Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/618

Karar No

2026/337

Karar Tarihi

2 Şubat 2026

T.c. ADANA Bam 3. HUKUK DAİRESİ Esas-karar No: 2024/618 - 2026/337
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/618
KARAR NO : 2026/337

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :

İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : .... Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 05/12/2023
NUMARASI : 2020/235 Esas, 2023/693 Karar

DAVACI ... -
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 1- Türkiye Sigorta A.Ş. - ...
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 2- ... Kimya ve Tekstil Sanayi İthalat İhracat ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 3- ... -
DAVA : Tazminat (Ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat)
KARAR TARİHİ : 02.02.2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 02.02.2026

.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 05.12.2023 tarih ve 2020/235 Esas, 2023/693 Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'nın sevk ve idaresindeki ve maliki olan davalılardan ... Kimya A.Ş.' ye ait ... plakalı çekici ile bağlantısında bulunan ... plakalı dorse tankerin 21/04/2016 tarihinde ... Bulvarı istikametinde seyir halindeyken KTK 53. Maddesinde düzenlenen sağa ve sola manevra kurallarını ve (KTK 56/1A maddesi) şerit değiştirme ve izleme kurallarını ihlal etmiş, müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarparak tamamen kusursuz bulunan müvekkilin yaralanmasına sebep olduğunu, meydana gelen kaza neticesinde müvekkilinin vücut kemiklerinde kırıklar oluştuğunu, bu kırıklar omurga kısmında olduğu için hayat fonksiyonları ciddi derecede etkilenmiş ve müvekkilinin psikolojik olarak da tam bir travma yaşadığını, bu durum ekte de görüleceği üzere adli rapor ve muayene, tedavi ile ilgili belgelerle sabit olduğunu, ilk kaza trafik tutanağında davacı ve davalı tarafa kusur verilmiş ise de ceza yargılaması sırasında kusur durumuna itiraz edilmiş ve yerinde yapılan keşif ve uzman bilirkişilerce yeniden aldırılan rapor sonrasında müvekkilinin iş bu kazada kusursuz olduğu ve davalının asli ve tam kusurlu olduğunun istinaf incelemesinden de geçerek kesinleştiğini beyan ederek davanın kabulüne, müvekkilinin meydana gelen trafik kazası neticesinde TBK 54. maddesi gereği geçici iş göremezlik nedeniyle kazanç kaybı, tedavi ile ilgili yaptığı masraflar ile tedavi ve iyileşme sürecinde yapılan masrafların hesaplanarak kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ileride arttırılıp eksiltilmek üzere 100 TL geçici iş göremezlik maddi tazminatın, 100 TL daimi iş göremezlik, maddi tazminatı olmak üzere 200,00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, 100,00 TL tedavi giderleri olarak müvekkilinin ciddi kemik kırıkları yaşamasına sebep olan kaza sebebiyle yaşadığı psikolojik travma, okuldan geri kalma, günlük hayatını, hareketlerini zorlaştırma sebebiyle TBK.56.maddesi gereği uğramış olduğu 5.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan işleten ... Kimya A.Ş ve sürücü ...' dan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ISLAH : Davacı vekili 31.01.2022 tarihli dilekçesi ile dava değerini kalıcı iş göremezlik tazminat alacağını 488.366,19 TL‘ye ıslah etmiş, bu miktarın 290.000,00 TL‘sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, sigorta poliçe limitinin üzerinde kalan bakiye • 198.366,19 TL'nin davalılar ... Kimya A.Ş. ve ...‘ dan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, geçici iş göremezlik tazminatı yönünden ise dava değerini 1.589,57 TL'ye ıslah etmiş ve bu miktarın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, tedavi gideri tazminatı yönünden ise talebini 571,00 TL'ye ıslah etmiştir.
CEVAP: Davalı ... Sigorta vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle: müvekkili olan şirketin sorumluluğu sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kazaya karışan ... plaka sayılı araç müvekkili olan şirket nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalı olduğunu, Trafik Sigortası Genel Şartları A.1. maddesi uyarınca sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğunun, zorunlu sigorta limitlerine göre temin ettiğini, ayrıca manevi tazminat ve tedavi talepleri teminat dahilinde olmadığını, müvekkili şirketin sigortalısının kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunduğunun ispat edilmesi halinde, sigortalısı araç sürücünün kusuru oranında poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Kurulundan kusur raporu alınmasını talep ettiklerini, davacının sürekli sakatlığı Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi’nden Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik Kapsamında alınacak rapor ile ispatlanması gerektiğini beyan ederek haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... sunduğu cevap dilekçesinde özetle: davacının açtığı işbu dava ile sürücüsü bulunduğu ... plakalı aracın karıştığı kazada, yaralandığını, kusurun tamamen kendisinde olduğunu, geçici ve sürekli sakatlığa maruz kaldığını ileri sürerek madde ve manevi tazminat talep ettiğini, davacının mezkur kazada yaralanması geçici ve sürekli sakatlığı maruz kalacak derecede olmadığı Adli Tıp Kurumu İhtisas Kurulundan alınacak raporla ortaya çıkacağını, bu nedenle Adli Tıp İhtisas Kurulundan rapor alınmasını talep ettiğini, kusurun tamamen kendisine ait olduğu iddiası da yerinde olmadığını, kullandığı araç tır aracı olup çekici ve römorktan ibaret olduğunu, kaza mahalii şehir içi olup 30 metre geriden sağ dönüş sinyali verdiğini, aracın özelliği gereği ve fabrika girişine dönmesi için aracını durma derecesinde yavaş seyrettiği, aksi takdirde dönüş yapamayacağının bilinmesi gerektiğini, oldukça yavaşlayarak fabrika içine girmeye çalıştığı sırada davacının dikkatsizce sağından geçmeye çalışması kusurun davacıda olduğunun açık kanıtı olduğunu, yine sürücülüğünü yaptığı aracın özelliği gereği sağ ani dönüş yapmasının fiziken mümkün olmadığını, aracının sağ dönüş yapacağını göre göre hızını azaltmadan sağından geçmeye çalışan davacının kusursuz olduğunun kabul edilemeyeceğini, bu nedenle de yerinde keşif yapılarak kusur tespiti yapılmasını, tanıklarının keşif mahallinde dinlenilmesini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... Kimya ve Teks San İth İhr ve Tic A.Ş. vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davanın görevli mahkemede açılmadığını, davacının dilekçesinde yer alan beyanları kabul etmiyor ve haksız ve mesnetsiz olan davanın reddini talep ettiğini, dava konusu trafik kazası müvekkil şirket çalışanı ...'nın kusuru ile değil aksine kazanın olduğu otoban bağlantı yolunda hız limitinin çok üstünde seyir halinde olan davacının kural ihlali nedeniyle gerçekleştiğini, ceza dosyasında da kazanın meydana geldiği anda kazaya bizzat şahit olan tanıkların anlatımlarında da bu hususun sabit olduğunu, bu hususun mahkemenin yargılama sürecinde açıklığa kavuşacağı kanaatinde olduğunu, keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda tarafların olayın gerçekleşmesinde kusurları olup olmadığı belirlenebileceğini, ceza dosyasındaki kusur oranının hukuk dosyasına da esas alınmasının hakkaniyete aykırı olacağını, kazanın oluş şekli dikkate alınarak sayın mahkemece yeniden kusur tespiti yaptırılmasını talep ettiğini, davacının zarar konusundaki beyanları gerçeği yansıtmadığını, davacı yanın mahkemenin yanıltmaya ve haksız kazanç sağlamaya yönelik gerçekdışı beyanlarını ve haksız taleplerini kabul etmenin mümkün olmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davanın kabulüne, kalıcı iş görmezlik tazminatı olarak 488.366,19 TL’nin 290.000 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen davalı ... Sigorta yönünden 6 Haziran 2018 tarihinden itibaren davalı ... Kimya A.Ş ve ... yönünden haksız fiil tarihi 21.04.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine, 198.366,19 TL tazminatın davalılar ... Kimya ve ...’dan müştereken ve müteselsilen haksız fiil tarihi 21.04.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine, geçici iş görmezlik tazminatı olarak 1589,57 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen davalı ... Sigorta yönünden 6 Haziran 2018 tarihinden itibaren davalı ... Kimya A.Ş ve ... yönünden haksız fiil tarihi 21.04.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine, tedavi gideri olarak 571,00 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen davalı ... Sigorta yönünden 6 Haziran 2018 tarihinden itibaren davalı ... Kimya A.Ş ve ... yönünden haksız fiil tarihi 21.04.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine, manevi tazminat yönünden davacı tarafından feragat dilekçesi verildiğinden manevi tazminat yönünden talebin reddine karar verildiği görüldü.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı ... Kimya Ve Tekstil Sanayi İthalat İhracat Ve Ticaret Anonim Şirketi vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; zamanaşımı def’inde bulunduklarını, HMK 107/1 uyarınca davanın belirsiz alacak davası olarak açılmış olmasına usul yönünden itiraz ettiklerini, 20.04.2021 tarihli bilirkişi raporunda ...'ya atfedilen kusur oranını kabul etmediklerini, raporun beyanları ve delilleri değerlendirilmeden hazırlanmış olduğundan hükme esas oluşturma niteliğinden uzak olduğunu, kaza sırasında davacının tanık olarak gösterdiği kişilerin orada bulunmadığı, sonradan geldiği ve kazanın oluş şeklini bilemeyeceğinin ortada olduğunu, ceza davasında davacının lehine tanıklık yapan şahısların da yine kazanın gerçekleşmesinden sonra kaza mahalline gelen davacının arkadaşları olduğunu, bu yanlı beyanların hükme sirayet edecek nitelikleri bulunmadığını, dosyada dinlenen ve taraflarınca bildirilen tanıkların görgüye dayanan anlatımları ile kazanın oluş şeklinin sabit hale geldiği kanaatinde olduklarını ancak bilirkişi raporunda bu hususların değerlendirilmemiş olduğunu, kusur raporları arasında çelişki bulunmakta olup çelişki giderilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatına itiraz ettiklerini, hükmedilen faiz miktarlarına itiraz ettiklerini beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
Karara karşı davalı Türkiye Sigorta Anonim Şirketi vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; dava öncesinde başvuru yapılması gerekirken bu usulü şartın yerine getirilmeden davanın açılmış olmasından kaynaklı olarak dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddi gerekirken hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla ATK Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporu alınmadan %75 kusur oranı üzerinden hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydı ile kusur incelemesi yönünen ATK Trafik İhtisas Kurumundan rapor alınması talep edilmiş ancak bu taleplerinin dikkate alınmamış olduğunu, asıl alacak yönünden poliçe limiti esas alınsa da ferileri bakımından tüm tutar üzerinden müşterek müteselsil sorumluluğa hükmedilmiş olduğunu, hükme esas raporun Sağlık Bakanlığı tarafından yetkili kılınmış sağlık kurum ve kuruluşlarının sağlık kurulları tarafından, mevzuata uygun düzenlenmemiş, Sağlık Bakanlığı tarafından yetkilendirilen sağlık kuruluşlarınca hazırlanmamış olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla aktüer bilirkişi raporunun hatalı hazırlanmış olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, geçiçi iş göremezlik tazminatı ve tedavi gideri poliçe teminatı dışında olduğundan bu hususta müvekkili kurumun herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, müterafik kusur indirimi yapılmasının gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek üzere, müvekkilinin yalnızca dava tarihinden itibaren faizden sorumlu olabilecek ve dava konusu olaya uygulanması gereken faizin yasal faiz olduğunu beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
Karara karşı davalı ... vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; zamanaşımı def’inde bulunduklarını, HMK m:107/1 gereğince davanın belirsiz alacak olarak açılmış olmasına usul yönünden itiraz ettiklerini, 20.04.2021 tarihli bilirkişi raporunda müvekkili ...'ya atfedilen kusur oranını kabul etmediklerini, kaza sırasında davacının tanık olarak gösterdiği kişilerin orada bulunmadığı, sonradan geldiği ve kazanın oluş şeklini bilemeyeceğinin ortada olduğunu, ceza davasında davacı lehine tanıklık yapan şahısların da yine kazanın gerçekleşmesinden sonra kaza mahalline gelen davacının arkadaşları olduğunu, bu yanlı beyanların hükme sirayet edecek nitelikleri bulunmadığını, bu nedenle mahkeme dosyasında dinlenen ve taraflarınca bildirilen tanıkların görgüye dayanan anlatımları ile kazanın oluş şeklinin sabit hale geldiği kanaatinde olduklarını ancak bilirkişi raporunda bu hususların değerlendirilmemiş olduğunu, kusur raporları arasında çelişki bulunmakta olup çelişki giderilmeden karar verilmesi hatalı olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatına itiraz ettiklerini, görevsizlik itirazları bulunduğunu, yerel mahkeme tarafından hükmedilen faiz miktarlarına da tümüyle itiraz ettiklerini beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3, 55 ve 56. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi ve manevi tazminat davası olup, ilk derece mahkemesince, maddi tazminat yönünden davanın kabulüne, manevi tazminat yönünden davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmekle, kararı davalı ... Kimya ve Tekstil Sanayi İthalat İhracat ve Ticaret Anonim Şirketi vekili, davalı Türkiye Sigorta Anonim Şirketi vekili ve davalı ... vekili yukarıda açıklanan nedenlerle istinaf etmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355'inci maddesi gereğince istinaf sebepleri ile bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususları da gözetilerek dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda; davalılar vekillerinin ileri sürülen istinaf nedenlerinin ilk derece mahkemesince yargılama sırasında incelenip karar gerekçesinde izah edildiği üzere; 21.04.2016 tarihinde gerçekleşen kaza neticesinde belirsiz alacak davası olacak biçimde, 23.03.2020 tarihinde zamanaşımı süresi içinde, hükme esas alınan ATK kusur, ATK maluliyet ve hesap bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun bulunduğu, müterafik kusur indirimi yapılması gerekmeksizin, haksız fiil tarihi ve KTK 99 md.si gereği başvuru tarihleri uyarınca uygulanan faiz tarihi, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, mantıksal ve hayatın olağan akışına uygun, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak, istinaf başvurusunun yukarıdaki nedenler yönünden esastan reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Ancak; davalı Türkiye Sigorta Anonim Şirketi vekilinin asıl alacak yönünden poliçe limiti esas alınsa da ferileri bakımından tüm tutar üzerinden müşterek müteselsil sorumlu tutulmasının hatalı olduğuna ilişkin istinaf başvurusu haklı bulunarak, hükmün ferileri yönünden de davalı davalı Türkiye Sigorta Anonim Şirketi poliçe limiti ile sorumlu tutulacak şekilde hüküm kurulması gerektiğinden, bu husustaki istinaf başvurusu haklı bulunmuştur.
HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
Yukarıda açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davalı Türkiye Sigorta Anonim Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun bu yönüyle kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı ... Kimya Ve Tekstil Sanayi İthalat İhracat Ve Ticaret Anonim Şirketi vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun REDDİNE, davalı Türkiye Sigorta Anonim Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun kısmen KABULÜ ile;
a- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 05.12.2023 tarih ve 2020/235 Esas, 2023/693 Karar sayılı kararının hüküm fıkrasının 5.. 6., 7. ve 9. BENDİNİN KALDIRILMASINA,
b- Hüküm fıkrasının 5., 6., 7. ve 9. bendinin,
''5-a-) Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 33.507,88-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 1.734,40 TL harç (peşin harç 54,40 TL ve 1.680,00 TL tamamlama harcı olmak üzere) düşüldükten sonra eksik kalan 31.773,48 TL harcın davalılardan alınarak (Davalı Türkiye Sigorta A.Ş..'nin sorumluluğunun 19.957,48 TL ile sınırlı olmak üzere) hazineye irad kaydına,
b-) İlk derece mahkemesince 05.12.2023 günlü karar ile davalı taraftan tahsiline karar verilen harcın tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine, harcın tahsil edilmiş olması halinde ise dairemizce kurulan hükümde taraflardan tahsil edilecek harç miktarı değiştiğinden, dairemiz kararına göre davalı Türkiye Sigorta A.Ş.'den fazla harç tahsil edilmiş olması halinde, karar kesinleştiğinde ve bu davalı tarafından talep edilmesi halinde fazla tahsil edildiği tespit edilen harcın ilk derece mahkemesince davalı Türkiye Sigorta A.Ş.'ye ilk derece mahkemesince iadesine ayrıca dairemiz kararında hükmedilen toplamda 31.773,48 TL harçtan bu davalıya iade edilecek kısmın diğer davalılardan tahsiline (Tahsil edilecek toplam harcın 31.773,48 TL olacak şekilde) bu hususta işlemlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 üçüncü kısım) göre hesaplanan 74.674,00 TL nisbi vekalet ücretinin davalılardan alınarak (Davalı Türkiye Sigorta A.Ş..'nin sorumluluğunun 45.824,08 TL ile sınırlı olmak üzere) davacıya verilmesine,''
7-Davacı tarafından yapılan 54,40 TL peşin/nisbi harcı ve 1.680,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.734,4‬0 TL'nin sigorta şirketi dışındaki davalılardan (5 numaralı hükümde sigorta şirketine düşen toplam harcın tahsiline karar verildiği anlaşılmakla) alınarak davacıya verilmesine,
9-Davacı tarafından yapılan; 54,40 TL başvuru harcı 2.820,00 TL bilirkişi ücreti, 806,05 TL tebligat, posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 3.680,45‬ TL'nin davalılardan alınarak (Davalı Türkiye Sigorta A.Ş..'nin sorumluluğunun 2.159,67 TL ile sınırlı olmak üzere) davacıya verilmesine,'' şeklinde DÜZELTİLMESİNE,
c- İlk derece mahkemesi kararındaki diğer hükümlerin aynen muhafazasına,
İstinaf giderleri açısından;
2-Davalı Türkiye Sigorta A.Ş. tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince bu davalıya iadesine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca davalılar ... Kimya Ve Tekstil Sanayi İthalat İhracat Ve Ticaret Anonim Şirketi ile ...'dan alınması gereken 33.507,88 TL istinaf karar harcından bu davalılar tarafından yatırılan toplamda 16.760,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 16.747,88 TL harcın bu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Davalı Türkiye Sigorta A.Ş. tarafından yapılan 358,00 TL istinafa dosya gönderme ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,
6-Davalılar ... Kimya Ve Tekstil Sanayi İthalat İhracat Ve Ticaret Anonim Şirketi ile ...'nın yatırdığı avanstan yapılan istinafa dosya gönderimine ilişkin yargılama giderlerinin bu davalıların üzerinde bırakılmasına,

Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi. 02.02.2026

Başkan Üye Üye Katip
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim