mahkeme 2022/2256 E. 2024/2630 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/2256
2024/2630
5 Kasım 2024
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/2256
KARAR NO : 2024/2630
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/12/2021
NUMARASI : ... Esas, ... Karar
DAVACILAR :1-... - ...
VEKİLİ : Av. ... -
DAVALI : 1- ...
VEKİLİ : AV. ...
BİRLEŞEN ... ESAS ... KARAR SAYILI DOSYADA:
DAVACILAR :1-... - (... )
VEKİLİ : Av. ...
DAVALILAR : 1- ....
VEKİLİ : Av.
DAVA : Ölüm Sebebiyle Açılan Maddi ve Manevi Tazminat
KARAR TARİHİ : 05/11/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 06/11/2024
... Asliye Ticaret Mahkemesinin 22/12/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 03.01.2017 tarihinde davalı ... Sigortaya zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ve davalı ... Sigortaya ihtiyari mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olup davalı ...’ın maliki ve davalı ...’ın sürücüsü olduğu ... plakalı aracın yaya olarak karşıdan karşıya geçmekte olan müvekkillerinin evlatları ve kardeşleri ... ve ...’a çarpması sonucu ... ve ...’nın vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde ... ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... E sayılı dosyasında davalı sürücünün ağırlıklı olarak asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini ve 8 Yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiğini, müvekkillerinin müteveffa ...'nın hayatını kaybetmesi nedeniyle büyük acı ve elem duyduğunu, meydana gelen zarardan davalıların sorumlu olduğunu, davalı ...’ya yapılan müracaatın reddedildiğini, davalı ... sigortaya yapılan müracaatın ise 16.302,96 TL ödeme teklif edildiği belirterek belirsiz olan destekten yoksun kalma maddi tazminatının tespiti ile işleten ve sürücü yönünden olay tarihinden sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile şimdilik 1.000,00 TL'nin davacı ... ve ...’ye ödenmesine, davacı anne ... için 80.000,00 TL, davacı baba ... için 80.000,00 TL, davacı kardeşler ... ve ... için ayrı ayrı 30.000,00 TL’şer olmak üzere toplamda 220.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı ... ve ...’dan müşterek ve müteselsilen tahsili ile müvekkillerine ödenmesine karar verilmesi talep etmiştir.
Davacılar vekili birleşen ... Esas sayılı dosyadaki dava dilekçesinde özetle; 03.01.2017 tarihli aynı kazada yaralanarak 24 gün yoğun bakımda kaldıktan sonra 27.01.2017 günü yaya ...’ın vefat ettiğini, davacıların müteveffa ...’nın hayatını kaybetmesi nedeniyle büyük acı ve elem duyduğunu meydana gelen zarardan davalıların sorumlu olduğu, davalı ...’ya yapılan müracaatın reddedildiğini, davalı ... sigortaya yapılan müracaatın ise 16.302,96 TL ödeme teklif edildiği ancak bu yetersiz ödeme talebinin haksız olduğu ileri sürülerek ve belirsiz olan destekten yoksun kalma maddi tazminatının tespiti ile işleten ve sürücü yönünden olay tarihinden sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile müvekkilleri Songül ve ...’a ödenmesine, anne ... için 80.000,00 TL, davacı baba ... için 80.000,00 TL, davacı kardeşler Tubanur, Mehmet ve Ceylan için ayrı ayrı 20.000,00 TL’şer olmak üzere toplamda 220.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı ... ve ...’dan müşterek ve müteselsilen tahsili ile müvekkillerine ödenmesine karar verilmesi talep etmiştir.
ISLAH: Davacılar vekili 28.07.2021 tarihli dilekçesi ile Destekten yoksun kalma tazminatını ... için 120.273,18 TL, ...'nün 87.577,56 TL, ...'ın 173.370,12 TL ve ...'ın 97.893,75 TL'ye yükseltmiştir.
CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili nezdinde 11.06.2016-2017 vadeli ... numaralı zorunlu mali mesuliyet sigortası ile teminat altına alındığını, müvekkilinin poliçe teminat limiti, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında zarardan sorumlu olabileceğini, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, müteveffanın kusurlu davranışı sonucu kazanın meydana geldiğini, ayrıca müterafik kusurun da nazara alınması, tarafların kusur oranlarının bilirkişi marifeti ile belirlenmesi, sürekli ve düzenli destekliğin davacılar tarafından ispatlanması, SGK tarafından davacılara yapılan ödemelerin tazminattan mahsubu, tazminat hesabında KTK 90’ncı maddesinde belirtilen usul ve esaslara göre hesaplama yapılması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.
Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; ceza yargılamasında hükme esas alınan bilirkişi raporunu kabul etmediklerini zira bilirkişilerin trafik kazalarına ilişkin ihtisası bulunmadığını, ATK raporunda ise tarafların eşit kusurlu olduğunun belirlendiğini ve bu rapora itibar edilmesi aksi halde dosyanın kusur mütalaası için ATK Genel Kuruluna tevdi edilmesi gerektiğini, kaza yerinde sık sık kaza olması nedeniyle kaza yerine üst veya alt geçit yapılması gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde müteveffa yayaların da kusurunun bulunduğunu, kaza mahallinde aydınlatma ışıklarının yanmadığını, davacıların müteveffanın desteğine muhtaç olup olmadığının tespitini, müteveffanın üniversite öğrencisi olması nedeniyle davacıların müteveffa çocukları için iş buluncaya kadar yapacağı ödemelerin mevcut olduğunu ve bu miktarın tazminattan indirilmesi gerektiğini, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili nezdinde 11.06.2016 – 11.06.2017 tarihleri arasında geçerli olmak üzere kasko sigorta poliçesi kapsamında ihtiyari mali sorumluluk sigortası ile 250 Bin TL limitle teminat altına alındığını, müvekkilinin sorumluluğunun zorunlu trafik sigorta poliçe limitlerini aşan miktar bakımından poliçe özel şartları ve genel şartları kapsamı ile sınırlı olduğunu, tarafların kusur oranlarının ATK tarafından, tazminat hesabının ise aktüer sıfatına haiz bir bilirkişi tarafından tespiti gerektiğini, müterafik kusur durumunun gözetilmesi gerektiğini, manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece ... Esas sayılı asıl dava dosyası açısından; Davacılar ... ve ...'nün, davalılar ..., ... ve ... Sigorta A.Ş. Aleyhine açtıkları maddi tazminat davasının kabulü ile, davacı ... için 120.273,18 TL, davacı ... için 87.577,56 TL destekten yoksun kalma tazminatı olmak üzere toplam 207.850,75 TL maddi tazminatın davalılar ..., ... yönünden olay tarihi olan 03/01/2017 tarihinden diğer davalı ... A.Ş. Yönünden ise temerrüt tarihi olan 09/03/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... şirketi açısından poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, Davacılar ... ve ...'nün, davalı ... aleyhine açtığı maddi tazminat davasının reddine, Davacıların davalı ..., ... ve ... Sigorta aleyhine açtıkları manevi tazminat davasının kabulü ile, davacı ... için 80.000,00 TL davacı ... için 80.000,00 TL, davacı ... için 30.000,00 TL ve davacı ... için 30.000,00 TL olmak üzere toplam 220.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... yönünden olay tarihi olan 03/01/2017 tarihinden itibaren diğer davalı ... yönünden ise temerrüt tarihi olan 28/02/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... şirketi açısından poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine,
Birleşen ... Esas sayılı dava dosyası açısından;
Davacılar ... ve ...'ın, davalılar ..., ... ve ... Sigorta A.Ş. Aleyhine açtıkları maddi tazminat davasının kabulü ile, davacı ... için 173.370,12 TL, davacı ... için 97.893,75 TL destekten yoksun kalma tazminatı olmak üzere toplam 271.263,87 TL maddi tazminatın davalılar ..., ... yönünden olay tarihi olan 03/01/2017 tarihinden diğer davalı ... A.Ş. Yönünden ise temerrüt tarihi olan 09/03/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... şirketi açısından poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, Davacılar ... ve ...'ın, davalı ... aleyhine açtığı maddi tazminat davasının reddine, Davacıların, davalı ... , ... ve ... Sigorta aleyhine açtıkları manevi tazminat davasının kabulü ile, davacı ... için 80.000,00 TL davacı ... için 80.000,00 TL, davacı Tuğbanur için 20.000,00 TL ve davacı ... için 20.000,00 TL ve davacı ... için 20.000,00 TL olmak üzere toplam 220.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... yönünden olay tarihi olan 03/01/2017 tarihinden itibaren diğer davalı ... yönünden ise temerrüt tarihi olan 28/02/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... şirketi açısından poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacılar vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; kusura ilişkin rapora itiraz ettiklerini, desteğin öğrenci olması halinde okuduğu bölüm, mezun olduğunda mesleğine göre elde edebileceği gelirin saptanması için emsal ücret araştırması yapılmadan ve bu yönde inceleme ve araştırma yapmadan desteklerin asgari ücret kazanacakları varsayılarak hazırlanan bilirkişi raporuna göre hüküm tesis edilerek müvekkillerinin maddi tazminat miktarlarının eksik hesaplandığını belirterek usul ve yasaya aykırı ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Karara karşı davalı ... ve ... vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; kusura ilişkin bilirkişi raporunda çelişkiler olduğunu, denetime elverişli olmadığını, söz konusu raporu kabul etmediklerini, üniversitelerin trafik kürsüsünde görevli uzmanlardan oluşacak bilirkişi heyetinden rapor tanzim edilmesini talep ettiklerini, hesaplanan tazminat miktarlarının da hatalı olduğunu, aktüerya raporunun hükme esas alınabilir nitelikte olmadığını belirterek usul ve yasaya aykırı ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Karara karşı davalı .... vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; Poliçe gereği toplamda sorumlu tutulabilecek manevi tazminatların toplam tutarının limitinin 250.000,00 TL olduğunu, ayrıca aleyhe tazminatı kabul anlamına gelmemek kaydıyla hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, manevi tazminatın davacılar için ekonomik açıdan zenginleşme aracı olmaması gerektiğini belirterek usul ve yasaya aykırı ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazasına dayalı açılan, destekten yoksun kalınmasından doğan maddi ve manevi tazminat davasıdır.
İlk derece mahkemesince kararın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararı davacılar vekili, davalılar ... ve ... ile davalı .... vekili istinaf etmiştir.
Davacılar vekili ile davalılar ... ve ... vekilinin kusur raporuna yönelik istinaf taleplerinin incelenmesinde:
Olay tarihli Kaza Tespit Tutanağı incelendiğinde, müteveffaların kazanın oluşumunda 2918 sayılı KTK'nun 68/1-b(3) maddesini ihlal ettiklerinden kusurlu, davalı ... plakalı araç sürücüsü ...'ın aynı yasanın 52/1-a maddesini ihlal ettiğinden kusurlu olduğu belirtilmiştir.
... C.Başsavcılığı'nın 06/02/2017 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; müteveffaların alt derecede tali kusurlu oldukları, davalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğu belirtilmiştir.
... ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında alınan ... Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın 29/05/2017 tarih ve ... sayılı raporunda; müteveffaların ve davalı araç sürücüsünün eşit kusurlu oldukları bildirilmiştir.
... ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında alınan 10/10/2017 tarihli bilirkişi heyeti raporunda ve ....Ağır Ceza Mahkemesince alınan ...'den seçilen 3 kişilik bilirkişi raporunda; müteveffaların alt düzeyde tali kusurlu oldukları, davalı araç sürücüsünün ağırlıklı asli kusurlu olduğu belirtilmiştir.
... Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan keşif akabinde alınan 12/12/2018 tarihli raporda, müteveffaların % 20 oranında kusurlu, davalı araç sürücüsünün % 80 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.
... Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın 04/10/2019 tarih ve ... sayılı raporunda; müteveffaların kazanın oluşumunda % 40 oranında kusurlu, davalı araç sürücüsünün % 60 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Dosyada mevcut kusur raporları arasındaki çelişkinin de giderilmesi amacıyla alınan Karayolları Fen Heyetinde görevli 3 kişilik bilirkişiden oluşan heyetin 22/04/2020 tarihli raporunda; davalı araç sürücüsü ..., yerleşim yeri içinde bir kavşak ve yaya geçidine doğru seyretmekte iken daha dikkatli ve tedbirli davranmamakla, yönetimindeki aracının hızını; aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gereklerine göre ayarlamamakla, aydınlatmanın mevcut, hava ve görüşün açık olduğu gece koşullarında yaya geçidi olarak işaretlenmiş bir geçide yaklaşmakta iken de aracının hızını düşürmemekle, kavşak giriş ve çıkışları ile yaya geçitlerinde yolun karşısına geçen veya geçmek üzere olan yayaların ilk geçiş hakkına sahip oldukları kuralını dikkate almamakla, kavşağa/yaya geçidine doğru yaklaşırken aracının hızını düşürmediği gibi ön ilerisine azami dikkatini vermemesine bağlı olarak da seyrine göre yolun sağından yola girip yol kenarındaki ceple birlikte 12 metre civarında kat eden yayaları fark edip tedbir alamadan yayalara önlemsizce çarpmakla, fren tedbirine başvurmamakla, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 47. maddesi (c) bendi ile 52. maddesi (a) ve (b) bendi ve 74. madde hükümlerine aykırı, dikkatsiz ve tedbirsiz davranmış olduğu, meydana gelen olayda birinci derecede, % 80 oranında kusurlu olduğu, müteveffa yayalar ... ile ..., her ne kadar kavşak çıkışındaki yaya geçidinin biraz ilerisinden taşıt yolunun karşısına geçmekte iseler de taşıt yoluna girmeden ve taşıt yoluna girip yolun karşısına geçmekte iken yaklaşmakta olan araçların uzaklık ve hızlarını kontrol edip uygun ise geçişe başlamaları/ geçişini sürdürmeleri gerekirken, yaklaşan trafiği yeterince dikkatle kontrol etmemelerine bağlı olarak üzerilerine doğru yaklaşmakta olan araca rağmen can güvenlikleri yönünden tedbir alamamakla, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 68. maddesi (b) bendi 3. fıkrası ile Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 138. Maddesi (b) bendi hükümlerine aykırı, dikkatsiz ve tedbirsiz davranmış olup, meydana gelen olayda ikinci derecede, % 20 oranında kusurlu bulunmuş, olay yeri azami hızın 50 km/h olduğu bir kavşak/yaya geçidi olup, kavşak giriş ve çıkışları ile yaya geçitlerinde yolun karşısına geçmekte olan yayalar geçiş önceliğine haiz bulunmakta olduğundan, yayaların kat ettikleri mesafe, araç hızı ve çarpılma noktası dikkate alındığında, yayaların sürücü ile eşit oranda veya % 40 oranında kusurlu bulunması olayın oluşumuna uygun bulunmamış, 12.12.2018 günlü bilirkişi raporunda belirtilen kanaate heyetçe iştirak edilmiş olduğu belirtilmiştir.
Mahkemece esas alınan iş bu bilirkişi raporunda kusur raporları arasındaki çelişkilerin de giderilmiş olduğu anlaşılmakla dosya kapsamına ve olayın oluşuna uygun olduğu kanaatine varılan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığına dair davacılar vekilinin ve davalı ... ve ... vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacılar vekilinin ve davalılar ... ve ... vekilinin hesap raporuna yönelik yapılan istinaf incelemesinde:
Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 E.K sayılı 17/07/2020 günlü kararı sonrasında Yargıtay 17. Hukuk ve sonrasında Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin istikrarlı kararlarında (örneğin 17/06/2021 gün ve 2021/9757 Esas ve 2021/3262 karar sayılı kararları, 2021/3173 Esas ve 2944 Karar sayılı kararları) davacının gerçek zararının belirlenmesi noktasında davacıların muhtemel bakiye yaşam sürelerinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenerek ve prograsif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması gerektiğine işaret edilmiştir. Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda mahkemesince hükme esas alınan hesap raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ve prograssif rant yöntemi kullanılmak sureti ile davacıların zararlarının belirlendiği, raporun bu yönüyle hüküm kurmaya elverişli olduğu, öte yandan müteveffaların öğrenci oldukları, öğrenim görmekte oldukları bölüm ve sınıf itibariyle asgari ücretin üzerinde gelir elde edecekleri ve miktarını gösterir somut herhangi bir veri olmadığından hesaplamanın net asgari ücret üzerinden yapılmasının dosya kapsamına ve hayatın olağan akışına uygun olduğu anlaşılmış, buna göre davacılar vekilinin ve davalılar vekilinin bu yöndeki istinaf talepleri yerinde görülmemiştir.
Davalılar vekillerinin manevi tazminatın miktarına yönelik istinaf başvuruları yönünden yapılan incelemede;
Davalılar ... ve ... vekili ile davalı .... vekili davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının yüksek olduğunu belirterek kararı istinaf etmişlerdir.
6098 TBK'nın 56/2. maddesi hükmüne göre “Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.”Aynı Yasanın 51.maddesinde de “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda; 03.01.2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacıların kızları ve kardeşleri olan müteveffalar ... ve ...'ın, kazanın meydana gelmesinde % 20 oranında, ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'ın %80 oranında kusurlu oldukları, tarafların belirlenen ekonomik sosyal durumları, müteveffa ...'nün annesi olan davacı ...'nün ev hanımı, davacı baba ...'nün şoför, diğer davacılar olan kardeşlerin öğrenci oldukları, müteveffa ...'ın annesi olan davacı ...'ın ev hanımı, davacı baba ...'ın inşaat işçisi ve diğer davacılar olan kardeşlerin öğrenci oldukları, olay ve davanın tarihi, ölenlerin yaşı, davacıların ölene yakınlıkları, paranın satın alma gücü ve TMK 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi birlikte değerlendirildiğinde hükmolunan manevi tazminatın yüksek tayin edilmediği kanaatine varılmakla davalılar vekillerinin bu yöndeki istinaf başvurularının reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı .... Vekilinin poliçe limitine yönelik istinaf talebinin incelenmesinde:
Kaza tarihi 03.01.2017 olup kaza tarihindeki poliçe limiti, şahıs başına bedeni 250.000,00 TL olduğundan her iki müteveffa yönünden de poliçe limiti ayrı ayrı hesaplanmalıdır. Buna göre mahkemece davacıların destek yoksunluğundan kaynaklı manevi tazminat talepleri her bir müteveffa yönünden toplam 220.000,00 TL olarak hükmedilmiş olup tavzih kararıyla da tazminat miktarları poliçe limiti ile sınırlandırılmış olduğundan davalı ... vekilinin bu hususa yönelik istinafının reddi gerekmiştir.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davacılar vekilinin ve davalılar vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davacılar vekilinin, davalılar ... ve ... vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
Asıl dava yönünden;
2-a)Harçlar Kanunu gereğince davacılardan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 80,70 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 346,90 TL harcın davacılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
b)Harçlar Kanunu gereğince davalı ...'dan alınması gereken 13.783,52 TL istinaf karar harcının bu davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
c)Harçlar Kanunu gereğince davalılar ... ve ...'dan alınması gereken 26.816,17 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 14.816,80 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 11.919,37 TL harcın bu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
Birleşen dava yönünden;
2-d)Harçlar Kanunu gereğince davacılardan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 80,70 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 346,90 TL harcın davacılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
e)Harçlar Kanunu gereğince davalı ...'dan alınması gereken 14.648,60 TL istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 14.816,10 TL'sinin mahsubu ile bakiye 167,50 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde bu davalıya iadesine,
f)Harçlar Kanunu gereğince davalılar ... ve ...'dan alınması gereken 32.770,92 TL istinaf karar harcının bu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-Davacılar ile davalılar ... ve ... ve davalı ... tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361.maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk derece Mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay İlgili Hukuk dairesinde nezdinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 05/11/2024
... ... ... ...
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.