Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/526
2026/356
2 Şubat 2026
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/526 - 2026/356
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/526
KARAR NO : 2026/356
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
Başkan :
Üye :
Üye :
Katip :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ...ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : ...
NUMARASI : ... Esas, ... Karar
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
KARAR TARİHİ : 02/02/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 02/02/2026
...Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı dosyası ile verilen ... günlü kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ... tarihinde yolcu olarak bulunduğu ... plakalı aracın kaza yapması nedeniyle yaralanmış ve sakat kaldığını, kaza tek taraflı olup araç sürücüsü kazada tam kusurlu olduğunu, söz konusu aracın trafik sigortasını ...-... dönemi itibarıyla ... nolu poliçeyle davalı sigorta yaptığını, davacı sakatlıktan kaynaklanan zararının ödenmesi için davalı sigortaya müracaat etmiş ancak davalı sigorta ... tarihli yazıyla trafik sigortası genel şartlarının A.6 d maddesi gereği yani kendisinin işleten olması sebebiyle ödeme yapmayacakları cevabı verdiğini, bunun üzerine ... Arabulculuk Bürosunun... sayılı dosyası üzerinden arabuluculuğa başvurulmuş ancak anlaşma sağlanamadığını, arbuluculuk son tutanağının ekte olduğunu, davalı sigortanın tezi davacının işleten olması nedeniyle zararın poliçe kapsamı dışında kaldığı iddiası olduğunu, oysa; davacı ortak işletenlerden sadece biri olduğunu, kazaya sebep olan araca diğer 3 ortakla birlikte ortak olduğunu, yani 4.ortak olduğunu, birden fazla kişinin bir araca birlikte malik olması halinde ortak işletenlik bahis konusu olduğunu, ortak işletenler 3.kişilere karşı birlikte yani müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğunu ancak iç ilişki de zarardan ortaklar payları oranında sorumlu olduğunu, aracın ortak işletilmesi, aracın ortak işletenlerden birine zarar vermesi halinde zararı tazminde diğer ortak işletenlerin sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağını, diğer işletenler payları oranında zarar görene karşı sorumlu olduklarını, örneğin davacı bu zararı nedeniyle diğer ortaklardan kendi paylarına düşen kısmı talep edebilir ve hatta dava açıp alabileceğini, bunu önleyen bir kanun hükmünün olmadığını, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı ve özellikle bilirkişi raporları sonrasında müddeabihi arttırma ve/veya ıslah hakkı saklı kalma üzere; davacının geçici ve kalıcı maluliyeti ile bakıcı gideri zararından kaynaklanan alacağının tespiti ve temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, mahkeme masrafları ve avukat’lık ücretinin davalı tarafa yüklenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; Davacı vekili dava dilekçesinde, işbu dava ile ... tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle ... plakalı aracın müvekkil şirket nezdinde Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası kapsamında sigortalı olduğundan bahisle müvekkili ... adına maddi ve manevi tazminat talep ettiğini, ... adına kayıtlı ... plakalı araç müvekkil şirket nezdinde ...-...-...-... poliçe no ile ... – ...tarihleri arasında geçerli olmak üzere Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi ile teminat altına alındığını, davacı yan belirsiz alacak davası olarak ikame ettiği işbu dava ile müvekkil şirketten şimdilik 100,00-TL maddi tazminat talep ettiğini, müvekkili olan şirketin poliçe kapsamında sorumluluğu, poliçe üzerinde yazılı azami teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere, poliçede yazılı özel şartlar ve trafik sigortası genel şartları kapsamı ile sınırlı olduğunu, müvekkil şirketin sorumluluğu bedeni zararlarda şahıs başına 410.000,00-TL azami poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, teminat limiti bildirmeleri davayı kabul anlamına gelmediğini, dava konusu kaza sonrasında hazırlanan trafik kazası tespit tutanağında görüleceği üzere, ... plakalı sigortalı araç sürücüsü dava konusu kazanın oluşumunda kusurlu bulunduğunu, ... tarihinde yürürlüğe giren Yeni Genel Şartların A.6. maddesi d bendi gereğince destek şahsı olan sürücü ve işletenin kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinden sigortacının sorumluluğu bulunmadığını,
tedavi giderleri kapsamında sayılan geçici iş görmezliğe ve bakıcı giderlerine ilişkin tazminatlar, sigorta poliçesi teminatı dışında olup müvekkil şirketin bu kalem nedeniyle sorumluluğu bulunmadığını, davaya yönelik tüm beyanları dikkate alınmak suretiyle davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, aksi takdirde hesaplanacak olan tazminat tutarından dilekçede belirtilen indirim sebepleri göz önüne alınarak indirim uygulanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Davacı, poliçede sürücü...'ın hukuki sorumluluğu ve kusurunu üstlenmiştir. Olayımızda araç sürücüsü tam kusurludur. Kimse kendi kusurundan yararlanamaz. Bu halde, kusur ve sigorta poliçesi şartları birlikte değerlendirildiğinde, davacının kendisinin işleteni olduğu araçta, araç sürücüsünün sebep olduğu kaza dolayısıyla sigorta şirketinden tazminat talep edebilmesinin hukuken mümkün olmadığı kanaatine varılmıştır ve aşağıdaki şekilde davanın reddine karar vermiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili; davalının yolcu olduğu araçta 4 ortaklı olduklarını, taleplerinin tüm zarara değil diğer ortakların hisselerine düşen zararın tanzimi olduğunu, davalı sigortanın davacının ortak işletenlerden biri olmasını gerekçe göstererek kısmi zararı(diğer işletenlerin sorumlu olduğu zararı) tazmin etmemesi hukuka uygun olmadığını, aracın tek sahibi ve dolayısıyla işleteni davacı olsaydı o zaman savunmaya hak verilebileceğini, yerel mahkemenin durumu lafzi yorumladığını, Avukatlık Ücret Tarifesine göre maktu ücrete hükmedilmesi gerekirken nispi ücrete hükmedilmesinin de hatalı olduğunu, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmişlerdir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazası sonucunda oluşan cismani zarar nedeniyle kalıcı iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davacı vekilinin davanın esasına yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Davacı vekili aracın 4 ortaklı olduğunu, davacının da araç işletenlerden biri olmasına rağmen taleplerinin tüm zarara yönelik olmayıp sadece diğer işletenlerin hisselerine düşen zararın tazmini talebiyle açılmış olduğunu, iç ilişkide ortakların payları oranında sorumlu olduklarını ileri sürmüştür.
... tarihinde yürürlüğe giren Yeni Genel Şartların A.6. maddesi d bendinde destek şahsı olan sürücü ve işletenin kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinden sigortacının sorumluluğu bulunmadığı belirtilmiştir. Yine Yargıtay HGK’nın ...-... E ... K sayılı hükmüne göre, bir kişinin kendisinin sebebiyet verdiği kazada, kusur oranının dikkate alınması gerektiği, bir kişinin kendi kusuruyla sebep olduğu kazada, kendisinin veya mirasçılarının Sigorta şirketinden tazminat talep edemeyeceği belirtilmiştir.
Dosya kapsamı incelendiğinde, davalıya sigortalı ... plakalı aracın sürücüsü dava dışı ...'in aracın direksiyon hakimiyetini kaybederek yoldan çıkması sonucunda yol kenarında bulunan ağaca çarparak tek taraflı gerçekleştirdiği kazada davacının yaralandığı, davalıya sigortalı ... plakalı aracın 4 malikinin bulunduğu, bunlardan birinin de davacı ... olduğu ve davalı şirkete ait ...-...-...-... poliçe no ile ...-... tarihleri arasında geçerli olmak üzere düzenlenen Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesinin davacı ... adına yapılmış olduğu anlaşılmıştır. Dosyada mevcut kusur raporlarına göre kazaya karışan aracın sürücüsü ...' ın kazanın oluşumunda %100 oranında asli kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Davalı Sigorta şirketinin sorumluluğu sözleşmeden kaynaklanan sorumluluktur. Bu poliçeye göre işleten araç sürücüsü gibi sorumludur. Araç sürücüsünün kusurlu olması halinde, araç sürücüsü ve işleten/ mirasçıları bu kusura dayanarak tazminat talep edemeyecektir. Bu nedenle mahkemesince davanın reddine dair kurulan hüküm yerinde görülmekle davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.
Davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin MADDE 13'de; "(1) Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.
(2) Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez.
(3) Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez.
(4) Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur." düzenlemesi mevcut olmakla; buna göre açılan maddi tazminat davasının tümden reddine karar verilmiş olup, davalı lehine maktu 17.900,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmekte iken nısbi vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı görülmüş, davacı vekilinin bu yönlü istinaf başvurusunun kabulü gerekmiştir.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
Açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş olması yerinde ise de, davalı lehine hükmolunan vekalet ücretinin maktu (17.900,00TL) olacak şekilde karar verilmesi gerekirken nısbi vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, HMK 353/1-b-2 maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının düzelterek yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı dosyası ile verilen ... karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
b-Hüküm fıkrasının 3. bendinin,
"3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 17.900,00 TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine" OLARAK DÜZELTİLMESİNE,
c-İlk derece mahkemesi kararındaki diğer hükümlerin aynen muhafazasına,
İstinaf giderleri açısından;
2-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan 318,00 TL istinaf yargılama ve dosya gönderme masraflarının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığından istinaf incelemesi için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi. 02/02/2026
Başkan Üye Üye Katip
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.