Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/207
2025/351
13 Şubat 2025
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/207 - 2025/351
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/207
KARAR NO : 2025/351
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : .... Asliye Ticaret Mahkemesi
NUMARASI : ... Esas, ... Karar
DAVACI : ... -
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 1- ... Sigorta Anonim Şirketi -
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 2- ...
VEKİLİ : Av.
DAVA : Tazminat (Ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat)
KARAR TARİHİ : 13.02.2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 13.02.2025
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 24/11/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 18.07.2020 tarihinde ... ve ... plakalı ataçların çarpışması sonucu ... plakalı araçta yolcu konumunda olan müvekkili ...'ın yaralandığını, ... plakalı aracın kaza tarihinde ZMMS poliçesi bulunmadığından Güvence HesabInın sorumluluk altında bulunduğunu, ... plakalı aracın ZMMS poliçesinin ise ... Sigorta tarafından düzenlendiğini, her ne kadar müracaatta bulunulmuş ise de müvekkiline ödeme yapılmadığını, işbu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 2.200,00 TL (her bir davalıdan 1.000,00 TL, kalıcı 100,00 TL geçici) işgöremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ISLAH : Davacı vekili 02.11.2022 tarihli dilekçesi ile dava değerini sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden 144.146,00 TL',e geçici iş göremezlik tazminatı yönünden ise 10.687,00 TL'ye olmak üzere toplamda 154.833,00 TL'ye ıslah etmiştir.
CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kusur ve maluliyet konularında adli tıp kurumundan rapor aldırılması gerektiğini, sorumluluklarının poliçe limiti ile sınıtlı olduğunu, SGK tarafından yapılan ödemelerin mahsubunun gerektiğini, hatır taşıması ve müterafik kusur nedeniyle tazminattan indirim yapılması gerektiğini beyan ederek davanın usulden ve esastan reddini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; kusur ve maluliyet konularında adli tıp Kurumundan rapor aldırılması gerektiğini, gelir durumunun somut belgelerle ispatlanması gerektiğini, geçici işgöremezlik tazminatının teminat dışı olduğunu, kaza nedeniyle elde edilen gelirlerin mahsubunun gerektiğini beyan ederek davanın usulden ve esastan reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davalılardan ... Sigorta A.Ş.'ye yönelik açılan davanın konusun kalması nedeniyle bu davalı yönünden davanın esası ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, davalı Güvence hesabına yönelik açılan davanın kısmen kabulü ile, geçici iş göremezlik süresi ve ayrıca kalıcı maluliyetten kaynaklanan zarar nedeniyle toplam 123.866,40 TL'nin temerrüt tarihi olan 19/01/2021 gününden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı Güvence Hesabından tahsili ile davacıya verilmesine, Güvence hesabına yöneltilen fazlaya dair taleplerin reddine karar verildiği görüldü.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı ... vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafça dava öncesi müvekkili kuruma eksik evrakla başvurulması nedeniyle davanın usulden reddinin gerektiğini ve yine buna bağlı olarak temerrüt tarihinin hatalı olduğunu, müvekkilinin geçici iş göremezlik zararlarından sorumlu olmadığını, hesap raporunun hesaplama yönteminin hatalı olduğunu, adli tıp kurulu maluliyet raporunun usule uygun olmadığı halde hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, müterafik kusur indirimi yapılmasının gerektiğini, tazminata hükmedilecek olması halinde, tazminattan hakkaniyet indirimi yapılmasının gerektiğini beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3 ve 55. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi tazminat davasıdır.
İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı ... vekili istinaf etmiştir.
Davalı vekilinin dava açılmadan evvel, davalı kuruma 2918 sayılı KTK 97. md.si gereği usulüne uygun bir başvuruda bulunulmadığına ve temerrüt tarihine ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Davacıların dava dilekçesinin dilekçesi ekinde 18.01.2021 gününde kaza tespit tutanağı, davacıya ait TC kimlik Numarası ve Kimlik fotokopisi, kaza yapan araca ait ekspertiz raporu, araca ait ruhsat bilgisi, hastane kayıtları, nüfus kayıtı ve başvuran davacının vekiline ait vekaletname ile gününde başvuru yapmış olduğu, bu başvuruya rağmen davalı tarafından tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı görülmüştür.
Buna göre başvuran davacıların, dava açmadan evvel önce gerekli evraklar ile zararın karşılanması için 2918 sayılı KTK 97. md.si gereği usulüne uygun şekilde başvuru yaptığı bu başvurunun davalı sigorta şirketi tarafında kabul edildiği hatta davalı sigorta şirketi tarafından başvurulan evraklar üzerinde inceleme yapıldığı anlaşılmakla, davacıların başvuran tarafından usulüne uygun bir şekilde başvuru yapılmadığına ilişkin istinaf başvurusu kabul edilmemiştir. Bu yönüyle, 2918 sayılı KTK 99. maddesi gereğince başvuru tarihinden itibaren ödemesi gerekmekte olup, yazılı şekilde 19.01.2021 tarihinde davalının temerrüte düştüğünün kabulü ile faiz başlangıç tarihine hükmedilmesi yerinde görülmüştür. Bu nedenlerle istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.
Davalı vekilinin geçici işgörmezlik tazminatından sorumlu olmadıklarına ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde;
01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMSS Genel Şartları'nın A.5-b maddesi gereği geçici işgöremezlik zararının, sağlık giderleri içinde yer aldığı ve ZMSS teminatı kapsamında olmadığı kabul edilmişse de 6111 sayılı Kanun'un 59. maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nca karşılanacak sağlık hizmeti bedellerinin neler olduğu açıklanıp sınırlandırılmıştır. KTK'nın 98. maddesi gereği SGK Başkanlığı'nın sorumlu olduğu sağlık giderleri, trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarında yapılan tıbbi tedaviye ilişkin sağlık hizmet bedellerinden ibarettir. SGK'nın hangi sağlık giderlerinden sorumlu olduğu kanunla belirlenmiş olup, normlar hiyerarşisinde daha altta olan genel şartlar ile kanun kapsamının değiştirilip genişletilemeyeceği aşikardır.
Açıklanan maddi ve hukuki vakıalar karşısında; Anayasa Mahkemesinin KTK 90/İ maddesinin iptali de göz önüne alınıp TBK'nın 54. maddesi ile KTK'nın 98. maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan geçici işgöremezlik zararından sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine ait olduğundan, davacı için hesap edilen geçici işgöremezlik tazminatının karar altına alınması yerinde görüldüğünden, davalı vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.
Davalı vekilinin hesaplama yöntemine ve hakkaniyet indirimine ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde;
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 90.maddesined yer alan “…Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir.Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenen hususlar hakkında 11/01/2011 tarihli ve 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır…” hükmü ile aynı Kanunun 92/i maddesinde yer alan; “… Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler…” şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarih ve 2019/40 Esas, 2020/40 Karar sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanununun 90.maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92.maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. Bu durumda mağdurların zararının ve zararın kapsamının 2918 Sayılı Kanun ve 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiile dair hükümleri ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekmektedir.
Bu çerçevede Yargıtay tarafından verilen emsal kararlarda mağdurların zararının ve zararın kapsamının belirlenmesinde TRH 2010 mortalite tablosunun uygulanması ve progresif rant yönteminin kullanılması içtihat edilmiştir.( Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 24.02.2021 tarih ve 2019/3292 Esas, 2021/1848 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 14.01.2021 tarih ve 2020/2598 Esas, 2021/34 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 22.12.2020 tarih ve 2019/5206 Esas, 2020/8874 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 21/06/2021 gün ve 2021/ 2457 esas ve 2021 / 3304 karar sayılı kararı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/13625 esas ve 2022/8912 karar sayılı 16/06/2022 günlü kararı)
İlk derece mahkemesi tarafından tarafından hükme esas alınan 03.10.2022 tarihi hesap bilirkişi raporu incelendiğinde bilirkişinin davacının zararın belirlenmesine ilişkin olarak "...TRH 2010 mortalite tablosunun uygulanması ve progresif rant yönteminin....” tespitlerile davacının kalıcı maluliyet zararı belirlenmiştir. Şu durumda, yukarıda açıklanan yerleşik Yargıtay kararları ile mağdurların zararının ve zararın kapsamının belirlenmesinde TRH 2010 mortalite tablosu ve ayrıca progresif rant yönteminin uygulanması içtihad edildiğinden, uygulanan yaşam tablosu hesabı ve progresif rant yöntemi dikkate alındığında ayrıca hakkaniyet indirimi yapılmasını gerektirecek bir halinde bulunmamaktadır. Bu nedenle sebeplere ilişkin istinaf haklı görülmemiştir.
Davalı vekilinin hükme esas alınan maluliyet raporuna ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Bilindiği üzere Yargıtayın yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli tıp Kurumu 3. İhtisas dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim dalı başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
Buna göre 20/02/2019 tarihinden sonra meydana gelecek kazalar içinse "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" çerçevesinde düzenlenmiş düzenlenmiş sağlık kurulu raporu alınması gerekmektedir.
Mahkemesinde hükme esas alınan 27.08.2022 tarihli ATK 1. İhtisas Kurulunun maluliyet raporunun, kaza tarihi olan 18.07.2020 tarihinde yürürlükte bulunan "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" hükümlerine düzenlendiği ve kaza ile oluşan yaralanma arasında illiyet bağı kurulacak şekilde davacının iş bu kaza nedeni ile %8 oranında kalıcı bir maluliyetinin bulunduğu ve 6 (altı) aya kadar geçici iş görmezliğinin uzayabileceği tespit edilmiştir. Bu nedenle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.
Davalı vekilinin müterafik kusur inidirimine ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nın md. 52. maddesinde düzenlenmiştir. Zarar görenin kusurunun, zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir.
Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir.
Somut olayda davacının 18.07.2020 günü sürücü belgesi bulunmayan sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı araçta yolcu konumunda iken yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Davacının karışan araçta yolcu konumunda olduğu, dava dışı araç sürücü ... ile davacı ...'ın arkadaş oldukları, davacının araca gezmek amacıyla bindiği dikkate alındığında davacının araç sürücüsü ...'in sürücü belgesi bulunmadan aracı kullandığını bilebilecek durumda olduğu dikkate alındığında gerçekleşen kazada sürücü belgesi olmayan kişinin aracına binen davacının zararın artmasına eylemleri ile sebebiyet verdiği, bu nedenle %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği kanaatine varılmıştır.
İlk derece mahkemesince kurulan hükümde %20 oranında hatır taşıması indirimi yapıldığı, yukarıda açıklanan gerekçeyle %20 oranında da müterafik kusur indirimi yapılacağı dikkate alındığında davalının sorumlu olduğu toplam zarar olan 154.833,00 TL 'den (%36) hatır taşıması ve müterafik indirimi yapılması neticesinde, davalının sorumlu olduğu miktarın 99.093,12 TL olduğu anlaşılmıştır. Bu yönüyle davalı vekilinin istinaf başvurusu haklı bulunmuştur.
HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
Yukarıda açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davalı Güvence Hesab vekilinin istinaf başvurusunun bu yönüyle kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 24/11/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353.maddesinin 1.fıkrası (b) bendinin 2.maddesi uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla;
2-Davalılardan ... Sigorta A.Ş.'ye yönelik açılan davanın konusun kalması nedeniyle bu davalı yönünden DAVANIN ESASI İLE İLGİLİ HÜKÜM KURULMASINA YER OLMADIĞINA,
3-Davalı Güvence hesabına yönelik açılan davanın KISMEN KABULÜ ile,
-Geçici iş göremezlik süresi ve ayrıca kalıcı maluliyetten kaynaklanan zarar nedeniyle toplam 99.093,12 TL'nin temerrüt tarihi olan 19/01/2021 gününden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı Güvence Hesabından tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
-Güvence hesabına yöneltilen fazlaya dair taleplerin REDDİNE,
Harç yönünden:
4-a-)Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 6.769,05 TL karar harcından, peşin ve tamamlama harcı olarak yatırılan toplamda 584,38 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.184,67 TL harcın davalı Güvence hesabından tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
b-)İlk derece mahkemesince 24.11.2022 günlü karar ile davalı ...'ndan tahsiline karar verilen harcın davalıdan tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine,
c-)Harç tahsil edilmiş ise tahsil edilen miktarın 7.876,93 TL olduğu ve dairemizce tahsiline karar verilen miktarın ise 6.184,67 TL olduğu gözetilerek fazla tahsil edildiği anlaşılan 1.692,26 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde davalı ...'na aidesine,
5-Düzenlenen sarf kararına göre davalıdan tahsil edilmesi gereken 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı ... tarafından UYAP üzerinden dosyasına yatırılmış olması nedeniyle harç tahsil müzekkeresi yazılmasına yer olmadığına,
Yargılama giderleri yönünden:
6-Davacı tarafından yapılan toplamda 643,68 TL harcın davalı Güvence hesabından alınarak davacıya ödenmesine,
7-Davacı tarafından yapılan Adli Tıp Ücreti, bilirkişi ücreti, tebligat müzekkere gideri olmak üzere toplam 2.555,65 yargılama giderinin davalı Güvence hesabından alınarak davacıya ödenmesine,
8-HMK'nın 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının bulunması halinde ilgililerine iadesine,
Vekalet ücreti yönünden:
9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı Güvence hesabından alınarak davacıya ödenmesine,
10-Kalıcı ve Geçici maluliyete ilişkin red edilen kısmın müterafik kusur ve hatır taşımacılığı indirimi olması nedeni ile davalı ... yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
İstinaf giderleri açısından;
11-Davalı ... tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
12-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
13-Davalı ... tarafından yapılan 166,00 TL istinafa dosya gönderme ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,
14-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince, varsa, istinaf eden tarafça yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre İİK'nın 36/5. fıkrası gereğince yatıran/ sunan tarafa iadesine,
Dair, Anayasa Mahkemesinin 30/01/2025 günlü Resmi Gazetede yayınlanan 2023/182 Esas 2024/203 sayılı 04/12/2024 günlü kararı ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361.maddesi gereğince; ilk derece mahkemesinin karar tarihindeki temyiz sınırı dikkate alınarak, Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 Hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk derece Mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay İlgili Hukuk dairesine TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi. 13.02.2025
Başkan Üye Üye Katip
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.