Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/3405

Karar No

2025/320

Karar Tarihi

10 Şubat 2025

T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/3405 - 2025/320
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2022/3405
KARAR NO : 2025/320

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : MERSİN 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/10/2022
NUMARASI : 2022/351 Esas, 2022/774 Karar

DAVACI/ TEREKE İDARE
MEMURU : ... ( ÖLÜ) tereke memuru sıfatıyla ... (
VEKİLİ : Av. ... -
DAVALILAR : 1- ... SİGORTA A.Ş. - Kadıköy/ İSTANBUL
VEKİLİ : Av. ... - Kadıköy/ İSTANBUL
: 2- ... - Toroslar/ MERSİN
3- ... - Mersin / MERSİN
VEKİLİ : Av. ... - Akdeniz/ MERSİN
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ : 10/02/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 11/02/2025

Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 18/10/2022 tarih ve 2022/351 Esas, 2022/774 Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 26/10/2015 tarihinde davalı ...'in sevk ve idaresindeki davalı ...'a ait ve davalı sigorta şirketine sigortalı olan ... plakalı aracıyla sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı çekici ( çekiciye takılı ... plakalı yarı römork) ile çarpıştığını, savrularak yaya bulunan müvekkili ...'e ve elektrik direğine çarptığı kazada müvekkilinin ağır yaralandığını, trafik kaza raporuna göre davalı sürücü ...'in birinci derecede kusurlu bulunduğunu, ... ve müvekkili ...'in olayda kusurunun olmadığının tespit edildiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, çalışma gücü ve efor kaybından 1.000,00 TL, tedavi süresince çalışamadığı günler için 1.000,00 TL olmak üzere toplam 2.000,00 TL maddi, ayrıca 70.000,00 TL manevi zararın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
CEVAP: Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve yersiz olduğunu, kusur tespiti için dosyanın Adli Tıpa gönderilmesini, ayrıca davacının 70 yaşında olup yaşı itibariyle pasif dönemde olduğunu, davada esas alınması gereken kazanıcın kaza tarihindeki kazanç tutarı olduğunu, davacının bu tarihe ilişkin hiç bir kayıt ve belge sunmadığını, bunun nedeninin de davacının emekli olmuş olması ve dava dilekçesinde belirttiklerinin aksine faal bir işinin olmadığını, davacı tarafça talep edilen manevi tazminat tutarının da oldukça fahiş bir tutar olduğunu, ayrıca müvekkili ...'ın sadece ruhsat sahibi olduğunu ve kazanın meydana gelmesinde bir illiyet bağı olmadığı gibi aleyhine manevi tazminata hükmedilecek bir haksız eyleminin de mevcut olmadığını, bu nedenlerle manevi tazminatın da koşullarının oluşmadığını belirterek, haksız ve yersiz davanın reddini istemiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu mahkemeleri olduğunu, davacının talep ettiği iş göremezlik tazminatının trafik sigortası genel şartları gereği teminatı dışında olduğunu davacının zararını ispat etmesi gerektiğini, davanın kabulü anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçede yazılı limitle sınırlı olduğunu, kaza tarihinde geçerli poliçe teminatının 290.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirkete davadan önce başvuru yapılmadığını, söz konusu olayın haksız fiilden kaynaklandığını, taraflar arasında ticari bir ilişkinin de mevcut olmadığını, bu nedenle davacının ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edebileceğini, müvekkili şirketin davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden vekalet ücreti ile mahkeme masraflarından da sorumlu olmayacağını belirterek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece davacının sürekli iş göremezlik tazminat talebinin reddine, davacının geçici iş göremezlikten kaynaklı tazminat talebinin kabulüne, 3.999,65 TL maddi tazminatın davalılar ... ve ...'dan olay tarihi olan 26/10/2015 tarihinden itibaren, davalı Sigorta şirketinden dava tarihi olan 02/03/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacının terekesine verilmesine, davacının manevi tazminat talebinin, davalı sigorta şirketi yönünden reddine, davacının manevi tazminat talebinin, davalılar ... ve ... yönünden kısmen kabul kısmen reddine, 3.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... dan olay tarihi olan 26/10/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacının terekesine verilmesine, davacının fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalılar ... ve ... vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; Öncelikle dava safahatındaki tüm beyan ve itirazlarının aynen tekrar ettiklerini ve bu itirazların istinaf nedenleri sayılmasını, asıl davacı ... dava sürerken vefat ettiğini, ...'in vefatı üzerine mirasçıları reddi miras yaptıklarını, geçerli bir vekalet ilişkisi doğmadan, geçerli bir vekalet olmadan davanın devam ettirildiğini, tasfiye memuru ... tarafından Kilis 2. Noterliği'nin 07.07.2022 tarih ve 10715 yevmiye vekaletnamesi ile Av. ...'e verdiği vekaletnamenin geçerli bir vekaletname olmadığını, tereke'nin tasfiye memurunun kendi aldığı bir karar ve yetki ile vekaletname verme yetkisine sahip olmadığını, ancak satış memurluğunun bağlı olduğu Sulh Hukuk Mahkemesi hakimininin vereceği yetki ile devredebilir veya tevkil edebilir olduğunu, ...'in emekli olduğunu, davacı tarafça bu nedenle kazanca ilişkin herhangi bir belgenin sunulamadığını, kabule ilişkin kararın gerekçenin açıklanmadığını, davacının vefatı ve mirasçılarınında mirası reddetmeleri nedeni ile manevi tazminata ilişkin bir hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, davacının sürekli iş göremezlik tazminat talebinin reddine dair hüküm kurmasına karşın bu yönden taraflarına vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasının da usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazasına dayalı maluliyetten kaynaklanan iş gücü azalması veya yitirilmesinden doğan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararı davalılar ... ve ... vekili istinaf etmiştir.
Davalılar vekilinin yargılama gideri ve vekalet ücretine yönelik istinaf başvurularının incelenmesinde;
Davalılar vekili davacı mirasçıları ... ve ...'in aktif dava ehliyetleri ortadan kalkmış olmasına rağmen vekalet ücreti ve yargılama giderlerinde davacılar şeklinde hüküm kurulmuş olmasının hatalı olduğunu, ayrıca davacının kalıcı maluliyeti bulunmadığından kalıcı iş göremezlik tazminatı talebinin reddine karar verilmiş olmasına rağmen lehine vekalet ücreti verilmemesinin de hatalı olduğunu savunmuştur.
Dosya kapsamı incelendiğinde, müteveffa davacı ...'in mirasçılarının Kilis 1.Noterliği'nin 26/11/2018 tarih ve 18729 yevmiye numaralı mirasçılık belgesine göre ... ve ... olduğu, mirasçıların Kilis Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/1070 Esas, 2019/80 Karar sayılı, 07/02/2019 Tarihli ilamıyla davacı müteveffanın mirasını kayıtsız şartsız reddettikleri ve buna ilişkin mahkeme ilamının tarafların hükmü istinaf etmemesi üzerine 05/02/2019 tarihinde kesinleşmiş olduğu anlaşılmıştır. Buna göre kurulan hükümde yalnızca davacı olarak ... terekesinin belirtilmesi gerekmekte olup buna ilaveten ... ve ...'in iş bu dosyada artık davacı mirasçı/ taraf sıfatlarının bulunmaması nedeniyle gerekçeli karar başlığından da kaldırılması gerektiği kanaatine varılmış, davalılar vekilinin bu yönlü istinaf başvurusu yerinde görülmüştür.
Diğer yandan dosya kapsamına alınan Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın 23/08/2017 tarih ve 12911 sayılı raporunda, davacı/ müteveffa ...'in dava konusu trafik kazası nedeniyle kalıcı maluliyetinin oluşmadığı belirtilmiş olmakla, mahkemece kalıcı iş göremezlik tazminatı talebinin reddine dair hüküm kurulmuş olduğu görülmüştür. Buna göre reddine karar verilen 1.000,00 TL'lik tazminat talebi nedeniyle davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmekte olup, davalılar vekilinin bu yönlü istinaf başvurusu da yerinde görülmüştür.
Davalılar vekilinin davalı ...'ın manevi tazminattan sorumlu tutulamayacağına yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Davalılar vekili, davalı ...'ın araç maliki olması sebebiyle davacının uğradığı zararda kusuru bulunmadığından manevi tazminattan sorumlu tutulmaması gerektiğini savunmuştur.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 88. Maddesinde de "Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur" düzenlemesine yer verilmiş olup; motorlu araçların işletilmesi neticesi üçüncü kişinin zarar görmesi durumunda o aracın işleteni, aracın sürücüsü ve varsa teşebbüs sahibinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu; ayrıca, birden fazla kişinin zararı tazmin ile yükümlü olması durumunda, zarar görene karşı müteselsil sorumlu oldukları belirtilmiştir. Bu haliyle Karayolları Trafik Kanunu, trafik kazaları neticesi doğacak zarar sorumluluğunda müteselsillik esasını benimsemiştir.

Müteselsil borçluluk, birden fazla borçlunun her birinin, alacaklıya borcun tamamını ifa etmekle yükümlü olduğu, borçlulardan birinin edimi yerine getirmesi halinde borcun sona erdiği ve buna bağlı olarak diğer borçluların da borçtan kurtuldukları bir birlikte borçluluk halidir. Alacaklı, müteselsil sorumlulardan her birinden tazminat borcunun tamamını veya bir kısmını ifa etmelerini talep edebilecektir. Müteselsil sorumlular ise ödedikleri miktarı kendi iç ilişkilerinde kusurları oranında birbirlerinden talep edebileceklerdir.
Bu açıklamalar doğrultusunda, dava konusu trafik kazasına karışan kusurlu araç maliki/ işleteni, bu aracın Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesini düzenleyen sigorta şirketi ve aracın sürücüsü tarafından müştereken ve müteselsilen karşılanması gerektiği, davalı ...'ın dava konusu edilen trafik kazasında işleteni olduğu ... plaka sayılı aracın kazanın oluşumu nedeniyle tam kusurlu olduğu ve oluşan zarardan sorumlu olduğu anlaşılmakla davalılar vekilinin bu yöndeki istinaf sebebinin reddi gerekmiştir.
Davalılar vekilinin müteveffa davacının mirasçılarının mirası reddetmesi sebebiyle artık davaya devam edilmemesi gerektiğine ve tereke temsilcisinin geçerli bir vekaletname sunmamış olduğuna yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Her ne kadar müteveffa davacı ...'in mirasçılarının müteveffanın mirasını kayıtsız şartsız reddettikleri ve buna ilişkin mahkeme ilamının da kesinleşmiş olduğu görülmüş ise de, TMK'nın 612.maddesine göre mirasın en yakın mirasçılar tarafından reddi durumunda terekenin iflas hükümlerine göre resmi olarak tasfiye edilmesi, buna göre de terekeye bir temsilci atanması ve temsilci tarafından davaya devam olunması gerekmektedir. Dosya kapsamı incelendiğinde, müteveffa davacının terekesinin resmi tasfiyesine başlanıldığı, buna ilişkin olarak Kilis Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/23 Tereke ve 2020/7 Karar sayılı kararı ile terekeye Kilis İcra Müdürünün temsilci olarak atandığı anlaşılmaktadır.
Diğer yandan tereke temsilcisi olarak atanan Kilis İcra Müdürü ...'in Kilis Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/23 Tereke ve 2020/7 Karar sayılı kararını eklemek suretiyle HMK'nın 76.maddesine uygun şekilde dairemizin 2021/609 Esas, 2022/674 Karar sayılı kaldırma ilamı doğrultusunda noterden aldığı vekaletnameyi dosyaya sunmuş olduğu görülmekle davalılar vekilinin bu yönlü istinaf başvurularının da reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalılar vekilinin hesap raporuna yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Davacı müteveffanın yapılan sosyal ekonomik durum araştırması neticesinde kollukça emekli olduğunun bildirildiğini, dosyada inşaat mühendisi olduğuna ilişkin hiçbir delil olmamasına rağmen ek hesap raporunda inşaat mühendisi olup müteahhitlik yaptığı belirtilerek hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu ileri sürmüş ise de, davacı vekilince dosyaya davacıya ait 2014 yılının gelir vergisi beyannamesi sunulmuş olup yapılan incelemede davacının ticari kazancına ilişkin bildirimin kaynağı olan faaliyet konusunun 431301 kodu (inşaat, delme sondaj) olduğu anlaşılmakla davalılar vekilinin bu yönlü istinaf başvurusu da yerinde görülmemiştir.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
Yukarıda açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davalı ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABUL - KISMEN REDDİ ile,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 18/10/2022 tarih ve 2022/351 Esas, 2022/774 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2-Davacının sürekli iş göremezlik tazminat talebinin REDDİNE,
3-Davacının geçici iş göremezlikten kaynaklı tazminat talebinin KABULÜNE,
-3.999,65 TL maddi tazminatın davalılar ... ve ...'dan olay tarihi olan 26/10/2015 tarihinden itibaren, davalı Sigorta şirketinden dava tarihi olan 02/03/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacının terekesine verilmesine,
4-Davacının manevi tazminat talebinin, davalı sigorta şirketi yönünden REDDİNE,
5-Davacının manevi tazminat talebinin, davalılar ... ve ... yönünden kısmen KABUL kısmen REDDİNE,
-3.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... dan olay tarihi olan 26/10/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacının terekesine verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
6-Karar tarihi itibariyle maddi tazminat yönünden alınması gereken 273,22 TL nispi karar ve ilam harcı ile manevi tazminat yönünden alınması gereken 204,93 TL nispi karar ve ilam harcının toplamı olan 478,15 TL harçtan peşin alınan 245,92 TL harç ve 35,90 TL ıslah harcının mahsubu ile manevi tazminat yönünden eksik kalan 196,33 TL nin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek hazineye irad kaydına,
7-Davacılar vekili tarafından dava açılırken yatırılan 29,20 TL başvuru harcı ile 245,92 TL nispi peşin harç ve 35,90 TL ıslah harcının toplamı olan 311,02 TL'den maddi tazminat yönünden 302,42 TL sinin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, kalan 8,60 TL sinin manevi tazminat yönünden davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacının terekesine verilmesine,
8-a)Maddi tazminat talebi yönünden; davacı ... terekesi kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi itibariyle yürürlükte olan AAÜT'nin 13. maddesine göre 3.999,65 TL nispi vekalet ücretinin takdiri ile tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacının terekesine verilmesine,
b)Manevi tazminat yönünden; davacı ... terekesi kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi itibariyle yürürlükte olan AAÜT'nin 13. maddesine göre davanın kabul edilen kısmı üzerinden 3.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan alınarak davacının terekesine verilmesine,
9-a)Davalılar ... ve ... ile sigorta şirketi vekille temsil edildiğinden, karar tarihi itibariyle yürürlükte olan AAÜT'nin 13. maddesine göre manevi tazminat yönünden davanın reddedilen kısmı üzerinden 3.000,00 TL nispi vekalet ücreti takdiri ile davacının terekesinden alınarak davalılar ... ve ... ile sigorta şirketine verilmesine,
b)Davalılar ... ve ... kendilerini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi itibariyle yürürlükte olan AAÜT'nin 13. maddesine göre maddi tazminat yönünden davanın reddedilen kısmı üzerinden 1.000,00 TL nispi vekalet ücreti takdiri ile davacının terekesinden alınarak davalılar ... ve ...'a verilmesine,
10-Davacının terekesi tarafından maddi tazminat yönünden yapılan toplam 1.718,80 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacının terekesine verilmesine,
11-Davalı ... vekili tarafından maddi tazminat yönünden yapılan yargılama giderinin davalı ... üzerinde bırakılmasına,
12-HMK'nın 333. Maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının bulunması halinde ilgililerine iadesine,
İstinaf giderleri açısından;
13-Davalılar ... ve ... tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
14-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
15-Davalılar ... ve ... tarafından yapılan 174,50 TL istinafa dosya gönderme ücretinin davacının terekesinden alınarak işbu davalılara verilmesine,
16-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair, Anayasa Mahkemesinin 30/01/2025 günlü Resmi Gazetede yayınlanan 2023/182 Esas 2024/203 sayılı 04/12/2024 günlü kararı gereğince ilk derece mahkemesinin karar tarihindeki temyiz sınırı dikkate alınarak, (2022 yılı) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri yetmiş sekiz bin altı yüz otuz Türk Lirasını (107.090,00TL) geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından, miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 10/02/2025

... ... ... ...
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim