mahkeme 2023/1506 E. 2025/1881 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/1506
2025/1881
15 Eylül 2025
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1506 - 2025/1881
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1506
KARAR NO : 2025/1881
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
Başkan :
Üye :
Üye :
Üye :
Katip :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : MERSİN 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 03/11/2022
NUMARASI : 2021/... 2022/...
DAVACI : ----
VEKİLİ : Av. ---
DAVALI : SİGORTA
VEKİLİ : Av. I---
DAVANIN KONUSU : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
KARAR TARİHİ : 15.09.2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 15.09.2025
Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03.11.2022 tarih 2021/... Esas 2022/... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... plakalı araç ile davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanmış ... plakalı araç arasında 25.02.2021 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası gerçekleştiğini, bununla beraber yine müvekkile ait ... plakalı araç ile diğer taraf sigorta şirketi tarafından sigortalanmış ... plakalı araç arasından 01.04.2019 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası gerçekleştiğini, ... plakalı araç ... Sigorta A.Ş. tarafından ... sigorta poliçe numarası ile sigortalandığını, kaza neticesinde müvekkile ait ... plakalı araç maddi zarara uğradığını, ve aracında değer azalması oluştuğunu; her iki kazada poliçe sahibi davalı sigorta şirketi olduğunu, müvekkil aracı her iki kaza sonrasın da ... Tic. Ve San A.Ş.- Tarsus Şubesinde tamir edildiğini, söz konusu sigorta şirketine yazılı olarak başvurulduğunu ancak sigorta şirketinden olumlu ya da olumsuz bir cevap alınamadığını, arabuluculuk görüşmelerinde de anlaşma sağlanamadığını, müvekkil aracı üzerinde meydana gelen değer kaybının miktarı henüz taraflarınca tespit edilememiş olduğunu, araç değer kaybı tespit edildikten sonra dava değerini yükseltmek üzere iş bu belirsiz alacak davası ile müvekkil aracında değer kaybının tespit edilerek şimdilik 500,00 TL ' nin davalı sigorta şirketinden tahsili ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davada söz konusu olan vakıalardan bir tanesinin 01/04/2019 tarihinde gerçekleştiğini, haksız fiillerden doğan tazminat alacaklarının, fiil tarihinden itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde ileri sürülmesi gerektiğinden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu araçlardan ... plakalı aracın müvekkili şirkete 01/03/2020-2021 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... numaralı poliçe ile sigortalı olduğunu, dava dilekçesinde bahsi geçen 01/04/2019 tarihli kazaya karıştığı belirtilen, ... plakalı arcın ise 27/12/2018-2019 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... numaralı poliçe ile sigortalı olduğunu , 25/02/2021 tarihli kaza sebebiyle müvekkili sigorta şirketi nezdinde ... nolu hasar dosyası açılmış olup, ... plakalı araçta meydana gelen hasara ilişkin olarak karşı taraf sigorta şirketi ... Sigorta A.Ş'ye 1.5.2021 tarihinde 18.500,09TL, 8.6.2021 tarihinde 961,74 TL, 15.6.2021 tarihinde 2.244,03 TL ödeme yapıldığını, 01/04/2019 tarihli kaza sebebiyle müvekkil sigorta şirketi nezdinde ... nolu hasar dosyası açılmış olup, ... plakalı araçta meydana gelen hasara ilişkin olarak karşı taraf sigorta şirketi ... Sigorta A.Ş'ye 29.4.2019 tarihinde 7.916,00 TL ödeme yapıldığını, dosyada kusur tespitinin yapılmasının gerektiğini, müvekkili şirket tarafından yapılan incelemeler neticesinde davacının aracının mevcut kazadan önce 01/04/2019 tarihinde meydana gelen hasarı ile işbu davaya konu kazada meydana gelen hasarı aynı bölgede olduğunun tespit edildiğini, hasarlı olan parçaların tekrar hasar alması aracın değer kaybına etki etmeyeceğini bu nedenle de davanın reddine karar verilmesini belirterek öncelikle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini, değer kaybı tazminatı talep edilen aracın 01/04/2019 tarihinde de aynı bölgeden hasar gördüğü tespit edildiğinden haksız davanın reddine karar verilmesini, mahkeme aksi kanatte ise davacının aracının daha önce kazaya karışıp karışmadığının tramer kayıtları celp edilerek tespitine, Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporu alınmasına, davacının değer kaybı tazminatı talebine yönelik bilirkişi raporu alınmasına ve yapılacak hesaplamanın Yürülükte bulunan ve Resmi Gazete'de Yayınlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlar Eki uyarınca yapılmasına, huzurdaki dosyaya yürürlükteki 7327 sayılı kanunun uygulanmasına, haksız davanın reddi ile yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Hasarlı parçalar aynı olduğu için aynı parçalarda ve araçta ikinci kez değer kaybı oluşmayacağı, bu nedenle davacının her iki kaza yönünden davalıdan talep edebileceği bir değer kaybı alacağı olmayacağı anlaşılmakla davanın reddine karar vermiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili; Her ne kadar ilk derece mahkemesi 01.04.2019 tarihli kazada müvekkilinin %100 kusurlu olduğunu kabul etmişse de bu kusur oranının hatalı olduğunu, kazaya karışanlarca düzenlenen tutanağa dayanılarak neticeye varıldığını, ancak kazaya ilişkin tutanağa tarafların itiraz ettiğini, itiraza istinaden Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi tarafından düzenlenen rapora göre 01.04.2019 tarihinde meydana gelen kazada tarafların kusurunun %50-%50 olduğunu, ilk derece mahkemesince alınan 06.01.2022 tarihli raporda ise aynı kazada müvekkilinin %100 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, raporlar arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulmasının hatalı olacağını, davalı vekilinin ve kendilerinin Adli Tıp Kurumundan kusur raporu alınması yönünde talepleri olmasına rağmen mahkemenin bu talebi değerlendirmediğini, davalı sigorta şirketi tarafından süresinde cevap dilekçesi verilmediğini, bilirkişi raporunda kazaya ait detayların göz ardı edildiğini, eksik bir inceleme ile rapor düzenlendiğini, müvekkilinin aracında değer kaybı oluştuğunu, her iki kazada da ortak parçaların dışında farklı parçalarında zarar gördüğünü, bu durumun aracın orijinalliğini etkilemiş olduğunu, bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, araç değer kaybı tazminatı istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Davacı vekili kusur raporları arasında çelişki bulunduğunu, davalı sigorta şirketinin cevap dilekçesini süresinde sunmamış olduğundan onun ileri sürdüğü iddialara dayanılamayacağını, davacının aracında değer kaybı oluştuğunu, bu nedenlerle davanın kabulü gerektiğini ileri sürmüştür.
Dosyada mevcut Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi cevabi yazı ekinde bulunan 01/04/2019 tarihli kaza tespit tutanağı incelendiğinde olay yerinde taraflarca tanzim olunan kaza tutanağındaki taraf beyanları nazara alınarak tarafların % 50 kusurlu olduklarının sisteme kaydedilmiş olduğu görülmüş ise de, Mahkemece alınan 06/01/2022 tarihli trafik bilirkişi ve makine mühendisi bilirkişi tarafından tanzim olunan heyet raporunda, ... plakalı otomobil sürücüsü Metin Gürbüz’ün, 01.04.2019 tarihli trafik kazası tespit tutanağının sürücü görüşleri bölümündeki beyanlarında; Mersin'den Erdemli istikametine gittiğini, Çeşmeli ışıklarına geldiğinde yeşil ışık yandığını, hareket ettiğini, sol tarafındaki ... plakalı kamyona aracının uç kısmı ile sürtmesi sonucu hasar oluştuğunu belirttiği, ... plakalı kamyon sürücüsü ...’un, 01.04.2019 tarihli trafik kazası tespit tutanağının sürücü görüşleri bölümündeki beyanlarında; Mersin'den Erdemli istikametinde gittiğini, ışıklarda durduğunu, yeşil yanınca hareket ettiğini, ... plakalı araç kendisinin kullandığı ... plakalı kamyonun sağ tarafına sürterek geçtiğini ve 10 metre ileride durduğunu belirttiği görülmüştür. Dosya içeriğindeki trafik kaza tespit tutanağından yola çıkarak kusur tespitine gidildiğinde; sürücünün kusurunun tespiti açısından üzerinde durulması gereken hususun; kazanın tahmin etmesinin mümkün olup olmadığı, eğer önceden tahmin edilebilecek bir husus ise; sürücüler tarafından kazanın meydana gelmemesi için beklenilen dikkat ve özenin gösterilip gösterilmediğinin, değerlendirilmesi gerektiği, ... plakalı otomobil sürücüsü, kavşakta yeşil ışık yandıktan sonra harekete geçtiği esnada aracın uç kısmı ile sol tarafındaki kamyonun yan tarafına sürttüğünü beyan etmiş olup, tutanaktaki kroki çizimde de otomobilin sürtmeden sonra ileriye çekip durması, kamyonun ise kavşağın içerisinde sürtülme noktasında bekleyip durması dikkate alındığında; otomobil sürücünün sol yan kısmındaki araç trafiğini kontrol etmediği, hareket haline geçerken sola doğru manevra sonucu sürtünmenin meydana geldiği anlaşılmaktadır, otomobil sürücüsünü bu davranış ile dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı hareketi ile meydana gelen kazanın oluşumuna sebebiyet verdiği, ... plakalı kamyon sürücünün ise sağında bulunan otomobilin harekete geçtiğinde aracının sol yan kısmına çarpılmasında kural ihlalinin bulunmadığı; bu kazada ... plakalı otomobil sürücüsünün gerekli dikkat ve özen gösterilse öngörülebilir ve önlenebilir olduğu, buna göre ... plakalı otomobil sürücüsü ... Karayolları Trafik Kanunu’n 84/J ve 67/A maddesindeki hükümleri ihlal ettiği anlaşıldığından kazanın oluşumunda asli ve tam kusurlu olup, kusur oranının ise % 100 oranında olduğu, ... plakalı kamyon sürücüsü ... kazanın oluş şartlarında hatalı tutum ve davranışı bulunmadığından sonuçta atfı kabil kusuru olmadığı belirtilmiş, raporun usul ve yasaya, dosya kapsamına ve olayın oluşuna uygun olduğu kanaatine varılmıştır.
Diğer yandan dosyaya sunulan Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi cevabi yazı ekinde bulunan 25/02/2021 tarihli kaza tespit tutanağı incelendiğinde olay yerinde taraflarca tanzim olunan kaza tutanağındaki taraf beyanları nazara alınarak ... plakalı otomobil sürücüsünün % 100 kusurlu olduğu, ... plakalı otomobil sürücüsünün kusurunun bulunmadığı sisteme kaydedilmiş olup, Mahkemece alınan 22/06/2022 tarihli trafik bilirkişi, makine mühendisi bilirkişi ve sigorta eksperi bilirkişi tarafından tanzim olunan heyet raporunda, ... plakalı kamyon sürücüsü tutanaktaki beyanından; ışıklı kavşağı geçtiğinde sol şeritte iken, sağ şerit üzerinde bulunan ... plakalı otomobil şeridine geçerek otomobilin sol yan arka kısmına çarptığı anlaşılmaktadır. ... plakalı kamyon sürücüsü sürüş esnasında dikkatini yola vermediği, dikkatsiz ve tedbirsiz şekilde sağa yanaşması sonucu meydana gelen kazanın oluşumuna sebebiyet verdiği, ... plakalı otomobil ise şeridinde iken sol şerit üzerinden gelen kamyonun aracının sol yan arka kısmına çarpmasına önleyebilecek imkanının olmadığı; bu kaza da ... plakalı kamyon sürücüsünün gerekli dikkat ve özen gösterilse öngörülebilir ve önlenebilir olduğu, bu nedenle ... plakalı kamyon sürücüsü İsmet Kanlıbıçak Karayolları Trafik Kanunu’n 84/G ve 46/B maddelerindeki hükümlerini ihlal ettiği anlaşıldığından kazanın oluşumunda asli kusurlu olup, kusur oranının ise % 100 oranında olduğu, ... plakalı otomobil sürücüsü Metin Gürbüz kazanın oluş şartlarında hatalı tutum ve davranışı bulunmadığından sonuçta atfı kabil kusuru olmadığı, söz konusu kazadan dolayı davaya konu araç 01/04/2019 tarihinde aynı yerden hasar görerek değer kaybına uğradığı için 25/02/2021 tarihindeki kazasından dolayı değer kaybına uğramadığı belirtilmiş, dosya kapsamı ve olayın oluşu ile uyumlu, usul ve yasaya uygun rapor hükme esas alınarak davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmekle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davanın reddine karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İlk Derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından, peşin yatırılan 179,90 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 435,50 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 15/09/2025
Kürşat KÖYLÜ Elif ÇAĞLAR Tuğba TÜRKER ŞENLİLER Emin ÖZTÜRK
Başkan Üye Üye Katip
42372 95161 122274 135856
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.