mahkeme 2022/390 E. 2024/463 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/390

Karar No

2024/463

Karar Tarihi

27 Şubat 2024

T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ ESAS-KARAR NO: 2022/390 - 2024/463
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2022/390
KARAR NO : 2024/463

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/09/2021
NUMARASI : ... Esas, ... Karar

DAVACILAR : 1- ...
2- ...
VELİSİ 3- ...
VEKİLİ : AV. ...
DAVALI : 1- ...
VEKİLİ : AV. ...
DAVALI : 2- ...
VEKİLLERİ : AV....
AV....
DAVA : Tazminat

Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. ... K. Sayılı Dosyası
DAVACI : 1- ...
VEKİLİ : AV. ...
DAVALI : 1- ...
VEKİLİ : AV. ...
DAVALI : 2- ...
VEKİLLERİ : AV....
AV. ...
DAVA : Tazminat

KARAR TARİHİ : 27/02/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 27/02/2024

.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 22/09/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Asıl dosyada davacılar (..., ... ve ...) vekili 30.04.2018 tarihli dilekçe ile davalı taraf aleyhine belirsiz alacak davası açmıştır. Dilekçeye göre; 13.01.2018 tarihinde Gaziantep-Şanlıurfa otoyolunda meydana gelen kazada davacıların murisi-desteği ... vefat etmiştir. Kazaya karışan ... plakalı aracın ZMM poliçesi davalı ... ... Sigorta ve ... plakalı çekicinin ZMM poliçesi davalı ... Sigorta tarafından düzenlenmiştir. Müteveffanın ölümü ile eşi ve çocuğu olan davacıların uğradığı destekten yoksun kalma zararının tazmin edilmediği ileri sürülerek fazlaya ilişkin haklar saklı olmak üzere 1.000 TL (her davacı için 250 TL ile 250 TL cenaze ve defin gideri) maddi tazminatın dava tarihinden itibaren uygulanacak ticari faizi ile birlikte davalılardan müteselsil olarak alınarak davacılara verilmesine karar verilmesi talep edilmiştir.
Davacılar vekili 10.10.2019 tarihli dilekçe ile talebini davacı ... için 206.820,39 TL, davacı ... için 53.703,18 TL ve davacı ... için 62.596,81 TL’ye çıkarmıştır.
Birleşen ... esas sayılı dosyası ile davacı ... (desteğin annesi) vekili 13.01.2020 tarihinde aynı davalılara karşı maddi tazminat davası açmıştır. Dilekçede aynı maddi vakıalara dayanılarak 99.147,60 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren uygulanacak yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsil olarak alınarak davacılara verilmesine karar verilmesi talep edilmiştir.
CEVAP: Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesi ile davanın reddini savunmuştur. Dilekçeye göre; ... plakalı aracın 24.02.2017/2018 dönemi ZMM poliçesi davalı tarafından düzenlenmiştir. Davalının temerrüde düşürülmediği belirtilerek davanın reddi talep edilmiştir.
Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesi ile davanın reddini savunmuştur. Dilekçeye göre; ... plakalı aracın ZMM poliçesi davalı tarafından düzenlenmiştir. Kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsün kusurlu olmadığı belirtilerek davanın reddi talep edilmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece asıl dosyadaki davanın kabulü ile, davacı ... için 206.820,39 TL, davacı ... için 53.703,18 TL ve davacı ... için 62.596,81 TL’nin müteselsil olarak davalılardan alınarak davacıya verilmesine, hükmedilen tutarlara dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, Birleşen dosyadaki davanın kabulü ile, 99.147,60 TL’nin müteselsil olarak davalılardan alınarak birleşen dosya davacısına verilmesine. Hükmedilen tutarın dava tarihinden itibaren uygulanacak yasal faizinden davalı ... Türk Sigortanın ve 27/03/218 tarihinden itibaren uygulanacak yasal faizinden davalı ... ... Sigortanın müteselsil olarak sorumlu olmasına karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş vekili; Davayı kabul anlamına gelmemek kaydı verilen kararda, kusur oranları arasındaki çelişki giderilmediğini ceza dosyasında kusur izafe edilmeyen, hakkında hüküm dahi kurulmayan, kaza anında şok geçirmiş olan ve aracı ters dönmüş vaziyette olan sigortalısının hukuk davasında kusurlu bulunmasının kabul edilemez olduğunu, poliçe limiti dikkate alınmaksızın hüküm kurulduğunu, kararda poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla ibaresi dahi yer almadığını, dosyada yer alan bilirkişi raporları açıkça çelişkili olduğu halde vefat eden sürücünün %40 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek net bir oran belli olmadan yapılan hesaplamanın kabulünün mümkün olmadığını, ters dönmüş aracın içinde olan kişi için tedbir yükümlülüğünü yerine getirmemiş olmasından dolayı kusurlu bulunmasının hukuka aykırılık teşkil ettiğini, mütevefanın gelirinin resmi belgelerle kanıtlanması aksi takdirde asgari ücret olarak alınması gerektiğini, davacıların kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerektiğini, öncelikle söz konusu kazanın iş kazası olup olmadğının davacı tarafa peşin sermaye değerli gelir bağlanıp bağlanmadığının, herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı hususunun sorulması gerektiğini, başvuru üzerine ödeme yapılarak sorumluluğun yerine getirildiğini, müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini, hükme esas alınan hesap raporunun kabulü mümkün olmadığını, hesaplamanın 1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Karara karşı davalı ... Türk Sigorta A.Ş vekili; Hükme esas alınan kusur bilirkişi raporu denetime elverişli olmadığı gibi, hüküm kurmaya da elverişli olmadığını, kaza tespit tutanağı ve 17.12.2018 tarihli bilirkişi raporu ile soruşturma dosyasında alınan raporlarda sigortalı araç sürücüsü kusursuz bulunmasına rağmen 22.04.2019 tarihli raporda %30 kusurlu bulunması arasında açık bir çelişki mevcut olduğunu, kaldı ki ilk kazanın meydana gelmesinde de sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını,zarar görenin müterafik kusurunun bulması durumunda tazminattan uygun bir oranda indirim yapılması gerektiğini, bu oran belirlenirken zararın meydana geliş biçimi, zarar görenin müterafik kusurunun zararın meydana gelmesi ve artmasındaki etkisi dikkatle değerlendirilmeksizin tesis olunan hükmün kaldırılması gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün fiilinin ayrı diğer araç sürücüsünün fiilinin ise ayrı olduğundan, her iki fiilden doğan sorumluluk ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini, Mahkemece poliçe teminatını aşar şekilde tazminata hükmedilmiş olmasının hatalı olduğunu, müteveffanın hesaplanan gelirinin tümünün davacılar arasında pay edilmiş ise de destek payları belirlenirken davacı olsun- olmasın tüm hak sahipleri gözetilerek destek hesabı yapılması gerektiğini, hesap raporunun hatalı olduğunu, olayın iş kazası teşkil edip etmediği incelenmediğini, salt beyana dayalı gelir tespiti, usul ve yasaya uygun olmadığı, birden fazla davacının birlikte dava açması ve tek vekille temsil edilmeleri halinde, davanın kabul edilen bölümü üzerinden davacılar yararına tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, ancak rapor hesap tarihinden itibaren faiz talep edebileceğinden dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava ve birleşen dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 53/1-3, 55 ve 56. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, destekten yoksun kalınması ile cenaze ve defin giderlerine ilişkin maddi tazminat davasıdır.
İlk derece mahkemesince, davanın ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf edilmiştir.
Davalılar vekillerinin kusur durumuna yönelik istinaf başvurularının birlikte incelenmesinde;
Tüm dosya kapsamının incelenmesi neticesinde; 13.01.2018 tarihinde saat 02.35 sıralarında ilk kazanın meydana geldiği anlaşılmaktadır. Sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile otoyolda seyir halindeyken otomobilinin ön kısımları ile aynı istikamette önünde seyreden sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın sol arka kısımlarına çarpmış, bunun sonucunda otomobilin tavanı üzerine devrilerek ters şekilde otoyolun orta şeridinde durmuştur. Bu şekilde meydana gelen ilk kazada ... plakalı araç sürücüsü ...'nin arkadan çarpma kuralını ihlal ettiğinden tam kusurlu olduğu anlaşılmaktadır.
İlk kazanın meydana gelmesinin ardından ... plakalı araç otoyolda ters dönmüş şekilde durduğundan ve sürücüsü yaralı olup hastaneye kaldırıldığından bu araç otoyol ortasında kalmış, ... plakalı araç ise sürücüsü tarafından emniyet şeridine çekilmiştir.
İlk kazanın meydana gelmesinden yaklaşık 15-20 dakika kadar sonra dava konusu ikinci kazanın meydana geldiği anlaşılmaktadır.
İlk kaza ile ikinci kaza arasındaki süreçte ilk kazayı gören kalabalık insan topluluğu kişiler tarafından cep telefonu ışıkları, el feneri gibi aydınlatma ışıkları ile başka bir kazanın oluşmasını engellemek amacıyla ikazlar yapılmış ve otoyoldan geçmekte olan araçlar ışıklandırmalı uyarılar sayesinde güvenli bir şekilde kaza yerinden geçmiştir.
Ancak ilk kazadan yaklaşık 15 dakika kadar sonra saat 02.50 Sıralarında müteveffa sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonu ile orta şeritte seyir halindeyken olay yerine geldiğinde daha önce gerçekleşen kaza nedeniyle tavanı üzerinde ters dönmüş şekilde durmakta olan ... plakalı aracı geç fark etmesinden dolayı, direksiyonunu sola doğru kırsa dahi kurtaramayarak, bu araca çarptıktan sonra direksiyon hakimiyetini kaybederek ilk kaza nedeniyle banket üzerinde duraklayan ... plakalı araca, ... plakalı araca, ... plakalı araca çarpmış ve müteveffa sürücü kamyondan fırlayarak vefat etmiştir.
İkinci kazanın meydana gelmesine zemin oluşturan sebebinin ilk kaza nedeniyle orta şeritte ters dönmüş şekilde duran araç olduğu anlaşılmakta ise de aracın kazadan sonra sürüklenme mesafesi dikkate alındığında trafik kaza tespit tutanağında da belirtildiği gibi müteveffa sürücü ...'ün idaresindeki ... plakalı kamyon ile orta şeritte hızlı bir şekilde seyir halinde olduğu anlaşılmaktadır.
İlk kazanın oluşmasında kusurlu olduğu anlaşılan ... plakalı araç sürücüsü ...'nin kazadan sonra hastaneye kaldırılmış olması nedeniyle önlem alma imkanının bulunduğundan söz etmek mümkün değildir. Zira ilk kaza ile ikinci kaza arasında geçen kısa zaman dilimi, ilk kazadan sonra olay yerine gelen diğer kişiler tarafından ışıklı uyarılar ile gelen araçların uyarıldığı ve ... dışındaki diğer sürücülerin bu uyarıları dikkate alarak kaza yerinden güvenli bir şekilde geçmiş oldukları da göz önüne alındığında, müteveffa sürücü ...'ün kaza nedeniyle uyarıcı levha-ışıklandırma vs gibi önlemlerin alınmış olması ihtimalinde dahi yola gereken dikkat ve özeni göstermeksizin hızla seyrettiği yolda kazanın meydana gelmesinin kaçınılmaz olduğu kanaatine varılmıştır. Zira bu sürücü hakkında yürütülen soruşturmada dahi kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir. Bu itibarla davalı ... Sigorta A.Ş sigortalısı ... plakalı araç sürücüsü ...'nin davaya konu ikinci kazanın meydana gelmesinde taksir derecesine varın önlenebilir nitelikte kusurlu bir davranışı bulunmadığı anlaşıldığından davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İlk kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsü ...'in kusuru bulunmamaktadır. Eldeki davaya konu ikinci trafik kazasına yönelik yürütülen ceza davasında, ... 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... E. ... K. Sayılı kararı ile "Sanık ...'in kaza sonrasında trafik güvenliği için gerekli tedbirleri almak zorunluluğuna aykırı davranmak suretiyle tali kusurlu olduğu, sanık ...'in her ne kadar 2. Kazanın oluşumunda eylemi bulunmasa da sonucun gerçekleşmesini engellemek için üzerine yüklenen eylemi gerçekleştirmeyerek sonucun oluşmasına sebebiyet vermek suretiyle gerçekleşen sonuçla sanığın eylemsizliği arasında illiyet bağı kurulduğu.." gerekçesiyle ... plakalı araç sürücüsü ... yönünden mahkumiyet kararı verilmiş ise de TBK 74 maddesi" Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz." şeklindedir

Dosyada bulunan ve ceza dosyasında alınan kusur raporları arasında çelişki bulunduğu anlaşılmakta, olayın oluşu ile alınan kusur raporlarının uyumlu olmadığı kanaatine varılmaktadır.
TBK.74 maddesinde haksız eylemin “kusur” öğesi konusunda hukuk hakimine tanınan yetkiler iki bölüm olup, birincisi “kusur bulunup bulunmadığına”, öteki “kusurun derecesini ve zararın tutarını belirlemeye” ilişkindir. Maddenin ilk cümlesine göre “kusurun varlığını” araştırmada yetkileri sınırlı olan hukuk hakimi, maddenin ikinci cümlesine göre “kusurun derecesini ve zarar tutarını belirlemede” tam bağımsız kılınmıştır.
HMK 266 madde (HUMK 275 md.) hükmüne göre kusur oranlarının belirlenmesi teknik değil hukuki bir konudur. Elde edilen teknik bulgulara göre hakim bu oranı belirlemede ihlal edilen kuralları gözönüne almalıdır. " (Yargıtay 17. HD'nin 2018/6414 2020/4951 E-K sayılı kararı)
Buna göre yukarıda anılan TBK 74 maddesi ile HMK 266. Maddeleri ve Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin anılan kararları bir arada değerlendirildiğinde kusur oranlarının belirlenmesi konusunda mutlak rapor alınması zorunlu olmadığı gibi bu alınan raporların da herhangi bir şekilde bağlayıcılığı bulunmamaktadır, dosya arasındaki bilgilerden kazanın ne şekilde gerçekleştiği belirlenebiliyor ise kusur oranın hakim tarafından belirlenmesi gerekmektedir.
... 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... E. ... K. Sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda sanık ... hakkında, sanığın kaza sonrasında trafik güvenliği için gerekli tedbirleri almak zorunluluğuna aykırı davrandığı gerekçesiyle tali kusurlu olduğu kabul edilerek, taksirle ölüme/yaralamaya sebebiyet vermek suçundan neticeten adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun anılan hükmü uyarınca ceza mahkemesinin belirlediği kusur oranı ve kararı hukuk hakimini bağlamayacağından ancak ceza davasında tespit edilen kusurun varlığına ilişkin maddi olgu olan sanık sürücü ...'in trafik güvenliği için gerekli tedbirleri almadığı hususunun hukuk hakimini bağlayacağı kabul edilerek değerlendirme yapılmalıdır ki bu husus sürücü ...'in ceza yargılamasındaki beyanlarında da kabul edilmiş olup sabittir.
Bu nedenle; üzerinde durulması gereken husus, sürücü ...'in kazanın ardından trafik güvenliği için gerekli tedbirleri almamış olmasının ikinci kazanın gerçekleşmesine sebebiyet verip vermediği, zararın meydana gelmesinde müteveffanın ağır kusurunun bulunup bulunmadığıdır.
Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nın md. 52. maddesinde (Borçlar Kanunu'nun 44.) düzenlenmiştir. Zarar görenin kusurunun, zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir.
Soruşturma aşamasında beyanları alınan ve ilk kazanın ardından araçlarını yolun kenarına park ettikten sonra arkadan gelen araçları kaza yapmamaları için cep telefonu ışığı, fenerler vs yardımıyla uyarmaya çalışanlar arasında yer aldığını belirten tanıklar ... ve ... ile orta şeritte takla atan otomobili görünce aracını emniyet şeridine çektiğini beyan eden tanık ... beyanları dikkate alındığında, ... plakalı araç sürücüsü ...'in kazanın ardından güvenlik tedbiri almamış olması halinde dahi, ilk kazayı gören kişiler tarafından kısa süre zarfında alınabilecek önlemlerin alınmasına rağmen müteveffa sürücü ...'ün yola gereken dikkatini vermemesi ve çok hızlı seyretmesi nedeniyle ikinci kazanın meydana geldiği kanaatine varılmakla müteveffa ...'ün kazanın meydana gelmesinde ağır kusurlu olduğu ve zarar görenin bu ağır kusurunun sürücü ...'in trafik güvenliği için gerekli tedbirleri almamasına dair kusurunu ortadan kaldıracağı kanaatine varılmakla, davalı ... Sigorta A.Ş sigortalısı ... plakalı araç sürücüsü ...'in zararın meydana gelmesindeki kusurunun ortadan kalkmış olması nedeniyle davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir. Ayrıca TBK 52. Maddesi uyarınca takdiren verilen red kararı gereğince bu davalı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmolunmamasına karar vermek gerekmiştir.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
HMK 353/1-b-2 maddesine göre" Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilebileceği düzenlenmiştir. Dosya kapsamına göre yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığı, davalılar vekillerinin istinaf başvurusu ayrı ayrı haklı görülmekle davanın reddine hükmolunmak üzere yeniden hüküm kurulmak suretiyle HMK'nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaatiyle heyete sunulur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalılar ... Sigorta A.Ş vekili ile ... Türk Sigorta A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı KABULÜ ile
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 22/09/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2-Davanın ve Birleşen Davanın ayrı ayrı REDDİNE,
3-Asıl Dava Yönünden; a-)Harçlar Kanunu uyarınca davacılardan alınması gereken 427,60 TL karar harcının, peşin yatırılan 35,90 TL harç ile ıslah ile yatırılan 5.506,00 TL harç olmak üzere toplam 5.541,90 TL harçtan mahsubu ile bakiye 5.114,30 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine,
b-)İlk derece mahkemesince 22.09.2021 günlü karar ile davalılardan tahsiline karar verilen harcın davalıdan tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine,
c-)Harç tahsil edilmiş ise tahsil edilen miktarın yatıran tarafa iadesine
4-a-)Davalı ... Sigorta A.Ş kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00TL vekalet ücretinin davacı ...'ten alınarak bu davalıya verilmesine,
b-)Davalı ... Sigorta A.Ş kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00TL vekalet ücretinin davacı ...'ten alınarak bu davalıya verilmesine
c-)Davalı ... Sigorta A.Ş kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00TL vekalet ücretinin davacı ...'ten alınarak bu davalıya verilmesine
5- Davalı ... Türk Sigorta A.Ş kendisini vekille temsil ettirmiş ise de TBK 52. Maddesi uyarınca takdiren verilen red kararı gereğince bu davalı lehine vekalet ücretine hükmolunmasına yer olmadığına,
6-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7-HMK'nın 333. Maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının bulunması halinde ilgililerine iadesine,
8-Birleşen Dava Yönünden; a-)Harçlar Kanunu uyarınca davacıdan alınması gereken 427,60 TL karar harcından, peşin yatırılan 338,64 TL harcın mahsubu ile bakiye 88,96 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
b-)İlk derece mahkemesince 22.09.2021 günlü karar ile davalılardan tahsiline karar verilen harcın davalıdan tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine,
c-)Harç tahsil edilmiş ise tahsil edilen miktarın yatıran tarafa iadesine,
4-Davalı ... Sigorta A.Ş kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00TL vekalet ücretinin birleşen dava davacısı ...'ten alınarak bu davalıya verilmesine,
5- Davalı ... Türk Sigorta A.Ş kendisini vekille temsil ettirmiş ise de TBK 52. Maddesi uyarınca takdiren verilen red kararı gereğince bu davalı lehine vekalet ücretine hükmolunmasına yer olmadığına,
6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7-HMK'nın 333. Maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının bulunması halinde ilgililerine iadesine,
İstinaf giderleri açısından;
7-Davalılar ... Sigorta A.Ş ile ... Türk Sigorta A.Ş tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
8-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
9-Davalı ... Türk Sigorta A.Ş tarafından yapılan 108,60 TL istinafa dosya gönderme ücretinin davacılar ve birleşen dosya davacısından alınarak bu davalıya verilmesine,
10-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 27.02.2024

Başkan

Üye

Üye

Katip

İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim