Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/138
2025/345
13 Şubat 2025
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/138
KARAR NO : 2025/345
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
NUMARASI : 2020/737 Esas, 2022/504 Karar
DAVACI : ... - ... - Akdeniz/ Mersin
VEKİLLERİ : Av. ... -
Av. ... -
DAVALI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ... -
DAVA : Tazminat (Ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat)
KARAR TARİHİ : 13.02.2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 13.02.2025
Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 22.06.2022 tarih ve 2020/737 Esas, 2022/504 Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 30.01.2013 günü dava dışı sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın seyir halinde iken araçta yolcu olan müvekkili ...'in, aracın sürücüsünün ani fren yapması sonucu yere düşerek başını çarpması ile sonuçlanan yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkili ...'in kazada yaralandığını, meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin yolcu olduğundan kusursuz olduğunu, meydana gelen kaza sebebiyle davacının yaralandığını ve malul olduğunu, davacının niteliklerine bakiye vaşam süresine beden gücü kayıp oranına dava dışı sürücünün kusuruna ve yargılama sırasında toplanacak delillere göre mahkemece yapılacak incelemelere ve tazminat hukuku alanında uzmanlığı bilinen hesap bilirkişisinden alınacak rapora göre 6100 sayılı HMK'nın 107. maddesi uyarınca maddi tazminat hüküm altına alınmasını talep etmiş ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla trafik kazasında yaralanan davacı için 400,00 TL sürekli iş göremezlik, 300,00 TL geçici iş göremezlik ve 300,00 TL geçici bakıcı tazminatı olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi zararının olay tarihindeki sigorta poliçe limitini aşmamak üzere temerrüt tarihinden itibaren işletilecek faizi, yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilİ sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmamış olduğunu ve bu nedenle davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle dava usulden reddedilmesinin gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe teminatı kapsamı ile sınırlı olduğunu, davacının maluliyetinin varlığı ve oranının belirlenmesi hususunun Adli Tıp Kurumu tarafından yerine getirilmesinin gerektiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davanın reddine karar verildiği görüldü.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; dosyaya sunulan12.10.2021 tarihli maluliyet raporuna itiraz ettiklerini, raporun maddi gerçeği yansıtmadığını, İstanbul Adli Tıp Kurumunda müvekkilinin fiziki olarak muayene edilmemiş, adli dosya ve tıbbi evraklar üzerinden raporların tanzim edildiğini ve bu nedenlerle müvekkilinin fiziki olarak muayene edilmesi talepleri olduğunu beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir. 22.04.2022 tarihli kusura ilişkin bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, raporun kazanın oluş şekli ve beyanlarla örtüşmediğini, kazada müvekkilinin yolcu olup, yolcu olan birinin %100 kusurlu gösterilmesinin hayatın olağan akışına ve tüm tazminat hukuku ilkelerine aykırılık teşkil ettiğini, kusura ilişkin olarak Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden, Karayolları Genel Müdürlüğü uzmanlarından oluşan veya İstanbul Teknik Üniversitesi Trafik kürsülerinden oluşturulacak 3 kişilik bir kuruldan bilirkişi raporu alınmasının gerektiğini, tek uzmandan bilirkişi raporu alınmasının Yargıtayın uygulamasına aykırılık teşkil ettiğini, bu nedenlerle kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3 ve 55. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi tazminat davasıdır.
İlk derece mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili istinaf etmiştir.
Davacı vekilinin hükme esas alınan maluliyet raporuna yönelik istinaf başvurusunun değerlenrdilmesinde;
Bilindiği üzere Yargıtayın yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli tıp Kurumu 3. İhtisas dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim dalı başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
Buna göre11/10/2008-01/09/2013 tarihleri arasında gerçekleşen kazalar için "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği" çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu alınması gerekmektedir.
Mahkemesinde hükme esas alınan 11.10.2021 tarihli ATK 2. İhtisas dairesince düzenlenen maluliyet raporunun, kaza tarihi olan 30.01.2013 tarihinde yürürlükte bulunan 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği" hükümlerine düzenlendiği ve kaza ile oluşan yaralanma arasında illiyet bağı kurulacak şekilde davacının iş bu kaza nedeni ile kalıcı bir maluliyetinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Bu nedenle davacı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.
Davacı vekilinin hükme esas alınan kusur raporuna ve oranına yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
Somut olayda, dava dışı sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı toplu taşıma minibüsü ile Kocavilayet'ten Çarşı istikametine seyir halinde iken Zeytinlibahçe Caddesine geldiğinde önüne bir araç çıkınca araca çarpmamak için ani fren yapması sonucu araç içerisinin arka kısmında yolcu olarak bulunan ...'in oturduğu koltuktan öne doğru fırlaması sonucu yolcunun yaralanması ile sonuçlanan yaralamalı trafik kazası meydana geldiği anlaşılmıştır.
Dosyada mevcut olan bilgi ve belgelerden, toplu taşıma minibüsü seyir halinde iken aniden önüne çıkan araca çarpmamak için ani frenleme yaptığı, bunun sonucu olarak en arka kısmındaki koltukta oturan yolcunun ani frenleme sonucu koltuktan ön tarafa doğru düşerek yaralandığı sürücü ve yolcunun ifadesinden anlaşılmaktadır. Kazanın meydana gelmesinde asıl etkenin minibüsün önüne çıkan araç olduğunu ve minibüs şoförünün burada kişilerin güvenliğini sağlamak adına fren yapmasıdır. O halde minibüs sürücüsünün meydana gelen olavda kural ihlalinin bulunmadığı, yolcunun ise toplu taşıma araçlarında yolculuk sırasında kendi güvenliklerini azami ölçüde sağlamak zorunda olmasıdır, yani en arka koltukta oturduğu sıranda ön kısmının boş olması nedeni ile olası frenleme olması nedeni ile kendi koruyucu askı aparatları ve kolluklardan tutarak sağlamak zorundadırlar. Yani yolcunun, minibüs içerisinde güvenliği için sağlanmış ekipmandan yararlanarak yolculuk sırasında olabilecek muhtemel fren, sarsıntı gibi hallere karşı kişisel koruma önlemlerini alması gerekirken, bu tedbirde geç kaldığı bu kaza da yolcunun gerekli dikkat ve özen gösterilse öngörülebilir ve önlenebilir olduğu kanaati ağırlık kazanmıştır.
Bu nedenle kazanın gerçekleşmesinde davacının aslı ve %100 oranında kusurlu olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.
HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın yazılı şekilde karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İlk Derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 80,70 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 534,70 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, Anayasa Mahkemesinin 30/01/2025 günlü Resmi Gazetede yayınlanan 2023/182 Esas 2024/203 sayılı 04/12/2024 günlü kararı ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361.maddesi gereğince; ilk derece mahkemesinin karar tarihindeki temyiz sınırı dikkate alınarak, Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 Hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk derece Mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay İlgili Hukuk dairesine TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi. 13.02.2025
... ... ... ...
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.