Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/72
2025/299
10 Şubat 2025
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/72 - 2025/299
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/72
KARAR NO : 2025/299
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/10/2022
NUMARASI : 2020/490 Esas, 2022/951 Karar
DAVACI : ... -
VEKİLLERİ :Av. ... - Av. ... -
DAVALI :... SİGORTA A.Ş, -
VEKİLLERİ : Av. ... -
Av. ... -
DAVA : Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ : 10/02/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 10/02/2025
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 25.10.2022 tarih ve 2020/490 Esas, 2022/951 Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 05/06/2017 tarihinde ...'nun sevk ve idaresindeki davalı sigorta şirketine sigortalı ... plaka sayılı kamyonet ile seyir halinde iken yaya olan müvekkili ...'na çarpması neticesinde meydana gelen kazada davacının yaralandığını, bedensel zarara uğradığını beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere zararın kapsamı belli olduktan sonra miktarı açıklanacak sürekli iş göremezlik tazminatının, sigorta şirketi yönünden sigorta limitini aşmamak üzere, temerrüt tarihinden itibaren işletilecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 06/10/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile; dava dilekçesinde talep edilen tazminat tutarını, 106.177,26 TL arttırarak toplam 106.277,26 TL nin temerrüt tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete sigortalı ... plaka sayılı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, kazanın meydana gelmesinde başka unsurların etken olup olmadığının araştırılması gerektiğini, davacı tarafından müvekkili şirkete usulüne uygun bir başvuru yapılmadığını ve arabuluculuk aşamasında da gerekli raporların sunulmasını talep ettiklerini, ancak herhangi bir raporun sunulmadığını, rapor aldırılmadığı ve müvekkili şirkete iletilmediğinden geçerli bir başvuru bulunmadığını belirterek davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, poliçe tazmin tarihi itibariyle genel şartlara göre geçici iş göremezlik ve geçici dönem bakıcı gideri ile 6111 sayılı yasaya göre tedavi giderlerinden sorumluluklarının bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, davanın kabulüne, 106.277,26 TL maddi tazminatın 06/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı vekili; hükme esas alınan hesap raporuna karşı sunulmuş olan itirazlar doğrultusunda yeni bir rapor alınması gerekirken ilgili rapor çerçevesinde karar verilmesinin yerinde olmadığını, dava öncesi müvekkili sigorta şirketi ile davacının sulh olmuş olup müvekkili şirket tarafından yapılarak sigorta şirketinin hukuken tüm sorumluluğunu yerine getirdiğini, geçici iş göremezlik yönünden müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, meydana gelen yaralamalı trafik kazası sonucu açılmış olan maddi tazminat davasıdır.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olup karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davalı vekilinin hesap raporuna yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Davalı vekili hükme esas alınan hesap raporunda prograsif rant yönteminin kullanılmasının hatalı olduğunu, hesaplamanın 1.8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini ileri sürmüş ise de, hükme esas alınan 27.09.2022 tarihli aktüer raporunun Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 Esas-Karar sayılı 17/07/2020 günlü kararı, Danıştay 8. Dairesinin 2020/5413 sayılı dosyasında ZMMS genel şartlarının bazı maddelerine ilişkin verilen yürütmeyi durdurma kararı sonucu oluşan Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin kararları ile uyumlu şekilde TRH 2010 yaşam tablosu ve prograsif rant yöntemi kullanılmak sureti ile hazırlandığı anlaşılmıştır.
Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından dava tarihinden önce 09/08/2018 tarihinde davacıya 46.470,30 TL ödeme yapıldığı, bu ödemenin yetersiz kaldığı, keza KTK'nun 111. maddesi uyarınca, tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebileceği, yasanın bu hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmadığı, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi, yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklamasının da yeterli olduğu (Yargitay 17. HD. 2014/10652 E. 2016/11067 K. 2014/17333 E. 2017/1258 K.), kaldı ki davacının ödeme alırken fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuğu, dolayısıyla 09/08/2018 tarihinde yapılan ödeme üzerinden düzenlenen ibranamenin makbuz hükmünde kabul edileceği anlaşılmıştır. Bu nedenle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı vekilinin geçici iş göremezlik tazminatından olmadıkları yönündeki istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Davalı vekili müvekkili kurumun geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığını ileri sürmüş ise de, 09/10/2020 günlü resmi gazetede yayınlanan Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 Esas-Karar sayılı 17/07/2020 günlü kararı dikkate alındığında davacının zararının belirlenmesinde 01/06/2015 günlü ZMSS genel şartlarının dikkate alınamayacağı anlaşılmaktadır. Bu yönüyle davacının tedavi sürecinde uğramış olduğu geçici iş görmezlik zararının davacının gerçek zararı niteliğinde olduğu, dolayısıyla davalı sigorta şirketi tarafından davacının uğramış olduğu bu zararın karşılanması gerektiği anlaşıldığından bu miktar yönünden davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamakla, buna dair istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.(Aynı yönde Yargıtay 17. HD'nin 2019/6271 E-2020/8104 K sayılı 03/12/2020 günlü kararı)
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davanın kabulüne karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 7.259,80 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 1.814,95 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 5.444,85 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, Anayasa Mahkemesinin 30/01/2025 günlü Resmi Gazetede yayınlanan 2023/182 Esas 2024/203 sayılı 04/12/2024 günlü kararı gereğince ilk derece mahkemesinin karar tarihindeki temyiz sınırı dikkate alınarak, (2022 yılı) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri 107.090,00 Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından, miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.10/02/2025
... ... ... ...
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.