mahkeme 2023/2096 E. 2025/2349 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/2096
2025/2349
27 Ekim 2025
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/2096
KARAR NO : 2025/2349
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 02/05/2023
NUMARASI : 2018/403 Esas, 2023/167 Karar
DAVACI : ... - T.C: ... -
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... -
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ... - ...
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ : 27/10/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 30/10/2025
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 02/05/2023 tarih ve 2018/403 Esas, 2023/167 Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;14/01/2018 tarihinde ...'ün sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla ... 333 sokak istikametinden 316 sokak kavşağına girdiğinde 316 sokağı takiben ... yaşam merkezi istikametine geçiş yapmak isteyen müvekkili ...'a çarpması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı kaza meydana geldiğini, müvekkilinin kaza sonrası ağır yaralandığını, her iki ayak bileği ve sol elinde kemik kırıkları meydana geldiğini, söz konusu kazada şirketinizce ZMMS poliçesi düzenlenen ... plakalı araç sürücüsünün asli kusurlu, müvekkilinin ise tali kusurlu olduğunu, bu nedenlerle geçici sakatlık dönemi için 1.000,00 TL ve sürekli sakatlık dönemi için 3.000,00 TL olmak üzere şimdilik 4.000,00 TL sakatlık tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini, tüm yargılama gideri ile ücreti vekaletinde de karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; söz konusu davanın başvuru koşullarını taşımadığını, zorunlu evraklardan heyet raporu ve gelir belgesi bilgilerinin müvekkili şirkete bildirilmeden dava açıldığından davanın reddini, kusur ve maluliyet konularında Adli Tıp Kurumu'ndan rapor aldırılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadıklarını, davacının gelirinin somut belgeler ile ispatlanmaz ise gelirin asgari ücret kabul edilmesi gerektiğini, dava konusu kazanın haksız fiilden kaynaklandığı, ticari iş olarak nitelendirilemeyeceği, bu nedenle uygulanması gereken faizin yasal faiz olduğunu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini masraf ve vekalet ücretinin davacıya tahmilini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davanın kabulü ile; 10.821,06 TL geçici iş göremezlik, 98.962,63 TL kalıcı iş göremezlik olmak üzere toplam 109.783,69 TL dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı vekili; ibraname doğrultusunda müvekkili ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan ödeme nedeniyle ... Sigorta A.Ş.’nin ve sigortalısı yönünden (poliçe gereği sorumlu olunan tutar kadar) başkaca bir sorumluluğu kalmayacağını, hasara, hasar dosyasına ve poliçeye konu alacaklar yönünden, fazlaya ilişkin ve / veya faiz talebi, asli ve fer’ileri kapsamında ve sair herhangi başkaca bir nam altında da bir hak ve taleplerinin olmadığını, olmayacağını ... Sigorta A.Ş.'ye karşı herhangi bir itiraz, defi ve her ne nam altında olursa olsun herhangi bir talep, dava ileri sürmeyeceğini, işbu dosyadaki tazminat taleplerinden fazlaya ilişkin haklar da dahil olmak üzere ... Sigorta A.Ş. yönünden feragat edeceklerini, fazlaya ilişkin hak, alacak ve talepler ile işbu hasara ilişkin her türlü dava ve hukuki işlem başlatma,temyiz haklarından, feragat ettiklerini de kabul, beyan ve imza ettiklerini, yerel mahkemece görülmekte olan davada müvekkili şirketin poliçe limiti ile sorumlu olmakla birlikte sulhen anlaşma yapılarak ödeme yapıldığından, müvekkili şirket yönünden feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, ibraname ile alacaklı tarafın, mevcut zararın karşılanması nedeniyle tüm hak ve alacaklarından feragat ettiğini, bu doğrultuda davanın konusuz kalması nedeniyle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerektiğini belirterek .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/141 E. - 2022/181 K. sayılı kararın kaldırılmasını ve başvuru nedenleri uyarınca yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazası sonucunda oluşan cismani zarar nedeniyle kalıcı ve geçici iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davalı vekilinin maluliyet raporuna yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Yargıtay 17. ve 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 Esas-Karar sayılı 17/07/2020 günlü iptali kararından sonra dahi vermiş olduğu yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim dalı başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
Buna göre, 11/10/2008 tarihinden önceki kazalar için Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemeleri Tüzüğü çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu, 11/10/2008-01/09/2013 tarihleri arasında gerçekleşen kazalar için Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu 01/09/2013 ile 01/06/2015 tarihleri arasındaki kazalar için Maluliyet Tespit işlemleri Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu, 01/06/2015 ile 20/02/2019 tarihleri arasındaki meydana gelen kazalar için 30/03/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu ve 20/02/2019 tarihinden sonra meydana gelecek kazalar içinse Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde heyet rapor alınması gerekmektedir. (Benzer yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/6247 E - 2021/9135 K; 2021/5898 E - 2021/8467 K; 2021/4501 E - 2021/7401 K sayılı kararları)
Açıklamalar ışığında eldeki dosyaya baktığımızda, kaza tarihi 14/01/2018 olup mahkemesince hükme esas alınan 10/11/2022 tarihli ... Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen maluliyet raporunun, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri çerçevesinde düzenlendiği, davacının kalıcı maluliyetinin % 4 olduğu, 9 aya kadar iyileşme süresinin bulunduğu anlaşılmakla rapor yerinde görülmekle davalı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.
Davalı vekilinin geçici iş göremezlik tazminatına yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Davalı vekili her ne kadar davacı tarafından talep edilen geçici iş göremezlik tazminatının teminat dışı olduğunu ileri sürmüş ise de, 09/10/2020 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 Esas-Karar sayılı 17/07/2020 günlü kararı dikkate alındığında davacının zararının belirlenmesinde 01/06/2015 günlü ZMSS genel şartlarının tümü ile dikkate alınamayacağı anlaşılmaktadır. Bu yönüyle davacının tedavi sürecinde uğramış olduğu geçici iş görmezlik zararının davacının gerçek zararı niteliğinde olduğu, dolayısıyla davalı ... şirketi tarafından davacının uğramış olduğu bu zararın karşılanması gerektiği anlaşıldığından bu yöndeki istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.(Aynı yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2019/6271 esas ve 2020/8104 karar sayılı 03/12/2020 günlü kararı)
Davalı vekilinin müterafik kusura ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nın md. 52. maddesinde (Borçlar Kanunu'nun 44.) düzenlenmiştir. Zarar görenin kusurunun, zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir.
Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir.
Davalı vekili her ne kadar davacının olay anında emniyet kemerini takmadığının sabit olduğunu ve araç içinde savrulmuş olduğundan müterafik kusur indirimi yapılmasını talep etmiş ise de, dosya kapsamı incelendiğinde davacının ... plakalı motosiklet sürücüsü olduğu, davacının sunulan maluliyet ölçüsünü belirtir raporun incelenmesinde, yaralanmasının ayak bileği eklemi hareket kısıtlılığı vasfında olduğu, kask takılmamasının zararın artmasına sebebiyet vermeyeceği, diğer yandan davacının sürücü belgesi bulunmadan araç kullanmasının 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve trafik mevzuatı uyarınca yasak olup ehliyeti olmayan kimsenin gerekli eğitimleri almaması sebebiyle tehlikeli bir şekilde araç kullanma ve hata yapma riski yüksek ise de ehliyetsiz bir kişinin trafiğe çıkmış olmasının, ehliyetsiz araç süren yönünden trafik cezasını gerektiren eylem olup ayrıca müterafik kusur olarak kabulü mümkün olmadığından davalı vekilinin bu yönlü istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı vekilinin ibraname nedenine dayalı istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Davalı ... şirketi vekilinin dosyaya ibraz etmiş olduğu ve dava tarihinden sonra düzenlenmiş 21/04/2020 tarihli sulh-ibraname başlıklı belge incelendiğinde davacı vekilinin davalı ... şirketi ile yapmış olduğu görüşme neticesinde; ibraname vermek sureti ile tarafların anlaştıkları, davalı tarafça davacıya 21/04/2020 tarihinde 56.774,56 TL ödenmiş olduğu görülmektedir.
Makbuz ve ibraname başlıklı 21/04/2020 tarihli belge incelendiğinde, "Davacı ... vekili Av....'ın, İbraname doğrultusunda ... SİGORTA A.Ş. tarafından yapılan ödeme nedeniyle ... SİGORTA A.Ş.’nin ve sigortalısı yönünden (poliçe gereği sorumlu olunan tutar kadar) başkaca bir sorumluluğu kalmayacağını, hasara, hasar dosyasına ve poliçeye konu alacaklar yönünden, fazlaya ilişkin ve / veya faiz talebi, asli ve fer’ileri kapsamında ve sair herhangi başkaca bir nam altında da bir hak ve taleplerinin olmadığını, olmayacağını ... SİGORTA A.Ş. ye karşı herhangi bir itiraz, defi ve her ne nam altında olursa olsun herhangi bir talep, dava ileri sürmeyeceğini, işbu dosyadaki tazminat taleplerinden fazlaya ilişkin haklar da dahil olmak üzere ... SİGORTA A.Ş. yönünden feragat edeceklerini, Fazlaya ilişkin hak, alacak ve talepler ile iş bu hasara ilişkin her türlü dava ve hukuki işlem başlatma,temyiz haklarından, feragat ettiklerini de kabul, beyan ve imza ederiz" şeklinde ibraname vermek sureti ile tarafların anlaştıkları görülmektedir.
İbraname içeriğinde açıkça davacı vekilinin iş bu yargılamaya konu tazminat dosyasındaki fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmadığı da bellidir. Bu itibarla yargılama sırasında taraflar arasında düzenlenen ve davacı tarafından fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmadığı belli olan ibranameye göre davacının geçirmiş olduğu kazadan kaynaklı olarak maluliyeti sebebi ile ibra ettiği tüm tazminatını davalı ... şirketinden tahsil ettiği, yine bu dosya sebebi ile yapmış olduğu yargılama gideri ve vekalet ücretlerini dahil tahsil ettiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece yapılan ödemenin hesaplanan tazminattan mahsup edilmek suretiyle bakiye tazminat miktarından davalı ... şirketi sorumlu tutulmuş ise de ibraname yargılama sırasında düzenlendiğinden ve belirlenen zarar miktarının 360.000,00 TL'lik poliçe limitinin altında kaldığı da nazara alınmakla ibranameye göre davacının geçirmiş olduğu kazadan kaynaklı olarak maluliyeti sebebiyle talep etmiş olduğu tüm tazminatı davalı ... şirketinden tahsil ettiği, yine bu dosya sebebi ile yapmış olduğu yargılama gideri ve vekalet ücretlerini dahil tahsil ettiği, davacının bakiye bir zararının bulunmadığı anlaşılmakla; davalı yönünden maddi tazminat davasının reddi gerekirken kabulüne yönelik değerlendirme hatalı olmuştur.(Benzer yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesi tarafından verilen 2016/11802 Esas 2019/4834 Karar ve yine 2016/14885 Esas 2019/6904 Karar ve yine 2018/2953 esas ve 2020/ 924 karar sayılı kararları) Bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü gerekmiştir.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
Açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince maddi tazminat davasının kabulüne karar verilmiş ise de, mevcut sulh-ibraname nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK 353/1-b-2 maddeleri gereği ilk derece mahkemesi maddi tazminata ilişkin kararının düzelterek yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 02/05/2023 tarih ve 2018/403 Esas, 2023/167 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-a-)Harçlar Kanunu uyarınca davacıdan alınması gereken 615,40 TL karar harcından, peşin ve tamamlama harcı olarak yatırılan toplam 397,21 TL harcın mahsubu ile bakiye 218,19 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
b-)İlk derece mahkemesince 02.05.2023 günlü karar ile davalılardan tahsiline karar verilen harcın davalılardan tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine, tahsil edilmiş ise ilgilisine iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-HMK'nın 333. Maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının bulunması halinde ilgililerine iadesine,
İstinaf giderleri açısından;
7-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
8-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
9-Davalı tarafından yapılan 200,00 TL istinafa dosya gönderme ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi.27/10/2025
... ... ... ...
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.