Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/3142
2024/2952
10 Aralık 2024
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/3142
KARAR NO : 2024/2952
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/03/2022
NUMARASI : ... Esas, ... Karar
DAVACI : ... - ... - ...
VEKİLİ : Av
DAVALI : 1- ... - ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA :Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Maddi ve Manevi Tazminat
KARAR TARİHİ : 10/12/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 10/12/2024
....Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/03/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 27.09.2011 günü ... plakalı araç sürücüsünün yaya müvekkili ...’a çarpması sonucu yaralanmalı trafik kazasının meydana geldiğini ancak sürücünün durmadan seyrine devam ettiğini, müvekkilini yaralı halde yerde yatar durumdayken kendisine çarpan araç sürücüsünün olay yerinden kaçtığını, bu nedenle kaza tespit tutanağının düzenlenemediğini, ancak görgü tespit tutanağı, beyanlar ile kamera görüntülerinden alınan CD izleme tutanağı doğrultusunda müvekkiline çarpan sürücünün asli ve tam kusurlu olduğunu, müvekkilinin kemik kırıklarının olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin tedavi sürecinin başladığını ancak yapılan tüm tetkik ve tedavilere rağmen müvekkilinin sürekli ve kalıcı biçimde sakat kaldığını, kalıcı sakatlığa bağlı uğranılan maddi zarar nedeniyle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile 100,00 TL maddi tazminatın işletilecek aracın kullanım amacının hususi olması nedeniyle yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, 30.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı asillerden alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; mahkemenin yetkisiz olduğunu, davaya konu talebin zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı nedeniyle davanın reddini de talep ettiklerini, manevi tazminatın davacı için zenginleşme aracı olmaması gerektiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde istemiş olduğu miktar olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesini amaçlamanın dışında, sebepsiz zenginleşme yaratacak bir tutar olduğunu beyan ederek tüm bu nedenlerden dolayı davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacılar tarafından müvekkili şirkete başvuru yapıldığı ve yapılan başvuru neticesinden davacı tarafın kabul ettiği maluliyet oranı üzerinden PMF'ye göre hesaplama yapılarak davacı tarafa ödeme yapıldığını, yapılan ödemeyle müvekkili şirketin ibra edildiğini, eksik ödeme bulunmadığını, müvekkili şirket tarafından yeterli ödeme yapıldığından açılan davanın reddi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, davacının maddi tazminat davasının reddine, davacının manevi tazminat davasının kabulü ile, 30.000,00 TL manevi tazminatının davalılar ... ve ...'dan kaza tarihi olan 27/09/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı ... vekili; kazanın kara yolunda davacının kavşaktan karşıya geçerken meydana geldiğini, yaya geçidini kullanmadığının 20.03.2019 tarihli bilirkişi raporuyla sabit olduğu halde %100 kusur oranının hakkaniyete aykırı olduğunu, hükmedilen manevi tazminatın yüksek olup karşı tarafın sebepsiz zenginleşmesine yol açtığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, meydana gelen yaralamalı trafik kazası sonucu açılmış olan maddi ve manevi tazminat davasıdır.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup karar davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.
6098 TBK'nın 56/1. maddesi hükmüne göre “Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.” Aynı Yasanın 51. maddesinde de “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hakimin takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370)
İlk derece mahkemesinde yapılan yargılamada mahkemece tarafların bildirdiği deliller toplanmış, ... CBS dosyası fiziken celp edilmiş, trafik bilirkişisinden kusur raporu alınmış, tarafların ekonomik ve sosyal durumları araştırılmış, tanık beyanı alınmış, giderek davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
İşbu dosyadan alınan 22.03.2019 tarihli bilirkişi kusur raporuna göre davalı ...'ın kendisini takip eden polislerden kaçarken yaya olan davacıya çarpmasında %100 oranında kusurlu bulunmuştur. Söz konusu kusur raporunun olayın oluşuna ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmıştır.
Dosyada işbu dosyanın davacısı ...'un meydana gelen kaza nedeni ile yaralanmasının fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğundan sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, soruşturma dosyasının içeriği, mezkur dosyada bulunan davacının yaralanmasına dair adli rapor ve tanık beyanlarına göre, davalının davacıya yönelik olarak taksirle yaralama eylemini gerçekleştirdiği, bu şekilde davalıların davacının vücut bütünlüğüne yönelik saldırıda bulunduğu, bu nedenle davacı lehine manevi tazminat koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır.
Somut olayda 27.09.2011 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı ...'ın sürücüsü, diğer davalının işleteni olduğu aracın, davacıya çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı, kalıcı maluliyetinin olmadığı, pelvis kemiği ve bacak kemiğinin kırıldığı, 9 aylık iyileşme süresinin bulunduğu, alınan kusur raporlarına göre trafik kazasının meydana gelmesinde davalı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğu, davacının olay tarihinde 17 yaşında öğrenci olduğu anlaşılmıştır. Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda tarafların belirlenen ekonomik sosyal durumları, kusur oranları, kaza ve davanın tarihi, davacının yaşı, paranın satın alma gücü, olay tarihi birlikte değerlendirildiğinde hükmolunan manevi tazminatın yüksek olmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle davalı ... vekilinin bu yöndeki istinaf sebebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
İlk derece mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, yerel mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olması yerinde görülmekle; davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince davalı ...'dan alınması gereken 2.049,30 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 512,50 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 1.536,80 TL harcın bu davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-Davalı ... tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından (30.000,00 TL) miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.10/12/2024
... ... ... ...
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.