Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/783

Karar No

2026/408

Karar Tarihi

10 Şubat 2026

T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/783 - 2026/408
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/783
KARAR NO : 2026/408

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :

İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ :.... Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ :15/11/2023
NUMARASI :2021/75 Esas, 2023/842 Karar

DAVACI : ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ -
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 1- ... BELEDİYESİ BAŞKANLIĞI
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 2- ... ... ULAŞTIRMA TİCARET VE SANAYİ ANONİM ŞİRKETİ -
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 3- ...
DAVA İHBAR OLUNAN : ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ -
VEKİLİ : Av.
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
KARAR TARİHİ : 10/02/2026

GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 10/02/2026

.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/11/2023 tarih ve 2021/75 Esas, 2023/842 Karar
sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından ... numaralı kasko poliçesi ile sigortalı bulunan ... plakalı araç ile, davalı ... Belediyesinin maliki bulunduğu, diğer davalı ... A.Ş. nin işleteni olduğu ve diğer davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın 03/11/2020 tarihinde maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, bu kazadan dolayı müvekkili şirket tarafından kasko poliçesi ile sigortalı bulunan ... plakalı aracın ağır hasar alması neticesi pert olduğunu, davacının dava dışı sigortalısına bu kazadan dolayı 84,180,00-TL hasar tazminatı ödediğini, ödemiş olduğu bu hasar bedelini ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle olayın oluşumunda kusuru bulunan davalılardan talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... Belediye Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın kaza anında ... Sigorta tarafından ... numaralı trafik poliçesi ile sigortalı olduğunu, hasar bedelinin bu poliçe teminatı kapsamında olduğunu, idarenin hukuki sorumluğunun kusuru oranında olabileceğini, kaza ve hasar oluşumunda herhangi bir ilgilerinin olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ... ... Ulaştırma Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ...'ün ... Belediyesinde istihdam edilmek üzere 01/04/2018 tarihi itibariyle, alt işveren olan müvekkil şirkete işe alınan bir işçi olduğunu, görevi ile ilgili emir ve talimat verme yetkisinin asıl işveren olan ... Belediyesine ait olduğunu, 03/11/2020 tarihli kazaya sebep olan ... plakalı aracın maliki olmadıklarını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; olayın oluşumunda hava şartlarının dikkate alınmadan (havanın yağmurlu ve zeminin ıslak olduğu) trafik raporu hazırlandığını, kazanın oluşumundan kusurun tamamen kendinde olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; 84.180,00TL tazminatın ödeme tarihi olan 09/05/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ... Belediye Başkanlığı ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, Davalı ... .....A.Ş. aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili; Davalı ... ... A.Ş. aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verildiğini, ulaşım hizmetlerinin ... Sanat A.Ş. tarafından yürütüldüğünü, diğer davalı araç sürücüsünün de iş bu kurumun çalışanı olduğunu, bu nedenle bu davalı yönünde de davanın müştereken mütesesilen tahsilinin gerektiğini belirterek davanın tümden müştereken müteselsilen kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı ... Belediye Başkanlığı vekili; ... Belediye Başkanlığının kamu kurumu niteliğinde olduğunu tacir sıfatının bulunmadığını, davaya bakmakta görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, mahkemece kusur durumunun hatalı belirlendiğini, hasar bedeli yönünden hazırlanan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, davanın davalı ... ... A.Ş. yönünden reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek belediyelerinin kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazası sonucu kasko poliçesi nedeni ile sigortalı (dava dışı) araçta oluşan maddi zarara ilişkişin davacı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin davalılardan rücuen tazmini talebine yöneliktir.
İlk derece mahkemesince davanın ... ... AŞ yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalılar yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili ve davalı ... vekili istinaf etmiştir.
Davalı vekilinin görev yönünden itirazına ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Dava, Türk Ticaret Kanununun TTK 1472 maddesi uyarınca kasko sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatın rücuan tahsili istemine ilişkindir.
TTK'nın 1472/1. maddesinde düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nın 1472/1. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nisbetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücûu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz'î haleftir. Sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun kanunî halefi olacağı, ilke olarak 31.03.1954 gün ve 1953/18 E. 1954/11 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtilmiştir. 17.01.1972 tarih ve 1970/2 E.-1972/1 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da sigortacının, zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı rücû davasının, kanundan doğan halefiyete dayandığı ve halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise o hakka sahip olacağı vurgulanmış; velhasıl sigorta ettirenin ne hakkı varsa bunların, şartları gerçekleşince sigortacıya geçeceği; sigortacının, sigorta ettirenin bütün def’lerini üçüncü şahsa karşı ileri sürebileceği gibi eylemin haksız fiîlden kaynaklandığı açıktır.
Halefiyete dayalı rücu davası esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının onunu halefi olarak sigortacı tarafından açılması olduğundan, sigortalı ile ona zarar veren arasındaki yasal hükümlere göre görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. (Bkz. YARGITAY 17. Hukuk Dairesi 2016/12992 ESAS, 2017/6501 KARAR sayılı ilamı)
Rücu davaları; gerçek zararının giderilmesi amacına yönelik olup, zenginleşmeye bir vesile teşkil etmemelidir. Dolayısıyla zarar sorumlusundan halefiyet ilkelerine dayalı olarak talepte bulunan davacı da, ödediği meblağın tamamını değil, ancak zarar görenin uğradığı gerçek zararı, zarar sorumlusu bulunanlardan isteyebilir. Sorumlular, davacının ödediği miktardan değil, kaza nedeni ile ortaya çıkan gerçek zarardan kusuru oranında sorumludur.
Davacının sigortalısı olan araç ... plakalı aracın sigortalısı ... Filo Yönetimleri AŞ ve davalı ... ... AŞ tacir olduklarından davaya ticaret mahkemesi tarafından bakılmış olması yerindedir. Davalı ... vekilinin göreve yönelik istinafı yerinde değildir.
Davalı vekilinin kusura yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;
03.11.2020 günü saat 12:09 günü davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otobüs ile ... Bulvarını takiben Doğu yönünden Batı istikametine doğru seyir halindeyken olay mahalline geldiğinde araç hakimiyetini kaybedip kayarak idaresindeki otobüsün ön kısmı ile aynı istikamete doğru seyredip olay mahallinde yolun sağında duraklayan ... sevk ve idaresindeki elektrikli bisiklete ve park halindeki ... plaka sayılı otomobile çarpması ile ... plaka sayılı otomobilde hasara konu dava konusu trafik kazası meydana gelmiştir.
Dosyada mevcut ... Cumhuriyet Başsavcılığına sunulmak üzere düzenlenen 11.01.2021 tarihli bilirkişi raporunda; davalı sürücü ...'ün asli kusurlu olduğu, elektrikli bisiklet sürücüsü ...'nin kusurunun bulunmadığı kanaati belirtilmiştir.
Dosyada mevcut Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından ... Asliye Ceza Mahkemesine sunulmak üzere düzenlenen 04.10.2021 tarihli raporda; davalı sürücü ...'ün asli kusurlu olduğu, elektrikli bisiklet sürücüsü ...'nin kusursuz olduğu kanaati belirtilmiştir.
İlk derece mahkemesince alınan 11.04.2022 tarihli bilirkişi raporunda; davalı sürücü ...'ün %100 oranında kusurlu olduğu, elektrikli bisiklet sürücüsü ...'nin kusursuz olduğu, ... plaka sayılı otomobil sürücüsününü kusursuz olduğu kanaati belirtilmiştir.
... Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 05.01.2023 tarihli raporunda;
"Davalı sürücü ... idaresindeki otobüs ile seyri sırasında yola gereken dikkat ve özeni göstermesi, görüş alanını kontrol altında bulundurarak seyrini yol, zemin, hava ve aracının teknik özelliklerini dikkate alarak müteyakkız sürdürmesi gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmediği idaresindeki otobüs ile olay mahalline geldiğinde sevk ve idare hatası ile araç hakimiyetini kaybederek duraklayan araca çarpması ile meydana gelen olayda, asli (%100 oranda) kusurludur.
... idaresindeki elektrikli bisiklet ile seyredip olay mahalli yolun sağında durakladığı esnada gerisinden gelen davalı sürücü idaresindeki aracın araç hakimiyetini kaybederek elektrikli bisiklete ve park halindeki araca çarpması ile meydana gelen olayda, kusursuzdur.
... plaka sayılı otomobil sürücüsü, park ettiği aracına davalı sürücü idaresindeki otobüsün çarpması ile meydana gelen olayda, kusursuzdur." şeklinde kanaat belirtilmiştir.
Dosyada bulunan raporlar birbirleriyle ve dosya kapsamı ile uyumlu olup mahkemece itibar edilmiş olması yerindedir. Davalı ... vekilinin kusur raporuna yönelik istinafı yerinde görülmemiştir.
Davalı vekilinin hesap raporuna yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;

Sigorta Eksper bilirkişisi ... ve Makine Mühendisi bilirkişi ...'ın 03/06/2023 tarihli raporunda;
"03/11/2020 tarihli kazada hasar gören ... plakalı dava dışı şirkete ait aracın davacı sigorta şirketi tarafından kasko sigortası ile sigortalandığı, sigortalı aracın, yaşanan kazada hasarlandığı, sigorta şirketince ekspertiz raporuyla araçta sovtaj bedeli mahsubu neticesinde 84.180,00 TL zarar meydana geldiğinin tespit edildiği, sigortalı aracın ruhsat sahibi dava dışı şirketin banka hesabına kasko sigortası kapsamında 84.180,00 TL gönderildiği, bu durumda davacı sigorta şirketi lehine TTK'nun Halefiyet başlıklı 1472.maddesi uyarınca zarardan sorumlu sürücü ve ruhsat sahibine rücu hakkı doğduğu" belirtilmiş olup mahkemece hükme esas alınan hesap raporu dosya kapsamı ve hasar dosyası ile uyumlu olup mahkemece rapora itibar edilmiş olması yerindedir. Davalı vekilinin bu yöndeki istinafı yersizdir.
Davalı vekilinin faiz başlangıç tarihine yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Davalı vekili, müvekkilinin temerrüte düşürülmediğini, ödeme tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu savunmuştur.
Kasko poliçesi gereği sigortalısına ödeme yapan rücu alacaklısı sigorta şirketlerinin, üçüncü kişiye ödeme yaptığı tarih itibariyle rücu borçlusu olan davalı temerrüde düşmüş olup faiz başlangıç tarihinin ödeme tarihi olarak kabul edilmesi gerekmektedir. Somut dava dosyası yönünden davacının ödeme tarihi olan 09/05/2021 tarihinden itibaren faiz talep edebileceği kabul edilmekle, hükmün de bu doğrultuda ve yerinde olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin bu yönlü istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı vekili ve davalı ... vekilinin davanın ... ... AŞ yönünden reddine ilişkin istinaflarının incelenmesinde:
İlk derece mahkemesince; kazaya sebep olan ... plakalı aracın malikinin davalı ... Belediye Başkanlığı olduğu, diğer davalı şirketin ise yalnızca personel hizmet alımı sözleşmesi uyarınca davalı Belediye ile hizmet ilişkisinin olup kazaya karışan aracın işleteni sıfatı bulunmadığı gerekçesiyle bu davalı yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmişse de; davalıların kabulünde olduğu üzere; ulaşım hizmetlerinin ... ... A.Ş. tarafından yürütülmekte olduğu, diğer davalı araç sürücüsünün de işbu kurumun çalışanı olduğu anlaşılmış olup davalı ... ... A.Ş. alt işveren olarak davacının zararından adam çalıştıranın sorumluluğu hükümleri doğrultusunda müteselsilen sorumludur. Bu nedenle bu davalı yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş olması hatalı olmuştur. Davacı vekili ve davalı ... vekilinin bu yöndeki istinafı yerindedir.
HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
Yukarıda açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, Davacı vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun bu yönüyle kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;
2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/11/2023 tarih ve 2021/75 Esas, 2023/842 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Davanın KABULÜ ile;
84.180,00TL tazminatın, ödeme tarihi olan 09/05/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
4-a-)Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 5.750,34-TL karar harcından, peşin yatırılan 1.437,59-TL harcın mahsubu ile bakiye 4.312,75-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye irat kaydına,
b-)İlk derece mahkemesince 15.11.2023 günlü karar ile davalıdan tahsiline karar verilen harcın davalıdan tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine, dairemiz kararına göre yeniden harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
c-)Harç tahsil edilmiş ise tahsil edilen miktarın Dairemizce tahsiline karar verilen bakiye harçtan mahsubu ile bakiyesinin tahsilinin istenmesine,

5-Davacı tarafından yapılan 1.437,59-TL peşin harç, tebligat- posta gideri ve bilirkişi ücreti olan 4.801,90-TL olmak üzere toplam 6.239,49-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiginden 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
İstinaf giderleri açısından;
7-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
8-Davacı ve davalı ... tarafından yatırılan istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
9-Davacı tarafından yapılan 316,00-TL istinaf yargılama ve dosya gönderme ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
10-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.10.02.2026

Başkan Üye Üye Katip
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim