mahkeme 2024/29 E. 2026/17 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/29

Karar No

2026/17

Karar Tarihi

5 Ocak 2026

T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/29 - 2026/17
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/29
KARAR NO : 2026/17

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

Başkan :
Üye :
Üye :
Katip :

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSKENDERUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/09/2023
NUMARASI : 2021/... Esas, 2023/... Karar

DAVACI : ... -
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 1- ... -
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVALI : 2- ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ -
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 3- ... -
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ : 05/01/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 05/01/2026

İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/09/2023 tarih ve2021/... Esas, 2024/... Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 23/04/2018 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet ile davalıların maliki, sürücüsü ve KZMMS sigortacısı olduğu ... plakalı aracın çarpışması sonucu davacının yaralandığını ve bu nedenle uzun süre tedavi gördüğünü davacının kazadan önce emekli olmasına rağmen boyacılık, tamir- tadilat ve çatı ve tesisat işleri de yapmak suretiyle kazanç elde ettiğini ancak kazadan sonra maluliyeti sebebiyle yaklaşık 4 ay çalışamadığını ve geçici iş göremezlik zararının oluştuğunu, ayrıca kalıcı sakatlığa uğradığından ve çalışma gücünü kaybettiğinden sürekli iş göremezlik zararının da oluştuğunu, ayrıca maluliyeti nedeniyle manevi zarara uğradığını, kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, zararın tazmini için davalı sigorta şirketine müracaat ve daha sonra arabuluculuk sürecinden olumlu netice alınamaması üzerine dava ikamesinin zorunlu hale geldiğini ileri sürerek belirsiz olan maddi alacağın tespiti ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere şimdilik geçici iş göremezlik zararından kaynaklı 1.000,00 TL, daimi maluliyet zararından kaynaklı 1.000,00 TL, davacının kaza sebebi ile yapmış olduğu ilaç, pansuman, ulaşım, bakıcı giderlerine karşılık 250,00 TL olmak üzere toplamda 2.250,00 TL maddi tazminatın 23.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müşterek ve müteselsilen, 15.000,00 TL manevi tazminatın davalı sigorta şirketi hariç diğer davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
CEVAP: Davalı Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle;kazaya karıştığı belirtilen ... plakalı aracın kaza tarihinde müvekkili nezdinde KZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, davacının kaza nedeniyle sürekli maluliyetinin bulunmadığını, bu nedenle davacının sürekli maluliyet oranının ATK tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe göre belirlenmesini, kazanın meydana gelmesinde davacının en az %50 oranında kusurlu olduğunu, bu bakımdan tarafların kusur oranının ATK tarafından belirlenmesini, davacının kazancına ilişkin resmi belge sunulmaması nedeniyle tazminatın asgari ücret verisine göre ve poliçe genel şartlarında belirlenen usul ve esaslara göre hesaplanmasını, tedavi gideri, geçici iş göremezlik zararı ile geçici bakıcı gideri zararından SGK’nın sorumlu olduğunu ve bu zararların poliçe teminatı kapsamında olmadığını, müvekkilinin sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe teminat limitleri ile sınırlı sorumluluğunun olabileceğini savunarak neticede davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, davacı vekilinin tedavi gideri ve bakıcı gideri tazminatına ilişkin talebinin feragat nedeniyle reddine, davacının maddi tazminat yönünden davasının kabulü ile; 11.050,84 TL geçici işgöremezlik zararı ile 153.874,65 TL daimi iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplamda 164.925,49 TL maddi tazminatın davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihinden(23/04/2018) davalı sigorta şirketi ... Sigorta yönünden temerrüt tarihi(02/11/2020) tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının davalılar ... ve ... aleyhine açtığı manevi tazminat talebinin kabulü ile, 15.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 23/04/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı Samir Ağır vekili; kusur raporunun hatalı olduğunu, mahkemece keşif taleplerinin reddedildiğini, müterafik kusur indirimi yapılmadığı, 22.07.2023 tarihli aktüerya raporunun hatalı olduğu, bilirkişi raporundaki hesaplamaların TRH 2010 yaşam tablosu teknikli ile yapıldığı, hesaplamanın PMF 1931 tablosu ile yapılması gerektiğini ve manevi tazminat miktarının yüksek olduğunu, eksik inceleme ile tazminata hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece tarafından verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava, trafik kazasında yaralanmadan kaynaklı maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup karar davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davalının kusur raporuna yönelik yapılan istinaf incelemesinde:
Dosya arasında mevcut bulunan kaza tespit tutanağı ile İskenderun Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan 29.08.2018 tarihli kusur raporunda ... plakalı kamyonet sürücüsü ...'ın sevk ve idaresinde bulunan aracın dikkatsizliği ve tedbirsizliği neticesinde karışmış olduğu kazada 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda belirtilen 109.maddesi (a- kavşağa yaklaşan sürücüler kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamak, dikkatli olmak, geçiş hakkı olan araçların önce geçmesine imkan vermek zorunda olduğu, dönüş yapan sürücüler doğru geçmekte olan araçlara ilk geçiş hakkını vermek zorunda kuralını ihlal ettiğinden asli kusurlu olduğu, ... plakalı motosiklet sürücüsü ...'ün sevk ve idaresinde bulunan motosikletin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda belirtilen 46 ve 52. Maddesi gereğince kavşaklara yaklaşırken sürücüler hızlarını azaltmak, hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorunda olduklarından bu kuralı ihlal ettiğinden tali kusurlu olduğu, Ankara Trafik İhtisas Dairesine ait 27.05.2022 tarihli heyet kusur raporunda ise sürücü ...'ün %25 oranında, ...'ın %75 oranında kusurlu olduğu görülmüştür.
İşbu dosyada alınan Ankara TK tarafından hazırlanan 27.05.2022 tarihli kusur raporunda, sürücü ...'ın %75 oranında, sürücü ...'ün %25 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği görülmüştür.
Mahkemece aldırılan raporun dosya kapsamına ve olayın oluşuna uygun olduğu gibi kaza tespit tutanağı ve ceza dosyasından alınan rapor ile de uyumlu olduğu, aralarında çelişki olmadığı anlaşıldığından kusur oranın yanlış tespit edildiğine ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
Davalı vekilinin hesap raporuna yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Anayasa Mahkemesinin 2019/... E.K sayılı 17/07/2020 günlü kararı sonrasında Yargıtay 17. Hukuk ve sonrasında Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin istikrarlı kararlarında (örneğin 17/06/2021 gün ve 2021/... Karar sayılı kararları) davacının gerçek zararının belirlenmesi noktasında davacının muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenerek ve prograsif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması gerektiğine işaret edilmiştir. Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda mahkemesince hükme esas alınan raporun TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenerek ve prograsif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması kullanılmak suretiyle zararın belirlendiği, atkif dönemin 60 yaş olarak alındığı, asgari ücret üzerinden hesap yapıldığı anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöndeki istinaf talebi de yerinde görülmemiştir.
Manevi tazminatın miktarına yönelik yapılan incelemede:
6098 TBK'nın 56/2. maddesi hükmüne göre “Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.”Aynı Yasanın 51.maddesinde de “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hakimin takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370)
Somut olayda 23.04.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı ...'ın sürücüsü, diğer davalının işleteni olduğu aracın, davacıya çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı, maluliyet oranının % 9 olduğu, alınan kusur raporlarına göre trafik kazasının meydana gelmesinde davalı sürücü ve işletenin % 75 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda tarafların belirlenen ekonomik sosyal durumları, kusur oranları, kaza ve davanın tarihi, davacıların ölene yakınlıkları, davacıların ve ölenin yaşı, paranın satın alma gücü, olay tarihi birlikte değerlendirildiğinde hükmolunan manevi tazminatın yüksek olmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Müterafik kusura yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;
6098 sayılı TBK'nın 51. Md düzenlemesinde; hakimin, tazminatın türü ve kapsamının derecesini, durum ve mevkiinin gereğine ve hatanın ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş; ilgili madde içeriğinde zarar gören taraf, zarara razı olduğu veya kendisinin eylemi zararın doğmasına ya da zararın artmasına yardım ettiği ve zararı yapan kişinin durum ve mevkiini ağırlaştırdığı takdirde hakimin, zarar ve ziyan tutarını indirebileceği veya zarar ve ziyanı hüküm altına almaktan vazgeçebileceği açıklanmıştır. Somut olayda; davacının motosiklet ile kaza yaptığı ve kaskını takmadığı, ancak maluliyetinin bacağında meydana geldiği, kask takmaması ile maluliyeti arasında illiyet bağının bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebinin de reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, yazılı şekilde karar verilmiş olması yerinde görülmekle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İlk Derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 9.449,05-TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 2.362,27-TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 7.086,78-TL harcın davalı ...'dan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-Davalı ... tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.05/01/2026

Başkan Üye Üye Katip
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim