Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/852
2026/462
16 Şubat 2026
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/852 - 2026/462
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/852
KARAR NO : 2026/462
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/12/2023
NUMARASI : 2019/475 Esas, 2023/792 Karar
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av.
DAVALI : TÜRKİYE SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ-
VEKİLİ : Av.
DAVA : Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ : 16/02/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 16/02/2026
....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14.12.2023 tarih ve 2019/475 Esas, 2023/792 Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 28/02/2019 tarihinde çift taraflı trafik kazasının meydana geldiğini, kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü ...'in kusurlu olduğunu, meydana gelen kazada müvekkillerinin malul kalacak şekilde yaralandığını, yaralanma ve maluliyet sebebiyle davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak yasal süre geçmesine rağmen ödeme yapılmadığını, devamında sigorta şirketine ile ... Arabuluculuk bürosunun 2019/56444 numaralı dosya üzerinden yürütülen görüşmelerde ise bir sonuç alınamadığını, bu nedenlerle 100,00 TL maddi tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile davalıdan tahsili talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerine usulüne uygun başvuru yapılmadığını bu hususun dava şartı olduğunu ve davanın reddi gerektiğini, davacı talebinin geçici iş göremezliği kapsamadığını, geçici iş göremezlik tazminatı talebinin teminat dışı olduğunu, kusur tespitinin ATK ya yada Karayolları Fen Heyetince yapılması gerektiğini, davacının müterafik kusurunun irdelenmesi gerektiğini, SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının tespitini yapılmış ise indirimi gerektiğini, talep edilen faiz türünün hatalı olduğunu, temerrüt olgusu gerçekleşmediğinden yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, davanın kabulü ile, 360.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 11/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı vekili; yerel mahkemenin dava konusu olayda kazanın oluş şekline uygun olmayan kusur raporuna göre karar verdiğini, dosyaya sunulan hasar dosyasında 28.02.2019 tarihli 2 sayfadan oluşan genel adli muayene raporu ile davacın yanın kazaya bağlı kalıcı maluliyet oranının belirlenmesi mümkün değilken davanın usulden reddine karar verilmediğini, davanın usulden reddine karar verilmemesi halinde dahi davacının davasına dava konusu olayda meydana gelen kaza nedeniyle davacının maluliyet tazminatının ne olduğunun tespiti davası olarak bakmayıp, dava açılmasına sebebiyet vermemelerine rağmen aleyhe faiz, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmeden yerel mahkeme kararının yerleşik içtihatları gereği bozmayı gerektirdiğini, öncelikle 2918 sayılı KTK. Madde 97 uyarınca geçerli bir başvuru olmadığından davacı yanların davasının usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, 29.09.2019 tarihli başvuruyu usulüne uygun kabul edip bu tarihten sonraki 8 iş günü sonrasını temerrüdün başlangıç tarihi kabul edilerek faizin başlangıç tarihi kabul edilmesi gerektiğini, davacının emniyet kemerinin kaza esnasında takılı olmaması nedeniyle efor kaybının artmasındaki müterafik kusurun tam olarak tespit edilemediğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, meydana gelen yaralamalı trafik kazası sonucu açılmış olan geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olup karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Başvuruya ilişkin ve faiz başlangıç tarihine yönelik yapılan incelemede;
Sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumlu olduğu tazminatı 2918 sayılı KTK 99. maddesi gereğince başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içerisinde ödemesi gerekmektedir. Bu süre içinde ödeme yapılmaz ise bu süre sonra erdikten sonra 9. gün sigorta şirketinin temerrüde düştüğü kabul edilir. Davacı tarafın davadan önce sigorta şirketine bir başvuruda bulunmaması halinde yada başvuru ispatlanmadığı hallerde davalı sigorta şirketinin dava tarihi itibari ile temerrüte düştüğü kabul edilerek bu tarihten itibaren faize hükmolunması gerekmektedir.
Davacının dava açmadan önce 29.03.2019 tarihinde sigorta şirketine başvurduğu, dosyanın içinde tedavi evraklarının ve diğer belgelerin olduğu yine davadan önce ara bulucuya başvurulduğu ve 24.06.2019 tarihinde anlaşmama son tutanağının imzalandığı, dava sırasında alınan maluliyet raporu ile hesap raporunun davalıya tebliğine rağmen halen dahi zararın giderilmediği anlaşılmakla davalıya usulüne uygun başvuru yapıldığının kabulü ile buna göre faiz başlangıç tarihinin 11.04.2019 tarihi olması, yargılama giderleri ve vekalet ücretinden davalının sorumlu tutulması yerinde olmakla bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
Kusur raporuna yönelik itirazlar yönünden yapılan incelemede;
Dosya arasında mevcut bulunan kaza tespit tutanağında ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'in şerit izleme ve değiştirme kurallarına uymadığından dolayı kusurlu olduğu, davacı ...'in kusurunun bulunmadığı belirtilmiştir.
Mahkemece alınan 27.09.2019 tarihli bilirkişi raporunda ...'in şerit izleme ve değiştirme kurallarına uymadığından %100 oranında kusurlu olduğu, davacı sürücü ...'in ise kusursuz olduğu belirtilmiştir.
Mahkemece aldırılan raporun dosya kapsamına ve olayın oluşuna uygun olduğu gibi kaza tespit tutanağı ile de uyumlu olduğu, aralarında çelişki olmadığı, davalıya sigortalı araç sürücüsünün ani şerit değiştirmesi sebebiyle kazanın meydana geldiği anlaşıldığından davalı vekilinin kusur oranın yanlış tespit edildiğine ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Müterafik kusur nedeniyle indirim yapılması gerektiğine yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Davacının kaza esnasında kaza tespit tutanağına göre emniyet kemeri takıp takmadığının belirlenemediği, araçtan fırlama ya da çıkma gibi maddi olguların dosya içinde bulunmadığı, yaralanma şekli dikkate alındığında emniyet kemeri takılmış olması ihtimalinde dahi bu ihtimalin sonucu değiştirip değiştirmeyeceğinin anlaşılamayacağı hususları nazara alınarak müterafik kusurun varlığının ispatlanamadığı anlaşıldığından davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.
Maluliyet raporuna yönelik yapılan istinaf incelemesinde;
Yargıtay 17. ve 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 Esas-Karar sayılı 17/07/2020 günlü iptali kararından sonra dahi vermiş olduğu yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli tıp Kurumu 3. İhtisas dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim dalı başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
Buna göre, 11/10/2008 tarihinden önceki kazalar için Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemeleri Tüzüğü çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu, 11/10/2008-01/09/2013 tarihleri arasında gerçekleşen kazalar için Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu 01/09/2013 ile 01/06/2015 tarihleri arasındaki kazalar için Maluliyet Tespit işlemleri Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu 01/06/2015 ile 20/02/2019 tarihleri arasındaki meydana gelen kazalar için 30/03/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu ve 20/02/2019 tarihinden sonra meydana gelecek kazalar içinse Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde heyet rapor alınması gerekmektedir. (Benzer yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/6247 E - 2021/9135 K; 2021/5898 E - 2021/8467 K; 2021/4501 E - 2021/7401 K sayılı kararları)
Açıklamalar ışığında eldeki dosyaya baktığımızda, kaza tarihi 26.02.2019 olup mahkemesince diğer yönetmeliklere göre de rapor alınmış ise de, hükme esas alınan 24.11.2022 tarihli Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Üst Kurulu tarafından düzenlenen maluliyet raporunun, kaza tarihi olan 26.02.2019 tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri çerçevesinde düzenlendiği, davacının son film- grafileri ile tedavi evrakları incelenmek sureti ile raporun hazırlandığı, davacının kalıcı maluliyetinin %12 olduğu anlaşılmakla davalının bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davanın kabulüne karar verilmiş olması yerinde görülmekle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 24.591,60 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 6.148,00 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 18.443,60 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi.16/02/2026
Başkan Üye Üye Katip
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.