hatay ilinde Türkiye'de bile olmadığını, müvekkilinin kusursuz sorumluluğunun bulunmadığını, öncelikle davanın sıfat yokluğundan ve usulden reddini, kazaya sebebiyet veren aracın hangi araç olduğunun, araç şoförünün kim olduğunun tespit edilmesini, kusurun Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi tarafından yapılacak bilirkişi incelemesi ile tespitini, olaya ilişkin olarak maluliyet raporu alındıktan sonra tazminat hesabı yönünden bilirkişi incelemesi yapılmasını, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı tarafa tahmiline, aleyhe bir durumda kusur oranında taraflara karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, sigorta şirketine usulüne uygun başvuru olmadığından davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacılar vekili; dosyada mevcut olan ara buluculuk müracaatı sonucu yapılan görüşmelerde bir uzlaşma sağlanamadığını ve davalı araç sahibinin böyle bir kazaya karışmadığını o tarihte yurt dışına gittiğini ifade ettiğini, 20.12.2024 tarihinde davalı şirkete iadeli taahhütlü araç hasarı ile yaralamalı kaza ile ilgili talep ve açıklamaları içeren talepname iadeli taahhütlü olarak gönderilmiş olup kaza ile ilgili belgelerinde nerede ve ne olduğunun da ayrıntılı şekilde belirtildiğini, ... PTT alındı belgelerinin de Hatay PTT Müdürlüğünden sorulması halinde başvuru olduğunun anlaşılacağını, ara buluculuk aşamasında da davalı sigorta şirketine müracaat edilmiş olarak kabul edilmesi gerekirken davanın her iki davalı için reddinin Anayasaya ve yasaya aykırı olup tamamen bir hakkın ihlaline ve kaybına neden olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3, 55 ve 56. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan maddi tazminat ve manevi tazminat davasıdır.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olup karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Usulüne uygun başvuru yapılmadığı yönündeki istinaf başvuruları yönünden yapılan incelemede;
Dava, trafik kazasından kaynaklı yaralanma nedeni ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Kaza tarihinde ve poliçenin düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ‘Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı’ başlıklı 97. maddesinde (Değişik:14/04/2016-6704/5 md.) “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır.
Somut olayda, davacılar vekilinin, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü gereği arabulucuya başvurduğu ve taraflar arasında yapılan arabuluculuk görüşmesi neticesinde, düzenlenen 21.05.2014 günlü tarihli arabulucuk son tutanaklarından tarafların anlaşamadıkları görülmüş ve her iki taraf vekilininde iş bu görüşmede hazır bulunduğu ve arabuluculuk son tutanağı anlaşmamazlık belgeleri üzerinde imzalarının bulunduğu görülmüştür.
2918 Sayılı KTK'nın 97. maddesi belirtilen sigorta şirketine başvuruya ilişkin dava şartı incelendiğinde, işbu başvurunun yazılı şekil şartı dışında başka bir şekil şartına bağlanmadığı ve yine bu başvurunun arabulucu vasıtasıyla yapılmasını engelleyen bir hüküm de bulunmamaktadır. Buna göre davacılar vekili tarafından iş bu eldeki tazminat davası açılmadan önce yukarıda açıklandığı gibi 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrası gereğince arabulucuya başvuru yapılmış arabulucu tarafından davalı sigorta şirketi vekili usulüne uygun şekilde görüşmeye çağrılmış, taraflar arasında bir arabulucu görüşmesi yapılmış ve fakat taraflar uzlaşamamışlardır. Bilindiği üzere Yargıtay 4 Hukuk Dairesi'nin yerleşik kararlarına göre sigorta şirketine poliçeden kaynaklı olarak açılan maddi tazminat davalarında KTK 97 maddesi gereğince sigorta şirketine başvuru zorunluluğu bulunduğundan ayrıca 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince arabulucuya başvuru zorunluluğu bulunmamakta bu husus dava şartı olarak kabul edilmemektedir.
Bu noktada üzerinde durulması gereken husus davacının zorunlu olmadığı halde 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince arabulucuya yapılan başvurunun KTK 97 maddesi gereğinde yapılması gereken başvuru olarak kabul edilip edilmeyeceği noktasında toplanmaktadır. KTK 97 maddesinde sigorta şirketine yazılı olarak başvuru şartı bulunmaktadır. Bunun dışında başvurunun ne şekilde yapılması gerektiğine ilişkin bir şekil şartı bulunmamaktadır. Eldeki dosyada davacı tarafından 6325 sayılı yasa kapsamında arabulucuya başvuru yapılmış ve olup bu başvuru üzerine taraflar arabulucuda gerekli görüşmeyi yapmış ve fakat anlaşamamışlardır. Buna ilişkin olarak yazılı olarak bir anlaşmama son tutanağı düzenlemiştir. Taraflar arasında yapılan müzakerelere ilişkin olarak davalı sigorta şirketi temsilcisi ile davacılar vekili ve arabulucu tarafından imzalanan bir son tutanak bulunduğuna göre davalı sigorta şirketine yazılı olarak başvuru yapılmadığı söylenemez. Zira davacı vekili ile davalı sigorta temsilcisi arabulucu huzurunda tazminat ödenmesi konusunda müzakere yapmış ve anlaşamayarak buna dair bir son tutanak imzalamışlardır. Bu durumda artık davacının davalı sigorta şirketine tazminatın ödenmesi konusunda yazılı olarak bir başvurusunun bulunmadığından söz edilemeyecektir. Bu nedenle mahkemesince davacının KTK 97 maddesi gereğince usulüne uygun bir başvurusunun bulunduğu kabul edilerek işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması yerinde görülmemiştir.
Kaldı ki davacı vekili başvuru yaptığını ve belgeleri iadeli taahhütlü gönderdiğini belirtmesine rağmen bu hususta araştırma yapılmaması hatalıdır. Bu nedenle davacı vekilinin istinaf talebi yerinde görülmüştür.
Kabule yönelik istinaf incelemesinde;
Davalılar arasında sigorta şirketi dışında sürücü olduğu belirtilen ...'ın da bulunduğu, bu davalı yönünden arabuluculuğun zorunlu olmadığı halde her iki davalı yönünden de davanın bu sebeple reddi hatalı olmuştur.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanunun 353/1-a.6 maddesi uyarınca kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1.a-6. maddesi gereğince KABULÜ İLE,
İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24.12.2024 tarih ve 2024/... Esas, 2024/... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2-Yukarıda belirtilen sebeplerle deliller toplanarak davanın görülüp karar verilmesi için dosyanın yerel Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından kurulacak esasa ilişkin hükümde dikkate alınmasına,
5-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-HMK'nın 359/3. maddesi gereğince kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
7-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince, varsa, istinaf eden tarafça yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre İİK'nın 36/5.fıkrası gereğince yatıran/ sunan tarafa İADESİNE,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.15/09/2025
Başkan Üye Üye Katip
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.