Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/3141

Karar No

2024/2951

Karar Tarihi

10 Aralık 2024

T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2022/3141
KARAR NO : 2024/2951

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 02/06/2022
NUMARASI : ... Esas, ... Karar

DAVACI : ... - ...
...
VEKİLLERİ : Av. ...
DAVALI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Maddi Tazminat
KARAR TARİHİ : 10/12/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 10/12/2024

....Asliye Ticaret Mahkemesinin 02/06/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 28.06.2016 günü ...'in maliki olduğu, ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracıyla seyir halindeyken, ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarptığını, ... plakalı aracın kusurlu olduğunu, kaza sonrası müvekkilinin yaralandığını, kaza sonucunda müvekkilinde görme bozukluğu yaşandığını, kaza nedeniyle vücudunda sabit iz ve kalıcı maluliyet oluştuğunu, müvekkilinin kazadan sonra maddi zararın tazmini için davalı ... şirketine başvurduğunu, yapılan başvurulardan sonuç alınamadığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 100,00 TL geçici ve sürekli iş gücü kaybı tazminatının temerrüt tarihinden işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dosyaya sunulan raporun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliği’ne uygun düzenlenmemiş ve bu yönetmeliğe uygun rapor düzenlemeye yetkili bir hastaneden verilmemiş olduğu, bu nedenle başvurunun usulden reddini talep ettiklerini, kusur raporunun ATK'dan alınması gerektiğini, müvekkili şirket sigorta poliçesi ile bağlı aracın kusurlu olduğunun tespiti halinde tazminat hesabı için davacı gerçek gelirinin tespitinin gerektiği, ancak başvuru dilekçesinde gelir ile ilgili hiçbir delile dayanılmadığını, bu sebeple davacının gelir konusunda delil sunma hakkının olmadığını, gelir durumunun tanıkla ispatlanmasının da mümkün olmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, davanın kabulü ile, 910,69-TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 72.434,33-TL kalıcı iş göremezlik tazminatının 06/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı vekili; davacının kaza esnasında gözüne cam girdiğini ve görememe üzerine malul kaldığını iddia ettiği 28.06.2016 tarihinde gerçekleşen kazaya ilişkin sunulan kaza tespit tutanağının maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı olduğunu, işbu kaza tespit tutanağının yalnızca maddi hasara ilişkin olup bedensel zararları belirtemeyeceğini, davacının iddia edilen kaza sonucu malul kalıp kalmadığının bu kaza tespit tutanağı ile anlaşılamayacağını, bu derece maluliyete rağmen kazaya ilişkin olarak taraflarca hiçbir şikayette bulunulmadığını, savcılık aşamasına geçilmemiş olup dosyada ifade tutanağı, iddianame vs bulunmadığından kaza sonucu gerçekleşmiş zararların ne olduğunun anlaşılamadığını, dosya içerisinde mevcut ATK raporu ve mahkemece alınan bilirkişi raporları arasında bariz çelişki bulunduğundan bu çelişkiler giderilmeden karar verilmesi hatalı olup bozma sebebi olduğunu, dosyada Genel Şartlar hükümlerine göre TRH yöntemi ile %1,8 teknik faiz kullanılarak yapılan hesaplamanın esas alınması gerektiğini, müvekkilinin hiçbir şekilde geçici iş göremezlik tazminatı ve tedavi giderinden poliçe gereği sorumlu olmadığını, müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava, TBK'nın 54/3 ve 55.md gereğince açılmış maluliyetten kaynaklanan maddi tazminat davasıdır.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olup karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Kusur oranına yönelik yapılan istinaf incelemesinde:
Dosyada mevcut bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucu meydana gelen trafik kazasının oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü ...'in karayolunda seyri sırasında virajı geniş alması nedeniyle tehlikeli ve kontrolsüz şekilde karşıdan gelen trafiğin kullandığı şeride taştığı, bu şeridi kullanan ve karşıdan gelen araç ile çarptığı ve kazaya sebebiyet verdiği için 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa bağlı olarak çıkarılan Karayolları Trafik Yönetmeliğinin dönüşleri ve asli kusurları belirten 102/b-9 ve 157/a-6 maddesini ve 2918 sayılı Karayolları Kanunun 53/b-8 ile 84/f maddesini ihlalden asli kusurlu ve kusur oranının %100 olduğu, ... plakalı otomobil sürücüsü ...'in kendisine hitap eden yön ve doğrultuda seyrettiği, karşıdan gelen ve kendi otomobiline hitap eden şeride taşan ... plakalı araca çarpmamak için sola kaçarak doğrultu değiştirdiği için, meydana gelen trafik kazasının oluşumuna etken olacak herhangi bir eylemde bulunmadığı ve buna bağlı olarak kusursuz olduğunun tespit edildiği görülmüştür. Davalı şirkete sigortalı araç sürücüsü tam kusurlu olduğundan davalı vekilinin bu yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir.
Maluliyet yönünden yapılan istinaf incelemesinde:
Bilindiği üzere Yargıtayın yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli tıp Kurumu ilgili İhtisas dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim dalı başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
30/03/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu hükümlerine uygun şekilde heyet rapor alınması gerekmektedir.
Dosyada, ... ATK 2. İhtisas Kurulunun 28.06.2016 tarihli raporunda anılan yönetmelik hükümlerine göre davacının genel beden gücünden kaybının %3 olduğu belirtilmiştir. Davacının tüm tedavi evrakları ve yeni tarihli film ve grafileri incelenerek raporun doğru yönetmeliğe göre hazırlandığı anlaşılmıştır. Dinlenen tanık beyanları ve ATK raporu ile maluliyet ile kaza arasında illiyet bağının olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle davalı ... vekilinin maluliyet oranın yanlış tespit edildiğine ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Hesap raporuna yönelik yapılan istinaf incelemesinde:
Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 E.K sayılı 17/07/2020 günlü kararı sonrasında Yargıtay 17. Hukuk ve sonrasında Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin istikrarlı kararlarında (örneğin 17/06/2021 gün ve 2021/9757 Esas ve 2021/3262 karar sayılı kararları, 2021/3173 Esas ve 2944 Karar sayılı kararları) davacının gerçek zararının belirlenmesi noktasında davacının muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenerek ve prograsif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması gerektiğine işaret edilmiştir. Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda mahkemesince hükme esas alınan hesap raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ve prograssif rant yöntemi kullanılmak sureti ile davacının zararının belirlendiği, raporun bu yönüyle hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
Geçici iş göremezlik tazminat yönünden yapılan istinaf incelemesinde:
Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 Esas-Karar sayılı 17/07/2020 günlü kararı dikkate alındığında davacının zararının belirlenmesinde 01/06/2015 günlü ZMSS genel şartlarının tümü ile dikkate alınamayacağı anlaşılmaktadır. Bu yönüyle davacının geçici iş görmezlik zararının davacının gerçek zararı niteliğinde olduğu, dolayısıyla davalı ... tarafından davacının uğramış olduğu bu zararın karşılanması gerektiği, zararın teminat kapmasında olduğu anlaşıldığından bu miktar yönünden davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. (Aynı yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2019/6271 esas ve 2020/8104 karar sayılı 03/12/2020 günlü kararı)
Davalı vekilinin müterafik kusur yönünden istinaf sebebinin incelenmesinde:
Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nın md. 52. maddesinde (Borçlar Kanunu'nun 44.) düzenlenmiştir. Zarar görenin kusurunun, zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir.
Dosya kapsamından, davacının sunulan maluliyet ölçüsünü belirtir raporun incelenmesinde, davacının maluliyetinin sağ gözde görme kaybına dayandığı, davacının sağ gözüne cam kırıklarının geldiği, davacının emniyet kemeri takıp takmadığının tespit edilemediği, emniyet kemerinin takılı olması ihtimalinde dahi kesinin meydana gelme şeklinin cam kırığının fırlayarak göze gelmesi ihtimalinde yaralanma alanı nedeniyle emniyet kemeri takılmaması arasında illiyet bağı olmadığından müterafik kusur nedeniyle indirim yapılmaması yerinde olmakla davalı vekilinin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.

HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davanın kabulüne karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 5.010,20 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 1.255,00 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 3.755,2‬0 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından (73.345,02 TL) miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.10/10/2024

... ... ... ...
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim