mahkeme 2023/644 E. 2023/1914 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/644
2023/1914
24 Ekim 2023
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/644 - 2023/1914
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/644
KARAR NO : 2023/1914
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ...
ÜYE :...
ÜYE : ...
KATİP : ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 11/02/2022
NUMARASI : ... Esas, ... Karar
DAVACI : ... ... -
VEKİLİ : Av...
DAVALI : ... SİGORTA
VEKİLİ : Av...
DAVA : Tazminat
Birleşen Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin
... Esas ... Karar Sayılı Dosyası
DAVACI : ... ... -
VEKİLİ : Av...
DAVALI : ... SİGORTA AŞ. -
VEKİLİ : Av...
DAVA : Tazminat
KARAR TARİHİ : 24/10/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 24/10/2023
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/02/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın ZMM (trafik) sigortası davalı tarafından düzenlendiğini, 29.04.2016 (kaza tarihi dilekçede yanlış belirtilmiştir doğru olanı 29.04.2012) tarihinde Musa Kallakçı idaresindeki sigortalı aracın (minibüs) tek taraflı kaza yapması sonucu davacı yaralandığını, kazadan dolayı davacıların uğradığı zararın (kalıcı çalışma gücü kaybı zararı) karşılanmadığını ileri sürülerek fazlaya ilişkin haklar saklı olmak üzere 3.000,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren uygulanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...-51 sayılı dosyasıyla davacı ... ... tarafından davalı ... Anonim Türk Sigorta AŞ aleyhine 24.02.2020 tarihli dava dilekçesi ile; 29/04/2012 tarihinde davalı sigorta şirketi nezdinde Zorunlu Taşımacılık Sigortası ile sigortalı bulunan Musa Kallıkçı'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile seyir halinde iken ana yola geldiği esnada direksiyon hakimiyetini kaybederek dereye düşmesi nedeniyle meydana gelen ölümlü maddi hasarlı kazada araç içerisinde yolcu olarak bulunan müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını ve tüm tedavilere rağmen eski sağlığına kavuşamadığını, daimi sakat kaldığını, kaza nedeniyle davalı sigorta şirketine 16/01/2020 tarihinde başvuru yapıldığını ve ... nolu hasar dosyası açıldığını, ancak her hangi bir ödeme yapılmadığını, bu nedenle 29/01/2020 tarihinde Ticari Uyuşmazlıklarda Zorunlu Arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak 19/02/2020 tarihinde olumsuz sonuçlandığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile sürekli iş göremezlikten ileri gelen 50,00TL maddi tazminatın kaza tarihinden, aksi halde dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın 19.09.2011/2012 dönemi ZMM poliçesi davalı tarafından düzenlendiğini, bedeni zararlarda kişi başına poliçe limitinin 225.000 TL olduğunu, dava konusu zararın öncelikle zorunlu taşımacılık sigortasından istenmesi gerektiği belirtilerek davanın reddi talep edilmiştir.
Birleşen dosyada davalı ... Anonim Türk Sigorta vekili 16.06.2020 tarihli cevap dilekçesi ile; Bedeni zararlarda kişi başına poliçe limitinin 225.000 TL olduğunu, Saimbeyli-Feke arasında şehir içi taşımacılık yapan aracın istikamet mesafesi 100 km’nin altında olduğundan (56,4 km) ZKTS Genel Şartlarının A.1 maddesi uyarınca teminat dışında olduğunu, davacının emniyet kemeri takıp takmadığının belirlenmesi ve müterafık kusur nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, kusur ve maluliyet raporunun Adli Tıp Kurumundan alınması gerektiği belirtilerek davanın reddi talep edilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, asıl dosyadaki davanın reddine, birleşen dosyadaki davanın kabulü ile, 123.174,00 TL’nin birleşen dosya davalısı ... Sigorta AŞ’den alınarak davacıya verilmesine, hükmedilen tutara 29/01/2020 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili; asıl davada davanın reddi hakkında verilen karara yönelik istinaf başvurusunda bulunduklarını, asıl davanın reddine karar verilmiş ise de asıl dosyada ıslah haklarını kullanmadan dosyanın karara çıkmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin tazminatından her iki sigorta şirketinin de müşterek ve müteselsil sorumlu olduğunu, asıl davada da dosyayı ıslah ettikten sonra dosyanın her iki davalının müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğuna dair hüküm kurulması gerekirken verilen kararın doğru olmadığını, müvekkilinin geçirmiş olduğu kazada kaza yaptıkları minibüs savcılık aşamasında da belirttikleri gibi araçta bulunan yolcuların topluca köylerinde bulunan bir minibüsü o gün için kendilerine tahsisini sağladıklarını ve bir yerden bir yere ücreti mukabilinde yolculuk ettikleri sırada kaza meydana geldiğini, minibüsün tahsisinde köyde de olmaları sebebi ile resmi bir kiralama sözleşmesinin veyahut biletlendirme yapmadıklarını kendi aralarında şoför ile anlaşmak sureti ile sözlü anlaşma sağladıklarını, aracın ZMM Sigortacısı ... sigorta olduğunu, müvekkilinin yaralanmasına bağlı maluliyeti nedeni ile tazminatın ödenmesi için açılan davanın aracın taşımacılık sigortası olması ve davaya konu kazanın taşımacılık sigortası kapsamında olması nedeni ile gerekli inceleme ve araştırma yapılmadan davanın reddedildiğini, şirketin müvekkilinin tazminatını ödeme yükümlülüğünün olduğunu gerekirse diğer sigorta şirketinden rücu etmesi gerekirken ödeme yapılmamasının ve açılan davanın reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, sayın mahkemece dosyaya sunulan hesap bilirkişi raporuna itirazlarınıda da değerlendirilmeden ve dosyada ıslah haklarını dahi kullanamadan dosyada karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Karara karşı birleşen dosya davalısı ... Anonim Türk Sigorta Şirketi vekili; Davacı ... ...'ün sigortalı araçta biletsiz yolcu olarak seyahat ettiğinden ve ... ...'ün sigortalı araçta ücret karşılığında taşındığı ispat edilemediğinden davacının talebinin karayolu taşıma kanunu gereğince poliçe teminatı dışında olduğunu, somut olayda ceza dosyasındaki beyanlardan kaza yapan araçtaki tüm yolcuların akraba olduğunu, araçta gezme ve ziyaret amaçlı seyahat ettiklerinu, ücretli yolcu olmadıklarının anlaşıldığını, ceza dosyasındaki tüm ifade tutanakları incelendiğinde yolcuların biletsiz yolcu olduğunu, akrabalık ilişkisinden dolayı araçta taşındığını, kız istemeye ve tatlı yemeye gittiklerini ticari bir taşıma ilişkisinin olmadığının açık olduğunu, aracın bedel karşılığı kiralandığına ilişkin yazılı bir evrakın sunulmadığını, dosyada taşımanın ücretli ve biletli olduğuna dair veya kiralamanın yapıldığına dair ispata yarayan herhangi bir evrakın bulunmadığından dolayı ... ...' ün dava konusu talebinin teminat dışı olduğunu, davacı vekilinin sözlü olarak anlaşma yaptıklarına dair beyanının hukuki mesnetten yoksun olduğunu, dosyada herhangi bir şekilde ispat edilemediğini, müvekkili şirketinin nezdindeki taşımacılık poliçesinin değil zorunlu mali sorumluluk sigortacısının sorumluluğunun bulunduğunu, davanın poliçe kapsamı dışında kalması nedeniyle yerel mahkemenin yasaya aykırı kararının kaldırılması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazasında meydana gelen yaralanma nedeniyle ZMM sigortacısı sigorta şirketinden, birleşen dava ise aynı kazaya ilişkin yaralanma nedeniyle ZKTMM sigortacısı sigorta şirketinden maddi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, karar davacı vekili ile birleşen dosya davalısı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Birleşen dosya davalısı ... Sigorta A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Davalı vekilince taşımanın ücret karşılığı yapılmadığı, davacının araçta biletsiz yolcu olarak seyahat ettiğinden talebin karayolu taşıma kanunu gereği poliçe teminatı dışında olduğu bu nedenle sorumlulukları bulunmadığı gerekçesiyle istinaf yoluna başvurulmuş ise de;
Kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın kaza tarihinde ZMMS'si davalı ... Sigorta tarafından yapılmış ancak aracın Zorunlu Karayolu Taşımacılık sigortası ise birleşen dosya davalısı ... Sigorta Şirketi tarafından yapılmıştır.
Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası, 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu'nun "Sorumluluk ve Sigorta" başlıklı bölümünde düzenlenmiş olup; Kanunun 17. maddesinde "Şehirlerarası ve Uluslararası yolcu taşımacıları, duraklamalar dahil olmak üzere kalkış noktasından, varış noktasına kadar geçecek süre içinde meydana gelecek bir kaza nedeniyle yolcunun ölümü, yaralanması ya da eşyanın zarara uğramasından dolayı sorumludurlar" düzenlemesi yapıldıktan sonra, 18. maddesinde "Taşımacılar, yolcuya gelebilecek bedeni zararlar için bu Kanun'un 17. maddesinden doğan sorumluluklarını sigorta ettirmek zorundadırlar" düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olayda; davaya konu trafik kazasında, davacının, nişan merasimi için kiralanan ... plakalı yolcu taşıma minibüsünde yolcu konumunda olduğu, ücret karşılığı taşınmanın söz konusu olduğu anlaşılmaktadır. Zira soruşturma dosyasındaki ifadelerden kaza yapan aracın bedel karşılığı kiralandığı açık bir şekilde belirtilmiştir. Bu, tamamı akraba olan yolcuların tek tek bilet almak yerine aracın tüm yolcular için kiralandığının kabulü için yeterlidir.
Sigortalı bulunan aracın, yurt içi yani, şehirler arası yolcu taşımacılığı yapma yetkisi bulunduğu, buna göre zorunlu taşımacılık sigortasının yaptırıldığı, bu durumda, kazanın şehir içi taşıma esnasında ya da şehir dışı taşıma esnasında meydana gelmesi arasında hiçbir fark olmayacağı, bir başka deyişle, kazanın şehir içinde meydana gelmesinin davacı tarafın maddi tazminat talep etmesine engel teşkil etmeyeceği anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, taşımanın ücret karşılığında olduğu da dikkate alındığında zararın taşımacılık sigortası teminat kapsamında kaldığından birleşen dosya davalısı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. (Benzer yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/7947 E - 2022/5410 K; 2021/2998 E - 2021/3365 K sayılı kararları)
Zira aynı kazada farklı bir davacı tarafından açılan davada Adana BAM 3. H.D'nin 2022/3552 E. 2023/1302 K sayılı kararıyla zararın taşımacılık sigortası kapsamında kaldığına kesin olarak karar verildiği anlaşılmaktadır.
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın "Tazminat Ödemesinde Öncelikli Sigorta" başlığını taşıyan B.8. maddesinde ise; "Meydana gelen zarar, öncelikle bu sigortadan karşılanır. Sigorta sözleşmesinin hiç yapılmamış olması, yapılmış fakat geçersiz hale gelmiş olması, süresinin bitmiş olması veya meydana gelen zararın bu sigorta teminatlarının üzerinde bulunması halinde teminatların üzerinde kalan kısım için; sırasıyla 13/10/1983 tarih ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre yapılması zorunlu olan mali sorumluluk sigortasına ve varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortasına başvurulur" denilmektedir.
Bahse konu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, yasa koyucu, yolcuların uğradığı zararlar bakımından taşımayı yapan aracın zorunlu karayolu taşımacılık sigortacısı, trafik sigortacısı ve varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk öngörmemiş, sıralı bir sorumluluk düzenlemiştir. Başka bir anlatımla, yolcunun uğradığı bedeni zararlar, taşımayı yapan aracın zorunlu karayolu taşımacılık sigortası kapsamında ise, bu aracın trafik veya ihtiyari mali mesuliyet sigortacısının sorumluluğu doğmayacaktır. Ancak, bu sigortanın yapılmamış olması, kaza tarihinde süresinin dolması ya da sigorta yapılmış ancak limitin aşılmış olması durumunda ise sırasıyla zorunlu ve ihtiyari mali mesuliyet sigortacılarının sorumluluğu söz konusu olacaktır.
Buna göre taşıma ilişkisinde, taşımacılık mali sorumluluk sigortası, zorunlu mali sorumluluk sigortası ve ihtiyari mali sorumluluk sigortası arasında sıralı sorumluluk ilişkisi kabul edilmiştir.
Somut olayda, kaza yapan aracın zorunlu karayolu taşımacılık sigortası olan ... Sigorta Şirketi tarafından yapılan taşımacılık sigortası kapsamında kaldığı ve olay nedeniyle davacı tarafın uğradığı zarar tutarı olan toplam 123.174,00 TL'nin kaza tarihindeki Zorunlu Taşımacılık Sigortası poliçe limiti kişi başına 225.000,00 TL’nin altında ve bu zararın tamamının Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası (... Sigorta A.Ş.'nin düzenlendiği poliçe) kapsamında kaldığı anlaşılmakla eldeki davada ZMM sigortacısı olan davalı yönünden Zorunlu Taşımacılık Sigortası limitini aşan zarar bulunmamaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmekle davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, yerel mahkemece asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiş olmasında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin ve birleşen dosya davalısı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/02/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davacı vekili ve birleşen dosya davalısı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 269,85 TL istinaf karar harcından, peşin yatırılan 179,90 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubuyla, bakiye 89,95 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-Harçlar Kanunu gereğince birleşen dosya davalısı ... Sigorta A.Ş'den alınması gereken 8.414,01 TL istinaf karar harcından, davalı tarafından peşin yatırılan 2.103,51 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubuyla, bakiye 6.310,50 TL harcın bu davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Birleşen dosya davalı ... Sigorta A.Ş tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
8-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri iki yüz otuz sekiz bin yedi yüz otuz (238.730,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından(123.174,00TL) miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 24.10.2023
Başkan Üye Üye Katip
İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.